tez ile cümle
tez kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Hayatı ve çalışmaları öğrencilerinden Metin Özarslan tarafından tez konusu olarak işlendi.Vida y Obras narradas por el Tudense.
Bu durumda, tezkere kabul edilmemiş sayıldı.En todo caso la renuncia no fue aceptada.
Tez Hanım olarak da bilinir.También se sabe que la Sra.
Doktora Tezi, Limburg Üniversitesi, Maastricht, Hollanda.Inaugural J. H. Tans Lecture, Universidad de Limburg, Maastricht, Países Bajos, 1991.
Çoğunlukla ornitoloji üzerine olan 40 tezin yazarıdır.Es autor de más de 60 libros, la mayoría relacionados con la ornitologia.
Halıların büyük bir kısmı Hereke fabrikalarındaki tezgâhlarda imal edilmiştir.Es de destacar que la mayoría de los prisioneros fueron destinados a la fábrica de aviones Heinkel.
Tezcan eserinde fonetik açıdan Avarların Moğollardan gelmiş olamayacağını da belirtmektedir.Sólo cabe hacer suposiciones por qué no aparece Wigberto en otras fuentes.
De Broglie 1929 yılında tezinden dolayı Nobel Fizik Ödülünü kazanmıştır.De Broglie recibió el Premio Nobel de Física en 1929 por esta hipótesis.
Bu tezi, dönemin öteki uzmanlarınca kabul edilmedi.Luego no volvió a ser considerado por el entrenador en las siguientes citaciones.
Ancak bu tezi destekleyen bir kanıt (tezgâh kalıntısı vs.) tespit edilememiştir.Sin embargo, nunca se encontró información (alternativa a la del grupo) que soportara esta afirmación.
Birkaç yüzyıl sonra Öklid Optik tezi yazdı.En este siglo y el siguiente comienza la escritura tartésica.
Ara verdiği master programına tez aşamasında devam etti.Todavía hago los mismos calentamientos que el profesor hizo que hiciéramos.
Gregor'un dönüşümünden önce aileye gelir sağlamak için bir dükkânda tezgahtar olarak çalışmaktadır.Para aumentar los ingresos de la familia, Grete empieza a trabajar como dependienta en una tienda.
Ancak bu tezi savunacak hiçbir arkeolojik kanıt yoktur.No existen, sin embargo, pruebas arqueológicas que demuestren esta afirmación.
Bu teori, 1690 yılında kendisinin ışık tezinin içinde yayınlanmıştır.Publicó esto en el Traité de la lumiére en 1690.
Ünlü tezkireci Latîfî tarafından şiirlerinde duygu olmadığı gerekçesiyle eleştirildi.Rawat ha sido criticado por una falta de contenido intelectual en sus discursos públicos.
Ancak Profesörler Kurulu tezi iki defa reddetti.El magisterio lo ha confirmado dos veces.
Bir doktora tezi için tüm bunlar fazlasıyla olağandışıdır.Este es un mensaje urgente para todos los Doctores.
Yüksek Lisans Tezi (Yayınlanmamış).Tesis doctoral (no publicada).
1909'da, David Ricardo ile ilgili teziyle Kiel'de felsefe doktorası programını tamamlamıştır.En 1909, Oppenheimer obtuvo un doctorado en Kiel con una tesis sobre el economista David Ricardo.
Kokoreç için özel hazırlanmış mangallı tezgâhlarda kömür ateşinde pişirilir.En los estadios está organizada la recolección selectiva de residuos.
Hristiyanlık hakkında önemli tezler yazmış birkaç din bilgini bu manastırda keşişlik yapmıştır.XII De algunas cosas dignas de memoria que han sucedido en este convento.
Çünkü tez onun için muaf tutulmuştu.Quisieron excomulgarme debido a él...
Pek çok dokuma tezgâhı yeniden inşa edildi ve faaliyete geçirildi.Varias unidades tuvieron que regresar a las fábricas para ser reparados.
Augustinizm bu söz konusu tüm tezlere verilen isimdir.Fundus era el nombre que recibe cada propiedad.
1908'de, radyasyon basıncı üzerine hazırlamış olduğu tez ile doktorasını aldı.Consiguió su doctorado con una tesis sobre presión de radiación en 1908.
Her şey Brahman'ın (Şiva) tezahürüdür.Todo es una trampa para Bobobo.
1942 yılında Princestone'dan PhD aldı ve tez danışmanı John Archibald Wheeler'dı.Recibió un doctorado en la Universidad de Princeton en 1942; su director de tesis fue John Archibald Wheeler.
Tez Hanım olarak da bilinir.Conosciuta anche come la Sra.
Yeni tezgâh çeşitleri ve dokuma teknikleri de bir rol oynamıştır.Anche i nuovi tipi di telai e le nuove tecniche di tessitura hanno avuto la loro parte.
Çoğunlukla ornitoloji üzerine olan 40 tezin yazarıdır.Scrisse 40 libri, la maggior parte dei quali di ornitologia.
Bakteriyel RNA polimerazlara tezat olarak, T7 polimeraz rifampisin antibiyotiği tarafından inhibe olmaz.A differenza delle RNA polimerasi batteriche, la T7 polymerase non è inibita dall'antibiotico rifampicina.
Böylece termodinamik açıklama tezi yıkılır.A questo punto la descrizione termodinamica perde significato.
Bobin Tezgâhı (F175) iplikleri dokuma tezgâhı için bobin hâline getirmek için kullanılır.In Avvolgitore per bobine (F175) sono rappresentati filati avvolti su un rocchetto per la tessitura.
Bu tezi 1935 yılında, Ludovico Limentani ile ele alır.Ricerca di una definizione” che Wolff discute nel 1935 con Ludovico Limentani.
1896'da, tezini verdikten üç yıl sonra Zeeman efekti adı ile bilinen kuramı geliştirdi.Nel 1896, tre anni dopo la sua tesi sull'effetto Kerr, scoprì quello che poi divenne noto come effetto Zeeman.
Yakacak olarak tezek yakılmaktadır.Diritto di raccogliere torba da bruciare.
Yazarın gerçek kimliğiyle ilgili çok sayıda tez bulunmaktadır.Da notare parecchie cose che coincidono con la vera storia dell'autore.
Yüksek Lisans Tezi (Yayınlanmamış).Di seguito una lista (non esaustiva).
1930’da tamamladığı doktora tezinde “atomların iki foton soğurulması olasılığı” teorisi üzerine tamamladı.Nella sua tesi di dottorato del 1930, elaborò la teoria del possibile processo di assorbimento a due fotoni.
RAB tez öfkelenmez ve çok güçlüdür.Ma oggi Dio è impotente, è malato.
Ancak bu tezi savunacak hiçbir arkeolojik kanıt yoktur.Comunque, non esistono prove archeologiche a sostegno di tali insediamenti.
Çünkü tez onun için muaf tutulmuştu.Sfortunatamente per lui fu costretto a dare forfait.
Fakat Nijer Nehri'nin suyunun kara olmaması bu tezleri sarsar.Ad ogni modo il Niger non è un fiume dalle acque nere.
Doğuya akanlar: Uzunkaynak, Tezşelale, Ferah Nehir, Celebrant, Nimrodel, Entsuyu.Fiumi che scorrono a Est: Langwell, Rhimdath, Iridato, Celebrant, Nimrodel, Entalluvio.
Bunun sonucu Aryan tezini ortaya koymuştur.In seguito, Alden scopre la verità.
Böylece onlar çoğu kez bir yaşam gücünün doğadaki tezahürleri olarak görülür.Spesso sono loro che si occupano dell'accumulo di potere dell'esistenza.
Cümleye tezlik, çabukluk anlamı katar.Aveva un’espressione molto triste, depressa.
Ancak bu tezikerenin daha önce yazılmış tezikerelerden bir çeviri olduğu iddia edilmektedir.La ritraduzione consiste nella traduzione di un testo già precedentemente tradotto.
1954'te tez ile doktor oldu.Dal 1954 il dott.
Bazı durumlarda arakurgu içerisinde bir tezat karakter oluşturabilir.In alcuni casi può avere aspetti infiltranti.
Frederick Jackson Turner'in geliştirdiği "Öncülük Tezi".Questa tendenza ha spinto Frederick Jackson Turner a sviluppare la tesi della frontiera.
1517 - Martin Luther, Wittenberg'de 95 tezini kilise kapısına asarak Protestanlığı ilan etti.1517 - Martin Lutero appende sulla Cattedrale di Wittenberg le sue 95 tesi.
Medeniyeti öne çıkaran Türk Tarih Tezi ırk temelini savunan Turancı görüşe ters düşmektedir.Ma l'amore per il tormentato ballerino russo continua a divorarlo.
Bu bir çeşit tezatlı tutum olarak görülebilir.Da considerarsi come una forma di politeismo.
Bu durum, daha az düzenliliğe sahip ısı denklemi çözümleriyle tezat bir haldedir.In questa prospettiva, l'imbarazzo è semplicemente un'esperienza di vergogna meno intensa.
Arterton bir ara makyaj tezgahtarı olarak çalıştı.Occasionalmente Vicente lavorava come muratore.
Tezi “Kıbrıs” üzerineydi.Ma io i "bassi" li ho ripuliti.
Kesilme esnasında tezekler kenarları üzerine birbirlerine destekle güneşte kurumaya terk edilir.Quando a riposo, appoggiano i gomiti al terreno.
Tezene ile çalınır.Silenzio, si ruba.