tez ile cümle

tez kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Başka bir örnek tezgah.És még egy példát?
Kopernik’in kitabındaki tezi, Dünya'nın Güneş'in etrafında hareket etmesi idi.Kopernikusz előtt állította, hogy a Föld a Nap körül kering.
Tarihçi Suetonius, Claudius'un rahatsızlığının fiziksel tezahürlerini oldukça detaylı bir şekilde tasvir eder.Suetonius részletesen ír Claudius betegségéről.
Francis Bacon (ressam)Hakkında TezMűcsarnok-könyvek) Francis Bacon.
Ancak konuşmasını yapmaya başladığında, halk aleyhinde tezahürata başladı.A beszédét megszakítva a hallgatóság abcúgolni kezdett.
Bunun sonucu Aryan tezini ortaya koymuştur.Dahn egyszerűsítette a bizonyítást.
Tezkerenin reddedilmesi Amerikalılarda hayal kırıklığı yaratmıştır.Az elutasítás híre csalódással töltötte el.
Evlilikleri : 1.eşi: 1969 yılında Mahmut Tezcan ile evlendi.Kadhafi korán megnősült: 1969-ben feleségül vette Fatiha al-Nuri tanárnőt.
Pek çok dokuma tezgâhı yeniden inşa edildi ve faaliyete geçirildi.Sok harckocsit visszaküldtek a gyárakba javításra.
İnsanlar, tezeği ısınmak için ya da besin hazırlamak için yakarlar.A magokat szárítsuk meg főzetek készítéséhez, vagy csíráztatás céljából.
Bu sembolik tezat, Alman ve İngiliz romantizmi arasındaki zıtlığı vurgular.Mágikus színház: Kötődik a német romantikához.
Yüksek Lisans Tezi (Yayınlanmamış).Levéltári Közlemények: (kiadó nélkül).
Varlığın tezahürü de bir gerçekliğe sahiptir dolayısıyla evrenin de bir gerçekliği vardır.Az eszmei egyben valóságos is, mivel létezik.
University of California'da doktora derecesi almak için tezini tamamladı.A kaliforniai Egyetemen fizikusi képesítést, majd doktori fokozatot szerzett.
Her şey Brahman'ın (Şiva) tezahürüdür.A hamsza az Úr Brahma hordozóállata.
Böylelikle Hipokrat'ın Doğum Olayı tezini çürütmüştür.)Emiatt az útburkolati jelek láthatósága ilyenkor jelentősen romlik.)
Bu figürler göçmen bir kavim oldukları yönündeki tezleri bir hayli güçlendirmektedir.A rendőrök a megadott címen bevándorló család meglehetősen ideges tagjait találják.
2003 yılında doktora tezi kabul edildi.2003-ban a Dr. Martens majdnem becsődölt.
Bazıları ideolojik olarak diğerleri ile keskin bir tezat oluşturur.Egyszerre szerepelnek az antisztálinista kommunista pártellenzék és a rendszert ellenzők kívánságai.
İki yıl sonra Eski Türkler ile ilgili doktora tezini yaptı.Kaksi vuotta myöhemmin hän väitteli tohtoriksi antiikin turkkilaisista.
Tezi, 1959'da yayınlandı.Levy julkaistiin vuonna 1959.
Doktora tezini Paris'te, Alain Touraine'nin yanında tamamladı.Hän jatkoi opintoja Pariisissa Alain Tourainen johdolla.
Ancak bu tezi savunacak hiçbir arkeolojik kanıt yoktur.Tästä ei kuitenkaan ole arkeologisia todisteita.
Tezene ile çalınır.Hänen päällysviittansa ryöstetään.
Bir zamanlar tezek yakıt olarak kullanılmaktaydı.Aiemmin energianlähteenä käytettiin dieseliä.
Gördüğünüz gibi burada bir tezatlık var.Nykyisin siellä on ruukkimuseo.
Tezkerenin reddedilmesi Amerikalılarda hayal kırıklığı yaratmıştır.Maihinnousun epäonnistuminen oli suuri takaisku Yhdysvalloille.
Riemann'ın fonksiyonlar teorisi üzerine olan doktora tezinin tarihi ise 1851'dir.Bernhard Riemannin tutkielma funktioteoriasta ilmestyi vuonna 1851.
Bu sırada eylemciler de kendisine tezahüratta bulunuyordu.Säveltäjä oli omistanut teoksensa juuri hänelle.
Eski tezkirelerde de kendisinden "vasat" bir şair olarak bahsedildiği görülür.Keats kysyy kirjeissään yhä uudestaan, mitä tarkoittaa runoilijana oleminen.
(Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi).(Julkaisematon väitöskirja.)
1818 yılında, Sylvae mycologicae Berolinenses türündeki mantarlar hakkındaki doktora tezini tamamladı.1818 hän väitteli tohtoriksi Berliinin ympäristön sienistä, Sylvae mycologicae Berolinenses.
(Uzman Yeterlilik Tezi)(Rykmentin määrävahvuus.)
Ertesi yıl tezini yayımladı.Kertomus julkaistiin seuraavana vuonna.
Bunu da Temmuz Tezleri adıyla anılan konuşmasında duyurmuştu.Kyseessä oli Juulian totuudet -sarjan nimikappale.
1980'de "Roma Kulübü'nün Sosyal Felsefi Kurumları Küresel Modeli" üzerinde tez yazdı.Hänen opinnäytetyönsä nimi oli "Rooma klubi globaalmudelite sotsiaalfilosoofilised alused".
Bir doktora tezi için tüm bunlar fazlasıyla olağandışıdır.Useamman tohtorintutkinnon suorittaminen on aivan tavallista.
Yazarın gerçek kimliğiyle ilgili çok sayıda tez bulunmaktadır.Näistä syistä kirjan kirjoittajan todellisesta henkilöllisyydestä on väitelty paljon.
Tezkereye 129 ret oyu çıktı.Matkaan starttasi 129 autoa.
Burada 1987 yılında yazdığı tez, seminer birincilik ödülüne layık görülmüştür.Hänet palkittiin vuonna 1987 ensimmäisellä Vuoden muotoilija -palkinnolla.
Tom tezahürat yapıyordu.Tom protestoi äänekkäästi.
Kopernik’in kitabındaki tezi, Dünya'nın Güneş'in etrafında hareket etmesi idi.Το βιβλίο του Κοπέρνικου έγραφε ότι η Γη περιφερόταν γύρω από τον Ήλιο.
Ertesi yıl tezini yayımladı.Δημοσίευσε τις σημειώσεις του το επόμενο χρόνο.
Bu tarz yerel tezahürler hemen hemen ayrı tanrılar olarak da görülebilmekteydi.Τέτοιες τοπικές εκφάνσεις μπορούσαν να αντιμετωπιστούν σχεδόν σαν ξεχωριστές οντότητες.
Tanrıların birçok değişik şekilde tezahür ettiğine inanılırdı.Πιστευόταν ότι οι θεοί μπορούσαν να εκδηλωθούν με πολλές μορφές.
Tarihçi Suetonius, Claudius'un rahatsızlığının fiziksel tezahürlerini oldukça detaylı bir şekilde tasvir eder.Ο ιστορικός Σουητώνιος περιγράφει με αρκετή λεπτομέρεια τις σωματικές και ψυχικές αδυναμίες του Κλαύδιου.
1846 yılında "Olasılık Teorisinin Temel Analizinin Denenmesi" isimli yüksek lisans tezini savundu.Μόλις το 1846, παρουσίασε τη διατριβή του «Δοκίμιο στη στοιχειώδη ανάλυση της θεωρίας της πιθανότητας».
Ancak bu tezi savunacak hiçbir arkeolojik kanıt yoktur.Τα αρχαιολογικά δεδομένα όμως δεν είναι επαρκή για να στηριχτεί κάτι τέτοιο.
1929 yılında, Gödel 23 yaşındayken, doktora tez ini Hans Hahn'ın danışmanlığı altında tamamladı.Το 1929, σε ηλικία 23 ετών, ολοκλήρωση τη διδακτορική του διατριβή, υπό την εποπτεία του Χανς Χαν.
İyi karşılanmış olmasına rağmen Noether sonradan tezinin “çerçöp” olduğunu söylemiştir.Αν και είχε καλή αποδοχή, η Νέτερ αργότερα περιέργαψε την διατριβή της ως "αποτυχία".
Tanrıların tezahürleri aynı zamanda işlevlerine göre de farklılıklar gösterebilmektedir.Οι εκφάνσεις των θεών διέφεραν επίσης ανάλογα των ρόλων τους.
Tezkere: Irak Krizinin Gerçek Öyküsü.2011. Παγκόσμιος Μινώταυρος: Τα πραγματικά αίτια της Κρίσης.
Yayınlanmamış yüksek lisans tezi.Εισαγωγή της Λογικής που δεν έχει εκδοθεί.
(2014, yüksek lisans tezi) Gül, Büyü.1982) Θρίαμβος της αισθησιακής ζωγραφικής (ΖΥΓΟΣ, τευχ.
Yine aynı üniversitede teorik fizik üzerine doktora tezini vermiştir.Στο ίδιο πανεπιστήμιο εκπόνησε τη διδακτορική του διατριβή στη Θεωρητική Φυσική.
Böylece termodinamik açıklama tezi yıkılır.Έτσι η εξέλιξη του ανεμολογίου της πυξίδας καθίσταται έκδηλη.
Halıların büyük bir kısmı Hereke fabrikalarındaki tezgâhlarda imal edilmiştir.Μερικά αντικείμενα θα είναι διαθέσιμα στα μαγαζιά Walmart.
Mirşan'ın tezleri genel olarak bilim dünyasında kabul edilmemektedir.Η πατρότητα του πίνακα δεν είναι καθολικά αποδεκτή από την επιστημονική κοινότητα.
Örneğin: Rüzg̀ar, Derg̀ah, Tezg̀ah, Yadig̀ar, G̀ah, Lal̀, Hal̀, Rol̀, Gol̀.Χρησιμοποιούν τα ακόλουθα πρόσθετα γράμματα: ā, č, ē, ģ, ī, ķ, ļ, ņ, š, ū και ž.
Küresel trigonometri ile ilgili bir tez de kendisine atfedilir.Συναφής δε κλάδος είναι και η σφαιρική τριγωνομετρία.

İlgili Sayfalar