Çatlak büyümesinin tahmini, hasar toleranslı mekanik tasarım disiplininin temelinde yer alır.The prediction of crack growth is at the heart of the damage tolerance mechanical design discipline.
İzlanda toplumu LGBT kişilere karşı toleranslıdır.Die portugiesische Gesellschaft ist generell tolerant gegenüber LGBT-Personen.
Almanya yasal ve toplumsal olarak eşcinsellere karşı toleranslıdır.Homosexualität ist in Syrien illegal und gesellschaftlich tabuisiert.
Hayal kırıklıklarına karşı düşük tolerans.Ils sont intolérants aux frustrations.
Laktoz malabsorbsiyonun mevcudiyeti ekseriya laktoz tolerans testiyle tespit edilebilir.Troisièmement, on peut effectuer le test de tolérance au lactose.
Hart ise orman bahçeleri için gölge toleransı yüksek olan çok yıllık sebzeleri tercih etti.Hart privilégia donc des végétaux vivaces tolérant l'ombre.
Çocuk yetiştirmek tolerans gerektirir.Criar a un niño requiere paciencia.
Özellikle Atenizm'in Shu gibi bazı diğer tanrılara tolerans göstermesi de olayı karmaşıklaştırmaktadır.El panorama se complicó aún más por la tolerancia a otras deidades, como Shu, por parte del Atenismo.
Hart ise orman bahçeleri için gölge toleransı yüksek olan çok yıllık sebzeleri tercih etti.Hart favoreció las verduras perennes tolerantes a la sombra.
Bu harfler de bize toleransın oranını belirtir.Es en ese punto donde ubicamos los límites de la tolerancia.
Hayal kırıklıklarına karşı düşük tolerans.Tienen una baja tolerancia a la emotividad desenfrenada.
Bozulmuş glukoz toleransı, tip 2 diabetes mellitustan uzun yıllar önce ortaya çıkabilir.La intolerancia a la glucosa puede durar 7-10 años antes de que aparezca la Diabetes tipo 2.
Katolik inancının statüsü tanınsa da inançlara tolerans korundu.Se definía la confesionalidad católica del estado y la tolerancia hacia otras religiones.
Ancak aşırı suya toleranslı değildir.Sembra non tollerare il disturbo ambientale.
Toleransları %1'den daha küçük olabilir.La variabilità dovrebbe essere inferiore all'1%.
Ölçüm hata toleransı ±4 olarak verilmiştir.La causa del peccato Questione 4.
Hayal kırıklıklarına karşı düşük tolerans.Grazie alle amiche supera la delusione.
Toleransları %1'den daha küçük olabilir.Всхожесть может быть ниже 1%.
Bu sebeple adadaki Katolik nüfusuna karşı tolerans, Rum Ortodoks nüfusa karşı olandan çok daha azdı.ونتيجة لذلك، كان التسامح العثماني تجاه المجتمع الكاثوليكي أقل بكثير من نحو طائفة الروم الأرثوذكس.
Dini toleransa, basın ve konuşma özgürlüklerine ve özel mülkiyet hakkına izin verme eğilimindedirler.ومالوا لتبني مبادئ التسامح الديني وحرية التعبير وحق استحواذ الملكية الخاصة.
Hayal kırıklıklarına karşı düşük tolerans.Pouca tolerância à frustração.
Almanya yasal ve toplumsal olarak eşcinsellere karşı toleranslıdır.A homossexualidade na Alemanha é legal e socialmente aceita.
Nihilizme karşı kerhen toleranslı davranmaya çalışsa da, Bazarov’a olan nefretinin önüne geçememektedir.Hoewel hij enigszins tolerant is tegenover het nihilisme, haat hij Bazarov.
Bu ise riskten kaçınma için ön yargıları ve karar vermedeki risk toleransını da arttırır.Codificatie moet rechterlijke willekeur voorkomen en de rechtszekerheid vergroten.
Fakat diğer Sultanlar daha toleranslıydı .Sommige steden waren toleranter dan andere.
İzlanda toplumu LGBT kişilere karşı toleranslıdır.Duńczycy należą do społeczeństw bardzo tolerancyjnych wobec przedstawicieli LGBT.
Böyle bir paket hata toleranslı bir ağ üzerinden önemli bir bilgi işlem uygulaması verisi taşıyabilir.Ett mer sofistikerat kommunikationssystem kan gå under begreppet feltoleranta nätverk.
Ölçüm hata toleransı ±4 olarak verilmiştir.Důlní míra byla udělena 4.
İmmün tolerans yöntemlerinden birisidir.Je to hlavní mechanismus centrální tolerance.
Papaya sadık kalan Katoliklere tolerans gösterilmeyecekti.Nedal katolíkům jasné mravní normy.
İzlanda toplumu LGBT kişilere karşı toleranslıdır.Islanda este o țară liberală în raport cu drepturile comunității LGBT.
İzlanda toplumu LGBT kişilere karşı toleranslıdır.Az angel islandi emberek békések.
Film dirençlerin toleransları %1-5 civarındadır.A kinematikai párok szabadságfoka 1-5 lehet.
Hayal kırıklıklarına karşı düşük tolerans.Hänen kärsivällisyytensä pettää helposti hänen alaistensa epäonnistumisista.
Toleransları %1'den daha küçük olabilir.Μερικές φορές μπορεί να φτάσει και κάτω από 50%.
Bu nedenle Protestanlara karşı toleranslı olmamakla suçlandı.Han undgik derfor ikke at blive beskyldt for at være for katolsk.
Dini toleransa, basın ve konuşma özgürlüklerine ve özel mülkiyet hakkına izin verme eğilimindedirler.De tenderte til å tillate religiøs toleranse, ytringsfrihet og trykkefrihet, og retten til privat eiendom.
Katolik inancının statüsü tanınsa da inançlara tolerans korundu.De respekterte den katolske kirken, men viste også toleranse overfor andre trosretninger.
Hayal kırıklıklarına karşı düşük tolerans.Vår forakt for svakhet.
İmmün tolerans yöntemlerinden birisidir.Đó là một trong những yếu tố của thiện tâm.
Bu harfler de bize toleransın oranını belirtir.Bài thơ này đại ý tả cảnh nhàn nhã thời thanh bình.
Açık toplumlarda devlet toleranslı ve bürokrasiden uzaktır, politik sistemler şeffaf ve esnektir.開かれた社会においては、政府は敏感で寛容深く、政治機構は透明で柔軟であるとされる。
Traverten tuza toleranslıdır ve düşük güneş ışığı yansımasına sahiptir.トラバーチンは耐塩性があり、太陽光反射が少ない。
Üç şekilde oluşabilir: merkezi tolerans, periferal tolerans ve kazanılmış tolerans.诱导免疫耐受可分为中枢耐受(central tolerance)、外周耐受(peripheral tolerance)与获得耐受(acquired tolerance)三种形式。
Hayal kırıklıklarına karşı düşük tolerans.그 무자비함에 적은 비탄에 빠져 파멸한다.
Dini toleransa, basın ve konuşma özgürlüklerine ve özel mülkiyet hakkına izin verme eğilimindedirler.הם אפשרו סובלנות דתית, חופש הדיבור והעיתונות, ואת הזכות להחזיק ברכוש פרטי.
Hayal kırıklıklarına karşı düşük tolerans.יש לה גם סובלנות נמוכה כלפי עלבונות.
Açık toplumlarda devlet toleranslı ve bürokrasiden uzaktır, politik sistemler şeffaf ve esnektir.בחברה פתוחה, הממשלה צפויה להיות קשובה וסובלנית לאזרחי המדינה, והמנגנונים הפוליטיים שקופים וגמישים.
Hayal kırıklıklarına karşı düşük tolerans.От надежка към разочарование.
PCI- X , PCI ‘ dan hata toleranslı olmak üzere tasarımlanmıştır.PCI-X (PCI Extended) ime je za poboljšanu inačicu sabirnice PCI.
Laktoz malabsorbsiyonun mevcudiyeti ekseriya laktoz tolerans testiyle tespit edilebilir.Prítomnosť a vlastnosti antihmoty v nej je možné zisťovať pomocou lasera.
Fakat diğer Sultanlar daha toleranslıydı .Muzikológovia sú oveľa zhovievavejší.
Traverten tuza toleranslıdır ve düşük güneş ışığı yansımasına sahiptir.Travertin je odporen na sol in ima nizko refleksijo sončne svetlobe.
Vücut lovastatine genellikle iyi tolerans gösterir.Ligoniai paprastai gerai toleruoja procedūras.
İzlanda toplumu LGBT kişilere karşı toleranslıdır.Vaata Vägivald LGBT-inimeste vastu.
Papaya sadık kalan Katoliklere tolerans gösterilmeyecekti.Mittekatoliiklaste suhtes muututi sallivamaks.
Bizim için, onlar için, oyun, dostluklar kurmak ve toleransları artımak için bir temeldir.Bagi kita dan mereka, bermain adalah fondasi dari persahabatan dan memupuk toleransi.
Bizim için, onlar için, oyun, dostluklar kurmak ve toleransları artımak için bir temeldir.Dla nich jak i dla nas zabawa to podstawa budowania związków i rozwijania tolerancji.
Bizim için, onlar için, oyun, dostluklar kurmak ve toleransları artımak için bir temeldir.Đối với chúng ta và chúng, chơi đùa là nền tảng để liên kết những mối quan hệ và nuôi dưỡng sự bao dung.
Bizim için, onlar için, oyun, dostluklar kurmak ve toleransları artımak için bir temeldir.För oss och dem, är lek grundläggande för att skapa relationer och skapa tolerans.