Bu önemlidir, fakat topluluktaki çoğu insan diğer rolleri işgal edecektir.Это очень важно, но в общем-то большинство людей в группе выполняют другие функции.
Bu önemlidir, fakat topluluktaki çoğu insan diğer rolleri işgal edecektir.זה חשוב, אבל למעשה רוב האנשים בקהל מבצעים את התפקידים האחרים הללו.
Bu önemlidir, fakat topluluktaki çoğu insan diğer rolleri işgal edecektir.والاهم من ذلك انه دوما داخل اي جمهور تجد هؤلاء المبدعون فهم يحتلون مواقع هامة
Bu önemlidir, fakat topluluktaki çoğu insan diğer rolleri işgal edecektir.他の役割を果たしています イノベーションが生まれるための
Bu organize bir topluluğun yapabileceklerine örnektir, harekete geçen bir topluluk.Acesta este un exemplu de acțiune al unei societăți organizate, o societate care se mobilizează.
Bu organize bir topluluğun yapabileceklerine örnektir, harekete geçen bir topluluk.Ceci est un exemple de ce qu'une société organisée peut faire, une société qui agit.
Bu organize bir topluluğun yapabileceklerine örnektir, harekete geçen bir topluluk.Das ist ein Beispiel dafür, was eine organisierte Gesellschaft tun kann, eine Gesellschaft, die sich einsetzt.
Bu organize bir topluluğun yapabileceklerine örnektir, harekete geçen bir topluluk.Dat kan een georganiseerde maatschappij doen... een maatschappij die handelt.
Bu organize bir topluluğun yapabileceklerine örnektir, harekete geçen bir topluluk.Đây là một ví dụ mà một xã hội có tổ chức có thể làm, một xã hội hành động.
Bu organize bir topluluğun yapabileceklerine örnektir, harekete geçen bir topluluk.Dette er et eksempel på hvad et organiseret samfund kan gøre, et samfund der handler.
Bu organize bir topluluğun yapabileceklerine örnektir, harekete geçen bir topluluk.Egy példája annak, hogy egy szervezett társadalom mire képes, egy olyan társadalom, amely cselekszik.
Bu organize bir topluluğun yapabileceklerine örnektir, harekete geçen bir topluluk.Este es un ejemplo de lo que hace una sociedad organizada, una sociedad que se moviliza.
Bu organize bir topluluğun yapabileceklerine örnektir, harekete geçen bir topluluk.Ini adalah contoh dari apa yang dapat dilakukan masyarakat yang terorganisir, masyarakat yang bertindak.
Bu organize bir topluluğun yapabileceklerine örnektir, harekete geçen bir topluluk.Jest to przykład, co może osiągnąć zorganizowane społeczeństwo, społeczeństwo, które działa.
Bu organize bir topluluğun yapabileceklerine örnektir, harekete geçen bir topluluk.이것은 조직된 사회가, 행동하는 사회가 무엇을 이룰 수 있는지 잘 보여줍니다.
Bu organize bir topluluğun yapabileceklerine örnektir, harekete geçen bir topluluk.Questo è un esempio di quello che riesce a fare una società organizzata, una società che si mobilita.
Bu organize bir topluluğun yapabileceklerine örnektir, harekete geçen bir topluluk.Tämä on esimerkki siitä, mitä järjestäytynyt yhteiskunta pystyy tekemään, yhteiskunta, joka toimii.
Bu organize bir topluluğun yapabileceklerine örnektir, harekete geçen bir topluluk.Toto je príklad toho, čo dokáže organizovaná skupina ľudí, ak sa zmobilizuje.
Bu organize bir topluluğun yapabileceklerine örnektir, harekete geçen bir topluluk.Toto je příklad toho, co dokáže udělat organizovaná skupina lidí, která jedná.
Bu organize bir topluluğun yapabileceklerine örnektir, harekete geçen bir topluluk.Αυτό είναι ένα παράδειγμα του τι μπορεί να κάνει μία οργανωμένη κοινωνία, μία κοινωνία που κινητοποιείται.
Bu organize bir topluluğun yapabileceklerine örnektir, harekete geçen bir topluluk.Това е пример какво може да направи организираната общност, общество, което действа.
Bu organize bir topluluğun yapabileceklerine örnektir, harekete geçen bir topluluk.Це приклад того, на що здатне організоване суспільство, суспільство дій.
Bu organize bir topluluğun yapabileceklerine örnektir, harekete geçen bir topluluk.Это пример того, на что способно организованное общество, действующее общество.
Bu organize bir topluluğun yapabileceklerine örnektir, harekete geçen bir topluluk.זוהי דוגמה למה שקהילה מאורגנת יכולה להשיג, קהילה שפועלת.
Bu organize bir topluluğun yapabileceklerine örnektir, harekete geçen bir topluluk.هذا نموذج عما يمكن للمجتمع ان يقوم به هذا هو الفعل المدني " المجتمعي "
Bu organize bir topluluğun yapabileceklerine örnektir, harekete geçen bir topluluk.行動する社会です。 勿論、犯罪組織も黙っていません。
Burada bir araya gelip, beklemeye hayır diyen bir topluluk var.Aici este o comunitate de oameni care s-au adunat și au spus "nu" așteptării.
Burada bir araya gelip, beklemeye hayır diyen bir topluluk var.Eis uma comunidade que se juntou e decidiu não esperar.
Burada bir araya gelip, beklemeye hayır diyen bir topluluk var.Hier ist eine Gemeinschaft die zusammenkam und "Nein" zum Warten sagten.
Burada bir araya gelip, beklemeye hayır diyen bir topluluk var.Hier kwam een groep bij elkaar en zeiden "nee" tegen het wachten.
Burada bir araya gelip, beklemeye hayır diyen bir topluluk var.Ini adalah komunitas yang berkumpul dan menolak untuk berpangku tangan
Burada bir araya gelip, beklemeye hayır diyen bir topluluk var.지금 소개할 커뮤니티는 함께 모여서 도움이 오기만을 기다리지 않았습니다.
Burada bir araya gelip, beklemeye hayır diyen bir topluluk var.Oto grupa ludzi, którzy zebrali się razem i postanowili dłużej nie czekać.
Burada bir araya gelip, beklemeye hayır diyen bir topluluk var.Qui c'è una comunità che si è riunita e ha detto di no ad aspettare, di non attendere.
Burada bir araya gelip, beklemeye hayır diyen bir topluluk var.Toto je komunita, ktorá sa dala dokopy a povedali stop čakaniu.
Burada bir araya gelip, beklemeye hayır diyen bir topluluk var.Voici une communauté qui s'est rassemblé et a dit : nous n'attendrons pas.
Burada bir araya gelip, beklemeye hayır diyen bir topluluk var.Εδώ είναι μία κοινότητα, η οποία συγκεντρώθηκε και είπαν όχι στην παθητική αναμονή.
Burada bir araya gelip, beklemeye hayır diyen bir topluluk var.Това е едно общност което се събра и каза не на изчакването, на чакането
Burada bir araya gelip, beklemeye hayır diyen bir topluluk var.Эта группа людей, собрались вместе и сказали "Нет" пассивному ожиданию.
Burada bir araya gelip, beklemeye hayır diyen bir topluluk var.הנה קהילה שהתארגנה והחליטה לא לחכות יותר.
Burada bir araya gelip, beklemeye hayır diyen bir topluluk var.ها هو مجتمع إلتئم وقالوا لا للإنتظار.
Burada bir araya gelip, beklemeye hayır diyen bir topluluk var.いろいろな団体と提携を組み
Buralar, ormanlık, sulak alanlar, deniz toplulukları ve sahillerdi.우리의 독특한 이웃인 것 처럼 각각 독특한 생태계이지요.
Buralar, ormanlık, sulak alanlar, deniz toplulukları ve sahillerdi.le comunità marine e le spiagge.
Buralar, ormanlık, sulak alanlar, deniz toplulukları ve sahillerdi.ואלו הם היער, ומישורי ההצפה והמערכות הימיות, החופים.
Buralar, ormanlık, sulak alanlar, deniz toplulukları ve sahillerdi.أن هذه هي غابات و أراضي رطبة وهذه المجتمعات الملاحية، والشواطئ.
Buralar, ormanlık, sulak alanlar, deniz toplulukları ve sahillerdi.また海洋の共同体であり浜辺です 55は非常に大きな数字です
Burda sorumlu ve adil olan bir topluluktan bahsediyoruz.Felelős társadalomról beszélünk, amely méltó és igazságos.
Burda sorumlu ve adil olan bir topluluktan bahsediyoruz.Hablamos de una sociedad responsable, una sociedad que es honesta y justa.
Burda sorumlu ve adil olan bir topluluktan bahsediyoruz.Kita membicarakan masyarakat yang bertanggung jawab, sebuah masyarakat yang adil.
Burda sorumlu ve adil olan bir topluluktan bahsediyoruz.우리는 책임있는 사회, 공정하고 정의로운 사회에 대해 얘기합니다.
Burda sorumlu ve adil olan bir topluluktan bahsediyoruz.Mówimy tutaj o odpowiedzialnym społeczeństwie, o społeczeństwie uczciwym i sprawiedliwym.
Burda sorumlu ve adil olan bir topluluktan bahsediyoruz.On parle d'une société responsable, une société qui est juste et équitable.
Burda sorumlu ve adil olan bir topluluktan bahsediyoruz.Stiamo parlando di una società responsabile, una società che è giusta e imparziale.
Burda sorumlu ve adil olan bir topluluktan bahsediyoruz.Vorbim despre o societate responsabilă, o societate care este cinstită și corectă.
Burda sorumlu ve adil olan bir topluluktan bahsediyoruz.We spreken over een verantwoordelijke maatschappij, een rechtvaardige en eerlijke samenleving.
Burda sorumlu ve adil olan bir topluluktan bahsediyoruz.Wir reden von einer verantworlichen Gesellschaft, einer Gesellschaft, die fair und gerecht ist.
Burda sorumlu ve adil olan bir topluluktan bahsediyoruz.Говорим за едно отговорно общество, общество, което е честно и справедливо.
Burda sorumlu ve adil olan bir topluluktan bahsediyoruz.Речь идёт об ответственном обществе, об обществе, которое справедливо и праведно.
Burda sorumlu ve adil olan bir topluluktan bahsediyoruz.אנחנו מדברים על אחריות חברתית, על חברה שהיא הוגנת וצודקת.