Bu, heterojen bir topluluk.Toto je různorodá komunita.
Bu, heterojen bir topluluk.Αυτή είναι μια ετερογενής κοινότητα.
Bu, heterojen bir topluluk.Това е разнородна общност.
Bu, heterojen bir topluluk.Це різнорідна громада.
Bu, heterojen bir topluluk.Это разнородное общество.
Bu, heterojen bir topluluk.זאת קהילה הטרוגנית.
Bu, heterojen bir topluluk.هذا مجتمع غير متجانس .
Bu, heterojen bir topluluk.白人、黒人、ヒスパニック、アジア系もいます
Bu hikayeyi, toplulukların organize olma biçimleri açısından önemli olduğuna inandığım için anlattım.Amiatt mesélem, mert szerintem jelentősége van abban, hogy közösségek miként állnak össze.
Bu hikayeyi, toplulukların organize olma biçimleri açısından önemli olduğuna inandığım için anlattım.Ik vertel jullie dit om wat het volgens mij betekent voor de manier waarom gemeenschappen samenkomen.
Bu hikayeyi, toplulukların organize olma biçimleri açısından önemli olduğuna inandığım için anlattım.제가 이런 말씀을 드리는 것은 이 사회가 서로 소통하는 방법에 의미를 갖고 있기 때문입니다.
Bu hikayeyi, toplulukların organize olma biçimleri açısından önemli olduğuna inandığım için anlattım.Les cuento todo esto por lo que creo que significa en materia de unión de comunidades.
Bu hikayeyi, toplulukların organize olma biçimleri açısından önemli olduğuna inandığım için anlattım.Mówię o tym, bo wiem co to oznacza dla sposobu współpracy w społecznościach.
Bu hikayeyi, toplulukların organize olma biçimleri açısından önemli olduğuna inandığım için anlattım.Říkám vám to všechno kvůli důsledkům, které to podle mě má pro způsoby spolupráce komunit.
Bu hikayeyi, toplulukların organize olma biçimleri açısından önemli olduğuna inandığım için anlattım.Tôi kể với bạn vì ý nghĩa của nó đối với cách cộng đồng chung tay làm việc.
Bu hikayeyi, toplulukların organize olma biçimleri açısından önemli olduğuna inandığım için anlattım.Vă spun toate astea pentru că asta-i modalitatea în care comunitățile ajung să lucreze împreună.
Bu hikayeyi, toplulukların organize olma biçimleri açısından önemli olduğuna inandığım için anlattım.Ve lo racconto per il significato che credo che abbia per il modo in cui si raggruppano le comunità.
Bu hikayeyi, toplulukların organize olma biçimleri açısından önemli olduğuna inandığım için anlattım.Σας τα λέω όλα αυτά εξαιτίας της σημασίας που νομίζω ότι έχει για το πώς συνυπάρχουν οι κοινότητες.
Bu hikayeyi, toplulukların organize olma biçimleri açısından önemli olduğuna inandığım için anlattım.Я рассказал это из-за последствий, которые это средство оказало на взаимодействие сообществ.
Bu hikayeyi, toplulukların organize olma biçimleri açısından önemli olduğuna inandığım için anlattım.אני אומר לכם את זה בגלל שאני חושב שזה חשוב עבור הדרך שבה קהילות מתגבשות.
Bu hikayeyi, toplulukların organize olma biçimleri açısından önemli olduğuna inandığım için anlattım.اقول كل ذلك بسسب ما اعتقد انه يعني لطريقه المجتمعات في العمل مع بعضها البعض.
Bu hikayeyi, toplulukların organize olma biçimleri açısından önemli olduğuna inandığım için anlattım.これが持つ意味のためです Gitによって調整なしの 協同が可能になると
Bu hücre toplulukları tekrardan bilgi soyutlamaya başladılar.Aceste comunitati de celule, au inceput din nou sa extraga informatii.
Bu hücre toplulukları tekrardan bilgi soyutlamaya başladılar.Ces communautés de cellules, encore une fois, ont commencé à abstraire l'information.
Bu hücre toplulukları tekrardan bilgi soyutlamaya başladılar.Deze gemeenschappen van cellen begonnen weer informatie te vergaren.
Bu hücre toplulukları tekrardan bilgi soyutlamaya başladılar.Die Zellengemeinschaften begannen wieder Informationen zu abstrahieren.
Bu hücre toplulukları tekrardan bilgi soyutlamaya başladılar.Estas comunidades de células, novamente, começaram a resumir informações
Bu hücre toplulukları tekrardan bilgi soyutlamaya başladılar.이런 세포들의 공동체는 정보를 다시 추상화하기 시작합니다.
Bu hücre toplulukları tekrardan bilgi soyutlamaya başladılar.Những quần thể tế bào này, một lần nữa, bắt đầu chiết ra thông tin.
Bu hücre toplulukları tekrardan bilgi soyutlamaya başladılar.Queste comunità di cellule cominciarono a loro volta ad astrarre informazioni.
Bu hücre toplulukları tekrardan bilgi soyutlamaya başladılar.Αυτές οι κοινότητες κυττάρων, άρχισαν ξανά να αποσπούν πληροφορίες.
Bu hücre toplulukları tekrardan bilgi soyutlamaya başladılar.Эти сообщества клеток начали извлекать информацию.
Bu hücre toplulukları tekrardan bilgi soyutlamaya başladılar.מושבות תאים אלו, שוב החלו לעשות אבסטרקציה של מידע
Bu hücre toplulukları tekrardan bilgi soyutlamaya başladılar.تلك المجتمعات من الخلايا، بدأت مجدداً باستخلاص المعلومات.
Bu hücre toplulukları tekrardan bilgi soyutlamaya başladılar.再び、情報を抽象化し始めました そして コミュニティ内の情報処理を専門とする
Bu iletişim, bir bakıma aynı gemide birlikte olan toplulukların sinerji oluşturmasına izin verdi.Aceasta comunicare a permis formarea de comunitati aflate , oarecum, in aceeasi barca fiind sinergetice.
Bu iletişim, bir bakıma aynı gemide birlikte olan toplulukların sinerji oluşturmasına izin verdi.이런 소통이 하는 역할은 같은 배에 타고 있다는 공동체를 형성하게 합니다.
Bu iletişim, bir bakıma aynı gemide birlikte olan toplulukların sinerji oluşturmasına izin verdi.Такое общение способствовало созданию однородных сообществ, они взаимодействовали между собой.
Bu iletişim, bir bakıma aynı gemide birlikte olan toplulukların sinerji oluşturmasına izin verdi.כעת, מה שסוג תקשורת זו מאפשרת זה למושבות להיווצר שבמובן מסוים היו יחד באותה סירה,
Bu iletişim, bir bakıma aynı gemide birlikte olan toplulukların sinerji oluşturmasına izin verdi.وما سمح لها به ذلك التواصل هو تكوين مجتمعات والتي، نوعا ما، كانت على نفس القارب معا؛
Bu iletişim, bir bakıma aynı gemide birlikte olan toplulukların sinerji oluşturmasına izin verdi.コミュニティの形成を可能にしました 運命共同体の様な 相互に作用するもので
Bu kitabın önermesi şudur: Doğru koşullar altında, topluluklar kaydadeğer şekilde kabiliyetli olabilirler.I wstęp "Mądrości Tłumów' mówi, że w pewnych warunkach grupa potrafi być niewiarygodnie inteligentna.
Bu kitabın önermesi şudur: Doğru koşullar altında, topluluklar kaydadeğer şekilde kabiliyetli olabilirler.Si premisa acestei carti este ca, in conditii adecvate, grupurile pot fi extraordinar de inteligente.
Bu kitabın önermesi şudur: Doğru koşullar altında, topluluklar kaydadeğer şekilde kabiliyetli olabilirler.Và tiên đề của cuốn sách là, ở một điều kiện thích hợp, đám đông có thể thông minh một cách xuất chúng.
Bu kitabın önermesi şudur: Doğru koşullar altında, topluluklar kaydadeğer şekilde kabiliyetli olabilirler.Основной идеей "Мудрости толпы" является то, что при правильных условиях, группы могут быть очень умными.
Bu konu 15 yıl boyunca bilimsel topluluk tarafından çözülememişti.15 jaar lang bleef het onopgelost in de wetenschappelijke wereld.
Bu konu 15 yıl boyunca bilimsel topluluk tarafından çözülememişti.15 Jahre lang blieb sie in der wissenschaftlichen Gemeinschaft ungelöst.
Bu konu 15 yıl boyunca bilimsel topluluk tarafından çözülememişti.지난 15년간 과학자들은 이 문제를 해결할 수 없었는데 폴드잇 게이머들은
Bu konu 15 yıl boyunca bilimsel topluluk tarafından çözülememişti.15 лет научное сообщество не могло с ней справиться.
Bu konu 15 yıl boyunca bilimsel topluluk tarafından çözülememişti.A tudományos közösség 15 évig nem tudott megbirkózni vele.
Bu konu 15 yıl boyunca bilimsel topluluk tarafından çözülememişti.Durante 15 anos, este enigma foi insolúvel na comunidade científica.
Bu konu 15 yıl boyunca bilimsel topluluk tarafından çözülememişti.Durante 15 años estuvo sin resolverse en la comunidad científica.
Bu konu 15 yıl boyunca bilimsel topluluk tarafından çözülememişti.Pendant 15 ans, L'énigme est restée sans solution dans la communauté scientifique.
Bu konu 15 yıl boyunca bilimsel topluluk tarafından çözülememişti.Per 15 anni, è rimasto irrisolto all'interno della comunità scientifica.
Bu konu 15 yıl boyunca bilimsel topluluk tarafından çözülememişti.Przez 15 lat, nie było rozwiązane w społeczności naukowej.
Bu konu 15 yıl boyunca bilimsel topluluk tarafından çözülememişti.Timp de 15 ani, a fost de nerezolvat în comunitatea stiinţifică.
Bu konu 15 yıl boyunca bilimsel topluluk tarafından çözülememişti.Vědecká komunita ji 15 let nedokázala odhalit.
Bu konu 15 yıl boyunca bilimsel topluluk tarafından çözülememişti.За 15 години това не беше решено в научната общност.
Bu konu 15 yıl boyunca bilimsel topluluk tarafından çözülememişti.במשך 15 שנה, זאת הייתה בעייה לא פתורה בקהילת המדענים.
Bu konu 15 yıl boyunca bilimsel topluluk tarafından çözülememişti.ولمدة 15 سنة، بقي قيد الغموض في المجتمع العملي.