tez ile cümle
tez kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
10
ORT. KELİME
Bunun için tövbe et! Yoksa yanına tez gelir, ağzımdaki kılıçla onlara karşı savaşırım.Pokutujże: a jeźli nie będziesz, przyjdę przeciwko tobie w rychle i będę walczył z nimi mieczem ust moich.
Bunun için tövbe et! Yoksa yanına tez gelir, ağzımdaki kılıçla onlara karşı savaşırım.Ravvediti dunque; altrimenti verrò presto da te e combatterò contro di loro con la spada della mia bocca
Bunun için tövbe et! Yoksa yanına tez gelir, ağzımdaki kılıçla onlara karşı savaşırım.Repens-toi donc; sinon, je viendrai à toi bientôt, et je les combattrai avec l`épée de ma bouche.
Bunun için tövbe et! Yoksa yanına tez gelir, ağzımdaki kılıçla onlara karşı savaşırım.Teda čiň pokánie; ale ak nie, prijdem rýchle na teba a budem s nimi bojovať mečom svojich úst.
Bunun için tövbe et! Yoksa yanına tez gelir, ağzımdaki kılıçla onlara karşı savaşırım.Tee siis parannus; mutta jos et, niin minä tulen sinun tykösi pian ja sodin heitä vastaan suuni miekalla.
Bunun için tövbe et! Yoksa yanına tez gelir, ağzımdaki kılıçla onlara karşı savaşırım.Térj meg: ha pedig nem, ellened megyek hamar, és vívok azok ellen számnak kardjával.
Bunun için tövbe et! Yoksa yanına tez gelir, ağzımdaki kılıçla onlara karşı savaşırım.Tue Buße; wo aber nicht, so werde ich dir bald kommen und mit ihnen kriegen durch das Schwert meines Mundes.
Bunun için tövbe et! Yoksa yanına tez gelir, ağzımdaki kılıçla onlara karşı savaşırım.Μετανοησον ει δε μη, ερχομαι προς σε ταχεως και θελω πολεμησει προς αυτους με την ρομφαιαν του στοματος μου.
Bunun için tövbe et! Yoksa yanına tez gelir, ağzımdaki kılıçla onlara karşı savaşırım.Покайся; а если не так, скоро приду к тебе и сражусь с ними мечом уст Моих.
Bunun için tövbe et! Yoksa yanına tez gelir, ağzımdaki kılıçla onlara karşı savaşırım.Покайся; ато прийду до тебе скоро, і воювати му з ними мечом уст моїх.
Bunun için tövbe et! Yoksa yanına tez gelir, ağzımdaki kılıçla onlara karşı savaşırım.שובה ואם לא כי עתה אבוא עליך מהרה ונלחמתי בם בחרב פי׃
Bunun için tövbe et! Yoksa yanına tez gelir, ağzımdaki kılıçla onlara karşı savaşırım.فتب والا فاني آتيك سريعا واحاربهم بسيف فمي.
Bunun için tövbe et! Yoksa yanına tez gelir, ağzımdaki kılıçla onlara karşı savaşırım.所 以 你 當 悔 改 、 若 不 悔 改 、 我 就 快 臨 到 你 那 裡 、 用 我 口 中 的 劍 、 攻 擊 他 們
Bunun için tövbe et! Yoksa yanına tez gelir, ağzımdaki kılıçla onlara karşı savaşırım.所以 你 當 悔改 、 若 不 悔改 、 我 就 快 臨到 你 那裡 、 用 我 口 中 的 劍 、 攻擊 他 們
Bunu perde arkasında birlikte tezgahlamışlardı.Avevano escogitato questo piano insieme dietro le quinte.
Bunu perde arkasında birlikte tezgahlamışlardı.De hade gillrat fällan tillsammans bakom ryggen på mig.
Bunu perde arkasında birlikte tezgahlamışlardı.De havde planlagt det sammen bag ryggen på mig.
Bunu perde arkasında birlikte tezgahlamışlardı.Eles tramaram tudo.
Bunu perde arkasında birlikte tezgahlamışlardı.He olivat suunnitelleet sen salaa.
Bunu perde arkasında birlikte tezgahlamışlardı.Lo habían tramado todo a mis espaldas.
Bunu perde arkasında birlikte tezgahlamışlardı.Ukartowali to wszystko wspólnie.
Bunu perde arkasında birlikte tezgahlamışlardı.Μου την είχαν στήσει.
Bunu perde arkasında birlikte tezgahlamışlardı.Они всё это подстроили.
Burada kartların ele alışımdaki tezatı görebilirsiniz.Här ser ni skillnaden i hur jag hanterar korten.
Burada kartların ele alışımdaki tezatı görebilirsiniz.Hier könnt ihr sehen, inwiefern ich die Karten anders behandele.
Burada kartların ele alışımdaki tezatı görebilirsiniz.Joten tässä voitte verrata miten käsittelen kortteja.
Burada kartların ele alışımdaki tezatı görebilirsiniz.여기 카드다루는 것을 보실수있습니다.
Burada kartların ele alışımdaki tezatı görebilirsiniz.Nu kun je het verschil zien, als ik met de kaarten omga.
Burada kartların ele alışımdaki tezatı görebilirsiniz.Puteţi vedea contrastul, atunci când abordez cărţile.
Burada kartların ele alışımdaki tezatı görebilirsiniz.Tu widać kontrast w trakcie rozdawania.
Burada kartların ele alışımdaki tezatı görebilirsiniz.Vedete, qui, la differenza con cui tratto le carte.
Burada kartların ele alışımdaki tezatı görebilirsiniz.Vous voyez donc ici le contraste lorsque je distribue les cartes.
Burada kartların ele alışımdaki tezatı görebilirsiniz.Ya ven aquí el contraste cuando juego con las cartas.
Burada kartların ele alışımdaki tezatı görebilirsiniz.Вы видите контраст, когда я раскладываю карты.
Burada kartların ele alışımdaki tezatı görebilirsiniz.Тук виждае контраста, щом третирам картите.
Burada kartların ele alışımdaki tezatı görebilirsiniz.אז כאן אתם רואים את ההבדל כשאני מחלק את הקלפים.
Burada kartların ele alışımdaki tezatı görebilirsiniz.هكذا تلاحظون التفرقة في اتعامل مع اوراق اللعب.
Burada kartların ele alışımdaki tezatı görebilirsiniz.それに10が2枚
Buradayım Tezahürat ve alkışlarあなたは何をしますか。 whd-iwasthere.org
Bu resim bir istiridye tezgahının resmi, bugünün her yerde bulunan hotdog tezgahları gibiydi.Auf diesem Bild sehen Sie einen Austernwagen, so allgegenwärtig wie heute Hotdogstände.
Bu resim bir istiridye tezgahının resmi, bugünün her yerde bulunan hotdog tezgahları gibiydi.Bức ảnh này chụp 1 xe bán hàu, giờ thì đã trở thành những xe bán hotdog thường ngày.
Bu resim bir istiridye tezgahının resmi, bugünün her yerde bulunan hotdog tezgahları gibiydi.Dit is een plaatje van een oesterkar, die toen even veel voorkwam als de hotdogkar tegenwoordig.
Bu resim bir istiridye tezgahının resmi, bugünün her yerde bulunan hotdog tezgahları gibiydi.Ez egy kép az osztrigás kocsiról amely mindenütt ott volt, mint ma a hot-dogos kocsi.
Bu resim bir istiridye tezgahının resmi, bugünün her yerde bulunan hotdog tezgahları gibiydi.이 사진은 지금은 핫도그 손수레로 흔하게 볼 수 있는 굴 손수레입니다.
Bu resim bir istiridye tezgahının resmi, bugünün her yerde bulunan hotdog tezgahları gibiydi.Na tomto obrázku je vozík s ustricami, ktorý bol taký bežný, ako je dnes vozík s hot-dogmi.
Bu resim bir istiridye tezgahının resmi, bugünün her yerde bulunan hotdog tezgahları gibiydi.To jest obraz wozu z ostrygami, był wszechobecny, jak wózki z hot-dogami dzisiaj.
Bu resim bir istiridye tezgahının resmi, bugünün her yerde bulunan hotdog tezgahları gibiydi.Това изображение е образ на стридена количка, което е сега навсякъде както хотдог количката е днес.
Bu resim bir istiridye tezgahının resmi, bugünün her yerde bulunan hotdog tezgahları gibiydi.התמונה הזו היא תמונה של עגלת צדפות, שהיתה נפוצה כמו עגלות הנקניקיות היום.
Bu resim bir istiridye tezgahının resmi, bugünün her yerde bulunan hotdog tezgahları gibiydi.هذه الصورة هو صورة من بطاقة المحار، التي هي الآن في كل مكان مثل عربة الهوت دوغ عليه اليوم.
Bu resim bir istiridye tezgahının resmi, bugünün her yerde bulunan hotdog tezgahları gibiydi.かつての牡蠣の露店の様子の写真ですが 今日のホットドッグの露店と同じようにどこでも見ることができました。 なのに残ったのはホットドッグってわけです。
Bu sadece benim tezim, Fakat görünüşe göre büyük bir çember halinde kazılmış.Arvelen, että se on kaivettu valtavaksi ympyräksi.
Bu sadece benim tezim, Fakat görünüşe göre büyük bir çember halinde kazılmış. Çember mi?Det här är bara en tanke men den verkar ha grävts i en enorm cirkel.
Bu sadece benim tezim, Fakat görünüşe göre büyük bir çember halinde kazılmış.Det er bare en tanke, men den er vist gravet ud som en stor cirkel.
Bu sadece benim tezim, Fakat görünüşe göre büyük bir çember halinde kazılmış.È solo un'ipotesi, ma sembra essere stato scavato in forma circolare.
Bu sadece benim tezim, Fakat görünüşe göre büyük bir çember halinde kazılmış.Es solo mi hipótesis, pero parece dibujar un círculo enorme.
Bu sadece benim tezim, Fakat görünüşe göre büyük bir çember halinde kazılmış.Esta é apenas a minha hipótese, mas parece ter sido escavado num enorme círculo.
Bu sadece benim tezim, Fakat görünüşe göre büyük bir çember halinde kazılmış.To tylko hipoteza, ale on zdaje się zataczać ogromny krąg.
Bu sadece benim tezim, Fakat görünüşe göre büyük bir çember halinde kazılmış.Είναι μόνο μια θεωρία, αλλά φαίνεται ότι σχηματίζει έναν τεράστιο κύκλο.
Bu sadece benim tezim, Fakat görünüşe göre büyük bir çember halinde kazılmış.Это лишь моя гипотеза, но похоже, его прорыли в огромном круге.
Bu sorunun cevabı biliniyor: Thomas S. Kuhn 1962 senesinde bu konuda bir tez yazdı.Eh bien nous avons la réponse parce que Thomas S. Kuhn a publié un traité de référence sur ce sujet en 1962.