Gökyüzü dürülen bir tomar gibi ortadan kalktı. Her dağ, her ada yerinden sökülüp alındı.И небо скрылось, свившись как свиток; и всякая гора и остров двинулись с мест своих.
Gökyüzü dürülen bir tomar gibi ortadan kalktı. Her dağ, her ada yerinden sökülüp alındı.והשמים משו כספר נגלל וכל הר ואי הנתקו ממקומם׃
Gökyüzü dürülen bir tomar gibi ortadan kalktı. Her dağ, her ada yerinden sökülüp alındı.والسماء انفلقت كدرج ملتف وكل جبل وجزيرة تزحزحا من موضعهما.
Gökyüzü dürülen bir tomar gibi ortadan kalktı. Her dağ, her ada yerinden sökülüp alındı.天 就 挪 移 、 好 像 書 卷 被 捲 起 來 . 山 嶺 海 島 都 被 挪 移 離 開 本 位
Gökyüzü dürülen bir tomar gibi ortadan kalktı. Her dağ, her ada yerinden sökülüp alındı.天 就 挪移 、 好像 書卷 被 捲起來 . 山嶺 海島 都 被 挪移 離開 本位
Gözlerimi yine kaldırıp bakınca, uçan bir tomar gördüm.Aku memperhatikan lagi, dan kali ini kulihat sebuah kitab gulungan terbang di udara
Gözlerimi yine kaldırıp bakınca, uçan bir tomar gördüm.Am ridicat din nou ochii, şi m'am uitat, şi iată că era un sul de carte, care sbura.
Gözlerimi yine kaldırıp bakınca, uçan bir tomar gördüm.A zase som pozdvihol svoje oči a videl som a hľa, kniha letela.
Gözlerimi yine kaldırıp bakınca, uçan bir tomar gördüm.Azután ismét felemelém szemeimet, és látám, hogy ímé, egy könyv repül vala.
Gözlerimi yine kaldırıp bakınca, uçan bir tomar gördüm.Derpå løftede jeg mine Øjne og skuede, og se, der var en flyvende Bogrulle.
Gözlerimi yine kaldırıp bakınca, uçan bir tomar gördüm.Ðoạn , ta lại ngước mắt nhìn xem , nầy có một cuốn sách bay .
Gözlerimi yine kaldırıp bakınca, uçan bir tomar gördüm.Ðoạn, ta lại ngước mắt nhìn xem, nầy có một cuốn sách bay.
Gözlerimi yine kaldırıp bakınca, uçan bir tomar gördüm.Ik keek weer op en zag een boekrol die door de lucht vloog.
Gözlerimi yine kaldırıp bakınca, uçan bir tomar gördüm.In zopet povzdignem oči in vidim, glej, zvit list leti.
Gözlerimi yine kaldırıp bakınca, uçan bir tomar gördüm.Je levai de nouveau les yeux et je regardai, et voici, il y avait un rouleau qui volait.
Gözlerimi yine kaldırıp bakınca, uçan bir tomar gördüm.내가 다시 눈을 든즉 날아가는 두루마리가 보이더라
Gözlerimi yine kaldırıp bakınca, uçan bir tomar gördüm.Minä nostin jälleen silmäni, ja katso: oli lentävä kirjakäärö.
Gözlerimi yine kaldırıp bakınca, uçan bir tomar gördüm.När jag sedan åter lyfte upp mina ögon, fick jag se en bokrulle flyga fram.
Gözlerimi yine kaldırıp bakınca, uçan bir tomar gördüm.Poi alzai gli occhi e vidi un rotolo che volava
Gözlerimi yine kaldırıp bakınca, uçan bir tomar gördüm.Potemem się obrócił, a podniósłszy oczu swych ujrzałem, a oto księga leciała.
Gözlerimi yine kaldırıp bakınca, uçan bir tomar gördüm.Potom opět pozdvihna očí svých, uzřel jsem, a aj, kniha letěla.
Gözlerimi yine kaldırıp bakınca, uçan bir tomar gördüm.Så løftet jeg atter mine øine op og fikk se en flyvende bokrull.
Gözlerimi yine kaldırıp bakınca, uçan bir tomar gördüm.Tornei a levantar os meus olhos, e olhei, e eis um rolo voante.
Gözlerimi yine kaldırıp bakınca, uçan bir tomar gördüm.Und ich hob meine Augen abermals auf und sah, und siehe, da war ein fliegender Brief.
Gözlerimi yine kaldırıp bakınca, uçan bir tomar gördüm.Volví a alzar mis ojos y miré. Y he aquí un rollo que volaba
Gözlerimi yine kaldırıp bakınca, uçan bir tomar gördüm.Και παλιν υψωσα τους οφθαλμους μου και ειδον και ιδου, τομος πετωμενος.
Gözlerimi yine kaldırıp bakınca, uçan bir tomar gördüm.И опять поднял я глаза мои и увидел: вот летитсвиток.
Gözlerimi yine kaldırıp bakınca, uçan bir tomar gördüm.Тогава пак като подигнах очите си видях, и ето летящ свитък.
Gözlerimi yine kaldırıp bakınca, uçan bir tomar gördüm.ואשוב ואשא עיני ואראה והנה מגלה עפה׃
Gözlerimi yine kaldırıp bakınca, uçan bir tomar gördüm.فعدت ورفعت عينيّ ونظرت واذا بدرج طائر.
Gözlerimi yine kaldırıp bakınca, uçan bir tomar gördüm.我 又 舉 目 觀 看 、 見 有 一 飛 行 的 書 卷
Gözlerimi yine kaldırıp bakınca, uçan bir tomar gördüm.我 又 舉目觀看 、 見有 一 飛 行 的 書卷
Hatta elinde bir parşömen tomarı var.Er hält sogar eine Schriftrolle in seiner Hand ...
Hatta elinde bir parşömen tomarı var.Il tient même un rouleau dans sa main--
Hatta elinde bir parşömen tomarı var. Oturmuş pozisyonda ve biraz ön planda.Trzyma nawet w ręku zwój i siedzi w pozycji frontalnej, choć nie w pełni.
Hatta elinde bir parşömen tomarı var.V ruce má dokonce svitek...
Hatta elinde bir parşömen tomarı var.Він навіть тримає сувій у руках.
Hatta elinde bir parşömen tomarı var.הוא אפילו מחזיק מגילה בידו--
Kral, Yeremyanın Baruka yazdırdığı sözleri içeren tomarı yaktıktan sonra, RAB Yeremyaya şöyle seslendi:왕이 두루마리와 바룩이 예레미야의 구전으로 기록한 말씀을 불 사른 후에 여호와의 말씀이 예레미야에게 임하니라 가라사대
Kral, Yeremyanın Baruka yazdırdığı sözleri içeren tomarı yaktıktan sonra, RAB Yeremyaya şöyle seslendi:Nadat de koning de boekrol had verbrand, zei de HERE tegen Jeremia:
Kral, Yeremyanın Baruka yazdırdığı sözleri içeren tomarı yaktıktan sonra, RAB Yeremyaya şöyle seslendi:Setelah Raja Yoyakim membakar buku gulungan yang kudiktekan kepada Barukh itu, TUHAN menyuruh ak
Kral, Yeremyanın Baruka yazdırdığı sözleri içeren tomarı yaktıktan sonra, RAB Yeremyaya şöyle seslendi:ויהי דבר יהוה אל ירמיהו אחרי שרף המלך את המגלה ואת הדברים אשר כתב ברוך מפי ירמיהו לאמר׃
Kral, Yeremyanın Baruka yazdırdığı sözleri içeren tomarı yaktıktan sonra, RAB Yeremyaya şöyle seslendi:ثم صارت كلمة الرب الى ارميا بعد احراق الملك الدرج والكلام الذي كتبه باروخ عن فم ارميا قائلة
Kral, Yeremyanın Baruka yazdırdığı sözleri içeren tomarı yaktıktan sonra, RAB Yeremyaya şöyle seslendi:王 燒 了 書 卷 . 其 上 有 巴 錄 從 耶 利 米 口 中 所 寫 的 話 、 以 後 耶 和 華 的 話 臨 到 耶 利 米 說
Kral, Yeremyanın Baruka yazdırdığı sözleri içeren tomarı yaktıktan sonra, RAB Yeremyaya şöyle seslendi:王燒了 書卷 . 其上 有 巴錄從 耶利米 口中 所 寫的話 、 以 後 耶和華 的 話臨 到 耶利米 說
Küçük tomarı meleğin elinden alıp yedim, ağzımda bal gibi tatlıydı. Ama yutunca midem acılaştı.Ik nam het boek aan van de engel en at het op. Het was inderdaad zoet als honing, maar lag zwaar op mijn maag.
Küçük tomarı meleğin elinden alıp yedim, ağzımda bal gibi tatlıydı. Ama yutunca midem acılaştı.내가 천사의 손에서 작은책을 갖다 먹어버리니 내 입에는 꿀 같이 다나 먹은 후에 내 배에서는 쓰게 되더라
Küçük tomarı meleğin elinden alıp yedim, ağzımda bal gibi tatlıydı. Ama yutunca midem acılaştı.ואקח את הספר מיד המלאך ואכלהו ויהי בפי כדבש למתוק ואחרי אכלי אתו וימלא בטני מרורים׃
Küçük tomarı meleğin elinden alıp yedim, ağzımda bal gibi tatlıydı. Ama yutunca midem acılaştı.فأخذت السفر الصغير من يد الملاك واكلته فكان في فمي حلوا كالعسل وبعد ما اكلته صار جوفي مرّا.
Küçük tomarı meleğin elinden alıp yedim, ağzımda bal gibi tatlıydı. Ama yutunca midem acılaştı.我 從 天 使 手 中 把 小 書 卷 接 過 來 、 喫 盡 了 . 在 我 口 中 果 然 甜 如 蜜 . 喫 了 以 後 、 肚 子 覺 得 發 苦 了
Küçük tomarı meleğin elinden alıp yedim, ağzımda bal gibi tatlıydı. Ama yutunca midem acılaştı.我 從 天使 手中 把 小 書卷 接過來 、 喫盡 了 . 在 我 口中 果然 甜如蜜 . 喫 了 以後 、 肚子 覺 得 發苦了
Kuzu gelip tahtta oturanın sağ elinden tomarı aldı.A prišiel a vzal knihu z pravice toho, ktorý to sedel na tróne.
Kuzu gelip tahtta oturanın sağ elinden tomarı aldı.Chiên Con bước tới, lấy sách ở tay hữu đấng ngự trên ngôi.
Kuzu gelip tahtta oturanın sağ elinden tomarı aldı.Chiên_Con bước tới , lấy sách ở tay hữu đấng ngự trên ngôi .
Kuzu gelip tahtta oturanın sağ elinden tomarı aldı.E l'Agnello giunse e prese il libro dalla destra di Colui che era seduto sul trono
Kuzu gelip tahtta oturanın sağ elinden tomarı aldı.El a venit, şi a luat cartea din mîna dreaptă a Celuice şedea pe scaunul de domnie.
Kuzu gelip tahtta oturanın sağ elinden tomarı aldı.Él fue y tomó el libro de la mano derecha del que estaba sentado en el trono
Kuzu gelip tahtta oturanın sağ elinden tomarı aldı.És eljöve és elvevé a könyvet a királyiszékben ülõnek jobbkezébõl.
Kuzu gelip tahtta oturanın sağ elinden tomarı aldı.E veio e tomou o livro da destra do que estava assentado sobre o trono.
Kuzu gelip tahtta oturanın sağ elinden tomarı aldı.Het Lam kwam naar voren en nam de boekrol aan uit de rechterhand van Hem, Die op de troon zit.