Bu, dünyanın her yerindeki Yahudi topluluklarında tutarlılık gösteren bir sonuçtur.Dette resultatet er i overensstemmelse med alle andre jødiske befolkninger rundt om i verden.
Bu dönemde bölgede yaşayan topluluklar genel olarak küçük topluluklar olarak yaşamaktaydı.I et slik steinaldersamfunn lever folk fra dag til dag i små samfunn.
Kendisinin çağdaşları ile karşıtlık içinde bulunduğunu görmüş ve topluluk içinde yaşamaktan uzaklaşmıştır.Han så det som sin oppgave å motvirke villfarelsen innenfra.
Amerika Birleşik Devletleri'nde de toplulukları bulunmaktadır.I USA finnes også slekt herfra.
Topluluk hala faaliyete devam etmektedir.Selskapet er fortsatt aktivt.
Bu nedenledir ki kahinler topluluk içinde sıklıkla hakem rolü üstlenirlerdi.På grunn av dette ble kavaleriet ofte koblet med høy sosial status.
Bu toplulukların çoğu 1948'den sonra yaşadıkları ülkelerden kovulmuşlardır.De fleste av dem forlot landet innen utløpet av 1948.
İsteyen her öğrenci topluluk kurabilir.Elever fra alle studieprogram kan søke.
Hobi tutkunlarının kurduğu birçok topluluk mevcuttur.Den er populær for mange hobbyoppdrettere.
Topluluk başlangıçta 20 üyeden oluşur.20 deltakere var med fra starten av.
Ancak, homojen bir topluluk değildir.Det er ingen naturlig gruppe.
Topluluk bu adaylıklardan yedisinde ödüle layık görüldü.Han har blitt tildelt syv priser, fra elleve nominasjoner.
Topluluk etkinliklerini 1908'e kadar sürdürdü ancak arada bazı kesintiler oldu.I løpet av begynnelsen av 1906 var hereroene stort sett slått, men det pågikk enkelte kamper fram til 1908.
Kısa sürede sergiledikleri oyun sayısı dönemsel toplulukların ortaya koyduğu oyunlardan daha fazlaydı.Et annet moment var at spillet krevde mye av datidens maskiner.
Bu gelişmeler toplulukların yapısında çok önemli değişikliklere yol açmıştır.Resultatet var store endringer i kommunestrukturen.
Planetary Society kurucularından biri Carl Sagan olan, bilimsel topluluktur.En av hans veiledere var astronomen Carl Sagan.
Lakin topluluk olmadan bir özgürlük, bir gelecek olamaz.Namun tanpa masyarakat pasti tidak ada kebebasan, tidak ada masa depan.
Şüphesiz bunda inanan bir topluluk için (Allah'ın varlığını gösteren) ibretler vardır.”Sesungguhnya pada yang demikian itu terdapat tanda (kebesaran Tuhan) bagi orang-orang yang berpikir.
Ulama () Meksika'nın Sinaloa eyaletinde birkaç topluluk tarafından oynanan bir oyundur.Ulama () adalah sebuah permainan bola yang dimainkan beberapa komunitas di negara bagian Meksiko Sinaloa.
İşte bu ortam, insan topluluklarına geniş olanaklar sunmuştur.Keadaan ini dapat saja menimbulkan protes oleh sejumlah elemen masyarakat.
Kamboçya ve Vietnam'daki Müslüman toplulukların çekirdeğini oluşturmaktadırlar.Cham membentuk pusat komunitas Muslim di Kamboja dan Vietnam.
Son buzul çağında iklim değişiklikleri hem bitki hem de hayvan topluluklarında değişikliklere neden oldu.Perubahan iklim yang terjadi di akhir zaman es menyebabkan populasi hewan dan tumbuhan berubah.
Pueblo Kızılderilileri, ABD'de sürekli olarak yaşayan en eski topluluklardan biri olarak düşünülür.Pueblo dianggap menjadi salah satu komunitas berpenduduk berkelanjutan tertua di Amerika Serikat.
1996-1999 yılları arasında Almanya’da üç yıl iki farklı toplulukla tiyatro çalışması yürüttü.Di Taiwan, misalnya, pada Mei 1996 dilakukan 2 penelitian yang berbeda.
Topluluk başlangıçta 20 üyeden oluşur.Awal mulanya perusahaan tersebut hanya memiliki 20 pegawai.
Müttefikler ise bireysel topluluklar halinde bulunmaktadır.Selain itu juga bermakna: Kaum yang berkumpul atas suatu perkara.
Hollanda'da da onun adına bir topluluk kuruldu.Sebuah museum di Belanda juga menyandang namanya.
Pogromlar bu topluluk için yabancı değildir.Jadi, merantau bukan hal asing bagi warga di padukuhan ini.
Toprakları içindeki birçok topluluk İslâmiyet'e girmeye başladı.Sampai sekarang pun masih banyak kalangan umat Islam yang tak mampu menerima "kebenaran" hadits qudsi.
Bu yeni açık siyasal topluluk Komünist Birlik olarak isimlendirildi.Perhimpunan politik baru tersebut disebut Liga Komunis.
Ayrım, ilişki veya birleştirme işlemleri birey ya da bir topluluk için bir anlam oluştururlar.Kelompok Kedua terdiri dari kelompok campuran, baik laki-laki maupun perempuan.
Ulusal dil Monako dilidir; fakat bu dil küçük bir topluluk tarafından konuşulmaktadır.Bahasa nasional Monégasque, sekarang dituturkan oleh hanya sebagian kecil penduduk.
Morioriler aslen Polinazya Kültürü'ne mensup bir topluluktur.Suku Moriori secara budaya merupakan bagian dari budaya Polinesia.
İsteyen her öğrenci topluluk kurabilir.Mahasiswa dapat mengkombinasikan program kuliah yang diinginkannya.
Ekklesia, topluluk demektir.Integrity yang berarti Kekeluargaan.
Topluluk bu adaylıklardan yedisinde ödüle layık görüldü.Ia sebelumnya telah meraih tujuh nominasi.
Böylelikle topluluk destekli Fedora dağıtımı ortaya çıkmıştır.Fedora Distribution mengelola distribusi fisik Fedora.
Bunun da çeşitli topluluklarda adı değişmiş ve çeşitli nitelikler kazanmıştır.Maka ia telah mengilhami sejumlah organisasi dan badan-badan lainnya, yang dinamai darinya.
Az parası vardı, bu yüzden Dunkin' Donuts'ta modern dans toplulukları ile bir garson olarak çalıştı.Ia kemudian bekerja sebagai pelayan di restoran cepat saji Dunkin' Donuts dan sebagai penari.
Albümün ardından dağılan topluluk 2001 yılında tekrar toplanmıştır.Nama Persipur baru muncul lagi sekitar tahun 2001.
Kendisi putlara tapınan bir topluluk kasabasından idi.Lại có giả thiết là xuất phát từ cách để gọi dân thảo nguyên (жители поля).
Tarihsel olarak, bir barangay 50 ile 100 civarında küçük aile toplulukları için kullanılan bir terimdir.Về mặt lịch sử, một barangay là một cộng đồng dân cư tương đối nhỏ với khoảng 50 đến 100 gia đình.
Avrupa Toplulukları da daha sonra bugünkü Avrupa Birliği'nin üç sütunundan biri olmuştur.Hiện nay, Các cộng đồng châu Âu làm thành một trong 3 trụ cột của Liên minh châu Âu.
Topluluk Kumkapı'ya kadar yürüdü.Nguyễn Cảnh Chân cũng tới hội.
Yanında akrabaları, uşakları ve muhafızlarından müteşekkil 200 kişilik bir topluluk vardı.Có khoảng 200 người trong gia đình, bạn bè và người hâm mộ chào đón.
Topluluğun Youtube' da yayınlanan dil eğitim videoları sayesinde çevrimiçi topluluk sürekli büyümektedir.Thông qua các video dạy ngôn ngữ trên YouTube, diễn đàn đã ngày càng phát triển mạnh mẽ.
Hem İnka hem de Chanes toplulukları, sürekli olarak Guarani savaşçılarının saldırılarına maruz kalmıştır.Cả người Inca và Chane chống lại nhiều cuộc tấn công từ các chiến binh của Guarani xâm chiếm khu vực này.
Ancak, homojen bir topluluk değildir.Nhưng quốc gia không phải là dân tộc.
İnternet ve sosyal medyanın ortaya çıkışından bu yana çeşitli aseksüel topluluklar oluşmaya başlamıştır.Với đà phát triển của Internet và mạng xã hội, nhiều cộng đồng vô tính khác nhau đã được hình thành.
Topluluk halinde yaşan canlılarda grup davranışları vardır ve bu sosyal bir davranıştır.Các loài trong chi này có hành vi và lối sống xã hội được nhận diện.
Eşcinsel evlilikler, özerk topluluklarda yasadışıydı.Lúc đó hôn nhân đồng giới thì bất hợp pháp ở cộng đồng tự trị.
2007 yılı itibarıyla, Ermenistan'da 49 şehir, 866 kırsal olmak üzere toplam 915 topluluk mevcuttur.Đến năm 2007, Armenia có 915 cộng đồng, trong đó 49 là khu vực đô thị và 866 là khu vực nông thôn.
Topluluk hala faaliyete devam etmektedir.Tất nhiên quá trình phân hoá xã hội vẫn diễn hành.
Topluluklar, 1993'te Avrupa Birliği'ne dâhil edildiğinde Birlik'in birinci sütunu hâline geldi.Tình trạng của nó trong Cộng đồng châu Âu được thừa kế bởi Liên minh châu Âu khi thành lập vào năm 1993.
Zirvede "Topluluktan veya başka herhangi birisinden para istemiyoruz.Không được chiếm đoạt tiền của người khác hay của gia đình khác.
Kuzey Kutbu'nda yaşayan insan toplulukları yoktur ve herhangi bir zaman dilimine sahip değildir.Không có sự hiện diện thường xuyên của con người tại Bắc Cực, và không có múi giờ riêng biệt cho nó.
Almanya'daki diğer tüm dini topluluklar 50.000'den az sayıda (veya %0,05'ten) taraftara sahiptir.Các cộng đồng tôn giáo còn lại tại Đức có ít hơn 50.000 tín đồ mỗi tôn giáo.
Topluluk her sene 140 kadar toplantı düzenler.Mỗi năm hội kết nạp khoảng 44 người.
"Biz topluluk olarak kimiz?あらかると/どうせ わたしたちなんて。
Ayrıca bazı peygamberlerin kıssaları ve topluluklarının durumlarına dair tasvirler içerir.使徒 神々や守護者といった上位存在より使わされた使者。