1991'de Uluslararası Barış Konferansı'nın Madrid'de toplanmasını başarmıştır.W 1991 odbyła się konferencja pokojowa w Madrycie.
Konsey yılda bir kez toplanmaktadır.Rada spotyka się raz w roku.
Ancak 1560 yılına kadar 76 yıllık bir süre boyunca toplanmadı.Niestety służył on tylko 158 lat.
Cuma, Müslümanlarca önemli bir toplanma günüdür.Piątek jest świętym dniem dla wyznawców islamu.
Diğer yazarlar ise şöyle detaylandırmışlardır: Farklılık kullanım ve toplanmadır.Mistrz odpowiedział: Nauczyłeś się tylko podobieństwa i różnicy!
Fatih zamanında da dîvân her gün toplanmakta olup, haftada dört gün padişahın huzaruna arza girilirdi.Całość fermentowała, przy czym po ok. tygodniu masę codziennie mieszano.
Günde 2-3 kez eğrek ( toplanma ) yeri oluşturulur ve köyün belli simaları sohbet ederler.2-3 godziny), który odbywa się podczas wynajmowania jednostki.
Bu merdivenden aşağı melekler inmeye ve çocukların etrafında toplanmaya başlarlar.Po drabinie schodzili w dół i wchodzili w górę aniołowie.
Eylül 2009 tarihinde, müze amaçlı koleksiyonun toplanması işlemlerine başlanmıştır.Tuż przed kampanią wrześniową zrealizowano akcję zabezpieczenia części muzealiów.
Cebirde çıkarma işlemi bu sayıların diğer tam sayılarla toplanması olarak ifade edilir.Zadaniem rezusów było wskazanie zbioru o podobnej liczebności.
Halk toplanmalı işgal protesto edilmeli.Porywacz żąda okupu.
Daha sonra "Güç İstenci" adlı kitabında toplanmak istenmişse de, bu kitap şüphelidir.När min bok publicerades, var Queen nämligen halvvägs på en bok med exakt samma uppslag!"
Bu referandumlar için gerekli şart belirli sayıda imzanın seçmenlerden toplanmasıdır.Detta genom att samla tillräckligt många namnunderskrifter.
Okulun yakacağının toplanması.Mordbrand på skolan!
Bu toplanmaların en büyüğü Bangladeş'te yapılmaktadır.Den största gruppen har rötterna i Bangladesh.
Kongre, olağanüstü durumlar dışında 1998 yılından bu yana yılda bir kez toplanmaktadır.Dessa har, med något undantag, årligen hållits sedan 1998.
Konsey yılda bir kez toplanmaktadır.Kommittén sammanträder en gång om året.
Toplanması yasaktır.Omkörning förbjuden.
Bu isim grup ismi olarak ilk olarak, Ulusal Kongre'nin toplanması sonrasında kullanılmaya başlandı.Det var första gången i landets historia som en folkomröstning ägde rum efter en sådan namninsamling.
Merkez komite yılda en az iki kez toplanmaktadır.Styrgruppen träffas två gånger om året.
Tazeyken toplanmalı ve tüketilmelidir, çünkü olgunlaştıkça kartlaşır.Annars är risken stor att den skrynklar sig, eftersom den utvidgar sig när den torkar.
Müzenin oluşumu 1978 yılında devlet kurumlarındaki sanat eserlerinin toplanmasıyla sağlandı.Sedan 1973 hade institutets inriktning varit att organisera kulturevenemang i de egna lokalerna.
1960'lı yıllardan beri Ulusal Kongre, başkent Brasilia'da toplanmaktadır.Починаючи з 1960-х років Національний Конгрес знаходиться у місті Бразиліа.
Okulun yakacağının toplanması.Згоріла і школа.
Bu teknikler; kimyasal sentez, öz toplanma ve konumsal toplanmayı içerir.До цих методів стосуються: хімічний синтез, самозбирання та позиційні збірки.
Milletvekili Devlet duma Rusya Federasyonu Federal meclisi VII toplanması dan 5 Ekim 2016 yıl..Депутат Державної думи Федеральних зборів РФ VII скликання з 5 жовтня 2016 року.
Tüm ordunun toplanma yeri olarak burası seçilmişti.На цю посаду він був обраний парламентом країни.
Alt senato Sacramento kentinde toplanmaktadır.Штаб-квартира розташована в місті Сагіно.
İhraç amaçlı toplanmaktadır.Призначена для приміського сполучення.
Konsey yılda bir kez toplanmaktadır.Організація збирається на засідання раз на рік.
Kongre, olağanüstü durumlar dışında 1998 yılından bu yana yılda bir kez toplanmaktadır.Kongres zasedá jednou ročně a navíc se od roku 1998 konají jednou ročně mimořádná zasedání.
Teslim olan şehir halkına da şehirden dışarı çıkıp şehir önündeki ovada toplanmaları emri verildi.Musel z města uprchnout, záhy je opustili i jeho obyvatelé a město bylo srovnáno se zemí.
Tanı için, aşağıdakilerden en az üçünün bir kişide toplanması gerekir.Spočívá ve shluknutí nejméně tří osob na určitém místě.
Buztoynak binicileri, yeni bir hücum için toplanmaya başlamışlardı.Bohuslavičtí včelaři otevřeli novou stezku.
İşaret ikillerinin toplanması sonucu oluşacak elde atılır.Výsledek se vyhodnocuje až poté, kdy zazní odpovědi obou dvojic.
Eritem, kılcal damarlarda konjesyon (kan toplanması) sonucunda derinin kızarması.Zbarvení je červené s příčnými pruhy, čímž připomíná korálovce.
Yine iki adet olan fenerlikler ise palamar halatının toplanmasında kullanılır.Odmazáním dvou posledních číslic také získáme palindrom.
Bu referandumlar için gerekli şart belirli sayıda imzanın seçmenlerden toplanmasıdır.Ta získala pro dostatek podpisů pro vypsání reference.
Fibonacci dizisi, her sayının kendinden önceki sayı ile toplanması sonucu oluşan bir sayı dizisidir.Fibonacciho řada vznikne, když je číslo v řadě tvořeno součtem dvou čísel předcházejících.
Konsey yılda bir kez toplanmaktadır.Výbor se schází jednou ročně.
NSDAP tarafından ilk toplanmalar Münih'te 1923'te ve Weimar'da 1926'da gerçekleştirildi.Primele expoziții personale sunt organizate în 1912 la Magdeburg și Weimar.
Eplantların toplanması, kullanılacak kültürün tipine bağlıdır.Șabloanele sunt sigure din punctul de vedere al coerenței tipului de dată utilizată.
Viyana Kongresi’nin (1815) toplanmasına öncülük etti.Italia după Congresul de la Viena (1815).
Cuma, Müslümanlarca önemli bir toplanma günüdür.Era într-o vineri, ziua sfântă a musulmanilor.
Günümüzde çevrimiçi olarak bağış toplanmasını sağlayan "bağış düğmeleri" de aynı amaçla kullanılmaktadır.Același termen denumește, de asemenea, și plata primită în schimbul acestor ore suplimentare lucrate.
Açık mantapa tapınağın en büyük bölümüdür ve çok sayıda insanın toplanmasına olanak sağlar.Proprietatea 1 spune că mulțimea vidă și spațiul însuși trebuie să fie mulțimi deschise.
Blok oluşturarak puan kazanabilmek için aynı renkli taşlardan peş peşe en az üç taş toplanması gerekir.Jucătorul trebuie să conecteze cel puțin 3 fructe de aceeași culoare.
Panikleyen vatandaşlar evlerini boşaltmaya, sokaklarda ve geçitlerde toplanmaya başladı.A pánikba esett lakosok elhagyták házaikat, az utcákon és a sikátorokban gyülekeztek.
Yaz Üniversitesi’nde, diğer EPSA etkinliklerinin bahsedilenin aksine, genel kurul toplanmaz.Az EPSA többi eseményével ellentétben itt nem tartanak Közgyűlést.
Cuma, Müslümanlarca önemli bir toplanma günüdür.A muzulmánok számára a péntek szent nap.
Viyana Kongresi’nin (1815) toplanmasına öncülük etti.A bécsi kongresszus visszaállítja az Egyházi Államot (1815).
Bunun üstüne Fransa, Birleşmiş Milletler'in toplanması için oturum talep etti.A támadás után Franciaország sürgette az ENSZ BT ülésének összehívását.
Hristiyanların toplanma yerleri, gizli toplantılarının fesata yol açabileceği korkusuyla yıkılmıştır.A keresztény gyülekezetek házait lerombolták, mert a titkos gyűlésekben zendülés veszélyét látták.
Toplanması yasaktır.Pasztörizálni tilos.
Ancak, vergi izni alabilmek için 1640 yılında parlamentoyu tekrar toplanmaya çağırmak zorunda kaldı.Ezért kénytelen volt 1640-ben összehívni a parlamentet.
Sel sularının toplanma alanıdır.Az Olt vízgyűjtő területéhez tartozik.
Ama asıl yeniden toplanma 2006 eylülünde oldu.(A tényleges felújítás 2006-ban kezdődött el.
Bir kuram, yeni ya da daha iyi kanıtların toplanmasıyla bilimsel kanunlara dönüşmez.Teoria ei muutu tieteelliseksi laiksi uusien tai parempien todisteiden kerääntymisen kautta.
Cuma, Müslümanlarca önemli bir toplanma günüdür.Perjantai on muslimien pyhäpäivä.
Okulun yakacağının toplanması.Taas koulun sauna paloi.