Gondor'un düşmanı olan bu topluluk, I. Hyarmendacil tarafından İ.Ç. 1050'de nüfuz altına alındı.Hostiles au Gondor, ils ont été soumis par Hyarmendacil Ier, en 1050 T. Â.
Botanik bitkileri tek tek incelerken, Bitki Coğrafyası bitki topluluklarıyla ilgilenir.Les botanistes ont toujours entretenu une relation compliquée avec les plantes cultivées.
Ölümünden sonra topluluk dağıldı.À sa mort la région est partagée.
Topluluk: The Marvelous Misadventures of...L'émission est une déclinaison masculine des shows The Real Housewives of....
Önemli topluluklar ülkenin kuzeyinde Pekin ve Tianjin'de, güneydeyse Şanghay'da bulunmaktadır.La majorité des troupes sont basées à Pékin et Tianjin dans le nord, et à Shanghai dans le sud.
Bu toplulukta sadece Darülfünun öğrencileri bulunuyordu.Depuis cette année-là il n’y a plus eu que des professeurs sourds.
Bu toplulukta oyunlar yazdı, yönetti ve başrolde oynadı.Depuis 1995, il crée les instruments, dirige, interprète et compose au sein de cet ensemble.
Kuşkusuz burada kast edilen yerleşik düzendeki avcı-toplayıcı bir topluluktur.Des populations de chasseurs-cueilleurs y étaient installées.
Bu Siç toplulukları çeşitli dönemlerde tahrip edilmiş ve 1775'e kadar tekrar tekrar inşa edilmişti.Le bâtiment est restauré à plusieurs reprises jusqu'en 1723.
Bu topluluk, yeni bir rahip nişanı yaratma kararını vermiştir.Un scrutin est alors organisé pour la désignation d'un nouveau prince héritier.
Bu eserde Toplulukları Cemaat ve Cemiyet olmak üzere ikiye ayırmıştır.Bien ainsi divisé en parties communes et parties privatives.
3) Topluluklar, yarışma süresi içinde en az 4 oyun oynarlar.Les Yankees gagnent la finale dans le minimum de quatre matchs.
Amerika Birleşik Devletleri'nde de toplulukları bulunmaktadır.Elle a aussi de la famille aux États-Unis.
Abhaz köyüdür ve Sugba ağırlıklı bi topluluk vardır.Dompierre est un village qui compte un bon nombre d'associations.
Pueblo Kızılderilileri, ABD'de sürekli olarak yaşayan en eski topluluklardan biri olarak düşünülür.Ses habitants sont fiers de faire partie de la plus ancienne région des États-Unis.
Bu gelişmeler toplulukların yapısında çok önemli değişikliklere yol açmıştır.Il est évident que cette période connaît de grands changements dans l'organisation politique des sociétés.
Topluluk başlangıçta 20 üyeden oluşur.À ses débuts, elle comptait au maximum 20 membres.
Böylece uluslarüstü ilkelere göre oluşturulmuş ilk uluslararası topluluk kurulmuş oldu.Elle fut au niveau européen la première organisation basée sur des principes résolument supranationaux.
Yine bu döneme ait olarak bölgede en eski Hıristiyan topluluklarından birisine rastlanır.Il s'agit d'une des plus anciennes communautés chrétiennes au monde.
Genç sanatçı albümünü My Major Company adlı topluluk etiketiyle ortaya çıkardı.Il est produit par le label communautaire My Major Company.
Her manastır zaman içinde kendi gelişimini sağlamış ve topluluklar oluşturmuşlardır.Dans chaque pays, il établit des structures et renforce les communautés.
Grup, küçük topluluklar önünde kulüp konserleri vermeye başladı.Ils firent d'abord de petits concerts dans de petites salles.
On iki müzisyen bir topluluk oluşturdu.Doce músicos formaron una comunidad.
Bu ildeki Roman topluluklarının farklı kökenleri var.Las comunidades gitanas de esta provincia tienen diversas procedencias.
Topluluk ve ateş anlamları içerir.In the Path of Desert and Fire (en él).
Oyunun geliştirilmesine şu an The Warzone 2100 Project ekibi ve topluluk tarafından devam edilmektedir.Actualmente el trabajo de desarrollo tiene lugar en el The Warzone 2100 Resurrection Project.
2007: Çok topluluklu kütüphane OnePetro, SPE Vakfı'nın desteği ile başlatıldı.2007: OnePetro, una biblioteca multi-sociedad, se puso en marcha con el apoyo de la Fundación de la SPE.
Tarihsel olarak, bir barangay 50 ile 100 civarında küçük aile toplulukları için kullanılan bir terimdir.Históricamente, el barangay es una comunidad relativamente pequeña de entre cincuenta y cien familias.
Almanya'daki diğer tüm dini topluluklar 50.000'den az sayıda (veya %0,05'ten) taraftara sahiptir.Todas las demás comunidades religiosas tienen menos de 50 000 (o inferior a 0,05 %) adherentes.
Bu topluluklar önce kasabalara daha sonra ise şehirlere dönüşmeye başladı.Por eso, había que convertir las ciudades en fortalezas.
Mıntıkalarına bağlıdırlar, fakat aralarında topluluk hiyerarşisi bulunmaz.Además de que están cerca de las ciudades pero no son parte de ellas.
Daha da önemlisi Slav halk toplulukları arasında büyük farklılık göstermeye eğilimlidirler.Además, tienden a variar muchísimo entre los diferentes pueblos eslavos.
İşte bu ortam, insan topluluklarına geniş olanaklar sunmuştur.Y, sin embargo, este proceso es de inmensas posibilidades para la humanidad.
Çin'li ve Hindistan'lı gibi küçük ticari topluluklar özellikle Budist ve Hinduizm'e bağlıdır.Las pequeñas comunidades de chinos e indios son principalmente budistas e hindúes respectivamente.
Topluluk bir süre sonra adını Mad Season olarak değiştirdi.En unas semanas, la banda cambió su nombre a Mad Season.
Ulama () Meksika'nın Sinaloa eyaletinde birkaç topluluk tarafından oynanan bir oyundur.Ulama es un juego de pelota en algunas comunidades en el estado mexicano de Sinaloa.
1899'dan 1917'ye kadar Friedrichshagener ve Pankower şiir topluluklarına mensuptu.De 1899 hasta 1917 perteneció a las sociedades de poesía Friedrichshagener y Pankower.
Özellikle Avrupa'daki Fransa, Portekiz ve Macaristan'da küçük toplulukları bulunmaktadır.Existen también pequeñas comunidades en Europa, especialmente en Francia, Portugal, Hungría y España.
Çalışma gruplarının ilk bulguları aynı yılın temmuz ayında daha geniş bir toplulukla paylaşıldı.Asimismo, todos los anteriores discos del grupo superaron el millón de copias en julio del mismo año.
Sadler's Wells Balesi gibi çeşitli bale topluluklarında kanuk sanatçı olarak rol aldı.Luego pasó a llamarse Sadler's Wells Ballet.
19 yüzyıla kadar burada bağımsız topluluk olarak yaşamışlardır.Hasta mediados del siglo XIX era un municipio independiente.
Kuzey Kutbu'nda yaşayan insan toplulukları yoktur ve herhangi bir zaman dilimine sahip değildir.No hay presencia humana permanente en el polo norte y no hay zona horaria en particular asignada.
Bu ikisi aynı topluluktur.¿Se parecen estas dos poblaciones?
2011 ve 2012’de kulüplerde ve tiyatrolarda büyük seyirci toplulukları karşısında sahne almaya devam etti.En 2011 y 2012 lleva al escenario del Teatro Nacional su concierto "Poetas de España.
Topluluk 1776'da Prens Pyotr Urusov ve Michael Maddox tarafından kuruldu.La compañía fue fundada en 1776 por el príncipe Piotr Urúsov y el empresario inglés Michael Maddox.
Kırk Haramiler, masallar ve halk hikâyelerinde yer alan bir topluluktur.40 páginas Cuentos del cielo y la Tierra.
Biseksüel Onur Bayrağı, biseksüel topluluk için, 1998 yılında Michael Page tarafından tasarlanmıştır.En 1998, Michael Page diseñó una bandera del orgullo bisexual para representar a dicha comunidad.
1933'te Nasyonal Sosyalistlerin iktidara gelmesinden sonra "topluluk eğitim siteleri" olarak kuruldu.En 1933 el Partido Nacionalista Español intentó constituirse en "una organización de masas de tipo fascista".
Türk topluluklarının bir kısmı da köylerde ve şehirlerde yaşamaktaydı.UU., pero también eran numerosos en los pueblos y ciudades.
Tarihi çok eskilere uzanan bu sansür birçok topluluk ve din tarafından uygulanmıştır.Este tipo de censura tiene una larga historia y es practicada en muchas sociedades y por muchas religiones.
Enerji spektrumu büyük parçacık topluluklarındaki enerji ayırımıdır.Un espectro de energía es la distribución de energía en un largo ensamblaje de partículas.
Roman gelecekte bir toplulukta geçer ve baş kahramanı Jonas adlı 12 yaşındaki erkek bir çocuktur.La novela narra en tercera persona los doce años de vida de un muchacho llamado Jonas.
Böylece Belçika üç bölgeli ve üç topluluklu bir federal devlet haline geldi.Bélgica es un estado federal constituido por tres comunidades, tres regiones y cuatro áreas lingüísticas.
Ölümünden sonra topluluk dağıldı.Tras su muerte, su grupo se disolvió.
Topluluk, örgütsel olarak Mozilla Vakfı ve onun alt kuruluşu Mozilla Şirketi tarafından desteklenir.Actualmente su desarrollo es gestionado por la Fundación Mozilla y la Corporación Mozilla.
Şu anda 17 tane özerk topluluk ve 2 tane özerk şehir bulunmaktadır.Se conformaron diecisiete comunidades autónomas y dos ciudades autónomas.
Twachtman'ın bu topluluk için önemi büyüktü.La tendencia de Shachtman tenía la mayoría de este comité.
Bu topluluk ayrıca sivil toplum kuruluşlarında da faaldirler.Es en esta zona donde también se asentaron las sedes sociales de las empresas locales.
Eliza'nın annesi Elizabeth, topluluk Kuzey Karolina'da turnedeyken öldü.Padre de Elizabeth, llevaría a Elizabeth al circo cuando era niña.
Topluluk bu adaylıklardan yedisinde ödüle layık görüldü.En estos comicios se eligieron 27 concejales, obteniendo siete su candidatura.