Ana içeriğe geç
Sözlük

ticaret ile cümle

ticaret kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Şehir Akdeniz havzasındaki yünlü ticaretinde büyük rol oynamaya başladı.وقد بدأت برنامجا ناجحا للتعامل مع الأراضي الملوثة في المناطق الحضرية.
Her dönemde ticaret merkezi olmuştur.و يوجد في كل منطقة مركز تجاري عام.
Kadıköy İlçesi'nde egemen ekonomik etkinlik ticarettir.مشاركة المرأة زوجها في التجارة.
İki ülke, 1 Mayıs 2013'te bir serbest ticaret anlaşması imzaladı.باستثناء بعض البنود ، تم تحرير التجارة بين البلدين بالكامل منذ 1 يناير 2010.
Bunun için internette kurumsal ve elektronik ticaret amacıyla kurulmuş iki tane web sitesi bulunmaktadır.هناك على شبكة الإنترنت نوعين من المواقع الإباحية تجارية ومجانية على حد سواء.
İsviçre Avrupa Serbest Ticaret Birliği (EFTA) üyesidir.ومن الناحية الأخرى، فإن المكسيك عضو في اتفاقية التجارة الحرة لأمريكا الشمالية (NAFTA).
Günümüzde küreselleşme düşüncesi iç ticarette de yer edinmiş durumdadır.هدفها هو خلق تكافؤ الفرص بشكل حقيقي في بيئة الأعمال التجارية الدولية اليوم.
Eskiden ipek ve kahve ticareti yapılmıştır.واشتهرت فيها صناعات وتجارة الحرير.
Nüfusunun kalan kısmı, küçük ölçekte ticaretle geçinmektedir.في حين يعمل قسم آخر من سكان المدينة في التجارة الصغيرة نسبيًا.
Devlete ait Çin Endüstri ve Ticaret Bankası 20 bin bireysel şubesinin tümüne Linux kurmaktadır.يملك القرض الصناعي والتجاري الفرنسي 20% من رأس ماله.
Sanayi ve Ticaret Bakanlığı yapmıştır.وزيراً للتجارة والصناعة.
Çin ile Hindistan arasındaki ticaret yolunun bir parçası olan Pyu bölgesi yavaş yavaş güneye doğru genişledi.وهو جزء من الطريق التجاري البري بين الصين والهند، ومن ثم توسعت مملكة بيو تدريجيًا جهة الجنوب.
Batı Afrikalıların dünyanın diğer bölgeleriyle ticaret ilişkileri gelişkindi.أنشأ غرب أفريقيا الروابط القديمة في أجزاء أخرى من العالم.
Avrupa Birliği ülkenin en önemli ticaret ortağıdır.وأصبحت الولايات المتحدة شريكا تجاريا رئيسيا لها،.
Şehrin isminin Mazaka olarak anıldığı dönemlerde, dünyada ekonominin ve ticaretin tek merkeziydi.كان يُطلق على المدينة بإسم "عاصمة العالم" بسبب موقعها التجاري الرئيسي في وسط العالم في العصور الوسطى.
Sonra iş hayatına atıldı ve ticaretle uğraştı.بعدها اتجه إلى العمل الحرفي واشتغل بالنجارة.
Endonezya tarih boyunca konumu ve doğal kaynakları sayesinde ticaret merkezlerinden olmuştur.عبر تاريخ إندونسيا كان لاندونسيا نشاط تجارى بفضل موقعها ومواردها الطبيعية.
Şu anda 150 üyesi olan bu örgüt, uluslararası ticaretin %95’inden fazlasının işleyişinden sorumludur.بموجب هذا الاتفاق تم ازالت التعريفات الجمركية على أكثر من 95 ٪ من المنتجات فورا.
Oyunun ana konusu ticarettir.لكن بالطبع التمثيل هو مهنته الرئيسية.
Ticaretle uğraşmış ve bu nedenle Mısır'da bulunmuştur.تعلم بها وعمل بالتجارة في البلاد المصرية، إلى أن توفي بزفتى.
46 ticaret gemisini batırmıştır.أسفرت الواقعة عن مقتل 46 بحريًا.
Sonrasında ise bölge köle ticaretinde kullanıldı.وبعد ذلك أشتغل البرتغاليون في تجارة الرقيق في المدينة.
Yine de fildişi ticareti devam etmektedir.ومازال الحلب مستمرا؟!
Hayvan ticareti yapılmaktadır.تجارة المنتجات الحيوانية.
Uluslararası Uluslararası gıda ticareti Codex Alimentarius ile standartlaştırılmıştır.المشاركة في أعمال هيئة دستور الأغذية الدولية (كودكس) CODEX .
Dış ticaretinde açık olmamaktadır.ولا يوجد فتح على المجال التجاري.
Milas Ticaret ve Sanayi Odası.غرفة تجارة و صناعة عمان.
Ana madde: Ragusa Cumhuriyeti 7.yüzyılın ilk yarısında şehir Doğu Akdeniz bölgesinde ticaret yapmaya başlar.بدأت راغوزا في النصف الأول من القرن السابع تطوير تجارة نشطة في شرق البحر الأبيض المتوسط.
1 Ocak NAFTA (Kuzey Amerika Ülkeleri Serbest Ticaret Anlaşması) yürürlüğe girdi.1 يناير - تأسيس النافتا سوق أمريكا الشمالية للتجارة الحرة.
Resmî tarafsızlık politikası Finlandiya'yı hem Batı hem de Comecon piyasaları ile ticarete teşvik etmiştir.مكنت تلك السياسة فنلندا من الحفاظ على الاستقلالية والتجارة مع كل من دول الناتو وحلف وارسو.
Bugün ise, önemli bir ticaret ve ulaşım merkezidir.وهي شارع تجاري وخدماتي هام.
Ticaretin odağı yerel piyasa ve özellikle Almanya ve Birleşik Krallık olmak üzere batı ülkeleriydi.التجارة تركز على السوق المحلية والغرب، وخصوصا ألمانيا والمملكة المتحدة.
Aynı yıllarda ticarete de atıldı ve BOTEKS iplik boyama fabrikasının kurucu ortaklarından biri oldu.وفي ذلك العام أيضاُ تحددت معالم الشركة كسلسلة لمطاعم الوجبات السريعة.
1936’da İsveç’e döndü ve Orta Avrupa Ticaret Şirketi’nde, ailesinin yardımıyla iş buldu .عاد مرة أخرى إلى السويد عام 1936 للعمل في الشركة المركزية للتجارة الأوروبية.
Bu ticaretin zirve noktasında, pek çok adanın erkek nüfusunun yarısından fazlası adalar dışında çalışmaktaydı.وفي أقصى تقديراته، وصل هذا التعاقد إلى أكثر من نصف البالغين من الذكور من سكان بعض الجزر.
D-400 boyunca, oteller, kültür merkezleri, ticaret ve iş binaları sıralanmaktadır.وعلى طول الطريق تصطف الفنادق والمراكز الثقافية والمبانى التجارية.
Ticaret, büyük oranda tüccar aileler tarafından yürütülmekteydi.كانوا يتاجرون بشكل رئيسي مع التجار البيض المحليين.
Odessa Ticaret Okulunda Rus dili ve Rus edebiyatı dersleri aldı.درس اللغة الروسية والأدب الروسي بموسكو.
Klasik ticaretin aksine, ağ pazarlama ile kazanç her bireye emeği karşılığında eşit olarak dağıtılmaktadır.أما العامل الحر، فهو بالعكس يبيع نفسه بنفسه، وذلك بالمفرق.
Estonya 1999 yılında Dünya Ticaret Örgütü’ne dâhil olmuştur.انضمت إستونيا إلى منظمة التجارة العالمية في نوفمبر 1999.
Bunun bölgedeki köle ticaretini durdurduğu söylenmektedir.وكان الدافع له ايقاف تجارة الرقيق.
Böylece ticaret bağlantısı kesintiye uğramıştır.حواجز التجارة كان ينبغي تخفيضها.
Fakat 'Baba Abdullah' ticarete ilgi göstermedi, ihmal etti ve hesapsızca para harcıyordu.ولكن بابا عبد الله لم يلتفت إلى تجارته، وكان يهملها ويصرف المال بلا حساب.
Ticaret mallarını bir beldeden bir beldeye taşıyordu.وصار يحمل عليها بضائع التجار وينقلها من بلد إلى بلد.
2010 yılında Doruk Izgara Gıda Ticaret Limited Şirketine ortak olmuştur.[9]في عام 2010 اصبحت شريكة في شركة دوروك ازجارا للغذاء التجارية المحدودة.
Çin ticaret birlikleri geniş bir sanayi temelinde örgütlenmiştir.Os sindicatos da China são organizados em grandes bases industriais.
Dördüncü Haçlı Seferi ve bölgedeki ticaretteki Venedik hakimiyeti yeni koşullar yarattı.A quarta cruzada e o domínio veneziano do comércio na região criaram novas condições.
Gallente Federasyonu ve Caldari Devleti ekonomik ve ticaret odaklı uluslardır.A Federação Gallente e o Estado Caldari são ambos nações orientadas à economia e ao comércio.
Ülke yenilik ve ticaret özgürlüğü gibi alanlarda son zamanlarda önemli gelişmeler kaydetmiştir.O país fez melhorias substanciais recentemente em áreas como inovação e liberdade comercial.
Son yıllarda, Japonya neredeyse 15 ticaret ulusunun dünya çapındaki üst ihracat pazarı olmuştur.Nos últimos anos, o Japão foi o maior mercado exportador para quase 15 países no mundo.
Dubai, 1970 ve 1980'lerde bir ticaret merkezi olarak önemini sürdürdü.Dubai manteve a sua importância como uma rota de comércio nos anos 1970 e 1980.
Rusya, 2008 yılı itibarıyla 1448 deniz ticaret gemisine sahiptir.Em 2008, a marinha mercante do país tinha 1 448 navios.
Sovyet ticaret filosu dünyanın en büyüklerinden biriydi.A frota mercante soviética, no entanto, era uma das maiores do mundo.
Ticaret bu dönemde önemli ölçüde arttı, bu nedenle yılda 400,000 nomismata katkıda bulundu.Durante este período, o comércio cresceu exponencialmente, contribuindo com 400 000 nomismas anuais.
Papa misyonerleri gönderme konusunda onay vermiştir fakat ticaret konusunu İspanya Kralı'na bırakmıştır.O Papa concordou com o envio de missionários, mas deixou a decisão do comércio para o Rei da Espanha.
Köle ticareti hem devlet adına hem de muhtemelen özel kişiler tarafından onaylanmıştır.Há testemunhos de comércio de escravos, tanto a nível de Estado como, provavelmente, a nível privado.
Avrupa Birliği, toplam ticaretin yüzde 60'ını temsil etmektedir.A União Europeia faz 60% do comércio total.
Fiyatlar ülke genelinde narhla sabitlenmişti ve ticareti kolaylaştırmak üzere listeler halinde belirlenmişti.Os preços eram fixados em todo o país e registrados em listas para facilitar a negociação.
Babası ile birlikte tütün ticareti yapıyordu.Seguiu fazendo comerciais junto com seu pai.
Bu terim 1980'lerin sonundan beri ticaret, finans ve siyasette popüler hale geldi.Embora impreciso, o termo tornou-se popular no comércio, finanças e política desde o final da década de 1980.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod