tez ile cümle
tez kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Konusmanin sonunda su tezaurati yaptirdi,그리고 그는 관중들을 동원해 다음 구호를 외쳤습니다,
Konusmanin sonunda su tezaurati yaptirdi,Lalu dia bernyanyi menjelang akhir presentasinya,
Konusmanin sonunda su tezaurati yaptirdi,Och han fick dem att mässa i slutet av talet,
Konusmanin sonunda su tezaurati yaptirdi,Şi i-a făcut să scandeze până la finalul prelegerii,
Konusmanin sonunda su tezaurati yaptirdi,Und er brachte die Zuschauer dazu, am Ende der Rede im Sprechchor
Konusmanin sonunda su tezaurati yaptirdi,Y luego, hizo corear a la gente, al final de su charla,
Konusmanin sonunda su tezaurati yaptirdi,Και τους έκανε να λένε ρυθμικά στο τέλος της ομιλίας,
Konusmanin sonunda su tezaurati yaptirdi,И в конце выступления все зрители повторяли:
Konusmanin sonunda su tezaurati yaptirdi,И ги прикани накрая на лекцията да пеят
Konusmanin sonunda su tezaurati yaptirdi,והוא גרם להם להריע עד לסוף ההרצאה,
Konusmanin sonunda su tezaurati yaptirdi,وحث مستمعيه على الترديد والغناء في نهاية حديثه ،
Konusmanin sonunda su tezaurati yaptirdi,「今こそ、生データを!
Konuşmanın sonrasında Tezsler, yanıma yaklaşıp kibarca serzenişte bulundu:Alla fine, il signor Teszler venne da me con un gentile rimprovero e disse,
Konuşmanın sonrasında Tezsler, yanıma yaklaşıp kibarca serzenişte bulundu:테슬러씨는 수업 후 저에게 와서 공손하게 나무랐습니다.
Konuşmanın sonrasında Tezsler, yanıma yaklaşıp kibarca serzenişte bulundu:O Sr. Teszler veio ter comigo, repreendeu-me gentilmente e disse:
Konuşmanın sonrasında Tezsler, yanıma yaklaşıp kibarca serzenişte bulundu:Teszler naar mij toe en zei met een zachte aanpak,
Konuşmanın sonrasında Tezsler, yanıma yaklaşıp kibarca serzenişte bulundu:Teszler podszedł potem do mnie z delikatnym wyrzutem i powiedział:
Konuşmanın sonrasında Tezsler, yanıma yaklaşıp kibarca serzenişte bulundu:Und Herr Teszler kam danach mit sanftem Vorwurf auf mich zu und sagte:
Konuşmanın sonrasında Tezsler, yanıma yaklaşıp kibarca serzenişte bulundu:ומר טסלר בא אלי אחר כך, בנזיפה עדינה ואמר,
Konuşmanın sonrasında Tezsler, yanıma yaklaşıp kibarca serzenişte bulundu:جائني بعد ذلك السيد تسزلر مع لوم لطيف وقال لي
Konuşmanın sonrasında Tezsler, yanıma yaklaşıp kibarca serzenişte bulundu:「いいかい 博士 人間というものは 本質的に善いものなんだよ」
Kuhn 1962 senesinde bu konuda bir tez yazdı.썼기 때문에 우리는 그 답을 알고 있습니다.
Kuhn 1962 senesinde bu konuda bir tez yazdı.Kuhn írt egy szemináriumi értekezést erről még 1962-ben.
Kuhn 1962 senesinde bu konuda bir tez yazdı.Kuhn napsal o tomto problému v roce 1962 známé pojednání.
Kuhn 1962 senesinde bu konuda bir tez yazdı.Κουν έγραψε μια γόνιμη διατριβή σχετικά με αυτό το 1962.
Kuhn 1962 senesinde bu konuda bir tez yazdı.Кун написал целый трактат об этом в 1962 году.
Kuhn 1962 senesinde bu konuda bir tez yazdı.Кун написа творчески трактат относно това през 1962.
Kuhn 1962 senesinde bu konuda bir tez yazdı.כתב מחקר חשוב בנושא כבר ב-1962.
Kuhn 1962 senesinde bu konuda bir tez yazdı.كتب اطروحة التطور و عن هذا لنعود الى 1962
Kuhn 1962 senesinde bu konuda bir tez yazdı.わかっています クーンは 科学者とは
Kulağa çok tezat geliyor.Cela ressemble à un oxymore.
Kulağa çok tezat geliyor.Das klingt wie ein Widerspruch in sich.
Kulağa çok tezat geliyor.Dat lijkt een oxymoron.
Kulağa çok tezat geliyor.Det låter som en självmotsägelse.
Kulağa çok tezat geliyor.Ez elég ellentmondásosan hangzik.
Kulağa çok tezat geliyor.모순처럼 들리는데요.
Kulağa çok tezat geliyor.Pare a fi un oximoron.
Kulağa çok tezat geliyor.Parece um contrassenso.
Kulağa çok tezat geliyor.Se kuullostaa oksymoronilta.
Kulağa çok tezat geliyor.Sembra un ossimoro.
Kulağa çok tezat geliyor.Suena ilógico.
Kulağa çok tezat geliyor.To brzmi jak oksymoron.
Kulağa çok tezat geliyor.Znie to ako protirečenie.
Kulağa çok tezat geliyor.Zní to jako oxymóron.
Kulağa çok tezat geliyor.Μοιάζε οξύμωρο.
Kulağa çok tezat geliyor.Звучи като небивалица.
Kulağa çok tezat geliyor.Це звучить як оксиморон.
Kulağa çok tezat geliyor.Это противоречит само себе, это оксюморон.
Kulağa çok tezat geliyor.זה נשמע כמו אוקסימורון.
Kulağa çok tezat geliyor.هذا يبدوا وكأنه مجرد تناقض في اللغة.
Kulağa çok tezat geliyor.でも症例を見ていてわかったのは
Kusursuz mutfak - kusursuz mutfakta tezgahta faturalar yok.Bucătăria perfectă -- fără facturi pe blatul din bucătăria perfectă.
Kusursuz mutfak - kusursuz mutfakta tezgahta faturalar yok.De perfecte keuken -- hier geen rekeningen op het aanrecht.
Kusursuz mutfak - kusursuz mutfakta tezgahta faturalar yok.Die perfekte Küche - keine Rechnungen auf der Theke in der perfekten Küche.
Kusursuz mutfak - kusursuz mutfakta tezgahta faturalar yok.Idealna kuchnia - nie ma tam miejsca na rachunki na stole.
Kusursuz mutfak - kusursuz mutfakta tezgahta faturalar yok.완벽한 주방, 완벽한 주방에는 카운터에 계산서가 없습니다.
Kusursuz mutfak - kusursuz mutfakta tezgahta faturalar yok.La cocina perfecta... no hay facturas encima de la mesa de la cocina perfecta.
Kusursuz mutfak - kusursuz mutfakta tezgahta faturalar yok.La cucina perfetta - non ci sono bollette sul tavolo della cucina perfetta.
Kusursuz mutfak - kusursuz mutfakta tezgahta faturalar yok.la cuisine parfaite - il n'y a pas de factures sur le comptoir dans la cuisine parfaite..
Kusursuz mutfak - kusursuz mutfakta tezgahta faturalar yok.VIKING社のガスレンジがあるのが 理想のキッチンです