Ana içeriğe geç
Sözlük

tomar ile cümle

tomar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Böylece ağzımı açtım, yemem için tomarı bana verdi.Lalu kubuka mulutku dan Allah memberikan kitab gulungan itu kepadaku supaya kumakan
Böylece ağzımı açtım, yemem için tomarı bana verdi.Niin minä avasin suuni, ja hän antoi tämän kirjakäärön minun syödäkseni.
Böylece ağzımı açtım, yemem için tomarı bana verdi.Otworzyłem tedy usta swe, i dał mi zjeść one księgi,
Böylece ağzımı açtım, yemem için tomarı bana verdi.Så åbnede jeg Munden, og han lod mig sluge Bogrullen
Böylece ağzımı açtım, yemem için tomarı bana verdi.Ta mở miệng ra, và Ngài khiến ta ăn cuốn ấy.
Böylece ağzımı açtım, yemem için tomarı bana verdi.Ta mở_miệng ra , và Ngài khiến ta ăn cuốn ấy .
Böylece ağzımı açtım, yemem için tomarı bana verdi.Και ηνοιξα το στομα μου και με εψωμισε τον τομον εκεινον.
Böylece ağzımı açtım, yemem için tomarı bana verdi.И тъй, отворих устата си; и той ме накара да ям свитъка.
Böylece ağzımı açtım, yemem için tomarı bana verdi.Тогда я открыл уста мои, и Он дал мне съесть этот свиток;
Böylece ağzımı açtım, yemem için tomarı bana verdi.ואפתח את פי ויאכלני את המגלה הזאת׃
Böylece ağzımı açtım, yemem için tomarı bana verdi.ففتحت فمي فاطعمني ذلك الدرج.
Böylece ağzımı açtım, yemem için tomarı bana verdi.於 是 我 開 口 、 他 就 使 我 喫 這 書 卷
Böylece ağzımı açtım, yemem için tomarı bana verdi.於是 我 開口 、 他 就 使我 喫這 書卷
Bu Tomar'ın metoduydu.C'est le résultat du calcul de Tomar.
Bu Tomar'ın metoduydu.Det var Tomars metode.
Bu Tomar'ın metoduydu.Este é o resultado do uso dos métodos do tomar.
Bu Tomar'ın metoduydu.Ez az, amikor Tomar módszerét alkalmazzuk!
Bu Tomar'ın metoduydu.Taki jest wynik przy użyciu metody Tomara.
Bu Tomar'ın metoduydu.Tal es el resultado de la utilización de los métodos de la Tomara.
Bu Tomar'ın metoduydu.To je, když počítáme Tomarovu metodu.
Bu Tomar'ın metoduydu.To je keď počítame Tomarovu metódu.
Bu Tomar'ın metoduydu.Tomar의 방법으로 계산한 결과입니다.
Bu Tomar'ın metoduydu.Това е, когато Томар смята.
Diyor ki Manoj ve Tomar öğrendikleri bir sayı oyununun nasıl olduğunu tartışıyorlarmış. .Aqui nós escrevemos a luta Manoj e tomar o que é conteúdo figuras do crime que foram ouvidas.
Diyor ki Manoj ve Tomar öğrendikleri bir sayı oyununun nasıl olduğunu tartışıyorlarmış. .Mamy tu napisane że Manoj i Tomar kłócą się o to jaka jest treść zagadki liczbowej, którą słyszeli.
Diyor ki Manoj ve Tomar öğrendikleri bir sayı oyununun nasıl olduğunu tartışıyorlarmış. .Manoj et Tomar se demandent comment trouver le nombre auquel leur ami Andrew a pensé.
Diyor ki Manoj ve Tomar öğrendikleri bir sayı oyununun nasıl olduğunu tartışıyorlarmış. .Manoj og Tomar diskuterer et taltrick, de har hørt om.
Diyor ki Manoj ve Tomar öğrendikleri bir sayı oyununun nasıl olduğunu tartışıyorlarmış. .Manoj와 Tomar가 숫자 속임수가 어떤 원리인 지 알아보려고 합니다.
Diyor ki Manoj ve Tomar öğrendikleri bir sayı oyununun nasıl olduğunu tartışıyorlarmış. .Úloha hovorí: Manoj a Tomar sa hádajú, ako to je s číselným chytákom, ktorý počuli.
Diyor ki Manoj ve Tomar öğrendikleri bir sayı oyununun nasıl olduğunu tartışıyorlarmış. .Úloha říká Manoj a Tomar se hádají, jak je to s číselným chytákem, který slyšeli.
Diyor ki Manoj ve Tomar öğrendikleri bir sayı oyununun nasıl olduğunu tartışıyorlarmış. .Условието е: Маной и Томар спорят за едно число.
Elnatan, Delaya ve Gemarya tomarı yakmaması için yalvardılarsa da kral onları dinlemedi.A pesar de que Elnatán, Delaías y Gemarías rogaron al rey que no quemase aquel rollo, no les quiso escuchar
Elnatan, Delaya ve Gemarya tomarı yakmaması için yalvardılarsa da kral onları dinlemedi.Ba ani keď Elnatán, Delaiáš a Gemariáš naliehavo prosili kráľa, žeby nepálil svitku knihy, neposlúchol ich.
Elnatan, Delaya ve Gemarya tomarı yakmaması için yalvardılarsa da kral onları dinlemedi.Elnatan, Delaia şi Ghemaria stăruiseră de împărat să nu ardă cartea; dar el nu i -a ascultat.
Elnatan, Delaya ve Gemarya tomarı yakmaması için yalvardılarsa da kral onları dinlemedi.In dasi so Elnatan in Delaja in Gemarija prosili kralja, naj ne zažiga zvitka, jih vendar ni poslušal.
Elnatan, Delaya ve Gemarya tomarı yakmaması için yalvardılarsa da kral onları dinlemedi.엘라단과 들라야와 그마랴가 왕께 두루마리를 사르지 말기를 간구하여도 왕이 듣지 아니하였으며
Elnatan, Delaya ve Gemarya tomarı yakmaması için yalvardılarsa da kral onları dinlemedi.men skønt Elnafan, Delaja og Gemarjahu bad Kongen ikke brænde Bogrullen, hørte han dem ikke.
Elnatan, Delaya ve Gemarya tomarı yakmaması için yalvardılarsa da kral onları dinlemedi.Sõt még Elnátán is és Delája és Gamária kérék a királyt, hogy a könyvet ne égesse meg, de nem hallgata rájok.
Elnatan, Delaya ve Gemarya tomarı yakmaması için yalvardılarsa da kral onları dinlemedi.Vả lại, Eân-na-than, Ðê-la-gia và Ghê-ma-ria có cầu xin vua đừng đốt cuốn sách, mà vua chẳng khứng nghe.
Elnatan, Delaya ve Gemarya tomarı yakmaması için yalvardılarsa da kral onları dinlemedi.Vả_lại , Eân-na-than , Ðê - la-gia và Ghê-ma-ria có cầu_xin vua đừng đốt cuốn sách , mà vua chẳng khứng nghe .
Elnatan, Delaya ve Gemarya tomarı yakmaması için yalvardılarsa da kral onları dinlemedi.При това, когато Елнатан, Делаия, и Гемария ходатайствуваха пред царя да не изгаря свитъка, той не ги послуша.
Elnatan, Delaya ve Gemarya tomarı yakmaması için yalvardılarsa da kral onları dinlemedi.Хотя Елнафан и Делаия и Гемария упрашивали царя не сожигать свитка, но он не послушал их.
Elnatan, Delaya ve Gemarya tomarı yakmaması için yalvardılarsa da kral onları dinlemedi.וגם אלנתן ודליהו וגמריהו הפגעו במלך לבלתי שרף את המגלה ולא שמע אליהם׃
Elnatan, Delaya ve Gemarya tomarı yakmaması için yalvardılarsa da kral onları dinlemedi.ولكن الناثان ودلايا وجمريا ترجوا الملك ان لا يحرق الدرج فلم يسمع لهم.
Elnatan, Delaya ve Gemarya tomarı yakmaması için yalvardılarsa da kral onları dinlemedi.以 利 拿 單 和 第 萊 雅 並 基 瑪 利 雅 懇 求 王 不 要 燒 這 書 卷 . 他 卻 不 聽
Elnatan, Delaya ve Gemarya tomarı yakmaması için yalvardılarsa da kral onları dinlemedi.以利 拿單 和 第萊 雅並 基瑪利 雅懇求 王 不要 燒這書 卷 . 他 卻不聽
Gökyüzü dürülen bir tomar gibi ortadan kalktı. Her dağ, her ada yerinden sökülüp alındı.A nebe se schovalo jako knihy zavřené, a všeliká hora i ostrovové z místa svého pohnuli se.
Gökyüzü dürülen bir tomar gibi ortadan kalktı. Her dağ, her ada yerinden sökülüp alındı.A nebo ta pošlo jako svíjajúci sa knižný svitok. A každý vrch a ostrov sa pohly so svojho miesta.
Gökyüzü dürülen bir tomar gibi ortadan kalktı. Her dağ, her ada yerinden sökülüp alındı.A niebo ustąpiło jako księgi zwinione, a wszelka góra i wyspy z miejsca się swego poruszyły;
Gökyüzü dürülen bir tomar gibi ortadan kalktı. Her dağ, her ada yerinden sökülüp alındı.El cielo fue apartado como un pergamino enrollado, y toda montaña e isla fueron removidas de sus lugares
Gökyüzü dürülen bir tomar gibi ortadan kalktı. Her dağ, her ada yerinden sökülüp alındı.E o céu recolheu-se como um livro que se enrola; e todos os montes e ilhas foram removidos dos seus lugares.
Gökyüzü dürülen bir tomar gibi ortadan kalktı. Her dağ, her ada yerinden sökülüp alındı.Il cielo si ritirò come un volume che si arrotola e tutti i monti e le isole furono smossi dal loro posto
Gökyüzü dürülen bir tomar gibi ortadan kalktı. Her dağ, her ada yerinden sökülüp alındı.In nebo je izginilo kakor knjiga, ko se zvije, in vse gore in otoki so se premeknili s svojih mest.
Gökyüzü dürülen bir tomar gibi ortadan kalktı. Her dağ, her ada yerinden sökülüp alındı.하늘은 종이 축이 말리는 것같이 떠나가고 각 산과 섬이 제 자리에서 옮기우매
Gökyüzü dürülen bir tomar gibi ortadan kalktı. Her dağ, her ada yerinden sökülüp alındı.Langit menghilang seperti kertas digulung, dan semua gunung dan pulau digeserkan dari tempatnya
Gökyüzü dürülen bir tomar gibi ortadan kalktı. Her dağ, her ada yerinden sökülüp alındı.Og Himmelen veg bort, lig en Bog, der sammenrulles, og hvert Bjerg og hver Ø flyttedes fra deres Steder.
Gökyüzü dürülen bir tomar gibi ortadan kalktı. Her dağ, her ada yerinden sökülüp alındı.Trời bị dời đi như quyển sách cuốn tròn , và hết_thảy các núi các đảo bị quăng ra khỏi chỗ mình ;
Gökyüzü dürülen bir tomar gibi ortadan kalktı. Her dağ, her ada yerinden sökülüp alındı.Trời bị dời đi như quyển sách cuốn tròn, và hết thảy các núi các đảo bị quăng ra khỏi chỗ mình;
Gökyüzü dürülen bir tomar gibi ortadan kalktı. Her dağ, her ada yerinden sökülüp alındı.και ο ουρανος απεχωρισθη ως βιβλιον τυλιγμενον, και παν ορος και νησος εκινηθησαν εκ των τοπων αυτων
Gökyüzü dürülen bir tomar gibi ortadan kalktı. Her dağ, her ada yerinden sökülüp alındı.А небо зникло, як лист звинутий, і всяка гора і виспа двигнулись із місць своїх;
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod