Ana içeriğe geç
Sözlük

ticaret ile cümle

ticaret kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Sayram Arap fetihinden önceki yüzyıllarda zaten önemli bir ticaret bir yeri idi.Sayram era già un importante centro di commercio nei secoli che precedettero la conquista araba.
Ticaret Geleceğinin Tanımlanması Hakkında Dünya Ticaret Örgütü (WTO) Paneli (2012’den günümüze).World Trade Organization (WTO), Commissione sulla definizione del futuro del Commercio, Svizzera (dal 2012).
Yakın tarihin en önemli olaylarından biridir Dünya Ticaret Merkezine yapılan saldırı.Uno dei bersagli immaginati era il World Trade Center.
Ticaret, ikisini de daha zengin yapacaktır.Anzi, tutti e due diventano molto ricchi.
Dış ticaretten de önemli miktarda gelir sağlanmaktadır.Con il commercio è anche possibile guadagnare molto denaro.
Halen Ankara'da ticaretle uğraşmakta, bir restoran işletmektedir.Attualmente Mera risiede a Tokyo, dove gestisce un ristorante.
Başbakan Alcide De Gasperi hükümetlerinde, 1947 ile 1949 yılları arasında Dış Ticaret Bakanlığı yaptı.Fu Ministro del commercio con l'estero dal 1947 al 1949 nei governi di Alcide De Gasperi.
Washington'da köle ticareti yasaklanacak.Il commercio con l'Inghilterra è vietato.
Hangi beş ticaret?25 ^ Titolo aggiudicato?
Avrupa Birliği ülkenin en önemli ticaret ortağıdır.La Slovenia ha come maggiore partner commerciale l'Unione Europea.
(Bkz: Kaynak gösterme) Selanik Bankası Uluslararası Endüstri ve Ticaret BankasıSeta Banca Popolare Commercio e Industria
Uzun yıllar ticaret ile uğraştı.Da molti anni è impegnato nel volontariato.
İmparator Dušan, yeni ticaret yolları açarak devletin ekonomisini geliştirmiştir.L'imperatore Dušan aprì nuove vie di commercio e rafforzò l'economia dello stato.
Kuruluş amacı üye devletler arasında serbest ticaret bölgesi oluşturmaktır.La CSI ha lo scopo di creare una zona di libero scambio tra i suoi membri.
Ticaret bu dönemde azalmış, bu nedenle sadece yılda 200,000 nomismata katkıda bulunmuştur.Tale importo veniva pagato giornalmente, e si aggiungeva ai 200.000 € di stipendio annuo.
Dalvík ithalat ve balıkçılık için bölgesel bir ticaret limanıdır.Il porto di Dalvík è importante per l'import e l'export del pescato.
Son yıllarda, Japonya neredeyse 15 ticaret ulusunun dünya çapındaki üst ihracat pazarı olmuştur.In pochi anni, giunse a controllare la quasi totalità del commercio mondiale di diamanti.
Alman borsalarındaki toplam hisse ticaretinin yüzde 83’ü Xetra Ticaret Sistemi üzerinden tasfiye edilir.L’80% di tutte le transazioni del commercio al dettaglio in Svezia sono fatte con carte.
1866 yılında Mersin genişletildi ve şehir önemli bir ticaret merkezi haline geliştirildi.Nel 1818 si consolida il mercato e la città diventa un importante centro commerciale per tutta la zona.
İkili ticaret hacmi 2013 yılında yeniden yükselme eğilimine girmiştir.Ma i prezzi in ascesa hanno condotto nuovamente alla scelta della mistura nel 2011.
O zamanlar Türkiye, Türkmenistan için ikinci büyük ticaret ortağıydı.L'Italia è in questo senso il secondo partner commerciale dopo l'Arabia Saudita.
Günümüzde ticaret, ekonominin merkezinde yer almaktadır.Oggi questi affari sono principalmente incentrati nel settore della finanza.
Västerås, bulunduğu konumu nedeniyle ticarete oldukça açık bir kenttir.È un centro commerciale abbastanza vivace, considerata la sua collocazione.
Halen ticaret fuarları için kullanılmaktadır.Viene usato per regolare i deficit delle bilance commerciali.
Daha çok uluslararası ticarette önem taşımaktadır.Più e più nazioni abbracciarono il commercio internazionale.
EFTA, üye devletlere ticaret liberalizasyonu sağlamaktadır.Questa convenzione stabilisce la liberalizzazione del commercio tra gli stati membri.
Bu durum ilk etkilerini ticaret üzerinde göstermiştir.Ciò lo porto al suo primo successo commerciale.
Naantali Limanı, mal ticareti bakımından Finlandiya'nın üçüncü büyük limanıdır.Il porto di Cartagena, infine, è il 4° porto di Spagna per traffico di merci.
Bu durum onu uluslararası ticaret için ideal bir merkez olmak için muazzam gelişmeye odaklandırmıştır.Questo, naturalmente, lo colloca in una posizione commerciale eccellente.
Ticaret mahkemelerini Adliye Nezaretine bağladı.Egli rappresentò gli interessi del sindacato davanti al Tribunale.
Yine de fildişi ticareti devam etmektedir.Nonostante l'epidemia continuerà a vendere gelati.
Mertim veya Mersin Ticaret Merkezi Mersin şehrinde yer alan en yüksek yapıdır.Centro di Fortaleza, o Centro, è dove avvengono la maggior parte delle attività commerciali.
Babası Khatskl (Zakhar) Shagal, ringa balığı ticareti yapıyordu.Il padre, Khatskl (Zakhar) Chagall, era mercante di aringhe, sposato con Feige-Ite.
1 Ocak NAFTA (Kuzey Amerika Ülkeleri Serbest Ticaret Anlaşması) yürürlüğe girdi.7 gennaio: viene aperta la prima banca commerciale americana (Bank of North America).
2003-2005 arasında Endüstri ve Ticaret Bakanlığı yapmıştır.Commissione economica e fiscale dal 2007 al 2009.
Bir diğer sorun ise dış ticaretti.Un altro problema che è stato sollevato è la commercializzazione del luogo.
Cava'nın kuzey kıyıları, özellikle Surabaya ve Tuban, önemli ticaret merkezleri haline geldi.Le cittadine preesistenti, fra tutte Cavan e Belturbet divennero invece importanti centri commerciali.
Ayrıca ticaret ile uğraşanlarda bulunmaktadır.Presenti comunque anche attività commerciali.
Bu, bir ticaret anlaşması ve dostluk ittifakı niteliği de taşıdı.Per questo occorre mantenere il rapporto su di un piano di rispetto e amicizia.
Eskiden ipek ve kahve ticareti yapılmıştır.Un tempo era nota in particolare per la produzione e il commercio del caffè.
1 Ocak - Zaire Dünya Ticaret Örgütü üyesi oldu.1º luglio 2010 - la Belavia è diventata il membro dell'European Regions Airline Association.
BMGK 6 Ağustos'ta aldığı 661 no'lu kararla uluslararası düzeyde Irak'la ticareti yasakladı.Il 6 agosto, la risoluzione 661 approvò delle sanzioni economiche contro l'Iraq.
Kongre, Ocak 1937'de geçirdiği bir yasayla İspanya ile yapılan silah ticaretini yasakladı.Nel gennaio 1937, il Congresso approvò una risoluzione comune che vietava il commercio di armi con la Spagna.
Köylünün %90'ına yakını İstanbul'da ticaretle uğraşmaktadır.A Marsiglia il 90% degli arrivi prendevano la via di Istanbul.
İlk başlarda Avrupalılar ile yerel Maori halkı arasındaki ilişki ticaretten ibaretti.Inizialmente, l'interazione tra la popolazione indigena Māori e gli europei si limitò a degli scambi di beni.
Avarya, deniz ticaretinde gemiye ya da yüke gelen zarar.Attrezzatura Avaria guasto, danno alla nave o al carico.
(Borasco Elektrik Üretim Sanayii Ticaret A.Ş.)(60% da Granarolo S.p.A.)
Kadın ticareti yapmakta ve gece klubü işletmektedir.Produzioni che influenzano night club.
Ürünleri yatlar, ticaret gemileri, endüstriyel gemiler ve savaş gemileri olabilir.Le caserme, gli armamenti, le navi e gli aeromobili militari.
Ayrıca ticaret de geçim kaynagıdır.Anche To Keep from Crying rappresenta un fallimento commerciale.
Avrupa Birliği de Kırım ile her türlü ticareti yasaklamıştır.L'Unione europea vietò anche l'importazione di tutti i beni dalla Crimea nei suoi Stati membri.
Tahta kullanımı ticaretin gelimesinden sonra olmuştur.L'importazione sembrerebbe essere avvenuta a causa del commercio di pneumatici.
Mahalleden göç ederek ticaretle uğraşanlar mahallenin ekonomisine katkı sağlamaktadır.I Sim possono ora investire in attività commerciali già presenti nel quartiere.
Ticaret, turizmi takiben gelişmiş ikinci büyük sektördür.Il turismo infine è un altro settore particolarmente sviluppato.
Ülke içinde yapılan iç ticaret ile ülkeler arası yapılan dış ticaret arasında farklılıklar söz konusudur.Quando il commercio si svolge tra nazioni diverse avvengono le cosiddette esportazione ed importazione.
Vergilerle, ticaretle ve krallık gücü arttırılarak kazanılır.Chi aumenta profitti, privilegi e potere?
11 Eylül - New York'taki Dünya Ticaret Merkezi'ne saldırı düzenlendi.In questo periodo ebbero luogo gli attentati dell'11 settembre 2001 al World Trade Center di New York.
İlk Avrupalı kafilelerin bu topraklara gelişi Fransızlar ve kürk ticareti ile uğraşanlar vasıtasıyla olmuştur.I primi uomini bianchi che entrarono nella contea furono francesi e britannici, commercianti di pellicce.
1996 yılında Tosyalı Dış Ticaret ve 1998 yılında Tosçelik şirketleri kuruldu.Ha fondato la società di investimento Marchfifteen nel 1998 e la Marchsixteen investimenti nel 2004.
Anadolu beyliklerinde ticarete de gelişmişti.Si è tuttavia dimostrato valido anche negli scambi in piedi.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod