tez ile cümle

tez kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Frederick Jackson Turner'in geliştirdiği "Öncülük Tezi".Il s'est plutôt appuyé sur la « Frontier Thesis » de Frederick Jackson Turner.
Francis Bacon (ressam)Hakkında TezFrancis Bacon (peintre).
Çoğunlukla ornitoloji üzerine olan 40 tezin yazarıdır.Il signe une quarantaine d’articles d’histoire naturelle, principalement consacrée à l’ornithologie.
Bunun yanında 2 hafta süren yaz akademisinin sonunda tüm katılımcılar, kısa bir tez yazarlar.À la fin des deux semaines d'université d'été, chaque participant rédige un court rapport.
1908'de, radyasyon basıncı üzerine hazırlamış olduğu tez ile doktorasını aldı.Il y obtient son doctorat en 1908 avec une thèse sur la pression de radiation.
1955 yılında Clemens Brentano'nun şiirleri üzerine doktora tezini verdi.Il obtient son doctorat en 1955 avec une thèse sur Clemens Brentano.
Tezkere: Irak Krizinin Gerçek Öyküsü.Article détaillé : La critique de la guerre d'Irak.
Başka bir örnek tezgah.Autre exemple.
Feridun Tezbaşaran (Yarışmalara katılmadı.)Elles sont invincibles (à la course ?
1818 yılında, Sylvae mycologicae Berolinenses türündeki mantarlar hakkındaki doktora tezini tamamladı.En 1818, il complète sa dissertation doctorale sur un champignon, Sylvae mycologicae Berolinenses.
Bir doktora tezi için tüm bunlar fazlasıyla olağandışıdır.Ce qui, pour un sportif professionnel, est assez inhabituel.
Doktora tezi jüri üyeliklerinde bulunmuştur.M. Tavernier était dans le jury.
Felsefe Reformu İçin Geçici Tezler.Le vote en faveur de la réforme du calendrier sembla inéluctable.
Dante Hicks (Brian O`Halloran) Quick Stop'ta (New Jersey'de küçük bir yer) bir tezgahtardır.Dante Hicks (Brian O'Halloran) : c'est l'employé modèle du Quick Stop.
Nefs-i kâmile, nefis tezkiyesinin yedinci mertebesidir.Sa sœur Shermaine se classe septième de l'épreuve.
Yüksek Lisans Tezi (Yayınlanmamış).Maître-autel (non classé).
Yeni tezgâh çeşitleri ve dokuma teknikleri de bir rol oynamıştır.De nouveaux genres de métiers à tisser et de techniques de tissage jouèrent un rôle important.
Tez kapsamında Orhan Kemal'in eserleriyle benzerlik taşıyan 'Para Sevdası' oyununu yazdı.Il est l'auteur de la pièce La Passion de l'argent qui présente des similitudes avec les œuvres d’Orhan Kemal.
Doktora tezi süpersimetri üzerinde MIT'de ilk oldu.Sa thèse de doctorat a été la première au MIT sur la supersymétrie.
Sarma tezgâh, düz tezgâh olmak üzere üç çeşidi görülmektedir).Trois plats de blé pour trois tigres tristes.)
1953 yılında ise Spinoza üzerine yazmış olduğu teziyle Varşova Üniversitesi'nden doktorasını aldı.En 1953, il obtint le doctorat de philosophie à l'université de Varsovie avec sa thèse sur Spinoza.
S parametrelerin tanımı ilk defa Vitold Belevitch'in 1945 tarihli tezinde yer buldu.La première description d'un paramètre S se trouve dans la thèse de Vitold Belevitch en 1945.
Riepl Yasası, 1913 yılında Wolfgang Riepl tarafından öne sürülen medya ve iletişim tezi.Le principe de Riepl est une hypothèse formulée en 1913 par Wolfgang Riepl.
Aziziye (Emirdağ) Tez’in Güze Yaylasına geçici olarak yerleşmişlerdir.Château (XVIIIe s), à Rastatt Château Favorite (XVIIIe s), à Förche (Rastatt).
Bu durumda, tezkere kabul edilmemiş sayıldı.Dans ce cas, l'entrée n'est pas acceptée.
Bu yeni kavram, Almanya’da yayımlanan bir doktora tezine konu olmuştur.Nous vivons dans ce livre l'enlèvement d'un docteur vivant en Europe.
Yüksek Lisans Tezi, Zürih Üniversitesi.Thèse de doctorat, université de Zürich.
Devlet işlerindeki başarılarından dolayı 1779 yılında Büyük Tezkerecilik görevine getirilmiştir.C'est en 1793 que survient un des hauts faits de son engagement politique.
(Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi).(Liste non exhaustive) Gedichte.
Ertesi yıl tezini yayımladı.Elle confirme ses résultats de l'année passée.
Gördüğünüz gibi burada bir tezatlık var.On assiste à un décloisonnement.
Doktora Tezi, Cenevre Üniversitesi".Major Thesis, Wageningen University.
1988 yılında yer aldığı Tezaab filmi onun oyunculuk kariyerinde önemli bir dönüm noktasıydı.L'année 1957 représente un tournant important dans sa carrière musicale.
Her iki tez kısmen doğru olabilir.Probablement un peu des deux.
1891 yılında 100 halı tezgâhı bulunan yeni bir bölüm açıldı ve halı üretimine geçildi.En 1891, dix nouvelles voies et une halle à marchandises sont créées.
Ahali yüksek aksi tezahürat yapıp ona hakaretler ve küfürler savurdular ve üstüne çeşitli pislikler attılar.Ils en furent empêchés et furent repoussés avec perte par une vigoureuse sortie.
Joseph-Marie Jacquard dokuma tezgâhını geliştirdi.Hommage à Joseph-Marie Jacquard, génial mécanicien.
Ocak 1977'de "Sentaktik Paralelizm" (Dede Korkut destanı dilinde) başlıklı doktora üzerine tezini savundu.En Janvier 1977, il a soutenu sa thèse de doctorat « Le parallélisme syntaxique » à Moscou.
Yaşar Kemal, Ertaş'ı "Bozkırın Tezenesi" olarak adlandırmıştır.D'ailleurs, le commandant William Adama le qualifia d'« imbécile ».
Yaratıcı düşünme yeni fikriler biçiminde tezahür etmektedir.L'ouverture d'esprit désigne la sensibilité à de nouvelles idées.
Tezgâh ve malzeme maliyeti daha düşüktür.Baisse des coûts d'approvisionnement.
Bunu haber alan sadrazam Tezkerci Ahmet Paşa korkup saklandı.C'est du moins ce que nous a raconté le regretté Abbé Potvin.
Doktora tezinin konusu "Beiträge zur Potentialtheorie" ("potensiyel teorinin katkıları") 'dır.El título de su tesis doctoral fue "Beiträge zur Potentialtheorie".
İlk öğrencilerinden biri Grete Hermanndı, tezini Şubat 1925'te savundu.El primero fue Grete Hermann, quien defendió su tesis en febrero de 1925.
Feuerbach Üzerine Tezler, Karl Marx`ın 1845`de yazdığı on bir kısa felsefi nottur.Las Tesis sobre Feuerbach son once breves notas filosóficas escritas por Karl Marx en 1845.
Şūeişa, Haftalık Shonen Jump derigisini yayınlar ve Japonya'da verilen Tezuka Ödülü'nü organize eder.Shūeisha publica la revista Weekly Shōnen Jump y organiza el Premio Tezuka en Japón.
1846 yılında "Olasılık Teorisinin Temel Analizinin Denenmesi" isimli yüksek lisans tezini savundu.En 1846 defendió su tesis "Un intento de análisis elemental de la teoría probabilística".
1803’te ünlü tezi “Das Recht des Besitze“i (“zilyetlik hukuku”) yayınladı.En 1803 publica su famoso Das Recht des Besitzes (El derecho de posesión).
Ahali en çok bilinen ve sevilen usta şarkıcı olan Hans Sachs'a büyük tezahürat yaparlar.El público canta las alabanzas de Hans Sachs, el más amado y famoso de los maestros cantores.
Yeni tezine "ikinci sınıf" bir derece verildi.La nueva tesis recibió un pase de «segunda clase».
Okulun laboratuvar tezgâhını çok seviyordu.Le encanta cuidar el jardín de la escuela.
Üniversite Katz'ın lisansını askıya aldı ve tezini tekrar sunmasını istedi.La universidad suspendió su título y le pidió que volviera a presentar su tesis.
Dawkins, kuvvetli tezlerini tüm gücüyle kükreyerek geliyor."Hawk tiene que hacer todo el trabajo sucio."
İki yıl sonra Eski Türkler ile ilgili doktora tezini yaptı.En los dos siguientes años hizo lo mismo para los ritmos cubanos.
Tutukluların neden infaz edildiklerie dair çeşitli tezler öne sürülmüştür.Las explicaciones ofrecidas sobre por qué los prisioneros fueron ejecutados varía.
1979'da bu tezin üzerinde çalışmak için Auburn üniversitesi'nden maddi olarak destek aldı.En 1979, recibió una beca de la Universidad de Auburn para estudiar el problema.
1948 yılında parti resmen "Yerli Cumhuriyet" tezini terketti.1948: La duquesa faltó a la cita.
Mirşan'ın tezleri genel olarak bilim dünyasında kabul edilmemektedir.Las afirmaciones con respecto a su misterio no son tomadas en serio en la comunidad científica.
1941 yılında yayınlanan ilk makalesi de bu bitirme tezi ile ilgilidir.La primera composición publicada en 1941 fue Te vas porque quieres.
Ankara'nın tarımsal durumu, alanındaki doktora tezinin konusudur.La Guerra Civil en Almería es el tema de su tesis doctoral.

İlgili Sayfalar