Kocaman bir dokuma tezgahında, babanın en son eşi yeni togasını giymiş çalışıyor.Jest tam olbrzymie krosno, obecna żona taty pracuje nad nową togą.
Kocaman bir dokuma tezgahında, babanın en son eşi yeni togasını giymiş çalışıyor.안마당에는 도미티아 아버지의 최근 얻은 아내가 새로운 망토를 짜고 있는 거대한 직기가 있습니다.
Kocaman bir dokuma tezgahında, babanın en son eşi yeni togasını giymiş çalışıyor.Здесь стоит большой ткацкий станок, на котором их мать ткала материал для тоги.
Kocaman bir dokuma tezgahında, babanın en son eşi yeni togasını giymiş çalışıyor.יש נול ענק, עליו אישתו החדשה של אבא עובדת על טוגה חדשה.
Kocaman bir dokuma tezgahında, babanın en son eşi yeni togasını giymiş çalışıyor.お父さんが再婚したばかりの妻が 新しいトーガを織っています ドミティアとドミティアとドミティアは
Kusursuz mutfak - kusursuz mutfakta tezgahta faturalar yok.Bucătăria perfectă -- fără facturi pe blatul din bucătăria perfectă.
Kusursuz mutfak - kusursuz mutfakta tezgahta faturalar yok.De perfecte keuken -- hier geen rekeningen op het aanrecht.
Kusursuz mutfak - kusursuz mutfakta tezgahta faturalar yok.Die perfekte Küche - keine Rechnungen auf der Theke in der perfekten Küche.
Kusursuz mutfak - kusursuz mutfakta tezgahta faturalar yok.Idealna kuchnia - nie ma tam miejsca na rachunki na stole.
Kusursuz mutfak - kusursuz mutfakta tezgahta faturalar yok.완벽한 주방, 완벽한 주방에는 카운터에 계산서가 없습니다.
Kusursuz mutfak - kusursuz mutfakta tezgahta faturalar yok.La cocina perfecta... no hay facturas encima de la mesa de la cocina perfecta.
Kusursuz mutfak - kusursuz mutfakta tezgahta faturalar yok.La cucina perfetta - non ci sono bollette sul tavolo della cucina perfetta.
Kusursuz mutfak - kusursuz mutfakta tezgahta faturalar yok.la cuisine parfaite - il n'y a pas de factures sur le comptoir dans la cuisine parfaite..
Kusursuz mutfak - kusursuz mutfakta tezgahta faturalar yok.VIKING社のガスレンジがあるのが 理想のキッチンです
Kusursuz mutfak - kusursuz mutfakta tezgahta faturalar yok.Ни одного счёта на идеальной столешнице в идеальной кухне.
Kusursuz mutfak - kusursuz mutfakta tezgahta faturalar yok.Перфектната кухня - на плота в перфектната кухня няма сметки.
Kusursuz mutfak - kusursuz mutfakta tezgahta faturalar yok.המטבח המושלם - אין חשבונות על הדלפק במטבח המושלם.
Kusursuz mutfak - kusursuz mutfakta tezgahta faturalar yok.المطبخ المثالي -- لا توجد فواتير في المطبخ المثالي
Limonata tezgahı karşılaştırma yapmak oldukça iyi bir örnek, insanlar nerdeyse siz de orada olmalısınız.Денні: лимонадна крамничка - це добра аналогія; ти повинен бути серед людей.
"Merak ediyorum Mathieu insanlar senin tezgahlarınla benim videlarımdan daha fazla büyülenmeyecekler mi."Ich frage mich, Mathieu, ob die Leute hier nicht deine Bänke faszinierender finden als meine Videos."
"Merak ediyorum Mathieu insanlar senin tezgahlarınla benim videlarımdan daha fazla büyülenmeyecekler mi."Je me demande, Mathieu, si les gens ne vont pas être plus fascinés par tes bancs que par mes vidéos."
"Merak ediyorum Mathieu insanlar senin tezgahlarınla benim videlarımdan daha fazla büyülenmeyecekler mi."내 생각인데, 마티에, 사람들이 내 비디오보다 자네 벤치에 더 몰두할 것 같지 않나?" 고 말했습니다.
"Merak ediyorum Mathieu insanlar senin tezgahlarınla benim videlarımdan daha fazla büyülenmeyecekler mi."Mă gândesc, Mathieu, dacă oamenii nu vor fi mai fascinaţi de băncile tale decât de videourile mele."
"Merak ediyorum Mathieu insanlar senin tezgahlarınla benim videlarımdan daha fazla büyülenmeyecekler mi." Mathieu, me pregunto si la gente estará más fascinada con tus escaños que con mis videos."
"Merak ediyorum Mathieu insanlar senin tezgahlarınla benim videlarımdan daha fazla büyülenmeyecekler mi."Mi chiedo, Mathieu, se le persone non saranno più interessate dalle tue panchine che dai miei video".
"Merak ediyorum Mathieu insanlar senin tezgahlarınla benim videlarımdan daha fazla büyülenmeyecekler mi."Zastanawiam się, Mathieu, czy czy ludzie nie będą bardziej zafascynowani Twoimi ławkami niż moimi filmami."
"Merak ediyorum Mathieu insanlar senin tezgahlarınla benim videlarımdan daha fazla büyülenmeyecekler mi.Αναρωτιέμαι Μάθιου αν οι άνθρωποι εντυπωσιαστούν περισσότερο από τους καναπέδες σου παρά από τα βίντεο μου.
"Merak ediyorum Mathieu insanlar senin tezgahlarınla benim videlarımdan daha fazla büyülenmeyecekler mi."Чудя се, Матийо, дали хората няма да са по-очаровани от твоите пейки, отколкото от моите видеоклипове."
"Merak ediyorum Mathieu insanlar senin tezgahlarınla benim videlarımdan daha fazla büyülenmeyecekler mi."Я вот думаю, Мэтью, что больше впечатлит публику — твои скамейки или мои видео?"
"Merak ediyorum Mathieu insanlar senin tezgahlarınla benim videlarımdan daha fazla büyülenmeyecekler mi."אני תוהה, מתיו, אם אנשים לא יהיו מוקסמים יותר מהספסלים שלך מאשר מהוידיאו שלי"
"Merak ediyorum Mathieu insanlar senin tezgahlarınla benim videlarımdan daha fazla büyülenmeyecekler mi."أتساءل ماثيو ، إذا كان الحضور سيندهشوا بمقاعدك أكثر من أفلامي."
"Merak ediyorum Mathieu insanlar senin tezgahlarınla benim videlarımdan daha fazla büyülenmeyecekler mi.観客は私の映像作品じゃなくて 君の椅子に夢中になってしまいそうだ」 (笑)
Merkezi metaforları bir dokuma tezgahı.Hun centrale metafoor is een weefgetouw.
Merkezi metaforları bir dokuma tezgahı.Ich ulubioną metaforą jest krosno.
Merkezi metaforları bir dokuma tezgahı.Ihre zentrale Metapher ist ein Webstuhl.
Merkezi metaforları bir dokuma tezgahı.그중 베틀이 가장 중요합니다
Merkezi metaforları bir dokuma tezgahı.Központi metaforájuk a szövőszék.
Merkezi metaforları bir dokuma tezgahı.La loro metafora centrale è il telaio.
Merkezi metaforları bir dokuma tezgahı.Leur métaphore centrale est un métier à tisser.
Merkezi metaforları bir dokuma tezgahı.Metafora lor centrală e un război de țesut.
Merkezi metaforları bir dokuma tezgahı.Su metáfora central es un telar.
Merkezi metaforları bir dokuma tezgahı.Главная метафора - веретено.
Merkezi metaforları bir dokuma tezgahı.Тяхната главна метафора е тъкачният стан.
Merkezi metaforları bir dokuma tezgahı.הדימוי המרכזי בחייהם הוא הנול.
Merkezi metaforları bir dokuma tezgahı.المجاز المركزي عندهم هو عبارة عن نول نسيج
Merkezi metaforları bir dokuma tezgahı.彼ら曰く "これで自分の人生のはたを織る"
Mutfak tezgahında gerçek kanser araştırması yapamazdım.Eu não posso realmente fazer pesquisa sobre o cancro no meu balcão da cozinha.
Mutfak tezgahında gerçek kanser araştırması yapamazdım.Ich kann keine Krebsforschung auf meinem Küchentisch machen.
Mutfak tezgahında gerçek kanser araştırması yapamazdım.Ik kan niet echt kankeronderzoek op het aanrecht doen.
Mutfak tezgahında gerçek kanser araştırması yapamazdım.Jag kan ju inte göra cancerforskning på min köksbänk.
Mutfak tezgahında gerçek kanser araştırması yapamazdım.Je ne peux vraiment pas faire des recherches sur le cancer sur le plan de travail de ma cuisine.
Mutfak tezgahında gerçek kanser araştırması yapamazdım.사실 암 연구를 부엌 조리대에서는 할 수 없다는걸요.
Mutfak tezgahında gerçek kanser araştırması yapamazdım.Nem igazán végezhetek rákkutatást odahaza a konyhaasztalon.
Mutfak tezgahında gerçek kanser araştırması yapamazdım.Nemôžem robiť výskum rakoviny na kuchynskej linke.
Mutfak tezgahında gerçek kanser araştırması yapamazdım.Nie da się badać raka na blacie kuchennym.
Mutfak tezgahında gerçek kanser araştırması yapamazdım.Non posso proprio fare ricerche sul cancro sul piano di lavoro della mia cucina.
Mutfak tezgahında gerçek kanser araştırması yapamazdım.No puedo investigar sobre cáncer en la encimera de la cocina.
Mutfak tezgahında gerçek kanser araştırması yapamazdım.Nu se cuvine sǎ investighez cancerul pe masa din bucǎtǎrie.
Mutfak tezgahında gerçek kanser araştırması yapamazdım.Tôi không thể nghiên cứu ung thư trên bàn bếp ở nhà
Mutfak tezgahında gerçek kanser araştırması yapamazdım.Δεν μπορώ πραγματικά να κάνω μία έρευνα για τον καρκίνο στο πάγκο της κουζίνας μου.