Bihar, kalkınmanın önündeki engelin timsali gibi: yolsuzluğun çevrelediği çaresiz yoksulluğun.汚職にまみれた絶望的な貧困状態です 世界的に 13億人の人々が
Bir: Ahlak timsallerini tebrik edin.Hou morele voorbeelden in ere.
Bir: Ahlak timsallerini tebrik edin.첫째: 선행을 한 사람을 띄워준다.
Bir: Ahlak timsallerini tebrik edin.Po pierwsze: celebrować przykłady moralne.
Bir: Ahlak timsallerini tebrik edin.Po prvé, oslavujte morálne vzory.
Bir: Ahlak timsallerini tebrik edin.Uma: celebrar exemplos morais.
Bir: Ahlak timsallerini tebrik edin.Uno: celebrare modelli morali.
Bir: Ahlak timsallerini tebrik edin.Unu: cinstiţi exemplele de moralitate.
Bir: Ahlak timsallerini tebrik edin.Uppmärksamma moraliska förebilder.
Bir: Ahlak timsallerini tebrik edin.Первое: прославлять моральные примеры для подражания.
Bir: Ahlak timsallerini tebrik edin.Перше: славити зразкові моральні приклади.
Bir: Ahlak timsallerini tebrik edin.אחד: מעלים על נס מופתים מוסריים.
Bir: Ahlak timsallerini tebrik edin.أولاً: أن نُشيد بالنماذج الأخلاقية.
Bir: Ahlak timsallerini tebrik edin.実際、ロースクールに行くと
Bu TED'de bile bir çok ahlak timsalinden konuşmalar dinledik.Aj tu na TEDe sme počuli prednášať niekoľko morálnych hrdinov.
Bu TED'de bile bir çok ahlak timsalinden konuşmalar dinledik.A TED -nél is hallhattunk már beszédeket több morális hőstől.
Bu TED'de bile bir çok ahlak timsalinden konuşmalar dinledik.Cũng chỉ ở TED thôi chúng ta đã nghe bài phát biểu của một vài anh hùng đạo đức.
Bu TED'de bile bir çok ahlak timsalinden konuşmalar dinledik.Di TED saja kita telah dengarkan ceramah dari beberapa pahlawan moral.
Bu TED'de bile bir çok ahlak timsalinden konuşmalar dinledik.Här på TED har vi hört föredrag från flera moraliska hjältar.
Bu TED'de bile bir çok ahlak timsalinden konuşmalar dinledik.In diesem TED haben wir einige Reden von moralischen Helden gehört.
Bu TED'de bile bir çok ahlak timsalinden konuşmalar dinledik.Netop på denne TED hørte vi taler fra flere moralske helte.
Bu TED'de bile bir çok ahlak timsalinden konuşmalar dinledik.Proprio qui da TED abbiamo sentito i discorsi di diversi eroi morali.
Bu TED'de bile bir çok ahlak timsalinden konuşmalar dinledik.Rien qu'à cette conférence nous avons entendu plusieurs héros moraux.
Bu TED'de bile bir çok ahlak timsalinden konuşmalar dinledik.Só nesta sessão da TED ouvimos falar de vários heróis morais.
Bu TED'de bile bir çok ahlak timsalinden konuşmalar dinledik.이번 TED에서도 인상적인 영웅들이 많았습니다.
Bu TED'de bile bir çok ahlak timsalinden konuşmalar dinledik.Tylko tu, na tej konferencji TED, usłyszeliśmy już wykłady kilku moralnych bohaterów.
Bu TED'de bile bir çok ahlak timsalinden konuşmalar dinledik.Σε αυτό το συνέδριο του TED, ακούσαμε ομιλίες από πολλούς ηθικούς ήρωες.
Bu TED'de bile bir çok ahlak timsalinden konuşmalar dinledik.На цій конференції ми чули виступи декількох моральних героїв.
Bu TED'de bile bir çok ahlak timsalinden konuşmalar dinledik.Прямо на этой конференции TED мы слышали выступления нескольких этических героев.
Bu TED'de bile bir çok ahlak timsalinden konuşmalar dinledik.גם ב-TED הנוכחי שמענו הרצאות מפי כמה גיבורים מוסריים.
Bu TED'de bile bir çok ahlak timsalinden konuşmalar dinledik.ومن نفس المنطلق سمعنا هنا في TED أحاديث عن العديد من الأبطال الذين تحلوا بالأخلاق.
Bu TED'de bile bir çok ahlak timsalinden konuşmalar dinledik.特に感銘を受けた話が2つあります
Fakat hayat kavgasında gide gele, ahlak timsallerinin varlığını kabul etmemeye başlarız.Ale my se učíme, že se sofistikovaností přichází poznání, že nemůžete uznávat své morální hrdiny.
Fakat hayat kavgasında gide gele, ahlak timsallerinin varlığını kabul etmemeye başlarız.Dar învăţăm că, odată cu sofisticarea vine şi înţelegerea că nu poţi admite public că ai eroi morali.
Fakat hayat kavgasında gide gele, ahlak timsallerinin varlığını kabul etmemeye başlarız.De megtanultuk, hogy a tudásunk burjánzásával egyre kevésbé tudjuk elismerni, hogy vannak erkölcsi hőseink.
Fakat hayat kavgasında gide gele, ahlak timsallerinin varlığını kabul etmemeye başlarız.물론 살다보면 그게 말처럼 쉽지만은 않다는걸 배웁니다. 그런 사람이 있어도 알아주는 건 쉬운 일이 아니죠.
Fakat hayat kavgasında gide gele, ahlak timsallerinin varlığını kabul etmemeye başlarız.Leider lernen wir durch Erfahrung zu verstehen, dass man moralische Helden nicht mehr anerkennen kann.
Fakat hayat kavgasında gide gele, ahlak timsallerinin varlığını kabul etmemeye başlarız.Mais nous apprenons que le raffinement nous fait comprendre qu'on ne peut pas admettre avoir des héros moraux.
Fakat hayat kavgasında gide gele, ahlak timsallerinin varlığını kabul etmemeye başlarız.Men vi får lära oss att den sofistikerade inser att man inte får erkänna att man har moraliska hjältar.
Fakat hayat kavgasında gide gele, ahlak timsallerinin varlığını kabul etmemeye başlarız.Men vi lærer, at med sofistikation kommer forståelsen, at du ikke kan anerkende, at du har moralske helte.
Fakat hayat kavgasında gide gele, ahlak timsallerinin varlığını kabul etmemeye başlarız.Stáva sa nám, že so sofistikovaním prichádza pocit, že si nemôžeme priznať, že máme morálnych hrdinov.
Fakat hayat kavgasında gide gele, ahlak timsallerinin varlığını kabul etmemeye başlarız.Αλλά μάθαμε πως καθώς γινόμαστε σοφότεροι δε πρέπει να παραδεχόμαστε τους ηθικούς ήρωες.
Fakat hayat kavgasında gide gele, ahlak timsallerinin varlığını kabul etmemeye başlarız.Но научаваме, че с усъвършенстването идва разбирането, че не можете да признаете, че имате морални герои.
Fakat hayat kavgasında gide gele, ahlak timsallerinin varlığını kabul etmemeye başlarız.אך אנו נעשים מתוחכמים ולומדים להבין שאסור להודות בכך שיש לך גיבורים מוסריים.
Fakat hayat kavgasında gide gele, ahlak timsallerinin varlığını kabul etmemeye başlarız.ولكننا نعلم أنه مع التطور يأتي فهم أنه لا يمكنك الاعتراف بأن لديك أبطالاً يتحلون بالأخلاق.
Fakat hayat kavgasında gide gele, ahlak timsallerinin varlığını kabul etmemeye başlarız.認めづらくなってきます どうぞ認めてください
"gündelik kahramanlar", ahlak timsalleri olmalıyız.우리가 가르치는 사람에게 본보기가 되어야 합니다.
"gündelik kahramanlar", ahlak timsalleri olmalıyız.les références morales, pour nos disciples.
"gündelik kahramanlar", ahlak timsalleri olmalıyız.דמויות מופת עבור האנשים שאנו מדריכים.
"gündelik kahramanlar", ahlak timsalleri olmalıyız.والنماذج الأخلاقية التي يحتذي بها الأفراد الذين نقوم بتوجيههم.
"gündelik kahramanlar", ahlak timsalleri olmalıyız.私たちは指導者として、自分が教えている間
İnsanlar, ahlak timsallerinden esinlenirler.As pessoas são inspiradas por heróis morais.
İnsanlar, ahlak timsallerinden esinlenirler.Az embereket lelkesítik az erkölcsi hősök.
İnsanlar, ahlak timsallerinden esinlenirler.Folk bliver inspireret af moralske helte.
İnsanlar, ahlak timsallerinden esinlenirler.사람들은 이런 인간성을 갖춘 영웅들로부터 자극을 받습니다.
İnsanlar, ahlak timsallerinden esinlenirler.La gente è ispirata dagli eroi morali.
İnsanlar, ahlak timsallerinden esinlenirler.Les gens sont inspirés par des héros moraux.
İnsanlar, ahlak timsallerinden esinlenirler.Lidé jsou inspirováni morálními hrdiny.
İnsanlar, ahlak timsallerinden esinlenirler.Los héroes morales inspiran a las personas.
İnsanlar, ahlak timsallerinden esinlenirler.Ľudí inšpirujú morálni hrdinovia.