Olay Seydibeşir toplanma kampında gerçekleşmiştir.Что творилось на строительной площадке!
Milletvekili Devlet duma Rusya Federasyonu Federal meclisi VII toplanması dan 5 Ekim 2016 yıl..Депутат Государственной думы Федерального Собрания Российской Федерации VII созыва с 5 октября 2016 года..
Okulun yakacağının toplanması.Сгорела школа.
Konsey yılda bir kez toplanmaktadır.Совет собирается один раз в год.
Stella herkesi arar ve okulda toplanmaya çağırır.Все идут её встречать, а меня погнали в школу.
Bu isim grup ismi olarak ilk olarak, Ulusal Kongre'nin toplanması sonrasında kullanılmaya başlandı.Впервые это название стало употребляться после прихода к власти Отечественного фронта.
Delillerin toplanması talebimiz var.Кто-то потребует доказательств.
Ama asıl yeniden toplanma 2006 eylülünde oldu.Окончательное воссоединение произошло в 2006 году.
Bu kurumun amacı Kurucu Meclis’in yeniden toplanması ve çalışır hale gelmesidir.Именно Король принимает решения по формированию и реорганизации Совета министров.
Müzenin oluşumu 1978 yılında devlet kurumlarındaki sanat eserlerinin toplanmasıyla sağlandı.В 1978 г. представительная коллекция его тканей была принята в Государственный исторический музей.
Göstericiler saat 16:00’dan sonra tekrar toplanmaya başladı.Все жители к 16:00 пятницы вернулись домой».
Korsan Lordları'nın toplanması gerekmektedir.Команда мудрецов нуждается в пополнении.
Bu düzenli olan dünyadaki üst seviye fizikçilerin toplanmasıydı.Эти конференции, проводившиеся раз в три года, собирали лучших физиков мира.
Bunun üzerine halk, kalabalık topluluklar halinde kiliselerde toplanmaya başladı.Все жители Славянки стекались тогда к ним на народные гулянья.
Merkez komite yılda en az iki kez toplanmaktadır.Управляющий совет должен собираться не менее двух раз в год.
Kilise kelimesi toplanma yeri anlamıyla kullanılıyor.Для обращения к созданному объекту используется ключевое слово this.
İhraç amaçlı toplanmaktadır.Является объектом собирательства.
Bir kuram, yeni ya da daha iyi kanıtların toplanmasıyla bilimsel kanunlara dönüşmez.ولكن النظريات لا تتحول إلى قوانين علمية لمجرد تراكم أدلة جديدة أو أدلة أفضل.
1559'da parlamento Reformasyon Tasarısı'nı görüşmek ve yeni bir kilise kurmak üzere toplanmaya çağrıldı.استُدعي برلمان إنجلترا في 1559 للنظر في مشروع قانون الإصلاح وخلق كنيسة جديدة.
Delillerin toplanması talebimiz var.بعد ذلك يتم جمعُ الأدلة.
Onların toplanmalarının tek nedeni vahşet."التجمع بالنسبة لهم يعني العنف.»
Toplanması yasaktır.الاختلاط ممنوع.
Amaç onlarla kolay irtibat kurulması ve vergi toplanmasında kolaylık sağlamaktı.الخصائص المشتركة تجعل من السهل على التواصل وإنشاء علاقة.
Konsey yılda bir kez toplanmaktadır.من المفترض أن تجتمع اللجنة شهريًا.
Bu referandumlar için gerekli şart belirli sayıda imzanın seçmenlerden toplanmasıdır.وحصل أصحابه على أكثر من التوقيعات الكافية لإجراء استفتاء.
Aynı şekilde anaokuluda haftada bir toplanmaktadır.كما يصيبنا أيضا كل شهر نيزك في حجم سيارة صغيرة .
Federal Konsey, Berlin'deki eski Prusya Lordlar Meclisi Binası'nda toplanmaktadır.فقد مقعدها في البيت البروسي اللوردات السابق في برلين.
NSDAP tarafından ilk toplanmalar Münih'te 1923'te ve Weimar'da 1926'da gerçekleştirildi.Os primeiros congressos do NSDAP aconteceram em 1923 em Munique e 1926 em Weimar.
Bu bölge seçilene kadar Parlamento, Melbourne’da toplanmalıdır.O Parlamento deve ser presidido em Melbourne até que se encontre a nova sede.
Cuma, Müslümanlarca önemli bir toplanma günüdür.A sexta-feira é o dia da semana mais importante para os muçulmanos.
Toplanması yasaktır.A jogatina é proibida.
Kulübün Lee Marvin filmleri izlemek üzere ara sıra toplanması öngörülmüştür.A sociedade encontra-se ocasionalmente, supostamente para assistir aos filmes de Lee Marvin em conjunto.
Bu düzenli olan dünyadaki üst seviye fizikçilerin toplanmasıydı.Este era um encontro regular dos maiores físicos do mundo.
Tüm Mısır'dan paralara, silahlara ve atlara toplanmaya başlandı.Dinheiro, cavalos e armas foram coletadas por todo o Egito.
1920-1923 arası Nazi Partisi'nin tercihen toplanma yerlerinden biri oldu.Entre 1920 e 1923, tornou-se num dos pontos de encontro preferidos do Partido Nazi.
Sejm oturumlarda Devlet Konseyi tarafından toplanmanın emriyle tartıştı.O Sejm deliberou nas sessões, que eram convocadas pelo Conselho de Estado.
Merkez komite yılda en az iki kez toplanmaktadır.O Conselho Nacional se reúne pelo menos duas vezes por ano.
Ancak 1560 yılına kadar 76 yıllık bir süre boyunca toplanmadı.Portanto, ficando 1571 anos sem chover!
İtalya'nın Venedik şehrinde yılda dört kez toplanmaktadır.Em geral a assembleia reúne-se quatro vezes por ano em Estrasburgo, no Palácio da Europa, durante uma semana.
Hatti ülkesi toplanmadı ve bana karşı yürümedi, bu yüzden ben istediğimi yaptım.O país dos Hititas não marchou contra mim eu pude fazer o que quis.
Bu geçici toplanma zamanla daimi iskana dönüşmüştür.A partir daí, o encontro passou a ser anual.
Eylemin ilk gününden beri insanlar Gezi Parkında toplanmaya devam etti.Desde a sua primeira edição, o evento é realizado no Parque do Povo.
Ortasında havuz olan umumi tuvalet yapısı, aynı zamanda toplanma yeri olarak da kullanılmıştır.Os banhos públicos tornaram-se também incorporada no sistema social como pontos de encontro.
Viyana Kongresi’nin (1815) toplanmasına öncülük etti.O posto diplomático de embaixador ficou fixado no Congresso de Viena (1815).
Yıldız rüzgarı, X-ışını kaynağının çevresindeki Toplanma diski için gerekli maddeyi sağlamaktadır.Um vento estelar da estrela fornece material para um disco de acreção em torno da origem de raio-X.
Bu toplanmaların en büyüğü Bangladeş'te yapılmaktadır.A principal atração nesta edição foi a banda Made in Brazil.
Açık mantapa tapınağın en büyük bölümüdür ve çok sayıda insanın toplanmasına olanak sağlar.O nível mais elevado na estrutura do SEPIADES é o institute, que pode conter várias collections.
Bu regional bandların hiçbiri daha üst merkezî yapılanmada toplanmamıştır.Nenhum dos outros projetos progrediu além das fases de planejamento.
İtalya'nın Venedik şehrinde yılda dört kez toplanmaktadır.Vier maal per jaar komt de Commissie samen in Venetië, Italië.
Okulun yakacağının toplanması.Ze probeerde de school in brand te steken.
Hükümdarlığı sırasında, Zerdüştilik'in kutsal metinleri olan Avesta'nın toplanması tamamlandı.Onder zijn bewind werd de collectie van de Avesta, heilige teksten van het zoroastrisme voltooid.
Pencik, her beş esirden biri yahut esir beş değilse değerinin beşte biri olarak toplanmaya başladı.Ze willen 5 miljoen euro of anders worden de gijzelaars één voor één doodgeschoten.
1991'de Uluslararası Barış Konferansı'nın Madrid'de toplanmasını başarmıştır.In 1991 werd een vredesconferentie te Madrid gehouden.
Viyana Kongresi’nin (1815) toplanmasına öncülük etti.Italië werd bij het Congres van Wenen opnieuw ingedeeld (1815).
Gösteriler, 200-300 kadar öğrencinin Brejnev Meydanı'nda, Parti binası önünde toplanmasıyla başladı.300-400 mensen kwamen in de open lucht bijeen nabij de Lochdonhead Bridge.
Delillerin toplanması talebimiz var.Er zijn plannen om de stukken aaneen te hechten.
1559'da parlamento Reformasyon Tasarısı'nı görüşmek ve yeni bir kilise kurmak üzere toplanmaya çağrıldı.Omstreeks 1859 werd geijverd voor de bouw van een nieuwe kerk.
Bu referandumlar için gerekli şart belirli sayıda imzanın seçmenlerden toplanmasıdır.De tegenstanders verzamelden voldoende handtekeningen voor een referendum.
Zaman döndürücülerin etkisinden dolayı hazne sürekli düşüp parçalanıp tekrar toplanmaktadır.Tijdens de rijping worden de kazen voortdurend geborsteld en gekeerd.
Toplanması yasaktır.Zwiedzanie jest zabronione.