Ana içeriğe geç
Sözlük

ticaret ile cümle

ticaret kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Yıllar önce, hiçbir ticaret kervanı buraya uğramamıştı.Inga tåg hade då gått där på många år.
1973 - 11 Eylül 2001'deki saldırılar sonucu yıkılan Dünya Ticaret Merkezi açıldı.Boken 9-11 om attacken mot World Trade Center 2001 skapade ytterligare uppmärksamhet.
14. yüzyıl başlarında Coventry İngiltere'nin en önemli tekstil ticaret merkezi olmuştur.Under 1200-talet och 1300-talet växte Coventry i betydelse och blev ett centrum för textilhandeln.
2-3 Nisan 1915: Karadeniz sortisinde iki Rus ticaret gemisini batırdı.I april 1915 sänkte Goeben två ryska handelsfartyg.
Bu durum onu uluslararası ticaret için ideal bir merkez olmak için muazzam gelişmeye odaklandırmıştır.Staden är placerad som ett idealiskt centrum för internationella affärer.
Kent önemli bir ticaret merkezidir ve meyve bahçeleriyle ünlüdür.Staden är ett viktigt handelscenter och berömd för sitt konsthantverk.
1984 yılından itibaren serbest ticaret hayatına başladı.Har arbetat sedan våren 2006 för Junge Freiheit.
23 Kasım - Angola, Dünya Ticaret Örgütü'ne katıldı.11 december - Kina går med i Världshandelsorganisationen.
Ekonominin tüm alanlarında ve genel harcamalarda kullanılıp uluslararası ticarete de imkân sağlamıştır.På så sätt tjänar alla länder på handeln och världens resurser skulle användas på ett effektivare sätt.
Bundan sonra ticaretten ayrıldı.Senare försvann det från marknaden.
Savaş, dünya ticaretini de etkilemişti."Freedom" Skrevs efter terrorattacken mot World Trade Center.
Bu ilke serbest ticaret anlayışını destekler.Föreningen hyllade principen om arbetets frihet.
1960'lı yıllarda Japonya ile hayli yoğun bir ticaret hacmi bulunmaktaydı.Under 1960-talet upplevde Japan en stark ekonomisk tillväxt.
Ticaret, büyük oranda tüccar aileler tarafından yürütülmekteydi.Dessa hantverk distribuerades troligen genom ett omfattande handelsnätverk.
Her türlü ticaret yapılmaktadır.Affärer till varje pris.
Daha sonra Pays de la Loire bölge sanayi ve ticaret odasında yönetici olmuştur.Dar es-Salaam blev senare det administrativa och kommersiella centret.
Zagreb uluslararası ticaret ve iş merkezidir.Zagreb är Kroatiens ekonomiska och finansiella centrum.
Eskiden beri ticaret merkezi olmuş ve bugün de İran'ın kuzey batısının en görkemli ticaret merkezlerindendir.Därefter har stödet ökat, och i dag är Sinn Féin det största nationalistiska partiet i Nordirland.
Politikaya girmeden önce ticaret ile iştigal etti.Fischer var verksam som affärsman innan han gick med i politiken.
Uluslararası petrol ticareti için önemli bir etmendi.Följden blev ett stort uppsving i den internationella handelsomsättningen.
Bu nedenlerden dolayı insan ticareti ile insan kaçakçılığı birbirlerinden farklıdırlar.Det finns tidvis en viss förvirring kring skillnaden mellan människohandel och människosmuggling.
Ele alınan konular Afrikalı köle ticaretinden mali küreselleşme dönemine kadar uzanmaktadır.Alla legaliserade den afrikanska slavhandeln.
Bu ya bireysel ticarette ya da müşterilerin vekâletinde ortaya çıkar.Denna form av handel kan ske antingen på kunders uppdrag eller för egen räkning.
Yani artık aynı ticaret için Afrika kıtasının etrafından dolaşılması mecburiydi.Handelsforten hade som uppgift att driva handel med afrikaner.
Braunschweig kenti ortaçağda önemli bir ticaret merkeziydi.Braunschweig blev ett viktigt rustningscentrum i Tredje riket.
Mozambik'in dış ticaret dengesi negatif bir görünümdedir.Portugals handelsbalans är negativ.
Gacy'nin ticaret yeteneği vardı.Hašek var handelsutbildad.
Boğazlar savaş zamanında bütün devletlerin savaş gemilerine kapalı, ticaret gemilerine açık olacaktır.Dardanellerna stängdes för alla krigsskepp men skulle vara öppna för handelsskepp.
ABD Federal Ticaret Komisyonu (FTC) , karma birleşmeleri üç alt bölüme ayırıyor.Flygbolaget SAS styrelse beslutar att splitta bolaget i tre nationella bolag.
Tahılın yanı sıra diğer deniz ürünleri ve ahşap ürünlerin ticareti yapılmaktaydı.Bland annat fungerade orten som omlastningsplats för trävaror och handels betydelse ökade.
Çoğunlukla balıkçılık, ticaret ve turizm ile uğraşırlar.Befolkningen ägnar sig huvudsakligen åt fiske, hantverk och turism.
Dış ticaretten de önemli miktarda gelir sağlanmaktadır.Detta är något som handelssjöfarten sparar mycket pengar på.
İlk defa ticaret başlamıştır.Köping omnämns för första gången.
Ticaret alanında; endüstri, üretim, finans, bankacılık, sigortacılık.Finansliv: för dig som vill lyckas i branschen : bank, försäkring, finans.
Bu, bir ticaret anlaşması ve dostluk ittifakı niteliği de taşıdı.Det blev starten för en livslång vänskap och allians.
19. yüzyılda şehir önemli bir köle ticareti merkezi haline geldi.Under 1500-talet blev staden ett viktigt centrum för handel med linneväv.
KEİ’nin, düşük olan bu dış ticaret hacmini genişletmesi beklenmektedir.De kommer att räkna på: – Vad kommer utökningen att ha för marginalkostnad?
Günümüzde ticaret, ekonominin merkezinde yer almaktadır.Finansplan är idag en del av ekonomiska planen.
Milas Ticaret ve Sanayi Odası.Sydsvenska Industri- och Handelskammaren.
Kendi şirketini kurarak ticaret işiyle uğraştı.Med detta kapital börjar han göra affärer.
Vareglerden Yunanlara uzanan ticaret yoluVägen från varjagerna till grekerna
Dış ticaretin %70-%80'lik kısmı Klaipėda üzerinden gerçekleşiyordu.Від 70 % до 80 % зовнішньої торгівлі проходило через Клайпеду.
Ticaret ve Gümrük Tarifeleri Genel Anlaşması).Підписана Генеральна угода з тарифів і торгівлі (ГАТТ).
Babası Wang Yung, Çin'le yaptığı ticaretten çok büyük kazançlar sağladı.Його батько, Ван Юн, мав великий прибуток від торгівлі у Китаї.
Politikaya girmeden önce ticaret ile iştigal etti.До приходу в політику займався торгівлею.
Dubai, 1970 ve 1980'lerde bir ticaret merkezi olarak önemini sürdürdü.Дубай зберігає своє значення як торговий шлях в 1970-х і 1980-х років.
1995 - Dünya Ticaret Örgütü kuruldu.1995 — розпочала роботу Світова організація торгівлі.
Elektronik ticaret imkânı.Лімітовані можливості електронної комерції.
Burada köle, altın, bıçak, boncuk, ayna, rom ve silah ticareti yaptılar.Звідти вони вели торгівлю рабами, золотом, ножами, намистами, дзеркалами, ромом та зброєю.
Klaipėda'nın kaybından sonra, Litvanya özellikle ticaret açısından Alman etki alanına sürüklendi.Після втрати Клайпеди Литва сповзала в німецьку сферу впливу, особливо у плані торгівлі.
Avrupa ve Asya'da bazı üniversiteler sadece ticareti öğretiyor.У Європі та Азії деякі університети навпаки засновувались на базі бізнес-шкіл і вчать тільки бізнесу.
Hangi beş ticaret?Що таке 5?
Politikaları, adil, şeffaf ve karşılıklı ticareti arttırmayı amaçlıyor.Його політика була спрямована на підвищення справедливої, прозорої і взаємної торгівлі.
11 Eylül 2001'de bina Dünya Ticaret Merkezi'nin çökmesi sonucu oluşan enkazdan zarar gördü.11 вересня 2001 року будівля була пошкоджена падаючими уламками Північної вежі торгового центру.
Günümüzde Villach, ticaret ve eğlence ile hareketli bir şehir olup, halen tarihsel arka planını korumaktadır.Сьогодні Філлах – місто активної комерції та туристичний центр, який зберігає свою історичну спадщину.
1972-1975 yıllarında Brüksel'de İspanyol Ticaret Odalarının Avrupa Bürosu'nda ekonomist olarak çalışmıştır.З 1972 по 1975 рік Альмунія був економістом Бюро Ради іспанських торгово-промислових палат у Брюсселі.
Uzun yıllar ticaret ile uğraştı.Багато років працював у системі торгівлі.
Ticaret fakültesi ile alakalı dört temel form vardır.Є 4 основних принципи створення бізнес-шкіл.
İki ülke arasında geniş bir ticaret ilişkisi mevcuttur.Збільшує обсяги взаємного товарообігу між країнами.
1830'da ABD ile ticaret antlaşması imzalandı.1830 року було підписано торговельний договір із Францією.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod