Ana içeriğe geç
Sözlük

ticaret ile cümle

ticaret kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Rus ticaret gemilerine boğazlarda geçiş hakkı tanındı.Navelor comerciale ruse li se acordă dreptul de liberă trecere în Marea Mediterană.
Yahudilerin çoğu tarımla veye ticaretle uğraştı.Majoritatea evreilor irakieni era activă în domeniul comerțului.
31 Mayıs 2001'de ise Dünya Ticaret Örgütü'ne katılmaya hak kazanmıştır.Lituania a dobândit calitatea de membru al Organizației Mondiale a Comerțului la 31 mai 2001.
Mahallenin gençleri ticaret veya turizm sektöründe çalışmaktadır.Puțini locuitori lucrează în comerț sau servicii.
Böylece ticaret bağlantısı kesintiye uğramıştır.Schimburile comerciale s-au diminuat.
Londra'ya kaçtı ve yeniden ticaretle uğraşmaya başladı.El revenise la Londra și se ocupă de recrutări.
Ratlam büyük bir demiryolu kavşağı,tarımsal ticaret merkezi ve sanayi kentidir.Subotica este un mare nod feroviar, centru industrial și comercial.
Dünya Ticaret Örgütü kuruldu.Organizația Internațională a Muncii este stabilita.
Ticaretin odağı yerel piyasa ve özellikle Almanya ve Birleşik Krallık olmak üzere batı ülkeleriydi.Comerțul se concentra pe piața locală și pe Occident, în special pe Germania și Regatul Unit.
Sanayi ve Ticaret Odası mevcuttur.Camera de Comerț și Industrie.
Fakat Amerika bağımsızlığından sonra bu türlü ticaret çok gelişmeden sona ermiştir.Înainte ca el să ajungă acolo, negociatorii americani terminaseră tratativele cu succes.
Köyün ekonomisi Ticarete bağlıdır.Bogăția națională depinde de comerț.
Ticaret, turizmi takiben gelişmiş ikinci büyük sektördür.După comerț, turismul este cea de-a doua ramură importantă din sectorul de servicii.
Doğu ticaret yolları tamamen Osmanlıların eline geçmiştir.Astfel că rutele comerciale au trecut în mâinile lahmizilor.
Federal Meclis, Ticaret Birliği'ni tanımadığını ilan etti."Stăm ca fraierii că nu a venit comisia.
Bu gelişme İtalyan ticaret şehirlerinden başlamıştır.Termenul a ajuns în Anglia de la comercianți italieni.
Toronto Kanada'nın en büyük şehri ve ticaret merkezi, Ontario eyâletinin başkentidir.Toronto este cel mai mare oraș din Canada și capitala provinciei Ontario.
Babası tütün ticareti ile uğraşan bir tacir ve aynı zamanda kaçakçıydı.Tatăl său era moșier și făcea comerț cu tutun.
Washington'da köle ticareti yasaklanacak.A fost abolit comerțul cu sclavi în Anglia.
Babası ticaret filosunda görevli bir denizciydi.Tatăl ei era un căpitan în marina comercială.
Türkiye Cumhuriyeti Gümrük ve Ticaret Bakanlığı.Ministerul Afacerilor Externe și Comerțului Republicii Coreea.
Politikaları, adil, şeffaf ve karşılıklı ticareti arttırmayı amaçlıyor.De acum înainte, ne așteptăm ca relațiile comerciale să fie corecte și reciproce.
Bir diğer sorun ise dış ticaretti.În sfârșit, amenajarea spațiului interior.
Bu dönemde, sanatlar, ticaret ve sanayi çok gelişmişti.S-au dezvoltat în ultimii ani comerțul, serviciile și construcțiile.
Çocukluğunda, Karadeniz ve Akdeniz'deki ticaret merkezlerine uğrayan babasıyla yolculuk yapmıştır.Din copilărie se ducea împreună cu tatăl său în largul mării să prindă pește.
Başlangıçta Ticaret Nezareti’ne bağlı bir kurum idi.Grupul avea la început ca principală activitate comerțul exterior.
Bunun nedeni ise Ekreklilerin büyük çoğunluğunun ticaretle uğraşması ve kavgacı bir yapıya sahip olmasıdır.În primul rând, vom trata mai pe larg tema creării unor mărci puternice și a unui capital de piață al mărcii.
Ayrıca Hollandalılar köle ticaretinden büyük bir kâr sağladılar.Alte orașe au profitat din plin de comerțul cu sclavi.
Kentin adında yer alan köping, ticaret merkezi anlamına gelir.XVI această localitate este menționată ca târg, adică oraș comercial.
İmparatorluğun ekonomik temellerinden biri ticaretti.Unul dintre fundamentele economice ale imperiului era cel comercial.
Emtia ticaretinde koruma seviyesi tarımsal ürünler haricinde düşüktür.Nivelul de protecție în comerțul cu mărfuri este scăzut, cu excepția celui pentru produsele agricole.
Dış ticareti arttı. ve yaşam düzeyi yükseldi.Structurile economice au fost modernizate, iar nivelul de viață s-a ridicat.
Uluslararası ticaret yasağı sayesinde Afrika'nın bazı bölgelerinde fil popülasyonu toparlanmıştır.Interdicția a permis ca efectivele de elefanți să-și revină în anumite părți ale Africii.
Bu örgütlerden Dünya Ticaret Örgütü'nde gözlemci statüsüne sahiptir.Organizația are statut de observator în cadrul Organizației de Cooperare Economică la Marea Neagră.
1925 yılında Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı'na seçildi.1925: Au fost înființate Camerele de comerț și de industrie.
1914'te, Alman ticaret filosu dünya kapasitesinin % 12'sini oluşturuyordu.În 1940, Marina Franceză era a patra în lume din punct de vedere al capacității de luptă.
Babası tahıl ticareti yapıyodu.Tatăl lui Louis a construit o mare afacere de comerț de grâne.
16. ve 17. yüzyıldaki Celali ayaklanmaları Anadolu kara ticaretine büyük zarar verdi.XVI-XVII relațiile capitaliste au găsit condiții favorabile de pătrundere în pescuit.
Ticaret mahkemelerini Adliye Nezaretine bağladı.Reușește să transfere judecătoriile comerciale la ministerul Justiției.
Ülkedeki Çinliler ticarette önemli paya sahiptir.Mulți chinezi s-au implicat în comerțul cu porțelan.
Hiçbir şekilde ticareti yapılamaz.Alt comerț nu fac.
Adana’da ticaretle uğraştı.Acestea sunt în legături de afaceri cu Soran.
Sanayinin yanı sıra turizm ve ticaret de kentin önemli gelir kaynakları arasında yer alır.Mulțumită comerțului, industriei și orașelor bogate, ele au fost importante și pentru trezorerie.
Ayrıca Sermaye Piyasası Kanunu, Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu ticaret hukuku kanunlarındandır.Actele și faptele obiective de comerț sunt enumerate de lege.
Berlin'de bir şarap ticarethanesi açtı.A avut o afacere cu vin de tara.
Deniz taşımacılığının ticaretin gelişiminde ve dolayısıyla ekonominin gelişiminde önemli bir rolü olmuştur.În economia sa negoțul maritim a fost un factor determinant.
Babası Joseph hububat ticareti yapıyordu.Tatăl său, John, lucra ca pielar.
Batı Afrika ticaret yolu için Kral Yolu (Büyük Sahra) maddesine bakınız.Lásd még: Szaharai Királyi Út, a nyugat-afrikai kereskedelmi út.
İsviçre Avrupa Serbest Ticaret Birliği (EFTA) üyesidir.Svájc az Európai Szabadkereskedelmi Társulás (EFTA) tagja.
Özellikle deniz yoluyla da önemli ticaret oldu.Ugyanakkor számottevő kereskedelmet is folytatott, főleg tengeren.
Bir ünlü Guernsey'li, William Le Lacheur, Avrupa'yla Kosta Rica kahve ticaretini kurulmuş.Egy nevezetes guernsey-i kereskedő, William Le Lacheur építette ki Costa Rica kávékereskedelmét Európával.
İslami Ticaret ve Sanayi Odası (ICCI), Karaçi, Pakistan.Iszlám Kereskedelmi és Iparkamara (Islamic Chamber of Commerce and Industry (ICCI)), Karacsi, Pakisztán.
Bölgede kürk ticareti başladı.A közösség helyén egy szőrmekereskedelem volt.
Van der Heul sonradan bir ticaret gemisinin ikinci kaptanı oldu ve hiçbir zaman korsanlıkla suçlanmadı.Később egy kereskedőhajóra került, ahol másodtiszt lett, és sosem ítélték el kalózkodásért.
Bu anayasayla savunma, ticaret ve yasal konularda federal sorumluluk da düzenlenmişti.Szövetségi hatáskörbe utalták a honvédelem, a kereskedelem és a jogi szabályozás kérdéseit.
O zamanlar Türkiye, Türkmenistan için ikinci büyük ticaret ortağıydı.Akkoriban Oroszország volt Moldova fő gazdasági partnere.
Bu güvenlik elektronik ticaret için önemlidir.Ez az elektronikus kereskedelem egyik formája.
Kent konumuna 1342 yılında alınan Växjö, buna rağmen 11. yüzyıldan beri önemli bir ticaret merkeziydi.Växjö 1342-ben kapta meg a városi rangot, de már korábban is fontos kereskedelmi központ volt.
Öyle herkes zevk için ve ticaret için balık avlayamaz.Így mindenki élvezheti a halászat, vadászat és a kereskedelem hasznát”.
1991 yılında devlet başkanı Cesar Gaviria idaresi sırasında Dış Ticaret Bakanı oldu.A César Gaviria-kormány idején 1991-ben külkereskedelmi miniszter volt.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod