Bu da insan topluluklarının aralarında alışveriş yaptıklarının kanıtıdır.Και αυτό είναι απόδειξη ότι οι άνθρωποι έχουν αρχίσει ανταλλαγές μεταξύ ομάδων.
Bu da insan topluluklarının aralarında alışveriş yaptıklarının kanıtıdır.И това е доказателство, че хората са започнали обмяната между отделните групи.
Bu da insan topluluklarının aralarında alışveriş yaptıklarının kanıtıdır.И это свидетельства того, что люди начали осуществлять обмен между группами.
Bu da insan topluluklarının aralarında alışveriş yaptıklarının kanıtıdır.וזאת ראייה שאנשים התחילו להחליף בין קבוצות.
Bu da insan topluluklarının aralarında alışveriş yaptıklarının kanıtıdır.وهذا دليل على أن الناس بدأو في تبادل فيما بين المجموعات .
Bu da insan topluluklarının aralarında alışveriş yaptıklarının kanıtıdır.集団間の交易を始めた証拠です 交易は専門化を促進します
Bu devam ettikçe, tek bir topluluk olmaya başladık; doğayla olan bağımızı biliyorduk.A keď sa táto vec začala rozbiehať, stali sme sa jednou komunitou; spoznali sme naše spojenie s prírodou.
Bu devam ettikçe, tek bir topluluk olmaya başladık; doğayla olan bağımızı biliyorduk.A kiedy tak się zaczęło dziać, staliśmy się bardziej zżyci i poczuliśmy naszą więź z naturą.
Bu devam ettikçe, tek bir topluluk olmaya başladık; doğayla olan bağımızı biliyorduk.이 일을 시작하고서는 우리 모두 한 사회의 일원이 되었고, 우리는 모두 자연과 맞닿아 있음을 안거죠.
Bu devam ettikçe, tek bir topluluk olmaya başladık; doğayla olan bağımızı biliyorduk.Und als das begann, fingen wir an eine Gemeinschaft zu werden; Wir kannten unsere Verbindung zur Natur.
Bu devam ettikçe, tek bir topluluk olmaya başladık; doğayla olan bağımızı biliyorduk.Và mọi thứ bắt đầu, chúng tôi dần trở thành một cộng đồng, kết nối chặt chẽ với thiên nhiên.
Bu devam ettikçe, tek bir topluluk olmaya başladık; doğayla olan bağımızı biliyorduk.Y cuando esto empezó a avanzar, comenzamos a ser una comunidad; conocimos nuestra conexión con la Naturaleza.
Bu devam ettikçe, tek bir topluluk olmaya başladık; doğayla olan bağımızı biliyorduk.Когато започна това, започнахме да ставаме една общност; познавахме връзката си с природата.
Bu devam ettikçe, tek bir topluluk olmaya başladık; doğayla olan bağımızı biliyorduk.היו אחראים לעזור לאחרים להפסיק לצוד ללא רישיון. וכשהדבר הזה החל להתגלגל נהפכנו לקהילה אחת;
Bu devam ettikçe, tek bir topluluk olmaya başladık; doğayla olan bağımızı biliyorduk.وحينما بدأ هذا الشئ، بدأنا نصبح مجتمعاً موحداً. عرفنا تواصلنا مع الطبيعة.
Bu devam ettikçe, tek bir topluluk olmaya başladık; doğayla olan bağımızı biliyorduk.ナミビアではそれはとても強力なことなのです 最後の要素は これらのことを実現する手助けとなるのは パートナーシップだということです
Bu devlet sadece Almanca konuşan federal hanedanlıkların oluşturduğu bir topluluktu. .Duitssprekende staten.
Bu devlet sadece Almanca konuşan federal hanedanlıkların oluşturduğu bir topluluktu. .Era davvero solo un insieme di Stati in cui si parlava tedesco.
Bu devlet sadece Almanca konuşan federal hanedanlıkların oluşturduğu bir topluluktu. .그냥 단지 독일어를 말하는 주 (states) 의 사람들 무리 였을 뿐입니다.
Bu devlet sadece Almanca konuşan federal hanedanlıkların oluşturduğu bir topluluktu. .To był tak naprawdę tylko zbiór
Bu devlet sadece Almanca konuşan federal hanedanlıkların oluşturduğu bir topluluktu. .Ve skutečnosti to byl jen spolek německy mluvících zemí.
Bu devlet sadece Almanca konuşan federal hanedanlıkların oluşturduğu bir topluluktu. .Це були всього-на-всього німецькомовні землі.
Bu devlet sadece Almanca konuşan federal hanedanlıkların oluşturduğu bir topluluktu. .集まりとしてはやってきたのですが、 これで正式に終止符が打たれました。
Bu fotoğrafta gecekondu bölgesinde sinirli bir topluluk onu çevreliyor.Auf diesem Foto ist er in einem Slum von einer feindseligen Menschenmenge umringt.
Bu fotoğrafta gecekondu bölgesinde sinirli bir topluluk onu çevreliyor.Di foto ini kerumunan yang brutal pada sebuah tempat kumuh mengepungnya.
Bu fotoğrafta gecekondu bölgesinde sinirli bir topluluk onu çevreliyor.Ezen a képen ellenséges tömeg veszi körül a gettóban.
Bu fotoğrafta gecekondu bölgesinde sinirli bir topluluk onu çevreliyor.În această fotografie, o mulțime ostilă îl înconjoară și Joshua rămâne tăcut,
Bu fotoğrafta gecekondu bölgesinde sinirli bir topluluk onu çevreliyor.In deze foto omsingelt een vijandige menigte hem in een krottenwijk.
Bu fotoğrafta gecekondu bölgesinde sinirli bir topluluk onu çevreliyor.이 사진은 한 빈민가에서 적대적인 군중이 그를 둘러싸고 있는 모습입니다.
Bu fotoğrafta gecekondu bölgesinde sinirli bir topluluk onu çevreliyor.Na tej fotografii, otacza go wzburzony tłum ze slamsów.
Bu fotoğrafta gecekondu bölgesinde sinirli bir topluluk onu çevreliyor.Qui vediamo una folla ostile che lo circonda in una baraccopoli.
Bu fotoğrafta gecekondu bölgesinde sinirli bir topluluk onu çevreliyor.Sur cette photo, une foule hostile d'un bidonville l'entoure.
Bu fotoğrafta gecekondu bölgesinde sinirli bir topluluk onu çevreliyor.Trong tấm hình này, một nhóm người giận dữ ở 1 khu ổ chuột bao quanh ông ý.
Bu fotoğrafta gecekondu bölgesinde sinirli bir topluluk onu çevreliyor.На тази снимка го заобикаля враждебна тълпа в бедняшко предградие.
Bu fotoğrafta gecekondu bölgesinde sinirli bir topluluk onu çevreliyor.На этой фотографии его окружает враждебная толпа в трущобе.
Bu fotoğrafta gecekondu bölgesinde sinirli bir topluluk onu çevreliyor.בתמונה זו קהל עוין במשכנות עוני מקיף אותו.
Bu fotoğrafta gecekondu bölgesinde sinirli bir topluluk onu çevreliyor.في هذه الصورة حشد معاد في الأحياء الفقيرة المحيطة به.
Bu fotoğrafta gecekondu bölgesinde sinirli bir topluluk onu çevreliyor.そして彼らが彼に怒りを向ける間も
Bu gelişmelerden birçoğu topluluk müktesebatının uygulanması sayesinde elde edilebildi.Många av dessa förbättringar har skett tack vare genomförandet av gemenskapens regelverk.
Bu gelişmelerden birçoğu topluluk müktesebatının uygulanması sayesinde elde edilebildi.Mange af disse forbedringer er kommet i stand ved gennemførelse af Fællesskabets lovgivning på miljøområdet.
Bu gelişmelerden birçoğu topluluk müktesebatının uygulanması sayesinde elde edilebildi.Mnoha z těchto zlepšení bylo dosaženo díky provedení acquis communautaire v oblasti životního prostředí.
Bu gelişmelerden birçoğu topluluk müktesebatının uygulanması sayesinde elde edilebildi.Monet näistä parannuksista ovat yhteisön ympäristösäännöstön täytäntöönpanon ansiota.
Bu gelişmelerden birçoğu topluluk müktesebatının uygulanması sayesinde elde edilebildi.Muitas destas melhorias foram alcançadas graças à aplicação do acervo comunitário na área do ambiente.
Bu gelişmelerden birçoğu topluluk müktesebatının uygulanması sayesinde elde edilebildi.Sok fejleményt a környezetvédelmi közösségi vívmányok megvalósítása útján sikerült elérnünk.
Bu gelişmelerden birçoğu topluluk müktesebatının uygulanması sayesinde elde edilebildi.Številne teh izboljšav so bile posledica izvajanja okoljskega pravnega reda Skupnosti.
Bu gelişmelerden birçoğu topluluk müktesebatının uygulanması sayesinde elde edilebildi.Väčšina uvedených zlepšení sa dosiahla vďaka uplatňovaniu environmentálneho acquis communautaire.
Bu gelişmelerden birçoğu topluluk müktesebatının uygulanması sayesinde elde edilebildi.Viele dieser Verbesserungen erfolgten durch die Umsetzung des gemeinschaftlichen Rechts im Umweltbereich.
Bu, heterojen bir topluluk.Aceasta este o comunitate heterogena.
Bu, heterojen bir topluluk. Aralarında siyahlar, beyazlar, hispanikler ve uzakdoğulular var.Đây là 1 xã hội đa sắc tộc. với người da trắng, đen, gốc Tây Ban Nha, gốc Á.
Bu, heterojen bir topluluk.C'est une communauté hétérogène.
Bu, heterojen bir topluluk.Detta är ett heterogent samhälle.
Bu, heterojen bir topluluk.Dette er et heterogent folkefærd.
Bu, heterojen bir topluluk.Dit is een heterogene gemeenschap.
Bu, heterojen bir topluluk.Es handelt sich um eine gemischte Gemeinschaft.
Bu, heterojen bir topluluk.Esta es una comunidad heterogénea.
Bu, heterojen bir topluluk.Ez egy heterogén közösség.
Bu, heterojen bir topluluk.Ini adalah masyarakat heterogen.
Bu, heterojen bir topluluk.Jest to bardzo zróźnicowana społeczność.
Bu, heterojen bir topluluk.이곳은 아주 다양한 인종으로 구성된 사회입니다.
Bu, heterojen bir topluluk.Questa è una comunità eterogenea.