tez ile cümle
tez kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Yüksek Lisans Tezi (Yayınlanmamış).Et sammensat tal (et ikke-primtal).
Ahali Prens'e büyük tezahürat yapmaya başlarlar ve bu da Turandot'un sinirlerini ayağa kaldırır.Publikum hylder prinsen og fremprovokerer Turandots vrede.
1926'da 21 yaşında zooloji'de ornitolojik bir tezle doktorasını verdi.I 1926 fik han 21 år gammel kandidatgraden i zoologi på en afhandling om ornitologi.
1942 yılında Princestone'dan PhD aldı ve tez danışmanı John Archibald Wheeler'dı.Han opnåede sin Ph.D. fra Princeton University i 1942; hans vejleder var John Archibald Wheeler.
Bu sefaretname üzerine bir doktora tezi bulunmaktadır.Denne stav sættes op af en læge.
İsyankar tezgâhları gözüpek durabilir.Reaktionære komplotter kunne stadig befrygtes.
Hakkında tez yapıldı ve bunlar asılsız çıktı.Lige lidt kom der ud af det, og sagen forblev uopklaret.
1976 yılında yüksek lisans tezini sundu.I 1976 blev der indført årlige maksimalkvoter.
Bu bir çeşit tezatlı tutum olarak görülebilir.Dette kan ses som en form for apologetik.
Ancak bu tezi destekleyen pek çok yer ve yerleşim ismi o çevrede yaşamaktadır.Derfor er der så mange navne og bygninger, som minder om den tid.
Muş isminin nereden geldiğine yönelik farklı tezler vardır.Der er forskellige bud på, hvor navnet stammer fra.
22. Şefinur Tezgel.Red borgmester Puddel 22.
1994 yılında doktora tezini verdi.Hun forlod DR i 1994.
Mirşan'ın tezleri genel olarak bilim dünyasında kabul edilmemektedir.Betegnelsen grevekonger er dog ikke generelt accepteret i videnskaben om historien.
Arnavutların bölgeye ne zaman geldiği tartışma konusudur; farklı tezler vardır.Landskabet varierer på de forskellige landsdele: Østdanmark har et varieret terræn.
Yeni tezgâh çeşitleri ve dokuma teknikleri de bir rol oynamıştır.Også sammensætningen og måden hvorpå teknisk dokumentation fremstilles har ændret sig.
Kurutulan tezekler, kışa hazırlık olmak üzere "kalak" denilen depolama yığını işlemine tabii tutulur.Dette kaldes for et såkaldt mellemtræk, hvor stærene gør holdt for at foretage en fældning til vinterdragt.
Bu sırada eylemciler de kendisine tezahüratta bulunuyordu.Nu var det arbejderbevægelsen som optog ham.
"Eski millî basketbolcu Turhan Tezol vefat etti"."Tidligere landsholdsspiller i håndbold er død".
Halk tezlerine olan ilgisini kaybetmeye başlamıştı.Efterhånden mistede de grebet om magten.
984 yılında İranlı matematikçi Ibn Sahl, "Yanan (Parlayan) aynalar ve mercekler" üzerine bir tez yazdı.I 984 skrev den persiske matematikere Abu Sad al-Ala ibn Sahl avhandlingen Om brennende speil og linser.
Tezini yurda döndükten sonra genişletti.Han valgte meg etter at de hadde trukket seg.»
Bu tez, bugüne kadar birçok kez denenmesine rağmen hala ispat edilememiştir.Hittil har det da også vært umulig å finne dem igjen, tross gjentagne forsøk.
Halk tezlerine olan ilgisini kaybetmeye başlamıştı.Snart mistet offentligheten interesse for henne.
Fakat daha sonra her şey ortaya çıkar ve Tezer’in hamile kaldığını öğrenen Utku şok olur.Men det hele snur seg når det blir klart at Zira er gravid.
Bu tezler ESTIEM'in web sitesinden indirilebilir.Den kan lastes ned fra Tenets offisielle nettsted.
Şairler divan edebiyatının ilk dönemlerinden beri tezkirelerde anılmıştır.Slik poesi hadde blitt skrevet siden tempeltiden.
Haziran 1938'de tezini verip Princeton’dan Felsefe Doktoru unvanını kazandı.I juni 1938 fikk han sin PhD fra Princeton.
Set aynı zamanda bereketli Osiris'in anti-tezidir.Den andre dagen: Den store prosesjonen til Osiris.
Daha sonra tribünlere giderek taraftarlarla karşılıklı tezahüratlar yaptılar.Etter hvert valgte de sammen forsiktig ut andre deltakere.
Heinze'nin etkileyici oyunu Manchester tribünlerinde "Ar-gen-tina!" tezahüratıyla karşılanır.Heinzes imponerende spill ble ofte hyllet av United-fansen på tribunen med tilropet "Ar-gen-tina!"
Ancak bu tezi savunacak hiçbir arkeolojik kanıt yoktur.Det er likevel ikke arkeologisk materiale som understøtter dette.
Tarihçi Suetonius, Claudius'un rahatsızlığının fiziksel tezahürlerini oldukça detaylı bir şekilde tasvir eder.Historikeren Sveton beskrev Claudius' synlige tegn på hans lidelser relativt detaljert.
"Türk" tezine göre ise bu kelimenin aslı, Osmanlıca'da melun can, yani ‘lanetlenmiş can’dır.På gresk kan imidlertid Polyaretos også bli forstått i den motsatte mening: «mye forbannet».
1942 yılında Princestone'dan PhD aldı ve tez danışmanı John Archibald Wheeler'dı.Han tok doktorgrad ved Princeton University i 1942; hans veileder var John Archibald Wheeler.
Tezgâh maliyeti çok yüksektir.Anleggskostnadene er høye.
Bacağından yaralanan Tezcan ameliyat edildi.Det ble operert inn en metallskinne i beinet.
1947 yılında hukuk fakültesinden bitirme tezini vererek mezun oldu.Fra 1947 ble framhaldsskolen regulert gjennom en egen lov.
Muş isminin nereden geldiğine yönelik farklı tezler vardır.Det er ulike tolkninger av hva navnet kommer fra.
Namazı, vakti geçmeden kılın, tez olun.»Maka di manapun kamu mendapati waktu salat, maka shalatlah."
Kopernik’in kitabındaki tezi, Dünya'nın Güneş'in etrafında hareket etmesi idi.Tesis dari buku Copernicus adalah bahwa Bumi bergerak mengelilingi Matahari.
Ancak bu tezi savunacak hiçbir arkeolojik kanıt yoktur.Tidak ada bukti arkeologi yang mendukung klaim ini.
1929 yılında, Gödel 23 yaşındayken, doktora tez ini Hans Hahn'ın danışmanlığı altında tamamladı.Pada tahun 1929, pada usia 23 tahun, ia menyelesaikan disertasi doktoralnya di bawah bimbingan Hans Hahn.
Şūeişa, Haftalık Shonen Jump derigisini yayınlar ve Japonya'da verilen Tezuka Ödülü'nü organize eder.Shueisha menerbitkan majalah Weekly Shonen Jump dan menyelenggarakan Penghargaan Tezuka di Jepang.
Eğer bu tez doğruysa E kaynağına göre İbrahim, İshak'ı kurban etmiştir.Karena iman maka Abraham, tatkala ia dicobai, mempersembahkan Ishak.
Mu‘tezile ise kendini "ehlü'l-adl ve'ttevhîd" ("adalet ve tevhid ehli") diye adlandırır.Budak-budak tersebut disebut Seikō (生口) (artinya "mulut yang hidup").
Kısa bir süre sonra, en yeni sekiz tezgâhtan birini bana teslim ettiler.Kedelapan orang itu lalu masuk ke bagian paling dalam dari katakombe.
Evinde kurduğu halı dokuma tezgâhında, yaptığı tasarımları halıya dokumaya başladı.Dengan memanfaatkan garasi di rumahnya, dia membangun kantor usaha pertamanya.
Yüksek Lisans Tezi, Zürih Üniversitesi.Selain ETH, terdapat pula Universitas Zürich.
1517 - Martin Luther, Wittenberg'de 95 tezini kilise kapısına asarak Protestanlığı ilan etti.1517 – Reformasi Protestan: Martin Luther mengirimkan 95 tesisnya ke pintu Gereja Kastil di Wittenberg.
Bu arada Latîfî de tezkire yazmak niyetindeydi.Setelah itu, dia berencana untuk menulis tentang wali sangat.
2009 yılında yazılmış bir doktora tezi erken dönem Tefsir Mukaddimelerini inceler.Hitung cepat dilakukan untuk mengetahui hasil Pilpres 2009 secara cepat.
"Sanat Tarihi Yazımı ve Eleştirisi: Sezer Tansuğ" (Yüksek Lisans Tezi).""Kata Tugas" Pengertian & ( Ciri – Jenis – Contoh )".
Johnson bu olayı bir senatörle tezgahlamış ve suçu Bob'un üstüne atmak için silahını dahi çalmışlardır.Bob meninggalkan Bobby dengan sebuah pistol dan Bob pergi untuk mencari bantuan.
Başka bir örnek tezgah.Peta adalah contoh lain.
Bu kitap üniversiteyi bitirme tezinin romanlaştırılmış şeklidir.Usaha ini dirintisnya sembari kuliah.
Charles Blanc'ın renk üzerine olan teziyle çok ilgilendi ve bu tez onu yardımcı renklerle çalışmaya itti.Bài luận của Charles Blanc về màu sắc đã làm ông quan tâm rất nhiều, và ông đã làm việc với màu sắc bổ sung.
Normal dışı gelişim dört şekilde tezahür eder (Ölüm, sakatlık, büyüme gecikmesi ve işlevsel kusur).Có bốn biểu hiện của sự phát triển lệch lạc (Cái chết, dị dạng, chậm phát triển và khiếm khuyết chức năng).
Bu durum karşısında Lenin’in savunduğu tez, Bolşevik liderlerinin çoğunluğunun desteğini kazandı.Sau các sự kiện mang tính bước ngoặt này, lập trường của Lenin được đa số ban lãnh đạo Bolshevik ủng hộ.
Erişim tarihi: 10 Aralık 2018. ^ "19th Tezuka Osamu Cultural Prize Nominees Announced".Truy cập ngày 19 tháng 1 năm 2015. ^ “19th Tezuka Osamu Cultural Prize Nominees Announced”.