Bunun bölgedeki köle ticaretini durdurduğu söylenmektedir.V teritoriu byl ustanoven zákaz provozování otroctví.
Aynı zamanda Hint ticaretine Portekiz Krallığı tehdidi ortaya çıkmıştı.V důsledku toho se pozměnil i původní text mexické hymny.
Yurtdışından ticaret amacıyla gelen aileleri levanten denmekteydi.Hledal i obchodní partnery v zahraničí.
1866 yılında Mersin genişletildi ve şehir önemli bir ticaret merkezi haline geliştirildi.V roce 1840 zde bylo otevřeno kasino a město se stalo významným lázeňským centrem.
Bu ya bireysel ticarette ya da müşterilerin vekâletinde ortaya çıkar.Výsledkem jsou pak silná obchodní i osobní pouta se zákazníky.
19. yüzyılda yerleşim endüstri ve ticaret yönüyle gelişti.V 19. století město změnilo svůj rezidentní charakter na administrativní a průmyslový.
Dünyanın önde gelen ticaret fuarlarının yaklaşık üçte ikisi Almanya'da gerçekleşmektedir.Přibližně každý třetí fanoušek z přítomných diváků je z Nizozemska.
Babası ticaret filosunda görevli bir denizciydi.Jeho otec byl Žid, který pracoval u obchodního námořnictva.
Özellikle İtalayan ticaret şehirleri bu tedbirlerden büyük faydalar gördüler.V ohnisku jeho pozornosti se nacházeli zejména italští velkostatkáři.
2006'da İsrail ile Tayvan arasında çift taraflı 1.3 milyar dolar hacimli ticaret gerçekleşti.Roční obchodní obrat mezi Izraelem a Tchaj-wanem činil 1,3 miliard amerických dolarů.
Bunun nedeni olarak ise, daha iyi ticaret yollarının bulunması olarak gösterilmektedir.To ho inspirovalo k využití vhodné polohy pro komerční účely.
Günümüzde televizyon yayıncılığının ilk amacı, reklam ve ticaret üzerine kuruludur.Program televize je zaměřen na komerční zpravodajství a reklamu.
Bu askerler İsrail Deniz Ticareti Okulu teknesine rastladı.Mnozí absolventi školy pak nastoupili do izraelského vojenského námořnictva i do komerční lodní dopravy.
Aralarındaki ticaret yaklaşık 275 milyon dolardır.Kupní cena se v různých zdrojích udává na částky v rozmezí od 250 do 275 milionů dolarů.
Bu sebepten dolayı tarih boyunca ticaret yollarının dışında kalmış ve gelişme sağlanamamıştır.Proto jej z bezpečnostních důvodů nelze přepravovat a připravuje se vždy na místě.
Oyunun ana konusu ticarettir.Jádrem hry je vyjednávání.
1842 yılında bir ticaret kenti (köping) olarak kurulan Örnsköldsvik, 1894 yılında kent konumuna alındı.Město Paříž koupilo sýpku od státu v roce 1842 jako veřejné úložiště potravin.
Ardından Fransa ile bir ticaret antlaşması imzaladı.Vzápětí uzavřel mírovou dohodu s Francií a Španělskem.
İşçileri çalışmaz, yerel işadamları onunla ticaret yapmaz hatta postacı bile postalarını getirmez olmuştu.Místní podnikatelé s ním odmítli obchodovat, pošťák mu odmítl doručovat poštu.
Sonrasında ise bölge köle ticaretinde kullanıldı.Stále však působil v obchodu s otroky.
Sonuç olarak ticaret son derece karlıydı ve tüccarların elinde büyük bir servet birikiyordu.Znamenalo to pro ně velmi výnosný obchod, na kterém značně zbohatli.
Sonuç olarak İran'ın en önemli ticaret limanıdır.Patří mezi nejdůležitější íránské mezinárodní přístavy.
Simpsonlar'ın popüler oluşu, diziyi bir milyon dolarlık ticaret endüstrisi hâline getirdi.Skupina firem zřejmě vysávala miliony z Dopravního podniku.
Savaştan sonra bir takım ticaret gemilerinin kaptanlığını yaptı.Po válce byla část křižníků prodána.
Dış ticarette Erdebil ve Tebriz çok önemli merkezlerdir.Zahraniční obchod byl extrémně výnosný, tedy i vysoce nebezpečný.
Binbaşı rütbesindeyken emekli olarak ticarete atıldı.Do zálohy byl propuštěn v hodnosti desátníka.
İsviçre Avrupa Serbest Ticaret Birliği (EFTA) üyesidir.Elveția este membră a Asociației Europene de Liber Schimb (EFTA).
Kasım 2010'da Rusya, Çin ile ikili ticaretinde Çin renminbisi'ni kullanmaya başladı.În noiembrie 2010, Rusia a început să folosească renminbi-ul chinez în comerțul bilateral cu China.
Köle ticareti hem devlet adına hem de muhtemelen özel kişiler tarafından onaylanmıştır.Comerțul cu sclavi este atestat , atât în numele statului, și, de către persoane particulare.
Dördüncü Haçlı Seferi ve bölgedeki ticaretteki Venedik hakimiyeti yeni koşullar yarattı.Cruciada a patra și dominația venețiană a comerțului în zonă a creat condiții noi.
Ticaret ve Gümrük Tarifeleri Genel Anlaşması).Acordul General pentru Tarife și Comerț (en.
Bu anayasayla savunma, ticaret ve yasal konularda federal sorumluluk da düzenlenmişti.Prin ea s-au stabilit responsabilitățile federale pentru apărare, comerț, și în chestiuni legale.
CITES, 1990 yılı Ocak ayında yürürlüğe girecek şekilde fildişi ticaretinde uluslararası yasağı onayladı.CITES a aprobat o interdicție internațională privind fildeșul care a intrat în vigoare în ianuarie 1990.
13 Haziran 1750'de Afrika'da ticaretle uğraşan tüccarlar Gambiya'nın yönetimini ele geçirdi.La 13 iunie 1750 compania de comerț din Africa și-a asumat administrația Gambiei.
Çin, 11 Aralık 2001 tarihinde Dünya Ticaret Örgütü üyesi oldu.China a devenit un membru al Organizației Mondiale a Comerțului (OMC) la 11 decembrie 2001.
Dış ticaretin %70-%80'lik kısmı Klaipėda üzerinden gerçekleşiyordu.Între 70% și 80% din comerțul exterior lituanian trecea prin Klaipėda.
İki aydan uzun süre boyunca kutsal şeylerle kaçak ticaret yapıldı ve hatta kutsal gemiler satışa çıkarıldı.În timpul perioadei de sede vacante care a durat două luni, până și vasele sfinte au fost scoase la vânzare.
Daikokuten (Daikoku): Servet ve ticaret tanrısı.Daikokuten (Daikoku), zeul bogăției și a comerțului.
Avrupa Birliği, toplam ticaretin yüzde 60'ını temsil etmektedir.Comerțul cu Uniunea Europeană constituie 60% din acest total.
6. Menkul Ticaret: Değerini kaybetme veya değerin düşmesi olasılığı.Tranzacțiile cu titluri de valoare: probabilitatea de pierdere sau scădere în valoare.
1995 - Dünya Ticaret Örgütü kuruldu.1995: Înființarea Organizației Mondiale a Comerțului .
Yeni 7 Dünya Ticaret Merkezi'nin inşasına 2002 yılında başlandı ve 2006 yılında bitirildi.Construirea noului 7 World Trade Center a început în 2002 și a fost finalizată în 2006.
1850'lere kadar gemi inşası ve ticaret tekrar etkin olamadı.Abia în anul 1850 comerțul maritim și construcția de nave a redevenit importantă.
Muhteşem bir ticaret şehri olan Qarth'a doğru güvenli bir yol bulurlar.Cercetașii găsesc un drum sigur spre orașul Qarth, un centru comercial.
Zaman zaman sınır ticareti de yapılmaktadır.Ocazional, se realizează și trafic de marfă.
Rusya, 2008 yılı itibarıyla 1448 deniz ticaret gemisine sahiptir.În 2008, țara deținea 1448 vase comerciale.
Fildişi ticareti Afrika fili popülasyonunun 20. yüzyıl sonlarında azalmasında önemli bir etken olmuştur.Comerțul cu fildeș a contribuit la declinul populației elefantului african la sfârșitul secolului al XX-lea.
Uluslararası ticaret, uluslararası sınırlar ve bölgeler arasında yapılan mal ve hizmet ticaretidir.Comerțul internațional este un schimb de bunuri și servicii peste granițe sau teritorii internaționale.
2001 yılında Çin resmi olarak Dünya Ticaret Örgütü'ne katıldı.Țara a aderat în mod oficial la Organizația Mondială a Comerțului în anul 2001.
Bu durumda merkez bankalarının ticaret bankalarına borç vermesi söz konusudur.Altfel spus, este prețul pe care îl plătesc băncile pentru a se împrumuta între ele.
Trabzon doğu ticaretinde önemli bir limandı.Trebiozond era un port important în comerțul de est.
En önemli aktiviteleri ticarettir.Principala sa activitate o reprezintă cea comercială.
Çin'in en önemli ihracat pazarı olan ABD ile büyük oranda ticaret fazlası vardır.China are un excedent comercial important cu Statele Unite, cea mai importantă piață de export a sa.
Avrupa Birliği ülkenin en önemli ticaret ortağıdır.Uniunea Europeană este cel mai important partener comercial al Croației.
Konstantinopolis, önemli doğu-batı ve kuzey-güney ticaret yollarının üzerindeydi.Constantinopol se află la instersectia rutelor comerciale est-vest și nord-sud .
Sanayi ve Ticaret Bakanlığı yapmıştır.III în Ministerul Industriei și Comerțului.
Polonya, Dünya Ticaret Örgütü'nün kurucu bir üyesidir.Polonia este un membru fondator al Organizației Mondiale a Comerțului și membru al Uniunii Europene.
1807 - Birleşik Krallık Parlamentosu, köle ticaretini yasakladı.În 1807, parlamentul britanic a votat o lege prin care interzicea comerțul cu sclavi.
Silah ve uyuşturucu ticareti yapmaktadır.Traficul de arme reprezintă comerțul cu arme și muniții de contrabandă.
Shimokitazawa (Japonca: 下北沢), Tokyo'nun Setagaya semtinde bulunan bir ticaret ve eğlence bölgesidir.Shimokitazawa (下北沢, Shimokitazawa?) este un district comercial și de divertisment din Setagaya, Tokyo.