Bölgedeki diğer topluluklar fokları avlarlar.Други популации в района ловят тюлени.
Birçok onur ödülü ve Fransa'da ve Dünyadaki çeşitli akademik topluluklara olan üyeliklerine layık görüldü.Удостоен е с високи награди и от географски дружества и академии на различни страни.
Topluluk Kumkapı'ya kadar yürüdü.Дотогава то е било към община Люта.
Prensipte, tüm toplulukların tüm kurumlarıyla ilgilenir.Липса на задължения на общината към всички видове институции.
Bu yeni açık siyasal topluluk Komünist Birlik olarak isimlendirildi.Това ново и по-добро общество се нарича социалистическо общество.
Kuzey Kutbu'nda yaşayan insan toplulukları yoktur ve herhangi bir zaman dilimine sahip değildir.На Северния полюс няма постоянно човешко присъствие и не е възложена определена часова зона.
Büyük Müslüman toplulukları ayrıca Çin'de, Balkanlarda ve Rusya'da bulunmaktadır.Големи мюсюлмански общности съществуват в Китай и Русия.
Ekolojik sistemler, birçok düzeyde incelenirler: birey, nüfus, topluluk, ekosistem ve biyosfer.Екологията изучава системи от надорганизмово ниво – индивид, популация, съобщество, екосистема.
Bu topluluk, yeni bir rahip nişanı yaratma kararını vermiştir.Населението реши да направи нова църква.
Sözcük Gallo-Romanca konuşan topluluklar tarafından alınıp Almancaya ödünç verilmiş olmalıdır.Френският е романски език, който се е развил от гало-романските диалекти, говорени в Северна Франция.
Topluluk bu adaylıklardan yedisinde ödüle layık görüldü.Филмът е номиниран за множество награди, печели седем от тях.
Tarıma geçen toplulukların avcılık ve toplayıcılığı sürdürdüklerini gösteren kanıtlar vardır.Тези пък живеещи във вътрешността разчитат повече на лова и събирането.
Tarihsel bilgi ve dokümanlara göre Köy halkı Türk-Alevi topluluklarından oluşmaktadır.Географски и лингвистични данни свидетелстват за това, че естите принадлежат етнически към балтийските народи.
2007 yılı itibarıyla, Ermenistan'da 49 şehir, 866 kırsal olmak üzere toplam 915 topluluk mevcuttur.Od 2007., Armenija obuhvaća 915 općina, od kojih je 49 urbanih i 866 ruralnih.
Bu eserde Toplulukları Cemaat ve Cemiyet olmak üzere ikiye ayırmıştır.On smatra da je čovječanstvo zabrazdilo u propast i bijedu (II.
Az parası vardı, bu yüzden Dunkin' Donuts'ta modern dans toplulukları ile bir garson olarak çalıştı.Došla je s malo novca te je radila kao konobarica u Dunkin' Donuts i počela sa školom plesa.
Edebiyatımızda ilk edebi bildiriyi (beyannameyi) yayımlayan topluluktur.U svojoj prvoj knjizi, Essay concerning Human Understanding (hr.
Oysa "uygar" topluluklarda üretimin temeli köle emeğine dayanmaktadır.U "normalnom" društvu potrebni su robovi.
Uluslararası Astronomi Birliği, dünyanın pek çok yerindeki ulusal astronomi topluluklarını birleştirir.UAI), organizacija koja okuplja nacionalne astronomske organizacije iz svih dijelova svijeta.
Bölge çeşitli etnik topluluklara ev sahipliği yapmaktadır.Dom je različitih etničkih skupina.
Her iki topluluk da bölgeyi, Şamanist ayinlerini gerçekleştirmek amacı ile kullanmıştır.Obje ove etničke skupine su koristile ovo područje kao svetište za šamanske rituale.
Abdallar ise yine Alevi inancına sahip bir topluluktur.Po vjeri su muslimani .
2010 yılında dernekleşen topluluk, 2012 yılına gelindiğinde iki oyun birden çıkardı.Klub je igraču 2010. produljio ugovor na dvije godine a njegovim istekom 2012.
Bu dönemde bölgede yaşayan topluluklar genel olarak küçük topluluklar olarak yaşamaktaydı.Ranije su na čitavom ovo prostoru ljudi živjeli u malim, pokretljivim zajednicama.
İlk çağ topluluklarında sanatçılar genellikle bir geleneği devam ettirir.Starije ljude, koji još žive u tradicijama, mi razumijemo.
Mamheğler (мамхэгъхэр, мамхыгъ): Diğer topluluklara karışmışlardır..Oro Jowin (OroJowin ), pomiješali su se sa ostalim skupinama.
Fakat bu iddialar bilimsel topluluklardan çok az destek görmektedir.Međutim, taj prijedlog nije naišao na podršku u znanstvenoj zajednici.
Avrupa Toplulukları da daha sonra bugünkü Avrupa Birliği'nin üç sütunundan biri olmuştur.Unutarnje tržište EU predstavlja jezgru današnje Europske unije.
Diğer Hristiyan topluluklardan farklılık göstermektedir.Također im je prenio pozdrave ostalih zajednica kršćana.
Bu çeşitlilik, bölgedeki avcı-toplayıcı toplulukların tarıma geçişlerini ivmelendirmiştir.Cesta je presjekla tradicionalna lovna područja ovog plemena.
Zirvede "Topluluktan veya başka herhangi birisinden para istemiyoruz.Neprivlastníš si peniaze iného člena klanu, alebo inej rodiny.
Yine bu döneme ait olarak bölgede en eski Hıristiyan topluluklarından birisine rastlanır.V meste sídli jedna z najstarších kresťanských komunít na svete.
Fakat bu iddialar bilimsel topluluklardan çok az destek görmektedir.Táto hypotéza vo vedeckej komunite nemá veľkú podporu.
Şehir bölgelerinde her alt bucak topluluklara ya da mahallelere ayrılır.Organizujú sa v každom meste či dedine.
Topluluklar belirgin aile ya da ses kalıpları göstermezler.Komunity sa nevytvárajú na základe zreteľných rodinných alebo vokálnych väzieb.
Topluluk, birçok başarılı yapım gerçekleştirdi.Vytvorili mnoho úspešných projektov.
Yakındaki yıldızların devinimlerinin karşılaştırılması sonucunda yıldız toplulukları da tanımlandı.Porovnanie pohybov blízkych hviezd viedlo k objavom hviezdnych asociácií.
1899'dan 1917'ye kadar Friedrichshagener ve Pankower şiir topluluklarına mensuptu.V rokoch 1889 až 1917 udržiavala kontakty s friedrichshagenským a pankowským krúžkom básnikov.
Topluluk bu adaylıklardan yedisinde ödüle layık görüldü.Celkom bol nominovaný na 29 ocenení.
Pueblo Kızılderilileri, ABD'de sürekli olarak yaşayan en eski topluluklardan biri olarak düşünülür.Oseti sú považovaní za jeden z najstarších národov na Kaukaze.
Balkan topluluklarıyla yapılan savaşlar, mücadeleler bitmek bilmiyordu.Rozpory medzi spojencami balkánskych krajín sa neprejavili hneď po ukončení vojny.
Slavlar, Avrupa'da yaşayan en kalabalık etnik topluluktur.Slovania sú najpočetnejšia etnická a jazyková skupina v Európe.
Aynı zamanda Topluluk Başkanı ve İngiltere Kilisesi Yüksek Valisi'dir.Zároveň je „matkou“ a „hlavou“ Anglikánskeho zväzu cirkví.
Çünkü, bazı 'kirli marn' ve volkanik sedimanlar aslında bir amfibolit topluluk için metamorphose olabilir.Strohé neorománsko-maurské fasády možno považovať za poklad synagogálnej architektúry.
2004 yılında topluluk kategorisinde Altın Örümcek yarışmasında üçüncülük ödülünü almıştır.Obec získala v roku 2004 prestížny titul Dedina roka v 10. ročníka súťaže.
Topluluk başlangıçta 20 üyeden oluşur.Zo začiatku mali asi 20 prispievateľov.
Devlet ve dinsel topluluklar arasındaki ilişki bir ortaklık olarak tanımlanmıştır.Vzájomný vzťah štátu a občana môžeme nazvať štátno-občianskym vzťahom.
Birim Dans Tiyatrosu çok kalabalık bir topluluk değil.Karteziánsky súčin nie je ani asociatívna množinová operácia.
Topluluk bu adaylıklardan sekizinde ödüle layık görüldü.Na toto ocenenie bol nominovaný ešte osemkrát.
Topluluk kalitenin avukatlığını üstlenmiş durumdadır.Právnik, prísediaci stoličného súdu.
Küçük bir toplulukla Fransızlara karşı gerilla savaşına devam etti.Med veliko patriotsko vojno se je ponovno boril proti Francozom.
19 yüzyıla kadar burada bağımsız topluluk olarak yaşamışlardır.Kot samostojna veda obstaja od 19. stoletja.
Öğrenci toplulukları hedeflerine ulaşmak için çeşitli etkinlikler düzenler.Pojavljajo se razne ciljne skupine kot učeče se skupnosti.
Her iki topluluk da bölgeyi, Şamanist ayinlerini gerçekleştirmek amacı ile kullanmıştır.Obe etnični skupini sta jo uporabljali kot kraj čaščenja in izvajanje šamanističnih ritualov.
Ayrıca, toplulukta hiç kadın yok.Prav tako nimajo predstavnikov v parlamentu.
Günümüzde Angola'nın varlığını sürdürdüğü topraklarda yaşayan ilk topluluk Khoisan topluluğu olmuştur.V Vevčah danes živi mešano prebivalstvo iz nekdanje Jugoslavije.
Çin'li ve Hindistan'lı gibi küçük ticari topluluklar özellikle Budist ve Hinduizm'e bağlıdır.Ostale verske skupnosti, kot na primer Budisti in Hindujci so zastopani v številčno manjših skupnostih.
Göçebe yaşantısını sürdüren pek çok topluluk geçimini küçük ve büyükbaş hayvan yetiştiriciliğiyle sağlar.Nizkokalorična prehrana pri mnogih živalih podaljša srednjo in maksimalno življenjsko dobo.
Diğer Hristiyan topluluklardan farklılık göstermektedir.Tai yra kitų krikščioniškų bažnyčių Komunijos atitikmuo.
Bu toplulukta oyuncu ve oyun yazarı olarak çalıştı.Dirbo šiame teatre apšvietėju ir aktoriumi.