Bir topluluk oluşturduk.A comunidade
Bir topluluk oluşturduk.Egy közösséget.
Bir topluluk oluşturduk.Et Fællesskab
Bir topluluk oluşturduk.Ett samhälle
Bir topluluk oluşturduk.공동체라 불리는 어떤 것을.
Bir topluluk oluşturduk.Komunitu.
Bir topluluk oluşturduk.Một cộng đồng
Bir topluluk oluşturduk.O Comunitate
Bir topluluk oluşturduk. Tüm hayatı boyunca bu şartlar altında yaşayan bir çok arkadaşım var.Sebuah komunitas ...
Bir topluluk oluşturduk.Общество.
Bir topluluk oluşturduk.קהילה
Bir topluluk oluşturduk.لقد بدأنا: مجتمع
Bir topluluk oluşturduk.一個社群
Bir topluluk oluşturduk.「私には、その人生のすべてを紛争の中で生きている友人が居ます。
bir toplulukta yaşayanlar.de som bor i kollektiv.
bir toplulukta yaşayanlar.ensamboende eller de som bor i kollektiv.
bir toplulukta yaşayanlar.les personnes habitant en communauté.
bir toplulukta yaşayanlar.quienes vivan en comunidad.
bir toplulukta yaşayanlar.yhteisössä asuvat
bir toplulukta yaşayanlar.yksin asuvat tai yhteisössä asuvat
bir toplulukta yaşayanlar.лица, проживающие в общине.
bir toplulukta yaşayanlar.лица, проживающие одни, или
bir toplulukta yaşayanlar.الأفراد الذين يسكنون بمفردهم
bir toplulukta yaşayanlar.الأفراد الذين يسكنون في جماعات
bir toplulukta yaşayanlar.住房补贴包括什么?
Bir tür bağlantı duygusu ve topluluk ve sevgi duygusu yaratan her şey sağaltıcıdır.Alles, das ein Gefühl der Verbindung und Gemeinschaft und Liebe herstellt, hat tatsächlich Heilkraft.
Bir tür bağlantı duygusu ve topluluk ve sevgi duygusu yaratan her şey sağaltıcıdır.사회 안에서 관계를 형성하는 것은 어떤것이든 사람을 치유하고 사랑 역시 그렇다는 것입니다.
Bir tür bağlantı duygusu ve topluluk ve sevgi duygusu yaratan her şey sağaltıcıdır.שכל דבר שיוצר תחושה של קשר ושל קהילה ואהבה הוא ממש מרפא.
Bir tür bağlantı duygusu ve topluluk ve sevgi duygusu yaratan her şey sağaltıcıdır.إن اي شيء يجعلك تحس بشيء من الإرتباط بالمجتمع والحب, هذا بحد ذاته يعزز الشفاء.
Bir tür bağlantı duygusu ve topluluk ve sevgi duygusu yaratan her şey sağaltıcıdır.絆や団結や愛の全てがヒーリングです これに気付けば 病気をせずに 人生をより満喫できます
Biz anlasak da anlamasak da insan topluluklarının refaha ermesini sağlayan evrensel gerçekler mevcut.Ci sono delle verità da conoscere su come le comunità umane prosperano, che le comprendiamo o no.
Biz anlasak da anlamasak da insan topluluklarının refaha ermesini sağlayan evrensel gerçekler mevcut.Er zijn waarheden te ontdekken over hoe samenlevingen tot bloei komen, of we deze waarheden begrijpen of niet.
Biz anlasak da anlamasak da insan topluluklarının refaha ermesini sağlayan evrensel gerçekler mevcut.Hay verdades por conocer sobre cómo florecen las comunidades humanas, entendamos o no estas reglas.
Biz anlasak da anlamasak da insan topluluklarının refaha ermesini sağlayan evrensel gerçekler mevcut.인간 공동체가 어떻게 번성하는지에 대해 알려져야하는 진실들이 있습니다 우리가 이러한 사실들을 이해하든 이해하지 못하든 간에 말이죠.
Biz anlasak da anlamasak da insan topluluklarının refaha ermesini sağlayan evrensel gerçekler mevcut.On olemassa totuuksia siitä, miten ihmisyhteisöt kukoistavat, ymmärsimmepä näitä totuuksia tai emme.
Biz anlasak da anlamasak da insan topluluklarının refaha ermesini sağlayan evrensel gerçekler mevcut.Sú nám známe pravdy o tom, ako ľudská komunita prosperuje, či už im rozumieme alebo nie.
Biz anlasak da anlamasak da insan topluluklarının refaha ermesini sağlayan evrensel gerçekler mevcut.קיימות אמיתות שיש להכירן לגבי נסיבות שגשוגן של קהילות אנושיות, בין אם אנו מבינים אמיתות אלו או לא.
Biz anlasak da anlamasak da insan topluluklarının refaha ermesini sağlayan evrensel gerçekler mevcut.فهنالك حقائق معلومة عن كيفية ازدهار المجتمعات البشرية سواء فهمنا تلك الحقائق او لم نفهمها
Biz anlasak da anlamasak da insan topluluklarının refaha ermesini sağlayan evrensel gerçekler mevcut.理解するかどうかに関係なく 知っておかなくてはいけない事実があり 道徳観はこの事実と関係性があります
Biz bir topluluk olarak insanların harika şeyler yapmalarına fırsat veriyoruz ve bu, harika bir his.Als gemeenschap geven we mensen de kans om goeie dingen te maken.
Biz bir topluluk olarak insanların harika şeyler yapmalarına fırsat veriyoruz ve bu, harika bir his.Ca şi comunitate, dăm oamenilor posibilitatea să creeze lucruri grozave
Biz bir topluluk olarak insanların harika şeyler yapmalarına fırsat veriyoruz ve bu, harika bir his.Cộng đồng chúng tôi cho phép mọi người tạo ra những thứ tuyệt vời và tôi thấy vô cùng sung sướng.
Biz bir topluluk olarak insanların harika şeyler yapmalarına fırsat veriyoruz ve bu, harika bir his.Gemeinsam befähigen wir Menschen dazu, geniale Dinge herzustellen und ich bin einfach überwältigt.
Biz bir topluluk olarak insanların harika şeyler yapmalarına fırsat veriyoruz ve bu, harika bir his.Jako wspólnota umożliwiamy ludziom tworzenie wspaniałych rzeczy. Czuje się tym naprawdę oszołomiony.
Biz bir topluluk olarak insanların harika şeyler yapmalarına fırsat veriyoruz ve bu, harika bir his.사람들이 이렇게 대단한 것들을 만들 수 있도록 하죠. 뭐라 말할 수 없는 그런 엄청난 느낌이죠.
Biz bir topluluk olarak insanların harika şeyler yapmalarına fırsat veriyoruz ve bu, harika bir his.lehetővé tesszük, hogy mások nagyszerű dolgokat alkossanak, és ez felemelő.
Biz bir topluluk olarak insanların harika şeyler yapmalarına fırsat veriyoruz ve bu, harika bir his.מאפשרים לאנשים לייצר דברים נהדרים, ואני מרגיש
Biz bir topluluk olarak insanların harika şeyler yapmalarına fırsat veriyoruz ve bu, harika bir his.نمكن الناس من صنع أشياء رائعة، وانا أشعر بالفرحة العارمة.
Biz bir topluluk olarak insanların harika şeyler yapmalarına fırsat veriyoruz ve bu, harika bir his.作ることを可能にしているのです 圧倒されるばかりです 言葉にするのが難しいですが
Bize bir topluluk bugüne kadar diğer tüm topluluklardan daha çok yardım etti.Een gemeenschap in het bijzonder heeft ons meer geholpen dan welke andere gemeenschap ook.
Bize bir topluluk bugüne kadar diğer tüm topluluklardan daha çok yardım etti.Egy közösség többet segített nekünk bármely másiknál.
Bize bir topluluk bugüne kadar diğer tüm topluluklardan daha çok yardım etti.Eine Gemeinschaft hat uns überhaupt mehr Hilfe als jede andere gegeben.
Bize bir topluluk bugüne kadar diğer tüm topluluklardan daha çok yardım etti.Jedna społeczność pomogła nam najbardziej ze wszystkich.
Bize bir topluluk bugüne kadar diğer tüm topluluklardan daha çok yardım etti.한 지역사회가 전반적으로 다른 지역사회보다 더 많은 도움을 주셨습니다
Bize bir topluluk bugüne kadar diğer tüm topluluklardan daha çok yardım etti.Una comunidad, en general, nos ha ayudado más que cualquier otra.
Bize bir topluluk bugüne kadar diğer tüm topluluklardan daha çok yardım etti.Une communauté en général a donné plus pour nous aider que toute autre communauté.
Bize bir topluluk bugüne kadar diğer tüm topluluklardan daha çok yardım etti.Un gruppo di collaboratori in particolare ci ha dato il proprio supporto più di tutti gli altri.
Bize bir topluluk bugüne kadar diğer tüm topluluklardan daha çok yardım etti.Едно общество ни помогна много повече отколкото всяко друго общество.
Bize bir topluluk bugüne kadar diğer tüm topluluklardan daha çok yardım etti.Особенно хотелось бы выделить одно сообщество, внёсшее наибольший вклад в наше развитие.
Bize bir topluluk bugüne kadar diğer tüm topluluklardan daha çok yardım etti.קהילה אחת בגדול הביאה יותר עזרה מכל קהילה אחרת.