Ana içeriğe geç
Sözlük

topluluk ile cümle

topluluk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Bu konu 15 yıl boyunca bilimsel topluluk tarafından çözülememişti.科学者たちが 解けずにいたこの問題を Foldit のプレーヤーたちは
Bu konu, Üye Devletler tarafından uygulanan Topluluk yasaları kapsamına girmektedir.Dette hører under den del af fællesskabslovgivningen,der anvendes i medlemsstaterne.
Bu konu, Üye Devletler tarafından uygulanan Topluluk yasaları kapsamına girmektedir.Ez a hatáskör a tagországok által alkalmazott közösségi szabályozás keretébe tartozik.
Bu konu, Üye Devletler tarafından uygulanan Topluluk yasaları kapsamına girmektedir.Tämä kuuluu jäsenvaltioiden soveltaman yhteisön lainsäädännön piiriin.
Bu konu, Üye Devletler tarafından uygulanan Topluluk yasaları kapsamına girmektedir.To patrí do právomoci zákonov Spoločenstva uplatňovaných členskými štátmi.
Bulunduğun topluluktaki durağına göre ve hayattaki kademene göre bir çok vaad edilen yer vardırAda banyak tanah yang dijanjikan, tergantung posisi anda di masyarakat, tergantung tingkat kehidupan anda.
Bulunduğun topluluktaki durağına göre ve hayattaki kademene göre bir çok vaad edilen yer vardırCi sono molte terre promesse, a seconda della posizione sociale, a seconda dell'età.
Bulunduğun topluluktaki durağına göre ve hayattaki kademene göre bir çok vaad edilen yer vardırEr zijn veel beloofde landen, afhankelijk van je sociale status, afhankelijk van je leeftijd.
Bulunduğun topluluktaki durağına göre ve hayattaki kademene göre bir çok vaad edilen yer vardırHay muchas de ellas, dependiendo de tu posición en la sociedad, dependiendo de la etapa de tu vida.
Bulunduğun topluluktaki durağına göre ve hayattaki kademene göre bir çok vaad edilen yer vardırJest wiele ziem obiecanych, uzależnionych od twojej pozycji w społeczeństwie, od stadium twojego życia.
Bulunduğun topluluktaki durağına göre ve hayattaki kademene göre bir çok vaad edilen yer vardır약속된 땅은 여럿 있습니다. 사회에서의 역할과 생의 단계에 따라 말입니다.
Bulunduğun topluluktaki durağına göre ve hayattaki kademene göre bir çok vaad edilen yer vardırSok ígéret földje van, attól függően, hogy mi a társadalmi hovatartozásod, attól függően, mi az élethelyzeted.
Bulunduğun topluluktaki durağına göre ve hayattaki kademene göre bir çok vaad edilen yer vardırΥπάρχουν πολλές, που εξαρτώνται από τη θέση σας στην κοινωνία, από τη φάση της ζωής σας.
Bulunduğun topluluktaki durağına göre ve hayattaki kademene göre bir çok vaad edilen yer vardırЕсть много обетованных земель, в зависимости от общественного положения, в зависимости от жизненного этапа.
Bulunduğun topluluktaki durağına göre ve hayattaki kademene göre bir çok vaad edilen yer vardırИма много обетовани земи, в зависимост от мястото ти в обществото, в зависимост от етапа на живота ти.
Bulunduğun topluluktaki durağına göre ve hayattaki kademene göre bir çok vaad edilen yer vardırישנן ארצות מובטחות רבות, בהתאם למעמדך בחברה, ולאיפה אתה נמצא בחייך.
Bulunduğun topluluktaki durağına göre ve hayattaki kademene göre bir çok vaad edilen yer vardırولكن أراضي ميعاد كثيرة أعتمادا على مركزك في المجتمع أعتمادا على أي مرحلة في حياتك أنت
Bulunduğun topluluktaki durağına göre ve hayattaki kademene göre bir çok vaad edilen yer vardır社会での地位に応じて、 人生の場面に応じて そしてビジネスは、組織としてではなく
Buluşma Çadırında Harunla bütün topluluk adına konutla ilgili hizmeti yürütsünler.A budú strážiť jeho stráž a stráž celej obce pred stánom shromaždenia, aby konali službu príbytku.
Buluşma Çadırında Harunla bütün topluluk adına konutla ilgili hizmeti yürütsünler.A drželi stráž jeho, i stráž všeho množství před stánkem úmluvy k vykonávání služby příbytku,
Buluşma Çadırında Harunla bütün topluluk adına konutla ilgili hizmeti yürütsünler.그들이 회막 앞에서 아론의 직무와 온 회중의 직무를 위하여 회막에서 시무하되
Buluşma Çadırında Harunla bütün topluluk adına konutla ilgili hizmeti yürütsünler.und seiner und der ganzen Gemeinde Hut warten vor der Hütte des Stifts und dienen am Dienst der Wohnung
Buluşma Çadırında Harunla bütün topluluk adına konutla ilgili hizmeti yürütsünler.ושמרו את משמרתו ואת משמרת כל העדה לפני אהל מועד לעבד את עבדת המשכן׃
Buluşma Çadırında Harunla bütün topluluk adına konutla ilgili hizmeti yürütsünler.فيحفظون شعائره وشعائر كل الجماعة قدام خيمة الاجتماع ويخدمون خدمة المسكن
Buluşma Çadırında Harunla bütün topluluk adına konutla ilgili hizmeti yürütsünler.替 他 和 會 眾 在 會 幕 前 守 所 吩 咐 的 、 辦 理 帳 幕 的 事
Buluşma Çadırında Harunla bütün topluluk adına konutla ilgili hizmeti yürütsünler.替他 和 會眾 在 會幕 前 守 所 吩咐 的 、 辦理帳 幕 的 事
Buna karşın, dış değerlendirmenin olası sonuçlarına ilişkin son kararı Topluluk hükümeti verir.Al contrario, prestazioni di alto livello possono portare a un incremento dei finanziamenti.
Buna karşın, dış değerlendirmenin olası sonuçlarına ilişkin son kararı Topluluk hükümeti verir.O možných důsledcích externí evaluace však nakonec rozhoduje vláda společenství.
Buna karşın, dış değerlendirmenin olası sonuçlarına ilişkin son kararı Topluluk hükümeti verir.Prostredníctvom formálnej diskusie sa tiež posúdi učiteľský výkon.
Buna karşın, dış değerlendirmenin olası sonuçlarına ilişkin son kararı Topluluk hükümeti verir.Totuşi, în final, Guvernul Comunităţii decide în privinţa posibilelor consecinţe ale evaluării externe.
Buna karşın, dış değerlendirmenin olası sonuçlarına ilişkin son kararı Topluluk hükümeti verir.Vendar pa je ne nazadnje vlada skupnosti tista, ki odloči o možnih posledicah zunanje evalvacije.
"Bundan böyle ödüller, iş teklifleri ya da akademik topluluklarda yer almayı bekleme""Đừng mong có thêm phần thưởng hay đề nghị công việc hay vị trí trong giới học thuật nào nữa. "
"Bundan böyle ödüller, iş teklifleri ya da akademik topluluklarda yer almayı bekleme"'더 이상 학계에서 수상이나, 채용 제의 등을 기대하지 마라.'
"Bundan böyle ödüller, iş teklifleri ya da akademik topluluklarda yer almayı bekleme""Ne számíts többé díjakra, állásajánlatokra, vagy pozíciókra tudományos körökben."
"Bundan böyle ödüller, iş teklifleri ya da akademik topluluklarda yer almayı bekleme"" Ne vous attendez plus à recevoir ni récompenses ni offres d'emploi ni postes dans le monde universitaire. "
"Bundan böyle ödüller, iş teklifleri ya da akademik topluluklarda yer almayı bekleme""Nie oczekuj kolejnych nagród, ofert pracy albo pozycji dydaktycznych"
"Bundan böyle ödüller, iş teklifleri ya da akademik topluluklarda yer almayı bekleme""Non aspettarti altri premi, offerte di lavoro o titoli scolastici prestigiosi."
"Bundan böyle ödüller, iş teklifleri ya da akademik topluluklarda yer almayı bekleme"(Risos) "Não esperes receber nenhum prémio, nem oferta de emprego, "nenhuma cátedra numa sociedade académica."
"Bundan böyle ödüller, iş teklifleri ya da akademik topluluklarda yer almayı bekleme""Už viac nečakaj ocenenia, pracovné ponuky alebo povýšenie v akademickej spoločnosti."
"Bundan böyle ödüller, iş teklifleri ya da akademik topluluklarda yer almayı bekleme""Verwacht niet om nog prijzen, werkaanbiedingen of posities in academische omgevingen te krijgen."
"Bundan böyle ödüller, iş teklifleri ya da akademik topluluklarda yer almayı bekleme""Μην περιμένεις να πάρεις περισσότερα βραβεία, εργασιακές ή ακαδημαϊκές θέσεις"
"Bundan böyle ödüller, iş teklifleri ya da akademik topluluklarda yer almayı bekleme""Даже не ожидай очередных наград, предложений о работе или позиций в академических обществах."
"Bundan böyle ödüller, iş teklifleri ya da akademik topluluklarda yer almayı bekleme""Не очаквай да получаваш повече награди, предложения за работа или постове в научни общества."
"Bundan böyle ödüller, iş teklifleri ya da akademik topluluklarda yer almayı bekleme""אל תצפה לקבל עוד פרסים, הצעות עבודה או תפקידים בארגונים אקדמיים."
"Bundan böyle ödüller, iş teklifleri ya da akademik topluluklarda yer almayı bekleme""لا تتوقع أن تحصل على جوائز أكثر، أو عروض عمل أو مراكز فى المنظمات التعليمية."
"Bundan böyle ödüller, iş teklifleri ya da akademik topluluklarda yer almayı bekleme"もらう望みはないね」 「出版社へ 著者経歴に君の住所を書かないように
Bundan dolayı tabii ki, geleneksel medya kuruluşları bu online topluluklara yakın ilgi gösteriyorlar.Astfel mass-media tradiţională, bineînțeles, dă foarte multă atenție acestor comunități pe internet.
Bundan dolayı tabii ki, geleneksel medya kuruluşları bu online topluluklara yakın ilgi gösteriyorlar.A tak tradičné mediálne spoločnosti samozrejme týmto online komunitám venujú patričnú pozornosť.
Bundan dolayı tabii ki, geleneksel medya kuruluşları bu online topluluklara yakın ilgi gösteriyorlar.Donc les agences de médias traditionnelles, bien sûr, suivent de très près les communautés en ligne.
Bundan dolayı tabii ki, geleneksel medya kuruluşları bu online topluluklara yakın ilgi gösteriyorlar.É claro que as empresas tradicionais de "media" estão a prestar muita atenção a estas comunidades virtuais.
Bundan dolayı tabii ki, geleneksel medya kuruluşları bu online topluluklara yakın ilgi gösteriyorlar.그래서 물론 전통적인 미디어 회사들은 이러한 온라인 커뮤니티들에 대해 매우 긴밀한 관심을 쏟고 있습니다.
Bundan dolayı tabii ki, geleneksel medya kuruluşları bu online topluluklara yakın ilgi gösteriyorlar.Samozřejmě, že tradiční mediální společnosti velmi pozorně sledují tyto online komunity.
Bundan dolayı tabii ki, geleneksel medya kuruluşları bu online topluluklara yakın ilgi gösteriyorlar.Traditionele mediabedrijven volgen deze online gemeenschappen natuurlijk met veel belangstelling.
Bundan dolayı tabii ki, geleneksel medya kuruluşları bu online topluluklara yakın ilgi gösteriyorlar.Więc tradycyjne media, oczywiście, śledzą uważnie te internetowe społeczności.
Bundan dolayı tabii ki, geleneksel medya kuruluşları bu online topluluklara yakın ilgi gösteriyorlar.Έτσι οι παραδοσιακές εταιρείες ΜΜΕ, φυσικά, παρακολουθούν πολύ στενά αυτές τις διαδικτυακές κοινότητες.
Bundan dolayı tabii ki, geleneksel medya kuruluşları bu online topluluklara yakın ilgi gösteriyorlar.Конечно, традиционные СМИ обращают очень пристальное внимание на сообщества в сети.
Bundan dolayı tabii ki, geleneksel medya kuruluşları bu online topluluklara yakın ilgi gösteriyorlar.Така че традиционните медийни компании, разбира се, следят с огромно внимание тези онлайн общности.
Bundan dolayı tabii ki, geleneksel medya kuruluşları bu online topluluklara yakın ilgi gösteriyorlar.Таким чином, традиційні медіа-компанії, звичайно, приділяють дуже пильну увагу цим інтернет-спільнотам.
Bundan dolayı tabii ki, geleneksel medya kuruluşları bu online topluluklara yakın ilgi gösteriyorlar.אז חברות המדיה המסורתיות, כמובן, מקדישות תשומת לב קרובה לקהילות המקוונות האלה.
Bundan dolayı tabii ki, geleneksel medya kuruluşları bu online topluluklara yakın ilgi gösteriyorlar.وبذلك فإن وسائل الإعلام التقليدية، بالطبع ، تقوم بإعطاء إهتمام وثيق للغاية لهذه المجتمعات على الإنترنت.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod