"Bu tezgah üzerinde hayatımı dokuyorum" diyorlar.הם אומרים: "בנול זה אני טווה את חיי."
"Bu tezgah üzerinde hayatımı dokuyorum" diyorlar.يقولون، على هذا المنسج أقوم بحبك حياتي
"Bu tezgah üzerinde hayatımı dokuyorum" diyorlar.彼らは斜面の生態系を糸と
Çok küçük bir köydü-- haftada sadece bir kez kurulan, insanların onca tezgahı yerleştirdiği bir pazarı vardı.Bola to veľmi malá dedina s týždenným bazárom, na ktorom ľudia ponúkali svoj tovar.
Çok küçük bir köydü-- haftada sadece bir kez kurulan, insanların onca tezgahı yerleştirdiği bir pazarı vardı.Byla to maličká vesnice, trh jednou týdně, kde lidé vyloží všechno své zboží.
Çok küçük bir köydü-- haftada sadece bir kez kurulan, insanların onca tezgahı yerleştirdiği bir pazarı vardı.Det var en meget lille landsby - en ugentlig basar, hvor folk, en gang om ugen, lagde op til marked
Çok küçük bir köydü-- haftada sadece bir kez kurulan, insanların onca tezgahı yerleştirdiği bir pazarı vardı.Egy nagyon kis falu volt, hetente egyszer egy piaccal, ahol az emberek kipakoltak mindent amijük csak volt.
Çok küçük bir köydü-- haftada sadece bir kez kurulan, insanların onca tezgahı yerleştirdiği bir pazarı vardı.Het was een heel klein dorp -- een wekelijkse bazaar waar mensen één keer per week tonnen aanslepen.
Çok küçük bir köydü-- haftada sadece bir kez kurulan, insanların onca tezgahı yerleştirdiği bir pazarı vardı.그것은 아주 작은 마을이었습니다-- 매주 바자회를 여는 사람들이 일주일에 한번씩 모든 큰 통에 넣었지요.
Çok küçük bir köydü-- haftada sadece bir kez kurulan, insanların onca tezgahı yerleştirdiği bir pazarı vardı.To była bardzo mała wioska, miała cotygodniowy targ, na którym ludzie wykładali swoje pakunki.
Çok küçük bir köydü-- haftada sadece bir kez kurulan, insanların onca tezgahı yerleştirdiği bir pazarı vardı.Селото беше много малко -- имаше седмичен битак, където хората само ведъж седмично си пълнеха всички съдове.
Çok küçük bir köydü-- haftada sadece bir kez kurulan, insanların onca tezgahı yerleştirdiği bir pazarı vardı.Это была очень маленькая деревенька, c базаром раз в неделю, когда жители лишь раз в неделю делали покупки.
Çok küçük bir köydü-- haftada sadece bir kez kurulan, insanların onca tezgahı yerleştirdiği bir pazarı vardı.זה היה כפר מאוד קטן -- שוק שבועי בו אנשים, פעם בשבוע, מציעים למכירה הכל מכל.
Çok küçük bir köydü-- haftada sadece bir kez kurulan, insanların onca tezgahı yerleştirdiği bir pazarı vardı.كانت قرية صغيرة جدا -- بازار أسبوعي حيث يقوم الناس مرة في الأسبوع فقط بالوضع في كل أحواضهم.
Çok küçük bir köydü-- haftada sadece bir kez kurulan, insanların onca tezgahı yerleştirdiği bir pazarı vardı.市場も週に一度で このときに全部の品物を並べるのです 「ここで一年過ごします」と言いました
Evet! Yýkýlýyor tezgah! Yýkýlýyor tezgah!Είσαι ερωτευμένος, ή απλά χαζός;
Evet! Yýkýlýyor tezgah! Yýkýlýyor tezgah!Или ли влюбен, или си загубен!
Filistinli antropolog Ali Qleibo, Al Waary lokantasında çevirme tezgâhının önünde.Ali Qleibo, a Palestijnse antropoloog, voor het shawarmastalletje Al Waary in Jeruzalem.
Filistinli antropolog Ali Qleibo, Al Waary lokantasında çevirme tezgâhının önünde.Ali Qleibo, a Palestinian anthropologist, in front of Al Waary shawarma stand in Jerusalem.
Filistinli antropolog Ali Qleibo, Al Waary lokantasında çevirme tezgâhının önünde.Ali Qleibo, ein Anthropologe aus Palästina, vor dem Al Waary in Jerusalem.
Filistinli antropolog Ali Qleibo, Al Waary lokantasında çevirme tezgâhının önünde.Ali Qleibo, un antropólogo palestino, frente al puesto de shawarma Al Waary en Jerusalem.
Fransa'da, jakarlı tezgah yaratmıştı, delikli kartlar tarafından denetlenen bu inanılmaz desenler dokumasıydı,Daarmee konden deze ongelooflijke patronen, gecontroleerd door ponskaarten, geweven worden.
Fransa'da, jakarlı tezgah yaratmıştı, delikli kartlar tarafından denetlenen bu inanılmaz desenler dokumasıydı,Jacquard avait créé le Métier Jacquard qui tissait des modèles fabuleux grâce à des cartes perforées.
Fransa'da, jakarlı tezgah yaratmıştı, delikli kartlar tarafından denetlenen bu inanılmaz desenler dokumasıydı,'자키드식 문직기'라는 걸 만들었는데, 천공 카드로 문직기를 제어해 엄청나게 정교한 문양을 짜냈거든요
Fransa'da, jakarlı tezgah yaratmıştı, delikli kartlar tarafından denetlenen bu inanılmaz desenler dokumasıydı,בצרפת, יצר את הנול של זאקארד, שארג את הצורות המדהימות הללו בעזרת שליטה באמצעות כרטיסי ניקוב,
Fransa'da, jakarlı tezgah yaratmıştı, delikli kartlar tarafından denetlenen bu inanılmaz desenler dokumasıydı,في فرنسا، قد أنشأ منسج جاكارد، والذي كان ينسج هذه الأنماط المتحكم فيها باستخدام البطاقات المثقبة،
Fransa'da, jakarlı tezgah yaratmıştı, delikli kartlar tarafından denetlenen bu inanılmaz desenler dokumasıydı,見事なパターンを編み出す 紋織機を作っていて バベッジは当時の このテクノロジーを 流用したのです
Her gün elinde pipetle bir şeyler yapıyorken tezgahın başında bulabilirsiniz.Codziennie można go zobaczyć na ławce z pipetą, tworzącego rzeczy.
Her gün elinde pipetle bir şeyler yapıyorken tezgahın başında bulabilirsiniz.El tipo tiene clase. Lo encuentras en su puesto todos los días, trabajando en una pipeta y construyendo cosas.
Her gün elinde pipetle bir şeyler yapıyorken tezgahın başında bulabilirsiniz.Encontra-se na banca de trabalho todo o santo dia, a trabalhar numa pipeta e a construir coisas.
Her gün elinde pipetle bir şeyler yapıyorken tezgahın başında bulabilirsiniz.Îl găsiţi la lucru în fiecare zi, lucrând la pipetă şi construind lucruri.
Her gün elinde pipetle bir şeyler yapıyorken tezgahın başında bulabilirsiniz.이 분이 매일 벤치에 앉아서 피펫을 들고 무언가를 만드는 모습을
Her gün elinde pipetle bir şeyler yapıyorken tezgahın başında bulabilirsiniz.Sie finden ihn jeden Tag am Pult, wo er mit einer Pipette Zeug zusammenbaut.
Her gün elinde pipetle bir şeyler yapıyorken tezgahın başında bulabilirsiniz.Ще го намерите на пейката всеки божи ден, да работи с капкомер и да прави нови неща.
Her gün elinde pipetle bir şeyler yapıyorken tezgahın başında bulabilirsiniz.אותו בספסל כל יום, עובד עם
Her gün elinde pipetle bir şeyler yapıyorken tezgahın başında bulabilirsiniz.في مقعده كل يوم، يشتغل على
Her gün elinde pipetle bir şeyler yapıyorken tezgahın başında bulabilirsiniz.この人が成し遂げたことが
Kardeţim benim tezgaha dönmem gerekiyor.Βέβαια θα μπορούσαν να είναι χειρότερες από το δικές σου.
Kardeţim benim tezgaha dönmem gerekiyor.Разбира се, едва ли са били по-лоши от твоите.
Kesiyoruz, koyuyoruz tezgaha.Μόλις ήρθες.
Kesiyoruz, koyuyoruz tezgaha.Как ще го върша това?
Kiminiz bunu laboratuvarlarda, kiminiz iş tezgahlarında hissettiniz.Alcuni di voi l'hanno provata in laboratorio, altri l'hanno provata mentre erano al banco di lavoro.
Kiminiz bunu laboratuvarlarda, kiminiz iş tezgahlarında hissettiniz.Algunos lo han sentido en laboratorios; algunos lo han sentido en el banco de trabajo.
Kiminiz bunu laboratuvarlarda, kiminiz iş tezgahlarında hissettiniz.Certains d'entre vous l'avez ressentie dans des laboratoires, d'autres l'ont ressentie sur leur établi.
Kiminiz bunu laboratuvarlarda, kiminiz iş tezgahlarında hissettiniz.여러분들 몇몇은 실험실에게 느꼈을 거고; 여러분들 몇분은 작업장에서 느꼈습니다.
Kiminiz bunu laboratuvarlarda, kiminiz iş tezgahlarında hissettiniz.Manche von Ihnen haben es in Laboratorien gespürt, manche von Ihnen am Arbeitstisch.
Kiminiz bunu laboratuvarlarda, kiminiz iş tezgahlarında hissettiniz.Một số các bạn cảm nhận được trong phòng thí nghiệm; một số thì cảm nhận ở bàn làm việc.
Kiminiz bunu laboratuvarlarda, kiminiz iş tezgahlarında hissettiniz.Niektórzy z was poczuli ją w laboratorium; niektórzy w warsztacie.
Kiminiz bunu laboratuvarlarda, kiminiz iş tezgahlarında hissettiniz.Sommigen hebben het gevoeld in laboratoria, sommigen aan de werkbank.
Kiminiz bunu laboratuvarlarda, kiminiz iş tezgahlarında hissettiniz.Unii din voi au simţit asta în laboratoare: alţii din voi au simţit asta în timp ce munceaţi.
Kiminiz bunu laboratuvarlarda, kiminiz iş tezgahlarında hissettiniz.Дехто з вас відчував її, проводячи експерименти в лабораторіях; дехто -- працюючи за робочим місцем.
Kiminiz bunu laboratuvarlarda, kiminiz iş tezgahlarında hissettiniz.Някои от вас са я усещали в лаборатории; някои от вас - на работната маса.
Kiminiz bunu laboratuvarlarda, kiminiz iş tezgahlarında hissettiniz.כמה מכם חשו זאת במעבדה; כמה מכם חשו זאת ליד שולחן העבודה.
Kiminiz bunu laboratuvarlarda, kiminiz iş tezgahlarında hissettiniz.او داخل مختبرات الابحاث او في ورشات العمل
Kiminiz bunu laboratuvarlarda, kiminiz iş tezgahlarında hissettiniz.作業台で感じたことが ある人もいるでしょう コンサートでも感じますね
Kocaman bir dokuma tezgahında, babanın en son eşi yeni togasını giymiş çalışıyor.C'è un enorme telaio, a cui lavora la più recente moglie del Papà per fare una toga.
Kocaman bir dokuma tezgahında, babanın en son eşi yeni togasını giymiş çalışıyor.Có một khung dệt thật lớn, nơi người vợ út của Bố đang dệt áo.
Kocaman bir dokuma tezgahında, babanın en son eşi yeni togasını giymiş çalışıyor.Há um tear enorme no qual a última mulher do Pai está a trabalhar numa nova toga.
Kocaman bir dokuma tezgahında, babanın en son eşi yeni togasını giymiş çalışıyor.Hay un enorme telar, en el que la última esposa de papá está trabajando en una nueva toga.
Kocaman bir dokuma tezgahında, babanın en son eşi yeni togasını giymiş çalışıyor.Il y a un énorme métier à tisser, sur lequel la dernière épouse en date de papa travaille à une nouvelle toge.