Tancred bu kaçakları toplamak için gönderilmişti.La Galvarino fue enviada a recogerlos.
Bilgisayar Bilimleri (verileri toplamak, analiz etmeye uygun hale getirmek ve analizlerini yapmak).Ordenada (los datos deben estar organizados de manera que se facilite su análisis).
Para toplamak için çeşitli yöntemler kullanılır.Recurren a diversas estratagemas para conseguir dinero.
Birçok esir sonradan fidye toplamak üzere Kıbrıs'a getirilmişti.La mayoría de los porteros fueron enviados de vuelta para traer otra carga.
CMLL büyük etki toplamak için birkaç yıllık turnuva düzenledi.Por otro lado, la Conmebol llevaba años intentando organizar un torneo continental.
Haçlılar şehir sakinlerinden 300'ünü fidye toplamak için ayırdılar.Solo 300 federali rimasero a difendere la città.
Para toplamak için çeşitli yöntemler kullanılır.Esistono vari modi per procurarsi del denaro.
25143 Itokawa asteroidinden araştırma amaçlı bir örnek toplamak üzere tasarlanmıştır.Al centro spaziale è stato intitolato un cratere sull'asteroide 25143 Itokawa.
Pekiştirmeli öğrenme öznesinin amacı mümkün olduğunca fazla ödül toplamaktır.L'obiettivo dell'agente è quello di massimizzare la ricompensa totale.
Oyunda silah ve diğer kaynakları toplamak gerekir.Nel gioco è possibile raccogliere vari tipi di armi e power-up.
Hoşino, çizimleriyle - özellikle karakter tasarımlarıyla - büyük övgü toplamaktadır.Gli piace molto disegnare, in particolar modo i fiori.
İslamiyet’i yaymak ve vergi toplamak üzere Umman' a gönderildi.Принял ислам, раскаялся и был убит за это.
Oyun içinde, oyun öncesi konuya ilişkin tüm verileri toplamak mümkündür.В самой игре можно собрать все сведения о предыгровом сюжете.
Gece Waffen-SS bürosunda tutuldu ve daha sonra kişisel eşyalarını toplamak için bürosuna döndü.Всю ночь он провел в помещениях СС, после чего вернулся во дворец, чтобы собрать свои личные вещи.
Oyunda asıl amaç her seviyenin sonunda bulunan kaos zümrütlerini toplamaktır.На этих этапах игрок должен собрать Изумруды Хаоса.
600 diyerek ihaleyi alan oyuncu o el en az 600 puan toplamak zorundadır.Eжегодный благотворительный бал, устраиваемый клубом, собирает не менее четырёхсот человек.
Genel olarak iki grupta toplamak mümkündür.В основном, они могут быть разделены на две группы.
Baba, kendisini kurtarmanın tek yolu olarak, hayat ağacından su toplamak olduğunu söyler.Врач говорит, что единственный способ победить болезнь — принести воду от Древа Жизни.
Ortak İstihbarat Bürosu: Politik istihbarat toplamakla sorumludur.警逻队 кейрэтэй) — главная задача — сбор разведывательной информации.
Haiti deprem kurbanları için para toplamak amaçlı düzenlenen etkinlik, Naomi Campbell tarafından düzenlendi.Мероприятие было организовано Наоми Кэмпбелл, чтобы собрать деньги для пострадавших от землетрясения на Гаити.
Hikâyenin başlarında Tanrı cehenneme (Gehenna) karşı verdiği savaşta güç toplamak için uyumaya geçer.Аллах может простить грешника, но может и наказать, ввергнув его на некоторое время в огонь ада.
Şahne, şahna bir yerin vergisini toplamak ve asayişini korumukla görevlendirilmiş kişidir.Честный, ответственный солдат выполняющий своё задание — спасти выживших.
Unicef yararına bağış toplamak amacıyla New York Filarmoni Orkestrasını yönetmeye davet edilmişti.Для записи струнных аранжировок был приглашён Мюнхенский филармонический оркестр.
Bu proje kısaca Doğu ülkelerini tek bayrak altında toplamaktı.Во время этих вторжений страна обрела свой современный флаг.
Para toplamak için daimyo, henüz hasat edilmemiş pirinci satmak için vadeli sözleşmeler yaptı.واستخدم الإقطاعيون عقود لبيع الأرز التي لم تحصد بعد.
İnsan kaynaklı (HUMINT) ham istihbarat bilgilerini toplamaktadır.«بشرى الموحدين في معرفة أمور الدين».
Pekiştirmeli öğrenme öznesinin amacı mümkün olduğunca fazla ödül toplamaktır.هدف الوكيل في التعليم المعزز هو جمع أكبر قدر من المكافأة.
Köylü, yaz mevsiminde Çukurova'ya göçerek pamuk toplamaktadır.وتمركزت مستوطنتهم الصيفية في كوروشيكا.
Kitap toplamak onun için bir tutku halini almıştı.وبدلاً من إرجاع الكتب، نال فضوله منه.
100'e toplamak hoş bir simetriye yol açar.A soma que resulta em 100 leva a uma boa simetria.
Para toplamak için daimyo, henüz hasat edilmemiş pirinci satmak için vadeli sözleşmeler yaptı.Para conseguir dinheiro, o daimyo usava contratos a termo para vender arroz que ainda não tinha sido colhido.
Peter, ödeme günü gelene kadar 50.000 dolar toplamak zorundadır.Agora, Peter precisa pagar $50.000 antes da data de vencimento.
Haiti deprem kurbanları için para toplamak amaçlı düzenlenen etkinlik, Naomi Campbell tarafından düzenlendi.O evento foi organizado por Naomi Campbell para arrecadar dinheiro para as vítimas do terremoto no Haiti.
Haham Yehuda HaNasi bütün bilgileri toplamak için olabildiğince çok din bilgesine başvurdu.Yad Vashem continua o seu projecto de recolher o maior número de nomes de vítimas judias possível.
1848'te Venedik Cumhuriyeti için destek toplamak amacıyla Manin'in davetiyle Paris'e gitti.Em 1848 foi para Paris, a convite de Daniele Manin, para angariar apoio para a República de Veneza.
Bunları toplamak için üzerine gelmemiz yeterli.Para isso só é preciso pular sobre ele.
Askere gidecek kişilere yardım için para toplamak.Os demais soldados correm para socorrê-las.
Sarık takmak zorunlu değildir ancak sarık uzun saçı toplamak için çok kullanışlıdır.A maquiagem não é proibida, mas recomenda-se o bom senso para evitar exageros.
10 yaşında kendi Noel CD'sini kaydedip satmıştır ve ilkokuluna bağıs toplamak için kullanmıştır.Op haar tiende verkocht ze haar eigen kerst-cd, om geld te krijgen voor haar school.
Para toplamak için çeşitli yöntemler kullanılır.Er werden diverse activiteiten ontplooid om geld in te zamelen.
Ortak İstihbarat Bürosu: Politik istihbarat toplamakla sorumludur.Joint Intelligence Bureau (JIB) Deze is verantwoordelijk voor politieke inlichtingen.
Her türlü bilgi ve haberi toplamakla görevlidir.Het veel lezen en verzamelen van informatie.
Bu arada katil öldürdüğü kurbanların gözlerini yerlerinden çıkararak toplamaktadır.Evenals bij de andere slachtoffers van de seriemoordenaar zijn haar ogen uit hun kassen gesneden.
I. Charles bu vergiyi toplamakta devam etti.Mir Qasim schafte daarop de belasting geheel af.
Pul toplamak için herhangi bir araca gerek duyulmamaktadır.Zorg dat zich geen vuil kan verzamelen.
Mahallede çöpler çöp tenekelerine atılmakta belediye ise haftada iki sefer çöpleri toplamaktadır.Afhankelijk van de gemeente kwam de vuilnisman tot wel zes maal per week aan de deur.
Dave'e on seviyede rehberlik etmek ve düşmanın saklandığı Clyde'da kupalar toplamaktır.Hij moet in 10 levels de schuilplaats van zijn aartsvijand Clyde doorzoeken.
Programın amacı Haiti depremindeki kazazedeler için yardım toplamaktı.Doel van de vereniging was hulp verlenen aan kinderen in probleemsituaties.
Oyunun amacı, bir sonraki seviyeye geçmek için altın bardaklar toplamaktır.Het doel van het spel is de gouden LEGO-stenen te verzamelen die door het spel zijn verspreid.
Nedda Kolombina kostümü giymiş olarak gezerek gelenlerden para toplamaktadır.Nedda w kostiumie Kolombiny sprzedaje bilety.
Oyunun amacı en kısa sürede 66 puanı toplamaktır.Oznacza to że maksymalna możliwa liczba punktów do zdobycia to 66.
Bilgisayar Bilimleri (verileri toplamak, analiz etmeye uygun hale getirmek ve analizlerini yapmak).Analiza systemu (w tym analiza wymagań i studium wykonalności).
Senatoların görevi, vergi gelirlerini toplamaktı.Jego zadanie było pobieranie podatków.
1971 - İnsansız ABD uzay aracı Mariner 9, Mars hakkında bilgi toplamak üzere uzaya fırlatıldı.1971 – W kierunku Marsa wystrzelono amerykańską sondę kosmiczną Mariner 9.
MEDLINE bilgi toplamak için Medical Subject headings kullanmaktadır.W Holandii do wymiany danych między systemami medycznymi jest wykorzystywana infrastruktura o nazwie AORTA.
Bu nedenle örnekleri toplamak, her zaman kesin olarak sonucu göstermeyebilmektedir.Oznaczałoby to, że nigdy nie da się efektywnie żadnego pojęcia zdefiniować.
25143 Itokawa asteroidinden araştırma amaçlı bir örnek toplamak üzere tasarlanmıştır.Nowym celem lotu stała się planetoida (25143) Itokawa.
Düşen tüm paraları toplamak beceri ve çabukluk gerektirir.Wszystkie budowle z basztami, wymagają wielkiej i szybkiej naprawy.
Hikâyenin başlarında Tanrı cehenneme (Gehenna) karşı verdiği savaşta güç toplamak için uyumaya geçer.Guds eld, som skall blossa upp och tränga in i hjärtan; och sluta sig omkring dem i ändlösa kolonnader av eld!
162173 Ryugu asteroidinden araştırma amaçlı bir örnek toplamak üzere tasarlanmıştır.Hayabusa 2 är en japansk rymdsond vars uppdrag är att hämta ett jordprov från asteroiden 162173 Ryugu.