ABD Acil Durum Planlama ve Topluluk Bilme Hakkı Yasası'nın (42 USC 11002) 302.《美国应急规划与社区知情权法》中第302节规定了极度危险物质列表(42 U.S.C. 11002)。
Almanya'daki diğer tüm dini topluluklar 50.000'den az sayıda (veya %0,05'ten) taraftara sahiptir.德国其他的教派都非常小(不足0.5%)。
Karınca topluluklarında iş bölümü, bireyler arası iletişim ve karmaşık problemlerin çözümüne rastlanır.蚂蚁的群體有分工、個體之間的溝通、以及解决问题的能力。
Bu topluluklar en az iki, en çok on çalgı ile oluşturulur.两个小岛都以生活着多种鸟类而著名。
Bu, dünyanın her yerindeki Yahudi topluluklarında tutarlılık gösteren bir sonuçtur.这正是如今犹太社团想在全欧水平上显示的东西。
Kendi stilini yaratmış kişilerin oluşturduğu bir topluluk.(石勒:羯族人,五胡亂華時後趙的建立者。
Bunun üzerine halk, kalabalık topluluklar halinde kiliselerde toplanmaya başladı.猗㐌並將部落之事,委諸漢人,漢人因此紛紛歸附。
Topluluk 2011 yılında, Türkiye toplam ihracatının %11'ini gerçekleştirmiştir.2011年起事開始時總共佔敘利亞總人口的10%。
Dönemlerinin sonu yoğun göçler ve çevre toplulukların saldırıları ile gelmiş ve yönetimleri zayıflamıştır.於是,節度使久任地方,其權力日益膨脹,終於演變為地方藩鎮割據。
Topluluk, tüketeceğinin üstündeki bu ürün fazlasını depolamak durumuna gelmiştir.今有股幂减弦较较与股乘勾等。
Abdallar ise yine Alevi inancına sahip bir topluluktur.塞芒人的信仰屬於泛靈信仰及薩滿教。
Bu insanların önceki toplulukla hiçbir bağlantısı yoktur.似乎与以前的陣有些关系。
Topluluk her sene 140 kadar toplantı düzenler.每年举办法会260天。
Bütün bu topluluklardan, hatta Türklerden bile...就算在人群中也可以,僅此而已。
Ölümünden sonra topluluk dağıldı.他死后,乐队随之解散。
Genç yaşta bazı tiyatro topluluklarında çalıştı.小時候他们住在一家戲院樓上。
Ancak Limasol ve Larnaka kentlerinde de topluluk oluşturmuşlardır.他們主要被發現在拉賈斯坦的阿爾瓦爾跟齋浦爾城市。
Tarihi çok eskilere uzanan bu sansür birçok topluluk ve din tarafından uygulanmıştır.历史和现代众多社团都使用过这个名称。
Topluluk soyut fikirden pek az anlar.联盟人士很少认真思考他的言论。
Bu ikisi aynı topluluktur.兩族是近似民族。
İlçelerin her birinde seçilmiş bir topluluk lideri vardır.每个区都有一个当选的领导人。
Bunlardan başlıcaları: İngilizce Lightwave toplulukları:機體名稱末尾的L為英文Lightweight clothing,輕裝之意。
Josephus'a göre, Esseniler belirli bir kentte değil her kentte büyük sayılarda topluluk hâlindeydiler.” 根據約瑟夫斯所述,艾賽尼人並不是聚居在“一個大型城市”中,而是“在各個城鎮裏散居”。
Hatip, topluluk karşısında etkili konuşma becerisine sahip kişi.山雷是他的人民的一位有雄辩能力的发言人。
Nitekim Fars'taki bu toplulukların Kürt olup olmadıkları da tartışmalıdır.许多法利赛——撒都该之间的争辩在于是否洁净。
2006'da düzenlenen Dünya Kupası'nın aksine, bu kupada taraftar topluluklarının eksikliği hissedilmekteydi.2006年世界杯他更因球會表現不佳,而被剔出國家隊名單。
Edebiyatımızda ilk edebi bildiriyi (beyannameyi) yayımlayan topluluktur.고대의 천문 이론들이 다루어진 최초의 내용은 진서(晉書) 천문지(天文志)에 기록되어 있다.
Topluluk doğanın bir parçasıdır.그러므로 인간은 완전하게 자연의 일부이다.
Bir kısmı kişisel ve bir kısmı da topluluksal olarak gerçekleştirilen pek çok törenleri vardır.인간은 여러 가지 욕망이 있고 그것들을 억제하는 여러 방법이 있으며 또 그 이유도 여러 가지가 있다.
Topluluk Kumkapı'ya kadar yürüdü.이어 밴드 족의 영토까지 쳐들어갔다.
Ancak, homojen bir topluluk değildir.그러나 그는 열혈 민족주의자는 아니었다.
Cumhur kelimesi Arapça halk, topluluk anlamına gelmektedir.아랍어로 "대중의 국가", "대중에 의한 공동체"를 뜻한다.
Az parası vardı, bu yüzden Dunkin' Donuts'ta modern dans toplulukları ile bir garson olarak çalıştı.마돈나는 뉴욕에서 던킨 도너츠 웨이스트리로 일했으며 모던 댄스 극단의 일원으로 활동했다.
Soyuz (Союз), "birlik, topluluk" anlamındadır (Sovietskii Soyuz, Советский Союз = Sovyetler Birliği).소련(USSR: Sovietskii Soyuz, Советский Союз = Soviet Union)을 위한 이름이다.
Avrupa Toplulukları da daha sonra bugünkü Avrupa Birliği'nin üç sütunundan biri olmuştur.3개의 공동체 중에서 현재까지 남아 있는 공동체는 유럽 원자력 공동체 뿐이다.
Bu toplulukların çoğu 1948'den sonra yaşadıkları ülkelerden kovulmuşlardır.이들 독일인 주민들은 1948년까지 거의 모두 추방되었다.
Amerika’daki birçok topluluklar fotovoltaik sistem kurmak için yetkiye ihtiyaç duymaktadırlar.여러 동유럽 국가에서는 비상업적 용도의 사진만이 허용되고 있다.
Koreograf ve eğitimci olarak birçok toplulukla işbirliği yaptı.이후 한글학자와 교육자로서 많은 활동을 했다.
Ölümünden sonra topluluk dağıldı.לאחר מותו התמוטטה המשפחה.
Müslüman topluluklar sahil Karnataka'sındaki kendi topluluklarınca temsil görüyordu.הקהילות של המוסלמים יוצגו על ידי קבוצה מתוכן באזור החוף של קרנאטקה.
Lakin topluluk olmadan bir özgürlük, bir gelecek olamaz.אם יש חופש אז אין גורל...
Topluluk doğanın bir parçasıdır.האדם הוא חלק מהטבע.
Son buzul çağında iklim değişiklikleri hem bitki hem de hayvan topluluklarında değişikliklere neden oldu.השינויים האקלימיים בשלהי עידן הקרח גרמו לשינויים בחבורות הצמחייה ובאוכלוסיות בעלי החיים.
1920'lerde Fransa, İspanya ve İtalya'daki sanatçı topluluklarına katılmıştır.בשנות ה-20 של המאה ה-20 הצטרף למושבות אמנים בצרפת, איטליה וספרד.
Dernekler vakıflar gibi topluma yararlı bir hizmet gerçekleştirmek için kurulmuş yasal topluluklardandır.הארגון מאוגד משפטית כחברה לתועלת הציבור בשם קרן נשים למען זכויות אדם בע"מ.
Topluluk Kumkapı'ya kadar yürüdü.עד הרגע שצחי נכנס לחיי הלהקה.
Twachtman'ın bu topluluk için önemi büyüktü.שכטר-גוטסמן הפכה לחברה חשובה בקהילה זו.
Bu, dünyanın her yerindeki Yahudi topluluklarında tutarlılık gösteren bir sonuçtur.יום האחדות מצוין גם בקהילות יהודיות ברחבי העולם.
Vadi, Hıristiyan keşiş topluluklarını yüzyıllar boyunca gizledi.המרונים היו מבודדים מהעולם הנוצרי המערבי במשך מאות שנים.
Törenler kabilenin merkez salonu ya da topluluk merkezinde icra edilir.רבים מהטקסים נערכים באולם העירייה או בבית המשפט המקומי.
Karınca topluluklarında iş bölümü, bireyler arası iletişim ve karmaşık problemlerin çözümüne rastlanır.חברות של נמלים מתאפיינות בחלוקת עבודה, תקשורת בין פרטים, ויכולת לפתור בעיות מורכבות.
Birçok Rastafari ailesi oraya yerleşmiş ve günümüzde de bir topluluk olarak hala orada yaşamaktadırlar.מבית רוריק יצאו משפחות אצולה רבות, חלקן מתקיימות גם בימינו.
Topluluk, birçok başarılı yapım gerçekleştirdi.החברה בנתה מספר בניינים מפוארים.
Sanatçı, bu toplulukta dramaturg ve oyuncu olarak işe başladı.עבר לטקסס שם החל לפתח קריירה בתור שחקן ומוזיקאי.
Topluluklar belirgin aile ya da ses kalıpları göstermezler.Общностите нямат специфични семейни или звукови характеристики.
R1a=%6.9 - Çeşitli Orta Asya, Hint ve Doğu Avrupa topluluklarında yaygın.R1a = 6,9% – Обща в различни популации от Централна Азия, Индия и Източна Европа.
Fakat bu iddialar bilimsel topluluklardan çok az destek görmektedir.Тези описания са получили малка подкрепа от научното общество.
Topluluk doğanın bir parçasıdır.Културата е част от природата.
Ölümünden sonra topluluk dağıldı.След неговата смърт семейството се разделя.
Önemli topluluklar ülkenin kuzeyinde Pekin ve Tianjin'de, güneydeyse Şanghay'da bulunmaktadır.Най-големите трупи са на север в Пекин и Тиендзин и в Шанхай, на юг.