tez ile cümle

tez kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Başka bir örnek tezgah.ثمة مثال آخر.
O, bu zaman havaalanında taraftarları tezahüratlarla karşılanmıştır.وكان من ضمن الصحفيين في المطار لاستقباله.
Bu durumda, tezkere kabul edilmemiş sayıldı.وعلى الأرجح، تمت إعادة العرض دون موافقة.
Bitirme tezi Kömagil Köyü'nde Giyim'di.وكان مشروع التخرج بعنوان " الملابس في قرية كوماجيل.
Bunu da Temmuz Tezleri adıyla anılan konuşmasında duyurmuştu.كان يوقع ما يكتبه تحت اسم "تموز الاسمر" .
Bu tarz yerel tezahürler hemen hemen ayrı tanrılar olarak da görülebilmekteydi.وكادت هذه التجليات تكون آلهة مستقلة.
1814'te el dokuma tezgâhlarının çoğu makinelerle değiştirildi.بحلول عام 1814، تم استبدال النسيج اليدوي في الغالب بنول الطاقة.
Bu tezin hazırlık çalışmaları için bir süre İngiltere’de bulundu.الآن، نحن نعيش في ألمانيا منذ فترة من الوقت لأغراض الدراسة.
Osmanlı coğrafyasında yazılan tezkirelerde toplam 3182 şair yer almaktadır.وبلغت جملة الأحاديث المروية حوالي 2882 حديثاً.
1978 yılında kadınların siyasete katılması konusundaki doçentlik tezini bitirir.وفي عام 1978 انتهت من الماجستير برتبة أستاذ مساعد التى تحدثت عن مشاركة المرأة في الحياة السياسية.
De Broglie 1929 yılında tezinden dolayı Nobel Fizik Ödülünü kazanmıştır.وحصل دي برولي على نظريته جائزة نوبل للفيزياء عام 1929.
Örneğin: Rüzg̀ar, Derg̀ah, Tezg̀ah, Yadig̀ar, G̀ah, Lal̀, Hal̀, Rol̀, Gol̀.مثال: قَالَ، جَابَ، بَاعَ، ذَاعَ (وهي في الأصل: قَوَلَ، جَوَبَ، بَيَعَ، ذَيَعَ).
Ertesi yıl tezini yayımladı.في اليوم التالي تم نشر النصيحة.
Serkan Özay - Doktora tez çalışmaları sürmektedir.منير الخيرو - يحمل دكتوراه في القانون.
1909'da, David Ricardo ile ilgili teziyle Kiel'de felsefe doktorası programını tamamlamıştır.في 1909 مزج هو وريتشارد تولمان طريقته مع النسبية الخاصة.
Pek çok dokuma tezgâhı yeniden inşa edildi ve faaliyete geçirildi.تمت إعادة تدوير العديد من المواد من المنزل الأصلي وإعادة استخدامها.
1942 yılında Princestone'dan PhD aldı ve tez danışmanı John Archibald Wheeler'dı.حصل فاينمان على درجة الدكتوراه من برينستون عام 1942، وكان المشرف حينها جون ويلر.
Zirve, Filistinliler ile İsrail arasındaki güvenilmezlik tezleri artırmasına neden olmuştur.السبب الآخر هو مشروع الاستيطان، والذي أدّى إلى تنامي العداوة بين الفلسطينيين واليهود.
Yayınlanmamış doktora tezi.الدكتور غازي الخالدي.
Erişim tarihi: 26 Şubat 2015. ↑ Hükümetin izin tezkeresi... (19.3.2003)(19.3.2003)
19 Mart tezkeresiمذكرة 19 آذار مارس 2003
Başka bir örnek tezgah.Tomemos outro exemplo.
Savaş dönemi Japon animasyonunu, daha sonra da Osamu Tezuka'nın yapımlarını etkiledi.Ele influenciou a animação japonesa nos tempos da guerra, e posteriormente Osamu Tezuka.
Çoğunlukla ornitoloji üzerine olan 40 tezin yazarıdır.Foi autor de 40 trabalhos, principalmente em Ornitologia.
Charles Blanc'ın renk üzerine olan teziyle çok ilgilendi ve bu tez onu yardımcı renklerle çalışmaya itti.O tratado de Charles Blanc sobre cores muito lhe interessou, levando-o a trabalhar com cores complementares.
Bu tarz yerel tezahürler hemen hemen ayrı tanrılar olarak da görülebilmekteydi.Essas manifestações locais poderiam ser tratadas quase como seres separados.
Tanrıların tezahürleri aynı zamanda işlevlerine göre de farklılıklar gösterebilmektedir.As manifestações dos deuses também diferiam de acordo com suas funções.
Arterton bir ara makyaj tezgahtarı olarak çalıştı.Arterton trabalhou na adolescência como vendedora de maquiagem.
Kopernik’in kitabındaki tezi, Dünya'nın Güneş'in etrafında hareket etmesi idi.Na teoria de Copérnico, a Terra move-se em torno do Sol.
Tezkiret-ül Bünyan ve Tezkiret-ül Ebniye (Yapılar Kitabı) adlı kitapları Sinan'ın kendi anlatımıyla yazmıştır.Os seriados Suits (3a temporada) e House of Lies (5a temporada) também fizeram referência ao poema.
Dîvân-ı Hümâyûn çavuşları ve tezkireciler de Dîvân’da vazîfeliydiler.Havia ainda os salões (do Carmo e de São José) para homens e mulheres.
Bu sefaretname üzerine bir tez yazılmıştır.Eu acho que há uma mensagem nisso em algum lugar.
Tanrıların birçok değişik şekilde tezahür ettiğine inanılırdı.Acreditava-se que os deuses se manifestavam de muitas formas.
1818 yılında, Sylvae mycologicae Berolinenses türündeki mantarlar hakkındaki doktora tezini tamamladı.Em 1818 completa sua dissertação de doutorado sobre um fungo, Sylvae mycologicae Berolinenses.
Filolaos (MÖ 4. Yüzyıl), Dünya’nın hareketine dair tez hazırlayan ilk kişilerdendi.Pelo que se sabe, Filolau foi o primeiro pensador a atribuir movimento à Terra.
Ancak bu tezi savunacak hiçbir arkeolojik kanıt yoktur.Não obstante, não há vestígios arqueológicos que confirmem esta teoria.
İnkalar’ın bu mükemmel taş işçiliğini nasıl yaptıklarına dair çok çeşitli tezler ileri sürülmüştür.Que possíveis danos pode fazer nesta massa distorcida de aço?"
İsyankar tezgâhları gözüpek durabilir.É possível que as reservam tenham se esgotado.
Bu çığır açıcı rapor onun tezine dayanır.Seu segredo sujo agora esta exposto.
Şūeişa, Haftalık Shonen Jump derigisini yayınlar ve Japonya'da verilen Tezuka Ödülü'nü organize eder.Shueisha publica a revista Weekly Shonen Jump e é organizadora do Prêmio Tezuka no Japão.
Tezkere: Irak Krizinin Gerçek Öyküsü.Esta é a cronologia da Guerra do Iraque.
1903 - Marie Curie, Paris Üniversitesi'ne sunduğu tezde radyumun keşfini açıkladı.1898 – Marie Curie anunciava a descoberta da pechblenda à Academia de Ciências de Paris.
Recep Köse 1997 yılında bu eseri yüksek lisans tezi yapmıştır.A remasterização de 1997 seguiu esta anomalia.
Bir tanrının gücünün görülür tezahürü o tanrının basıdır; örneğin güneş Ra'nın basıdır.Qualquer manifestação visível do poder de um deus pode ser chamada de ba; assim, o sol foi chamado ba de Ra.
Aksine ormanın yangına karşı korunmasına katkıda bulunduğuna dair tezler ortaya atılmıştır.Por outro lado, em certos locais ele protege a floresta dos incêndios.
Francis Bacon (ressam)Hakkında TezEssential Articles for the Study of Francis Bacon (em inglês).
Tez Hanım olarak da bilinir.É também conhecido por Cavalinha.
Bu kitap, insan olmayan bir türün anatomisine ilk kapsamlı tez oldu.Também foi o primeiro livro a concentrar-se exclusivamente sobre a estrutura de um espécia não-humana.
Kitaplarının esas konusu genel olarak çeşitli geleneklerle modern dünya arasındaki tezatlık oluşturmaktadır.Porém, a forma como estes livros estão organizados varia de tradição para tradição.
1814'te el dokuma tezgâhlarının çoğu makinelerle değiştirildi.Em 1818, as máquinas substituíram praticamente todo o trabalho manual em todo o território.
Mantıksal pozitivizmin felsefi tezleri bu iki temel yaklaşım üzerinden geliştirilmektedir.Portanto, o trabalho de fortalecimento técnico resulta destas duas posições de base.
Daha sonra tribünlere giderek taraftarlarla karşılıklı tezahüratlar yaptılar.Eles continuaram a fazer turnês conjuntas com Passenger posteriormente.
Hart lehine tezahüratlar yapıp Michaels'ı yuhaladılar.Os fantoches apareciam, por exemplo, tagarelando com Michael Jackson.
Oğlan dayıya çeker tezinin en açık kanıtıdır.Mentir é a ofensa mais direta contra a verdade.
Yayınlanmamış yüksek lisans tezi.O Direito que se Ensina Errado.
Birliklerini yönetimi söylemi ile tezat oluşturmuştur.Depois, promete um bom governo às suas tropas.
1924 yılında Rembrandt'ın eserlerinde Yahudi ve yahudilik doktora tezi ile doktor unvanını aldı.Em 1924 apresenta a sua dissertação: Judeus e judaísmo nas obras de Rembrandt.
1973 yılında burada Alfred Döblin üzerine doktora tezini yazdı.Foi gravada em 1973 no álbum homónimo do sambista.
Bu tez Bilgi Yayınları tarafından yayımlandı.Também foi pago em troca das informações.
Okulun laboratuvar tezgâhını çok seviyordu.Prefere a segurança do laboratório.

İlgili Sayfalar