tez ile cümle

tez kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
10
ORT. KELİME
Karşılaştırmak ve tezat oluşturmak akademisyenlerin bir konuyu bütünüyle anlamalarını sağlar.المقارنة والتباين يعطي الباحثين فهما أكثر للموضوع
Karşılaştırmak ve tezat oluşturmak akademisyenlerin bir konuyu bütünüyle anlamalarını sağlar.より完璧に理解できます そこで 研究に活用されている
Karşılaştırmak ve tezat oluşturmak akademisyenlerin bir konuyu bütünüyle anlamalarını sağlar.比較同對比可以令學者 對某個話題有更全面嘅理解
Kayalıklara bindirmekten korkarak kıçtan dört demir attılar ve günün tez doğması için dua ettiler.A bojac sa, aby sme nejako nenarazili na úskalie, spustili so zadu lode štyri kotvy a priali si, aby bol deň.
Kayalıklara bindirmekten korkarak kıçtan dört demir attılar ve günün tez doğması için dua ettiler.A bojąc się, aby snać na miejsca ostre nie wpadli, zrzuciwszy cztery kotwice z steru, pragnęli, aby dzień był.
Kayalıklara bindirmekten korkarak kıçtan dört demir attılar ve günün tez doğması için dua ettiler.A bojíce se, aby na místa skalnatá neuhodili, spustivše z bárky čtyři kotve, žádali, aby den byl.
Kayalıklara bindirmekten korkarak kıçtan dört demir attılar ve günün tez doğması için dua ettiler.Bấy giờ, sợ đụng rạn, bọ bèn từ trên đầu lái tàu quăng bốn neo xuống, và ước ao đến sáng.
Kayalıklara bindirmekten korkarak kıçtan dört demir attılar ve günün tez doğması için dua ettiler.Bấy_giờ , sợ đụng rạn , bọ bèn từ trên đầu lái tàu quăng bốn neo xuống , và ước_ao đến sáng .
Kayalıklara bindirmekten korkarak kıçtan dört demir attılar ve günün tez doğması için dua ettiler.암초에 걸릴까 하여 고물로 닻 넷을 주고 날이 새기를 고대하더니
Kayalıklara bindirmekten korkarak kıçtan dört demir attılar ve günün tez doğması için dua ettiler.Ora, temendo irmos dar em rochedos, lançaram da popa quatro âncoras, e esperaram ansiosos que amanhecesse.
Kayalıklara bindirmekten korkarak kıçtan dört demir attılar ve günün tez doğması için dua ettiler.Temiendo dar en escollos, echaron las cuatro anclas de la popa y ansiaban el amanecer
Kayalıklara bindirmekten korkarak kıçtan dört demir attılar ve günün tez doğması için dua ettiler.І, опасуючись, щоб не набігти на гостре місце, кинули з демена (керми) чотири якори і дожидали дня.
Kayalıklara bindirmekten korkarak kıçtan dört demir attılar ve günün tez doğması için dua ettiler.Опасаясь, чтобы не попасть на каменистые места, бросили с кормы четыре якоря, и ожидали дня.
Kayalıklara bindirmekten korkarak kıçtan dört demir attılar ve günün tez doğması için dua ettiler.Павел рече на стотника и на войниците: Ако тия не останат в кораба, вие не можете се избави.
Kayalıklara bindirmekten korkarak kıçtan dört demir attılar ve günün tez doğması için dua ettiler.וייראו פן יפגעו בשני הסלעים וישליכו מעל אחורי האניה ארבעה עוגינים אל הים ויכספו לאור היום׃
Kayalıklara bindirmekten korkarak kıçtan dört demir attılar ve günün tez doğması için dua ettiler.‎واذ كانوا يخافون ان يقعوا على مواضع صعبة رموا من المؤخر اربع مراس وكانوا يطلبون ان يصير النهار‎.
Kayalıklara bindirmekten korkarak kıçtan dört demir attılar ve günün tez doğması için dua ettiler.恐 怕 撞 在 石 頭 上 、 就 從 船 尾 拋 下 四 個 錨 、 盼 望 天 亮
Kayalıklara bindirmekten korkarak kıçtan dört demir attılar ve günün tez doğması için dua ettiler.恐怕 撞 在 石頭 上 、 就 從 船尾 拋下 四 個錨 、 盼望 天亮
[kendi dilinde]: Eve gitmemiz lazım. 3...2...1... [tezahurat]3...2...1... [jubel]
[kendi dilinde]: Eve gitmemiz lazım. 3...2...1... [tezahurat]Ini akan hujan. >3...2...1... >Awas! >Tidak nyata.Tidak nyata.
Kesiyoruz, koyuyoruz tezgaha.Μόλις ήρθες.
Kesiyoruz, koyuyoruz tezgaha.Как ще го върша това?
Kiminiz bunu laboratuvarlarda, kiminiz iş tezgahlarında hissettiniz.Alcuni di voi l'hanno provata in laboratorio, altri l'hanno provata mentre erano al banco di lavoro.
Kiminiz bunu laboratuvarlarda, kiminiz iş tezgahlarında hissettiniz.Algunos lo han sentido en laboratorios; algunos lo han sentido en el banco de trabajo.
Kiminiz bunu laboratuvarlarda, kiminiz iş tezgahlarında hissettiniz.Certains d'entre vous l'avez ressentie dans des laboratoires, d'autres l'ont ressentie sur leur établi.
Kiminiz bunu laboratuvarlarda, kiminiz iş tezgahlarında hissettiniz.여러분들 몇몇은 실험실에게 느꼈을 거고; 여러분들 몇분은 작업장에서 느꼈습니다.
Kiminiz bunu laboratuvarlarda, kiminiz iş tezgahlarında hissettiniz.Manche von Ihnen haben es in Laboratorien gespürt, manche von Ihnen am Arbeitstisch.
Kiminiz bunu laboratuvarlarda, kiminiz iş tezgahlarında hissettiniz.Một số các bạn cảm nhận được trong phòng thí nghiệm; một số thì cảm nhận ở bàn làm việc.
Kiminiz bunu laboratuvarlarda, kiminiz iş tezgahlarında hissettiniz.Niektórzy z was poczuli ją w laboratorium; niektórzy w warsztacie.
Kiminiz bunu laboratuvarlarda, kiminiz iş tezgahlarında hissettiniz.Sommigen hebben het gevoeld in laboratoria, sommigen aan de werkbank.
Kiminiz bunu laboratuvarlarda, kiminiz iş tezgahlarında hissettiniz.Unii din voi au simţit asta în laboratoare: alţii din voi au simţit asta în timp ce munceaţi.
Kiminiz bunu laboratuvarlarda, kiminiz iş tezgahlarında hissettiniz.Дехто з вас відчував її, проводячи експерименти в лабораторіях; дехто -- працюючи за робочим місцем.
Kiminiz bunu laboratuvarlarda, kiminiz iş tezgahlarında hissettiniz.Някои от вас са я усещали в лаборатории; някои от вас - на работната маса.
Kiminiz bunu laboratuvarlarda, kiminiz iş tezgahlarında hissettiniz.כמה מכם חשו זאת במעבדה; כמה מכם חשו זאת ליד שולחן העבודה.
Kiminiz bunu laboratuvarlarda, kiminiz iş tezgahlarında hissettiniz.او داخل مختبرات الابحاث او في ورشات العمل
Kiminiz bunu laboratuvarlarda, kiminiz iş tezgahlarında hissettiniz.作業台で感じたことが ある人もいるでしょう コンサートでも感じますね
Kings Mountain'ın beyaz belediye başkanı Tezsler'i ziyaret etmiş.Dl. Teszler a primit o vizită de la primarul alb al regiunii Munţii Kings.
Kings Mountain'ın beyaz belediye başkanı Tezsler'i ziyaret etmiş.Kings Mountain의 백인 시장이 테슬러씨를 방문했습니다.
Kings Mountain'ın beyaz belediye başkanı Tezsler'i ziyaret etmiş.M. Teszler a reçu la visite du maire blanc de Kings Mountain.
Kings Mountain'ın beyaz belediye başkanı Tezsler'i ziyaret etmiş.Ông Teszler nhận được một cuộc viếng thăm từ người thị trưởng da trắng của Kings Moutain.
Kings Mountain'ın beyaz belediye başkanı Tezsler'i ziyaret etmiş.Teszler bezoek van de blanke burgemeester van Kings Mountain.
Kings Mountain'ın beyaz belediye başkanı Tezsler'i ziyaret etmiş.מר טסלר זכה לביקור מראש העיר הלבן של קינגס מאונטיין.
Kings Mountain'ın beyaz belediye başkanı Tezsler'i ziyaret etmiş.تلقى السيد تسزلر زيارة من عميد البيض في الكينغ ماونتن .
Kings Mountain'ın beyaz belediye başkanı Tezsler'i ziyaret etmiş.さて ここでご注意いただきたいのですが
Kocaman bir dokuma tezgahında, babanın en son eşi yeni togasını giymiş çalışıyor.C'è un enorme telaio, a cui lavora la più recente moglie del Papà per fare una toga.
Kocaman bir dokuma tezgahında, babanın en son eşi yeni togasını giymiş çalışıyor.Có một khung dệt thật lớn, nơi người vợ út của Bố đang dệt áo.
Kocaman bir dokuma tezgahında, babanın en son eşi yeni togasını giymiş çalışıyor.Há um tear enorme no qual a última mulher do Pai está a trabalhar numa nova toga.
Kocaman bir dokuma tezgahında, babanın en son eşi yeni togasını giymiş çalışıyor.Hay un enorme telar, en el que la última esposa de papá está trabajando en una nueva toga.
Kocaman bir dokuma tezgahında, babanın en son eşi yeni togasını giymiş çalışıyor.Il y a un énorme métier à tisser, sur lequel la dernière épouse en date de papa travaille à une nouvelle toge.
Kocaman bir dokuma tezgahında, babanın en son eşi yeni togasını giymiş çalışıyor.Jest tam olbrzymie krosno, obecna żona taty pracuje nad nową togą.
Kocaman bir dokuma tezgahında, babanın en son eşi yeni togasını giymiş çalışıyor.안마당에는 도미티아 아버지의 최근 얻은 아내가 새로운 망토를 짜고 있는 거대한 직기가 있습니다.
Kocaman bir dokuma tezgahında, babanın en son eşi yeni togasını giymiş çalışıyor.Здесь стоит большой ткацкий станок, на котором их мать ткала материал для тоги.
Kocaman bir dokuma tezgahında, babanın en son eşi yeni togasını giymiş çalışıyor.יש נול ענק, עליו אישתו החדשה של אבא עובדת על טוגה חדשה.
Kocaman bir dokuma tezgahında, babanın en son eşi yeni togasını giymiş çalışıyor.お父さんが再婚したばかりの妻が 新しいトーガを織っています ドミティアとドミティアとドミティアは
Konusmanin sonunda su tezaurati yaptirdi,A ke konci přednášky publikum skandovalo:
Konusmanin sonunda su tezaurati yaptirdi,E alla fine del discorso ha fatto acclamare tutta l'assemblea,
Konusmanin sonunda su tezaurati yaptirdi,E ele conseguiu que eles cantassem no final da palestra,
Konusmanin sonunda su tezaurati yaptirdi,En hij liet zijn publiek aan het eind van de talk scanderen:
Konusmanin sonunda su tezaurati yaptirdi,Et il a fait reprendre en choeur à la fin de sa conférence,
Konusmanin sonunda su tezaurati yaptirdi,I na końcu wykładu wszyscy skandowali:

İlgili Sayfalar