tez ile cümle
tez kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Itezhi- Tezhizambia_ districts. kgmItezhi- Tezhizambia_ districts. kgm
Itezhi- Tezhizambia_ districts. kgmItezhi- Tezhizambia_ districts. kgm
Itezhi- Tezhizambia_ districts. kgmItezhi- Tezhizambia_ districts. kgm
Itezhi- Tezhizambia_ districts. kgmItezhi- Tezhizambia_ districts. kgm
Itezhi- Tezhizambia_ districts. kgmItezhi- Tezhizambia_ districts. kgm
Itezhi- Tezhizambia_ districts. kgmsweden. kgm
Itezhi- Tezhizambia_ districts. kgmzambia_ districts. kgm
Itezhi- Tezhizambia_ districts. kgmzambia_ districts. kgm
Itezhi- Tezhizambia_ districts. kgmzambia_districts.kgm
Itezhi- Tezhizambia_ districts. kgmzambia_ districts. kgm
Itezhi- Tezhizambia_ districts. kgmzambia_ districts. kgm
Itezhi- Tezhizambia_ districts. kgmΙτέζι- Τεζίzambia_ districts. kgm
Itezhi- Tezhizambia_ districts. kgmІтежі- Тежіzambia_ districts. kgm
Ivrea'da bulunmaktan ve kendi tezim üzerinde fazla vakit harcamak istemediğimdenE estando na Ivrea e não querendo gastar muito tempo na minha tese
Ivrea'da bulunmaktan ve kendi tezim üzerinde fazla vakit harcamak istemediğimdenأن تعمل على معالج جديد... ثم لأنني في إيفريا ولا أريد أن يكون جل الوقت لأطروحتي
[Kadın kendi dilinde konuşur]: İleri bakın! [tezahuratlar]Regardez devant !
[kalabalık tezahürat ediyor][acclamations de la foule]
[kalabalık tezahürat ediyor][folla che gioisce]
[kalabalık tezahürat ediyor]Menge jubelt
[kalabalık tezahürat ediyor][multidão aplaudindo]
[kalabalık tezahürat ediyor][κραυγές πλήθους]
[kalabalık tezahürat yapıyor][acclamations de la foule]
[kalabalık tezahürat yapıyor][folla che gioisce]
[kalabalık tezahürat yapıyor](Menge jolt)
[kalabalık tezahürat yapıyor][multidão aplaudindo]
[kalabalık tezahürat yapıyor][κραυγές πλήθους]
Kansan City'de bir üniversiteyi ziyarete gittim ve bütün tezim yerine oturdu -- bir işçi sınıfı üniversitesi.Deze kwestie raakte me pas echt toen ik op bezoek ging bij een school in Kansas City -- een arbeidersschool.
Kansan City'de bir üniversiteyi ziyarete gittim ve bütün tezim yerine oturdu -- bir işçi sınıfı üniversitesi.Diese ganze These wurde mir klar, als ich ein College in Kansas City besuchte -- ein Arbeiterklassen-College.
Kansan City'de bir üniversiteyi ziyarete gittim ve bütün tezim yerine oturdu -- bir işçi sınıfı üniversitesi.제가 캔사스에 있는 노동자 계층의 한 대학을 방문했을 때, 이러한 전체적인 가설이 정말 가슴에 와 닿았습니다.
Kansan City'de bir üniversiteyi ziyarete gittim ve bütün tezim yerine oturdu -- bir işçi sınıfı üniversitesi.Na tohle tvrzení jsem si vzpomněla, když jsem jela navštívit školu v Kansas City, šlo o školu pro pracující.
Kansan City'de bir üniversiteyi ziyarete gittim ve bütün tezim yerine oturdu -- bir işçi sınıfı üniversitesi.Pojęłam całą tę teorię, kiedy odwiedziłam uczelnię w Kansas City -- szkołę zawodową.
Kansan City'de bir üniversiteyi ziyarete gittim ve bütün tezim yerine oturdu -- bir işçi sınıfı üniversitesi.Αυτή η όλη άποψη μου ήρθε όταν πήγα να επισκεφθώ ένα κολλέγιο στο Κάνσας -- ένα κολλέγιο της εργατικής τάξης.
Kansan City'de bir üniversiteyi ziyarete gittim ve bütün tezim yerine oturdu -- bir işçi sınıfı üniversitesi.Я насправді усвідомила всю цю ситуацію, коли відвідала один коледж у Канзасі - коледж для робітничого класу.
Kansan City'de bir üniversiteyi ziyarete gittim ve bütün tezim yerine oturdu -- bir işçi sınıfı üniversitesi.כל התיזה הזו עלתה על דעתי ממש מעצמה כשביקרתי בקולג' בקנזס סיטי - קולג' של מעמד העובדים.
Kansan City'de bir üniversiteyi ziyarete gittim ve bütün tezim yerine oturdu -- bir işçi sınıfı üniversitesi.جائتني الفكرة برمتها عندما ذهبت إلى زيارة كلية في مدينة كانساس -- كلية الطبقة العاملة.
Kansan City'de bir üniversiteyi ziyarete gittim ve bütün tezim yerine oturdu -- bir işçi sınıfı üniversitesi.働く人の為の大学を訪れた時に この話を痛感することになりました 大学に居たころ、私が思い描いていた将来像は、
Kardeţim benim tezgaha dönmem gerekiyor.Βέβαια θα μπορούσαν να είναι χειρότερες από το δικές σου.
Kardeţim benim tezgaha dönmem gerekiyor.Разбира се, едва ли са били по-лоши от твоите.
Karşılaştırmak ve tezat oluşturmak akademisyenlerin bir konuyu bütünüyle anlamalarını sağlar.Att jämföra och kontrastera ger forskare möjligheten att förstå ett ämne på ett mer fullkomligt sätt.
Karşılaştırmak ve tezat oluşturmak akademisyenlerin bir konuyu bütünüyle anlamalarını sağlar.Comparar y contrastar, le ofrece a los académicos un entendimiento más profundo de un tema.
Karşılaştırmak ve tezat oluşturmak akademisyenlerin bir konuyu bütünüyle anlamalarını sağlar.Comparer et mettre en opposition donne aux intellectuels une compréhension plus approfondie d'un sujet.
Karşılaştırmak ve tezat oluşturmak akademisyenlerin bir konuyu bütünüyle anlamalarını sağlar.Então, eu pensei: "Se a leitura comparada funciona para a investigação,
Karşılaştırmak ve tezat oluşturmak akademisyenlerin bir konuyu bütünüyle anlamalarını sağlar.비교와 대조는 학자들에게 한 주제에 대한 더욱 완전한 이해를 줍니다.
Karşılaştırmak ve tezat oluşturmak akademisyenlerin bir konuyu bütünüyle anlamalarını sağlar.Komparácia a kontrast dávajú učencom úplnejšie porozumenie danej témy.
Karşılaştırmak ve tezat oluşturmak akademisyenlerin bir konuyu bütünüyle anlamalarını sağlar.La comparazione e il contrasto offrono agli studiosi una comprensione più completa di un tema.
Karşılaştırmak ve tezat oluşturmak akademisyenlerin bir konuyu bütünüyle anlamalarını sağlar.Membandingkan dan membedakan memberikan pengertian yang lebih lengkap akan sebuah topik bagi para cendekiawan.
Karşılaştırmak ve tezat oluşturmak akademisyenlerin bir konuyu bütünüyle anlamalarını sağlar.Porovnání a odlišnosti dávají vědcům ucelenější porozumění tématu.
Karşılaştırmak ve tezat oluşturmak akademisyenlerin bir konuyu bütünüyle anlamalarını sağlar.Porównywanie i kontrastowanie dają badaczom pełniejszy obraz tematu.
Karşılaştırmak ve tezat oluşturmak akademisyenlerin bir konuyu bütünüyle anlamalarını sağlar.Primerjava znanstvenikom nudi bolj celovito razumevanje teme.
Karşılaştırmak ve tezat oluşturmak akademisyenlerin bir konuyu bütünüyle anlamalarını sağlar.Prin comparație și punere în antiteză, învățații capătă o înțelegere profundă a unei teme.
Karşılaştırmak ve tezat oluşturmak akademisyenlerin bir konuyu bütünüyle anlamalarını sağlar.So sánh và đối chiếu khiến cho nhiều học giả có một cái nhìn toàn diện hơn về một chủ đề.
Karşılaştırmak ve tezat oluşturmak akademisyenlerin bir konuyu bütünüyle anlamalarını sağlar.Úgy gondoltam, ha ez az összehasonlítás működik a tudomány világában, miért ne működne a mindennapi életben?
Karşılaştırmak ve tezat oluşturmak akademisyenlerin bir konuyu bütünüyle anlamalarını sağlar.Vergelijkingen en contrasten geven leerlingen een completer beeld van een onderwerp.
Karşılaştırmak ve tezat oluşturmak akademisyenlerin bir konuyu bütünüyle anlamalarını sağlar.Vergleich und Gegenüberstellung ermöglichen ein komplexeres Verständnis eines Themas.
Karşılaştırmak ve tezat oluşturmak akademisyenlerin bir konuyu bütünüyle anlamalarını sağlar.Vertailu ja kontrasti tarjoavat tutkijoille kattavamman ymmärryksen aiheesta.
Karşılaştırmak ve tezat oluşturmak akademisyenlerin bir konuyu bütünüyle anlamalarını sağlar.Η σύγκριση και η αντιπαραβολή δίνει στους επιστήμονες μία περισσότερο ολοκληρωμένη κατανόηση του θέματος.
Karşılaştırmak ve tezat oluşturmak akademisyenlerin bir konuyu bütünüyle anlamalarını sağlar.Порівняння і контраст дає вченим змогу краще зрозуміти тему.
Karşılaştırmak ve tezat oluşturmak akademisyenlerin bir konuyu bütünüyle anlamalarını sağlar.Сравнение и противопоставление дают учёным более полное представление о предмете.
Karşılaştırmak ve tezat oluşturmak akademisyenlerin bir konuyu bütünüyle anlamalarını sağlar.Сравнението и съпоставянето дават на учените по-пълно разбиране на дадена тема.
Karşılaştırmak ve tezat oluşturmak akademisyenlerin bir konuyu bütünüyle anlamalarını sağlar.השוואה וניגודים נותנים לחוקרים הבנה מלאה יותר של נושא.