Ana içeriğe geç
Sözlük

topluluk ile cümle

topluluk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Almanlaşmış Yahudiler, yeni Alman ulus devletinde savunmasız kalan bir başka topluluktu.Evreii germanizați au rămas o altă populație vulnerabilă în noul stat național german.
Alagaseia adlı hayali ülkede, bu ülkeyi yöneten ve ülkeye barışı getiren bir topluluk vardı.În lumea ficțională a Alagaësiei, a existat un ordin care supraveghea țările și păstra pacea.
2007 yılı itibarıyla, Ermenistan'da 49 şehir, 866 kırsal olmak üzere toplam 915 topluluk mevcuttur.În 2007, Armenia avea 915 comunități, dintre care 49 sunt considerate urbane, iar 866 - rurale.
Turne için başka kentlere giden topluluklar, asıl bulundukları kent için değerlendirilir.Astfel, casele din Cetate se sprijină una pe alta, pe când cele din cartierele exterioare sunt mai răsfirate.
Onların sayesinde EPSA bugün, Avrupadaki en güvenilir topluluklardan biri haline gelmiştir.Datorită lor, EPSA este astăzi una dintre cele mai respectate asociații studențești din Europa.
OECD ile G-20 büyük ekonomileri topluluklarının kurucu üyelerinden bir tanesidir.Țara este un membru fondator a OECD și G-20 a economiei majore.
Çok küçük bir topluluk da İran'ın Horasan bölgesinde yaşamaktadır.Puține familii au rămas la cultul greco-oriental.
Çeşitli amatör üniversite topluluklarına temel tiyatro dersleri verdi.Preda arte plastice la câteva universități.
Topluluk bu adaylıklardan yedisinde ödüle layık görüldü.Filmul a câștigat 7 premii cinematografice din cele 8 nominalizări.
Şu anki Kıranköy bölgesinde, Yunan topluluk bulunmaktaydı.Ca femei, ele erau deja marginalizate în societatea greacă.
Bu stoklar topluluk tarafından en alt fiyat sınırından toptan satın alındı.Acestea erau depozite de produse cumpărate de Comunitate pentru a menține un preț la un nivel minim.
Büyük Müslüman toplulukları ayrıca Çin'de, Balkanlarda ve Rusya'da bulunmaktadır.Comunități majore de musulmani pot fi întâlnite în China și Rusia.
Ölümünden sonra topluluk dağıldı.După privatizare, societatea a fost dizolvată.
Bölge çeşitli etnik topluluklara ev sahipliği yapmaktadır.Comunitatea locală este alcătuită din grupuri etnice diverse.
Yerel toplulukların önemli bir bölümü uzun bir savaş geçmişine sahipti.Problema mănăstirilor închinate avea o istorie mult mai lungă.
Lakin topluluk olmadan bir özgürlük, bir gelecek olamaz.Nu există pace fără libertate.
19 yüzyıla kadar burada bağımsız topluluk olarak yaşamışlardır.Are o origine veche, până în secolul trecut fiind o municipalitate independentă.
Avrupa Toplulukları da daha sonra bugünkü Avrupa Birliği'nin üç sütunundan biri olmuştur.Comunitățile Europene sunt unul dintre cei trei piloni ai Uniunii Europene.
EPSA 'nın kuruluşundan bu yana birçok öğrenci çoğu zamanını bu topluluk için çalışmaya harcıyor.Az EPSA megalapítása óta nagyon sok diák dolgozott már azon, hogy az Egyesület minél jobb legyen.
Topluluk doğanın bir parçasıdır.Az ember a természet része.
Kendisi putlara tapınan bir topluluk kasabasından idi.A küsin (gwisin)ek (귀신) csoportjába tartozik.
Kazaklar: Güney Rusya ve Ukrayna'da yaşayan bir topluluktur.A kozákok Oroszországban és Ukrajnában élő népcsoport.
Facebook topluluk sayfasıFacebook Közösségi média
Topluluk hala faaliyete devam etmektedir.A társulat aktuális teendőit végzi.
İki yıl sonra topluluk adını Avrupa Film Akademisi'ne çevirmiştir.Két évvel később a szervezet neve megváltozott, ekkor lett Európai Filmakadémia.
Topluluk en parlak dönemini 1957-1972 yılları arasında yaşadı.Legeredményesebb időszakuk 1952–1957 között volt.
Bu gelişmeler toplulukların yapısında çok önemli değişikliklere yol açmıştır.Rendeletei jelentős változásokat hoztak az ország társadalmában.
Topluluk, 1996 yılına kadar ikili olarak çalışmalarını sürdürdü.Kormánya most két cikluson keresztül, 1996-ig volt hivatalban.
Barış sürecini başlatarak, yerli toplulukla görüşmelerin yapılacağına söz verdi.Ennek biztonsága érdekében béketárgyalásokat folytatott az indián törzsfőkkel.
Asya kökenli nüfusun çoğunluğu Hindistan'dan gelen topluluklar oluşturmaktadır.Az Indiában telelő fehér gólyák többsége az ázsiai populációhoz tartozik.
Önemli topluluklar ülkenin kuzeyinde Pekin ve Tianjin'de, güneydeyse Şanghay'da bulunmaktadır.A legismertebb társulatok északon Pekingben és Tiencsinben (Tianjinban), délen Sanghajban működtek.
Bu iki farklı topluluk birbirleriyle sürekli etkileşim içindeydi.Ezek miatt a különböző etnikai közösségek folyamatosan szemben álltak egymással.
Topluluk direkt olarak eyaletin valisine bağlıdır.Az Egyesület gyakorlatilag a kormányzattól függött.
19 yüzyıla kadar burada bağımsız topluluk olarak yaşamışlardır.A 19. század közepén vált önálló községgé.
Bu şekilde topluluk, 1946'ya kadar faaliyet yürütmemiştir.Igen, de ez a templom 1945 előtt nem így nézett ki.
1912'de 80 kişilik bir topluluk oluşturdu.1948-ban 612 lakosa volt.
Topluluk Kumkapı'ya kadar yürüdü.Kisközség a nyírbogdányi járásban.
Az parası vardı, bu yüzden Dunkin' Donuts'ta modern dans toplulukları ile bir garson olarak çalıştı.Ekkortájt nagyon kevés pénze volt, így sufni-szerű lakásokban élt és a Dunkin Donutsban dolgozott eladóként.
Topluluk altıncı yılında arka arkaya iki şanssızlık yaşadı.A 6. évadban két epizódban van visszatekintés.
Colossal Order oyunları aktif modlama toplulukları ile tanınır.Colossal Orderin pelit tunnetaan aktiivisista modaajayhteisöistään.
Fakat bu topluluk hedeflerini gerçekleştiremeden dağılmıştır.Projekti lakkautettiin ennen kuin se pääsi tavoitteisiinsa.
İsveç Kraliyet Balesi (İsveçce: Kungliga Baletten) Avrupa'daki en eski bale topluluklarından biridir.Tanskan kuninkaallinen baletti on yksi maailman vanhimmista balettiseurueista.
Küçük bir toplulukla Fransızlara karşı gerilla savaşına devam etti.Osa pienistä pakolaisryhmistä jatkoi hyödytöntä sotaansa Ranskaa vastaan.
Topluluk Kumkapı'ya kadar yürüdü.Mäkristä komppania marssi Pisiin.
Amerika Birleşik Devletleri'nde de toplulukları bulunmaktadır.Sillekin on Yhdysvalloissa oma yhdistys.
Topluluk, disko tarzında performanslar sergilemekteydi.Disco - Mitä rakkaus saa aikaan DiscoVEVO.
Buna rağmen bütün sosyal psikologlar hem birey, hem de topluluk bazında çalışırlar.Ilmiö vaikuttaa sekä yksittäisten työpaikkojen että koko yhteiskunnan tasolla.
Hollanda'da da onun adına bir topluluk kuruldu.Lisäksi hän on soittanut yhtyeessä Holland.
Eser, topluluk tarafından 40.000 kelimeyi aştığı takdirde roman olarak tanımlanmaktadır.Romaaniksi määritellään yli 40 000 sanan mittainen teos.
Ancak, homojen bir topluluk değildir.Ne eivät kuitenkaan ole yhtenäinen genre.
Balkan topluluklarıyla yapılan savaşlar, mücadeleler bitmek bilmiyordu.Euroopan valtioiden sisäiset sodat eivät estäneet tekemästä löytöretkiä.
Bu topluluklar iyi avcıydılar ve gelişmiş aletler kullanıyorlardı.Näillä joukoilla oli hyvät varusteet ja ne olivat hyvin koulutettuja.
Bursa ilinde büyük bir topluluk yürüyüş yaptı polis hiçbir müdahalede bulunmadı.Väkijoukko seurasi tekoa sivusta, eikä poliisi puuttunut asiaan.
Topluluk bu adaylıklardan yedisinde ödüle layık görüldü.Palkittavan on valinnut seitsenjäseninen palkintoraati.
Topluluklar, 1993'te Avrupa Birliği'ne dâhil edildiğinde Birlik'in birinci sütunu hâline geldi.Tämän jälkeen syntyi Euroopan yhteisö, josta tuli 1993 Euroopan unioni.
Dağda alpin bitki toplulukları gelişmiştir.Toisaalta Alppien kaupungit ovat kasvaneet.
Beyaz bir toplulukta yaşadılar.He asuivat White Cityn alueella yhdessä.
Bunlar anayasal bir topluluktu.Tämä oli vakituinen väestö.
İktidar: Egemenliği elinde bulunduran,yönetme gücüne sahip siyasal topluluktur.Establishment tarkoittaa vallitsevaa yhteiskunnallista järjestelmää, ja varsinkin sen valtaa pitäviä.
Topluluk ayrıca her ay e-bülten yayınlamaktadır.Lisäksi yritys julkaisee uutiskirjeen kuukausittain.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod