Bu aşiret topluluklarının en büyüğü Adıyaman'da ortaya çıkan Reşvan Konfederasyonu idi.Solían tomar el nombre de la población más importante que formaba dicha hermandad.
Topluluk Kumkapı'ya kadar yürüdü.Llegó a fundir hasta la matriz.
Zimbabve (1980); 2003'te topluluktan çıkarılmıştır.1980 (selección del autor; reeditada en 2003).
Topluluk doğanın bir parçasıdır.Los seres humanos somos parte integral de la naturaleza.
Şehre Ait Bir Topluluk Sitesi.Será una ciudad dentro de la ciudad.
Bu kişiye başka devletler ve topluluklarla ilişkilerin düzenlenmesi görevi de verilmiştir.También tenían prohibido hacer convenios de ningún tipo con otros Estados o Ciudades.
Bu insanların önceki toplulukla hiçbir bağlantısı yoktur.No tiene ninguna relación con el anterior grupo de comunicaciones mencionado anteriormente.
Topluluk: The Marvelous Misadventures of...Famosas compradoras The Fabulous Life of...
Aynı zamanda Topluluk Başkanı ve İngiltere Kilisesi Yüksek Valisi'dir.El monarca es al mismo tiempo el Jefe y cabeza de la Iglesia de Inglaterra.
Bu zamanda ayrıca potlaç ve diğer topluluklarla yapılan kutlama ve şenliklere katılırlar.Además, se cuelgan de balcones y ventanas en fiestas y otras celebraciones.
Dolayısıyla bu topluluklara boyun eğdirmek fazlaca güç olmayacaktı.Para empeorar las cosas, no había colectivos.
Birçok onur ödülü ve Fransa'da ve Dünyadaki çeşitli akademik topluluklara olan üyeliklerine layık görüldü.Con numerosas muestras fue conocido de los coleccionistas franceses y de los del Mundo.
Almanya'daki diğer tüm dini topluluklar 50.000'den az sayıda (veya %0,05'ten) taraftara sahiptir.Tutte le altre comunità religiose esistenti in Germania hanno meno di 50.000 (<0.1%) membri.
Koro, Şubat 2008'den bu yana Atina Belediyesi'nin müzik topluluklarına aittir.Il coro appartiene agli ensemble musicali del Comune di Atene dal febbraio 2008.
Şüphesiz bunda inanan bir topluluk için (Allah'ın varlığını gösteren) ibretler vardır.”Così dice (e forse crede) la gente.
Müslüman topluluklar sahil Karnataka'sındaki kendi topluluklarınca temsil görüyordu.Le comunità musulmane avevano i loro propri rappresentanti nel Karnataka.
Devlet ve dinsel topluluklar arasındaki ilişki bir ortaklık olarak tanımlanmıştır.La relazione fra lo Stato e le comunità religiose è regolata da una partnership.
Artık gizli bir topluluk olmadıkları için ilkelerini kamuya açık hale getirmek istediler.欲修齊身者,先正其心 Desiderando correggere i loro cuori, essi prima si impegnarono ad avere una mente sincera.
Daha açık bir ifadeyle Hellenler, Grekçe konuşmayan tüm topluluklara "barbar" demekteydiler.Era costume presso i Greci definire "barbari" ("balbuzienti") tutti coloro che non parlavano la lingua greca.
Önemli topluluklar ülkenin kuzeyinde Pekin ve Tianjin'de, güneydeyse Şanghay'da bulunmaktadır.Le compagnie più importanti hanno sede a Pechino e a Tianjin al nord, e a Shanghai al sud.
Ülkede ayrıca Arap, Hint, Pakistanlı, Avrupalı, Çinli topluluklar da yer almaktadır.La popolazione comprende anche Arabi, Indiani, Pakistani, e piccole comunità europee e cinesi.
AST gibi topluluklarda çalıştı.In attività giocava come ala.
İkinci topluluk ise Portekizliler'den oluşuyor.La seconda è di origine portoghese.
Topluluklar oyunların bitiminde yine müzik eşliğinde oynayarak sahneden ayrılırlar.Alla fine della scena in orchestra se ne vanno senza fare altro.
Fakat hükûmetler ve bilimsel topluluklar, bu girişimlerin gönüllü sponsorlarıydı."I maestri dell'umanità furono i miei maestri, da me volontariamente scelti ».
Topluluk, 1996 yılına kadar ikili olarak çalışmalarını sürdürdü.Il gruppo dura due anni, fino al 1996.
Okul Mahkemesi, okul kurallarına uymayan öğrenciler ve personelle ilgili karar veren topluluktur.Il tribunale è l'incontro scolastico che si occupa dei bambini che infrangono le regole.
Topluluk ayrıca Avrupa Birliği içinde yürütülen diğer nükleer çalışmaları da finanse eder.La Commissione europea sta anche proponendo test per i paesi vicini all'UE che fanno uso di energia nucleare.
Bu insanların önceki toplulukla hiçbir bağlantısı yoktur.Non ebbe legami di parentela con la famiglia antica imprenditoriale.
Öz Türkçede "Y" olan bu imce zaman içinde Türk topluluklarında Y>C>S şeklinde değişime uğramıştır.Si ha una retroflessione analoga a quella *š > *x nell'evoluzione della lingua spagnola.
Eşcinsel evlilikler, özerk topluluklarda yasadışıydı.L'omosessualità maschile e femminile è illegale nelle isole Comore.
Topluluk bu adaylıklardan sekizinde ödüle layık görüldü.I Train hanno ricevuto 3 premi dalle loro 8 nomination.
2010 yılında dernekleşen topluluk, 2012 yılına gelindiğinde iki oyun birden çıkardı.L'Israele ha partecipato 3 volte dal suo debutto nel 2012.
Topluluk bu adaylıklardan yedisinde ödüle layık görüldü.La serie ha vinto 10 premi su 37 nomination.
Ölümünden sonra topluluk dağıldı.La sua raccolta è andata dispersa dopo la morte.
Topluluk ayrıca her ay e-bülten yayınlamaktadır.L'associazione pubblica inoltre il mensile La Nuova Ecologia.
Bu toplulukta oyuncu ve oyun yazarı olarak çalıştı.In questa città lavorò come insegnante e pianista.
Hizmetleri, Avrupa ve Amerika'daki başlıca bilim toplulukları tarafından tanındı.Le sue opere gli valsero l'ingresso nelle più importanti accademie scientifiche d'America e d'Europa.
Mezhepler dini önderlerin veya toplulukların din algılarıdır.I matsuri vengono organizzati dai templi o dalle comunità.
Bu topluluklar yüzyıllarca bölge toplumları üzerinde aristokratik bir sınıf olarak hüküm sürmüşlerdir.Per secoli vi furono continue dispute territoriali fra le comunità.
Topluluk, tüketeceğinin üstündeki bu ürün fazlasını depolamak durumuna gelmiştir.Поэтому люди начинают копить деньги, поскольку они надеются приобрести в будущем за них больше товаров.
Eliza'nın annesi Elizabeth, topluluk Kuzey Karolina'da turnedeyken öldü.Мать Элизы умерла во время гастролей в Северной Каролине.
Topluluk bir süre sonra adını Mad Season olarak değiştirdi.Через несколько недель группа изменила название на Mad Season.
Koro, Şubat 2008'den bu yana Atina Belediyesi'nin müzik topluluklarına aittir.Хор принадлежит музыкальным ансамблям муниципалитета Афин с февраля 2008 года.
Orman tipleri dağ topluluklar tarafından temsil edilmektedir.Леса представлены горными типами сообществ.
1872'de Émile Lemoine tarafından kurulan topluluk, var olan en eski matematik birliklerinden biridir.Основано в 1872 году Эмилем Лемуаном и является одним из старейших математических обществ в мире.
OpenMandriva Lx, bir topluluk Linux dağıtımıdır.OpenMandriva Lx — дистрибутив Linux от сообщества.
Bunların dışında da diğer benzer topluluklar da mevcuttur.Ведь есть и другие народы такого же вида.
Oyunun geliştirilmesine şu an The Warzone 2100 Project ekibi ve topluluk tarafından devam edilmektedir.С тех пор разработку уже свободной игры ведёт Warzone 2100 Resurrection Project.
"Biz topluluk olarak kimiz?Кто нами правит (неопр.).
Jane klibinde oynadığı Drowning Pool'un en sevdiği müzik topluluklarından biri olduğunu söyledi.Джейн утверждает, что Drowning Pool является одной из её любимых групп.
Fakat bu topluluk hedeflerini gerçekleştiremeden dağılmıştır.Тем не менее, они были уничтожены, прежде чем эти усилия дали свои плоды.
Topluluk, örgütsel olarak Mozilla Vakfı ve onun alt kuruluşu Mozilla Şirketi tarafından desteklenir.Сообщество поддерживается Mozilla Foundation и его дочерней компанией Mozilla Corporation.
Topluluk Kumkapı'ya kadar yürüdü.Коллектив гастролировал в гг.
Çokdillilik, iki veya daha fazla dilin bir birey ya da topluluk tarafından kullanılmasıdır.Многоязычие — использование двух или более языков, либо отдельным говорящим, либо обществом говорящих.
Fakat bu iddialar bilimsel topluluklardan çok az destek görmektedir.Но эта теория практически не получила поддержки в научном сообществе.
Bunun da çeşitli topluluklarda adı değişmiş ve çeşitli nitelikler kazanmıştır.Сотоварищества и корреспонденты требуют их во множестве».
Genellikle, Ankou, bir halk ya da toplulukta en son ölmüş olan kişinin ruhudur.Обычно анку становится человек, умерший в том или ином поселении последним в году.
Dolayısıyla henüz tarıma geçmemiş bir topluluk olarak görülmektedir.Ныне является незарегистрированной общиной.
Altaylardaki Çıgat ve Çıgandık adlı topluluklar var.Название дали переселенцы из других городов и сёл.