Ana içeriğe geç
Sözlük

titiz ile cümle

titiz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bu albüm 2 yıl süren titiz bir çalışmanın ürünüdür.Az album két év munkájának gyümölcse.
Au-Pairler çocuklar konusunda çok hassas ve titiz olmak zorundadırlar.A szőrzetnek durva tapintásúnak és simának kell lennie.
Kesilmesi dikkat ve titizlik ister.Merevséget és makacsságot mutat.
Savaşlarda titizlikle uydukları insani kuralları vardır.Háborúban lábbal tiporják a törvényeket.
Sansargiller neredeyse hep yalnız yaşarlar ve kendilerine sahip edindikleri bölgeyi titizlikle savunurlar.A szövetséges hím gepárdok sokkal sikeresebben védik és tartják meg területüket, mint ha egyedül élnének.
Bu çeşit örnek almayı titiz, tenkitçi bir şekilde inceleme imkânı yoktur.Ellenkező esetben aligha lehetne belőlük előrelátásokat levezetni, és őket tapasztalatilag ellenőrizni.
Titiz şairlerdendir.Runoista rakkaimmat.
Bu iki görevi birbirine karıştırmamak konusunda çok titiz davrandı..Ήμασταν πάρα πολύ απασχολημένες να φλυαρούμε μεταξύ μας.
Çevre kirliliğini önleme konusunda titizlik gösterir.Der skal lægges større vægt på at forebygge forurening.
Çok titiz ve sinirlenmeye meyilli bir karakterdir.Han er en noget forsigtig og nervøst anlagt person.
Tarihçilerin çalışmalarının özgünlüğü titiz bir meseledir.I flere tilfeller har journalisters hemmelige kilder vært et eksplisitt mål.
O günden beri uçak indirip kaldırma konusunda tüm ekip çok titizdir.Những loại máy bay này đã bị loại ra khỏi đội bay kể từ những ngày đó.
İTÜ’den sınıf arkadaşı Tülay Titiz (Eriş) ile evlidir.“Lam Trường bí mật đính hôn với 'hot girl'”.
Ancak, bu çalışmalardan elde edilen verilerin çok büyük bir titizlikle değerlendirilmesi gerekir.Những tác phẩm của Thế Tông được đánh giá rất cao.
Tınaz Titiz, Devlet Bakanı oldu.Sơn Ngọc Thành trở thành Bộ trưởng Ngoại giao.
Tınaz Titiz, Devlet Bakanı oldu.徐樹錚は、国務院秘書長となった。
Buna dair en titiz arayışımızın tek sonucu korku ve belirsizliktir.苦手・欠点 唯一はっきりと分かる欠点は高所恐怖症。
Basel bütün bir savaş boyunca titizlikle tarafsız kalmıştı.在整场战争期间,巴塞尔刻意保持着中立。
Çok titiz ve sinirlenmeye meyilli bir karakterdir.他的性格變得十分暴躁易怒。
O günden beri uçak indirip kaldırma konusunda tüm ekip çok titizdir.”这位官员目睹了自飞机起飞开始的坠机事件的全过程。
(Artık uygun olarak seçilen aksiyom ve tanımlardan titiz bir şekilde tümdengelim yapılmaktadır.)(이름과 달리 이는 이미 증명된 정리이다.)
O günden beri uçak indirip kaldırma konusunda tüm ekip çok titizdir.개장 초기에 여의도 비행장은 매우 한산했다.
Au-Pairler çocuklar konusunda çok hassas ve titiz olmak zorundadırlar.האבות של האקא מפגינים עדינות ורגישות רבה כלפי ילדיהם.
Dirac arkadaşları arasında sakin ve titiz kişiliği ile tanınırdı.דיראק היה ידוע בין עמיתיו בשל אופיו הדייקני והמסוגר.
Operalarına konu bulmada çok titiz davranmış ve halkın hoşlanacağı türden güncel konuları ele almıştır.Писателката е уважавана за темите си относно това как да се справяме със живота, който водим днес.
Tarihçilerin çalışmalarının özgünlüğü titiz bir meseledir.По думите му журналистиката на групи е ново явление.
Uzmanlık alanlarında sayısız çalışmalar yapmış, araştırmalarını titizlikle gerçekleştirmiştir.Там тя събира много истории и детайлно наблюдава дейността на персонала.
Alkol ve sigaraya düşkün olan Süreya, mesleğinde oldukça ciddi ve titiz bir şekilde çalışmıştır.За работата със своя стар приятел обаче се държи отговорно и сериозно.
Basel bütün bir savaş boyunca titizlikle tarafsız kalmıştı.Basel je ostao zagonetno neutralan tijekom cijelog rata.
James, kayıt, mastering ve baskılama sürecinde titizlikle davrandı.James je pedantno snimao, masterirao i otisnuo ploče.
1864 olarak, Maxwell denklemleri titizlikle bu birleşik etkileşimi miktarı almıştı.Maxwellove rovnice v roku 1864 dôsledne popísali túto zjednotenú interakciu.
İnce derili yavrular büyük bir titizlikle tek tek annenin ağzında su kıyısına taşınır.Potom mláďatá opatrne prenesú v ústach do vody.
Beethoven çok titiz çalışan bir müzisyendi.Chaplin nebol vyštudovaný hudobník.
Kesilmesi dikkat ve titizlik ister.Biti mora natančen in potrpežljiv.
Söz konusu titizlik ve özen her satırda görülür.Nasilje in nepravičnost povsod prevladujeta.
Bu çeşit örnek almayı titiz, tenkitçi bir şekilde inceleme imkânı yoktur.Takšnega izida poskusa ne moremo v nobenem primeru pričakovati.
Şâir kuyumcu titizliğiyle çalışır.Valstija garsi savo juvelyrikos dirbiniais.
Bu çeşit örnek almayı titiz, tenkitçi bir şekilde inceleme imkânı yoktur.Dėl šios savybės per tokią medžiagą sunku arba neįmanoma įžiūrėti aiškaus vaizdo.
“Soy bilim, bilgide titizlik gerektirir, çok sayıda malzemenin yığılmasını sabır gerektirir.”"Ja oluline on see, et teil oleks kannatlikkust teha lihtsaid energiaharjutusi."
Tarihçilerin çalışmalarının özgünlüğü titiz bir meseledir.Tundub olevat ajaloolaste uurimustega heas kooskõlas.
Ama Gregor titizlikle dikkate onlar hakkında düşünce ve amaçlanan그러나 그레거 꼼꼼한 배려로 그들에 대해 생각하고 의도
Ama Gregor titizlikle dikkate onlar hakkında düşünce ve amaçlanan Noel arifesinde bir törenle konuyu açıklar.Aber Gregor dachte sie mit gewissenhafter Prüfung und soll erklären die Sache feierlich an Heiligabend.
Ama Gregor titizlikle dikkate onlar hakkında düşünce ve amaçlanan Noel arifesinde bir törenle konuyu açıklar.Ale Gregor myślał o ich staranne rozpatrzenie i przeznaczone do wyjaśnić sprawę uroczyście w Wigilię.
Ama Gregor titizlikle dikkate onlar hakkında düşünce ve amaçlanan Noel arifesinde bir törenle konuyu açıklar.Ale Gregor premýšľal o ne s úzkostlivou pozornosť a sú určené na vysvetliť veci slávnostne na Štedrý deň.
Ama Gregor titizlikle dikkate onlar hakkında düşünce ve amaçlanan Noel arifesinde bir törenle konuyu açıklar.Ale Gregor přemýšlel o ně s úzkostlivou pozornost a jsou určeny k vysvětlit věci slavnostně na Štědrý den.
Ama Gregor titizlikle dikkate onlar hakkında düşünce ve amaçlanan Noel arifesinde bir törenle konuyu açıklar.Ampak Gregor mislil o njih z natančno obravnavo in naj bi razložiti zadevo slovesno na božični večer.
Ama Gregor titizlikle dikkate onlar hakkında düşünce ve amaçlanan Noel arifesinde bir törenle konuyu açıklar.Dar Gregor gândit-le cu atenţie strictă şi destinat să explică obiectul ceremonios în Ajunul Crăciunului.
Ama Gregor titizlikle dikkate onlar hakkında düşünce ve amaçlanan Noel arifesinde bir törenle konuyu açıklar.Maar Gregor dacht ze met nauwgezette aandacht en bedoeld om verklaren de zaak plechtig op kerstavond.
Ama Gregor titizlikle dikkate onlar hakkında düşünce ve amaçlanan Noel arifesinde bir törenle konuyu açıklar.Men Gregor tænkt på dem med en nøje overvejelse og har til formål at forklare sagen ceremonielt juleaften.
Ama Gregor titizlikle dikkate onlar hakkında düşünce ve amaçlanan Noel arifesinde bir törenle konuyu açıklar.Men Gregor tänkte på dem med noggrann hänsyn och är avsedda att förklara saken högtidligen på julafton.
Ama Gregor titizlikle dikkate onlar hakkında düşünce ve amaçlanan Noel arifesinde bir törenle konuyu açıklar.Mutta Gregor ajatellut niitä tunnollinen huomiota ja tarkoituksena selittää asia juhlallisesti jouluaattona.
Ama Gregor titizlikle dikkate onlar hakkında düşünce ve amaçlanan Noel arifesinde bir törenle konuyu açıklar.Tuy nhiên, Gregor nghĩ về họ xem xét tỉ mỉ và dự định giải thích các vấn đề ceremoniously vào đêm Giáng sinh.
Ama Gregor titizlikle dikkate onlar hakkında düşünce ve amaçlananאבל גרגור חשב על אותם תוך התחשבות קפדנית והתכוון
Ama Gregor titizlikle dikkate onlar hakkında düşünce ve amaçlananولكن الفكر غريغور عنهم مع النظر الدقيق وتعتزم
Ama Gregor titizlikle dikkate onlar hakkında düşünce ve amaçlananクリスマスイブで盛大に問題を説明する。
Ancak, siz bunu, bizim ihtiyacımız olan disiplin ve titizlikle yapmadınız.하지만 여러분은 그 문제를 우리가 여기서 추구하고자 하는 일종의 훈련을 통해 해결해 보지는 않았을 겁니다
Ancak, siz bunu, bizim ihtiyacımız olan disiplin ve titizlikle yapmadınız.אך לא עשיתם זאת במידת המשמעת והדיוק שאנו דורשים כאן.
Antikalar titizlikle kullanılmalı.Az antik darabokat gondosan óvni kell.
Antikalar titizlikle kullanılmalı.Il faut faire attention aux antiquités.
Antikalar titizlikle kullanılmalı.التحف يجب التعامل معها بحذر
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod