tez ile cümle
tez kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Tez, Münih Ludwig Maximilian Üniversitesi 1968.Munich: Ludwig-Maximilians University, 1965.
Recep Köse 1997 yılında bu eseri yüksek lisans tezi yapmıştır.Verhoeven admitted this fraud in September 1997.
(Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi).(Unauthorized opinion).
Bu tezi daha sonraları Büyük Patlama kuramı olarak adlandırıldı.That disaster was later known as the Blast Fall.
İlk yüksek lisans tezi fizik (optik) idi.Her first master's thesis was in physics (optics).
Aslında bu sistem doktora tezinin standartlarıydı.At the time, this classification system was a medical classification.
Eski adı "tezene"dir. daha sonradan devlet yukarıalıçlı olarak değiştirmiştir.Originally named "Higher Ground", the group later changed their name to Servant.
Bir doktora tezi için tüm bunlar fazlasıyla olağandışıdır.This was quite unusual for a doctoral dissertation.
1941 yılında yayınlanan ilk makalesi de bu bitirme tezi ile ilgilidir.His first published article, in 1941, was based on this senior's thesis.
Riemann'ın fonksiyonlar teorisi üzerine olan doktora tezinin tarihi ise 1851'dir.Riemann's dissertation (Riemann 1851) on the theory of functions appeared in 1851.
Bu yanlılık sıfır bazlı karar vermenin tezadıdır.This can be contrasted with zero-based decision-making.
Çünkü tez onun için muaf tutulmuştu.He is knighted for this deed.
Ratzinger, Thompson’ın tezini kabûl etmedi.Dever refused to sink to Thompson's level of rhetoric.
3 saat 20 dakika süren görüşmelerin ardından, tezkere 320 oyla kabul edildi.A year later, 474 sought admission, with 320 admitted.
Ancak Profesörler Kurulu tezi iki defa reddetti.However, he was disqualified by Guardian Council twice.
Vámbéry'nin bu tezi günümüzde artık kabul görmemektedir.This view is no longer in favour in Paleontology.
Şu ana kadar 170'den fazla tez tamamlanmıştır.It has so far been viewed over 170 million times.
Arterton bir ara makyaj tezgahtarı olarak çalıştı.Msalam once worked as a clothing vendor.
1988 yılında yer aldığı Tezaab filmi onun oyunculuk kariyerinde önemli bir dönüm noktasıydı.A photograph which Mangelsen took in 1988 is symbolic to his career.
Tezin danışmanı ise Steven Runciman idi.Notes Steven Runciman.
İkisi anlaşıp birlikte bir tezkire yazmak konusunda anlaştılar.The two agreed to try to adopt a baby together.
Francis Bacon (ressam)Hakkında TezLooking back at Francis Bacon.
Kulağa çok tezat geliyor.It sounds like an oxymoron.
Mutfak tezgahının üstünde bulduğunuz onlardır.They're the ones you find on the kitchen countertop.
Bu 2000 yıldan daha eski bir öneri ve en eski Latin hafıza tezlerinden biri.This is advice that goes back 2,000-plus years to the earliest Latin memory treatises.
(Alkış ve tezahüratlar)[applause and cheers]
Chitral ve Gilgit'ten gelen satıcılar tezgâhlarını kuruyor.The tradesmen from Chitral and Gilgit are setting up shop.
Quentin Tarantino'nun remiks üzerine master tezi: Kill BillQuentin Tarantino's remix master thesis is Kill Bill
Merkezi metaforları bir dokuma tezgahı.Their central metaphor is a loom.
"Bu tezgah üzerinde hayatımı dokuyorum" diyorlar.They say, "Upon this loom, I weave my life."
- Tezgâhın üzerinde.- It's on the dresser.
Ben şimdi çok zaman var bu yüzden benim tez, tamamladı.I finished my thesis, so I have a lot of time now.
Bu ülke, bir çok tezatlıkların olduğu bir ülkedir.This is the land. It has many contrasts.
Ps 73, "The End of the Wicked Righteous, bu tezat.")I have put my trust in the Lord God." (NOTE: Ps.
Günaydın Hampton Road'lular (Tezahürat)[Bob McDonnell] Good morning Hampton Roads! (Cheers)
Bu resim bir istiridye tezgahının resmi, bugünün her yerde bulunan hotdog tezgahları gibiydi.This image is an image of an oyster cart, which is now as ubiquitous as the hotdog cart is today.
Barcelona'da Marcos, tezgahtarların yazıcıyı değiştirme tavsiyelerini dinlemedi.In Barcelona Marcos hasn't followed the advice of the shop keepers to replace his printer.
(Tezahurat) (Alkışlar)Thank you, TED. (Cheers) (Applause)
(Tezahürat) (Alkışlar)(Cheers) (Applause)
Sonucu yaz ve ilk tezini yaz.Write it last, and write your thesis first.
Girişinizi kapsayan yazınızın geri kalanı tezinizin temelidir.Your thesis is the foundation for the rest of your essay, including your introduction.
Ve tezini nasıl buluyorsun?So how do you find your thesis?
Girişinizde ve tezinizde zanaatkarlığa ve düzeltme yapmaya zaman ayırın.Take time crafting and revising your thesis and introduction.
Giriş ve tez cümlesi nasıl yazılır cümlesi ile başlamadı.It didn't start with "here's how to write a thesis and introduction."
Buna Church-Turing tezi denir.This is called the Church-Turing thesis.
Ben burada önemli bir tezi savunuyorum.You know, I'm making a very important argument.
Ben sanat ve yaratıcılığın empati kurmak için çok gerekli araçlar olduğu tezini savunuyorum.I'm making an argument that art and creativity are very essential tools in empathy.
Resmin genelinde tezatlar ve alaycılık seziyorum.So, there is a kind of ...human sort of sense of conflict, humor.
Kocaman bir dokuma tezgahında, babanın en son eşi yeni togasını giymiş çalışıyor.There is a massive loom, on which Dad's latest wife is working on a new toga.
Evet, Tezsler belki o adama fazla güvenmişti çünküWell, maybe he was too trusting, because he stayed where he was
Tezsler'in oğullarından biri kafasını kaldırıp,And midway through that brutality, one of Mr. Teszler's sons, Andrew, looked up and said,
Asistan Tezsler'in dediklerini yapmış ve kısa süre sonra,The man did as he was told, and shortly afterwards,
Kings Mountain'ın beyaz belediye başkanı Tezsler'i ziyaret etmiş.Mr. Teszler received a visit from the white mayor of Kings Mountain.
Tezsler'i ziyaret eden beyaz belediye başkanı,The white mayor visited Mr. Teszler and said,
"Sayın Tezsler, sizin bir çok beyaz işçiyi işe alacağınıza inanıyorum" demiş."Mr. Teszler, I trust you're going to be hiring a lot of white workers."
Tezsler, 8'i beyaz, 8'i siyah toplam 16 işçi işe almış.Mr. Teszler hired 16 men: eight white, eight black.
Böylece Tezsler tek bir hamleyleIn one fell swoop,
Tezsler'den bu konçertonunBartok's Third Piano Concerto and learned from
Ve artık Tezsler öldüğüne göre ben de yeminime bağlı kalacağım.And now he's dead, so I'm stuck with my vow.
Ţu an olduđum kiţilikten hiçbir zaman deđiţmeyeceđimi ("Tyler!" tezahüratlarý..)I'm never changing who I am