Ana içeriğe geç
Sözlük

tetkik ile cümle

tetkik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Yapılan tetkiklerin sonucunda ölüm sebebi "doğal nedenler" olarak basına yansımıştır.Co se týče příčiny úmrtí, oficiální verze zní: přirozená smrt.
Fakat tetkikler sonuçsuz kalmıştır.Chirurgické zákroky se ale ukázaly neefektivními.
1974-1998 yılları arasında Sayıştay tetkik hakimliği, 1998-1999 yıllarında da Sayıştay üyeliği yapmıştır.Role vlády Spojených států jako zprostředkovatele byla během období 1973 – 1988 kritická a také sporná.
1953 yılında İstanbul Üniversitesi'nde İslam Tetkikleri Enstitüsü'nü organize etti.În 1953 a devenit la Universitatea din Istanbul organizatorul Institutului de Studiere a Lumii Islamice.
Bu rapor, "Tetkik Heyeti Raporu" olarak bilinmektedir.Cartea este văzută ca un „studiu al înstrăinării”.
Adalet Bakanlığının yaptığı tetkiklere göre, sadece kişilik sorunları vardı.Potrivit zvonurilor de la curte, ea a avut amanți.
Adalet Bakanlığının yaptığı tetkiklere göre, sadece kişilik sorunları vardı.A rendőrség szerint ennek a megfigyelésnek kizárólag magánérdekei voltak.
Moleküler biyoloji, canlılardaki olayları moleküler seviyede tetkik eden biyoloji dalıdır.Molekyylibiologia on biologian osa-alue, joka tarkastelee solujen toimintaa molekyylitasolla.
Tedavi planlaması aşamasında takip edilmesi gereken bir dizi kural ve tetkik aşaması bulunmaktadır.Μία σειρά νέων θεραπειών και διαγνωστικών μεθόδων βρίσκονται υπό ανάπτυξη.
Sekiz yılın sonunda ise yeniden belgelendirme tetkiki yapılır.Således var han mere end oplagt, da han otte år senere blev tilbudt rollen igen.
Çeşitli ilçelerde hakimlik yaptıktan sonra Yargıtay Tetkik Hakimliğine getirildi.Efter at flere spørgsmål var blevet besvaret, var justitsministeren i anden omgang tilfreds med den.
Bu sayede, ileri tetkik gereken kadınların seçilmesini sağlar.Derefter er det den valgte persons opgave at finde de øvrige.
1926’da Amerika’ya gitti ve Detroit’teki Ford Fabrikasındaki işçilerin durumunu tetkik etmeye yollandı.I 1926 besøkte han USA og ble sendt til Detroit for å studere forholdene til arbeiderne ved Ford Automotive.
Dönüşte MSB Tetkik Kurulu'na atandı.Keputusan yang diambil dalam rapat tsb.
Yargıtay Raportörü olarak mesleğe başlamış ve Yargıtay Tetkik Ha­kimliği görevinde bulunmuştur.Thẩm phán được cấp trang phục, Giấy chứng minh Thẩm phán để làm nhiệm vụ.
Maden Tetkik Arama Genel Müdürlüğü.マイネ 監察庁長官室長。
1926’da Amerika’ya gitti ve Detroit’teki Ford Fabrikasındaki işçilerin durumunu tetkik etmeye yollandı.1969年には米国に戻り、スタンフォード大学フーヴァー研究所に所属、死ぬまで研究を続けた。
Üç mahkeme tetkikinden sonra iade edildi.三法司審查后,再次釋放。
Nefes çalışması veya meditasyon veya kutsal metinlerin tetkiki gibi herhangi bir çalışma yapmadım.나는 어떠한 호흡, 명상, 경전 공부에 대한 과정도 밟지 않았다.
Temyiz Mahkemesi, yapılan tetkik sonucu, hükmün bozulmasına veya tasdikine (onanmasına) karar verir.재판관소추위원회는 재판관에 대하여 국민이나 최고재판소에서의 소추 청구가 있었을 때 또는 파면 사유가 있다고 스스로 판단하였을 때 그 사유를 조사하여야 한다.
Bu süre içerisinde tekrar tekrar tetkikler yapılır.בעוד שאחר כך נוכחותם מוזכרת יותר ויותר.
Brugada sendromunu için tanı koydurucu tetkik kalp elektrokardiyogramıdır (EKG).Kao pokazatelj opterećenja srca uslijed hipertenzije služi elektrokardiogram (EKG).
Yapılan tetkikler sonucunda ilim adamlarının verdikleri kararlardır.I što naučava, to su zapovijedi ljudske.
Moleküler biyoloji, canlılardaki olayları moleküler seviyede tetkik eden biyoloji dalıdır.Molekulárna biológia je vedný odbor zaoberajúci sa biológiou na úrovni molekúl.
1932 yılında Türk Dili Tetkik Cemiyetini kurdu.Turkų kalbą kontroliuoja 1932 m. įkurta Turkų kalbos asociacija.
ABD Jeolojik Tetkik Enstitütüsüne bağlantılar yayımlıyorlardı.10위는 쳇바퀴 타는 고양이에 관한 것이었는데, 인터넷이란 게 그렇죠 뭐.
ABD Jeolojik Tetkik Enstitütüsüne bağlantılar yayımlıyorlardı.Nel 10° link si vedevano dei mici sul tapis roulant, ma questo è internet, per voi.
ABD Jeolojik Tetkik Enstitütüsüne bağlantılar yayımlıyorlardı.מפנים אנשים למכון הגיאולוגי של ארה"ב.
ABD Jeolojik Tetkik Enstitütüsüne bağlantılar yayımlıyorlardı.العاشر كان قطة على سير الجري
ABD Jeolojik Tetkik Enstitütüsüne bağlantılar yayımlıyorlardı.ちなみに あとの1つはランニングマシーンに乗った子猫でした
ABD Jeolojik Tetkik Enstitütüsü'nün온라인에 보고서를 올리는 것보다도 수 분 전이었습니다.
ABD Jeolojik Tetkik Enstitütüsü'nünTwitterは 地震のことを知らせたのです
ABD Jeolojik Tetkik Enstitütüsü'nünכמה דקות לפני שהמכון הגיאולוגי של ארה"ב
ABD Jeolojik Tetkik Enstitütüsü'nünهل رفع شيئاً للأنترنت لشخص ما ليقرأه
Ama meme yoğunluğu yüksek kadınların tetkiki için onlara daha etkili görüntüleme yöntemi sunmamız gerek.Ale pro ženy s hustými prsy bychom neměli opustit detekci, ale musíme nabídnout lepší metodu.
Ama meme yoğunluğu yüksek kadınların tetkiki için onlara daha etkili görüntüleme yöntemi sunmamız gerek.Avšak u žien s hustými prsníkmi by sme nemali opustiť skríning ako celok, musíme im ponúknuť niečo lepšie.
Ama meme yoğunluğu yüksek kadınların tetkiki için onlara daha etkili görüntüleme yöntemi sunmamız gerek.Dar pentru femeile cu sâni denşi, nu ar trebui să abandonăm testarea, ci trebuie să le oferim ceva mai bun.
Ama meme yoğunluğu yüksek kadınların tetkiki için onlara daha etkili görüntüleme yöntemi sunmamız gerek.De a tömör mellű nők esetében sem hanyagolhatjuk el a szűrést teljesen, valami jobbat kell nekik nyújtanunk.
Ama meme yoğunluğu yüksek kadınların tetkiki için onlara daha etkili görüntüleme yöntemi sunmamız gerek.그렇지만 고밀도 유방을 가진 여성에 대한 선별검사를 포기해서는 안 되며, 보다 나은 무언가를 제공해야 합니다.
Ama meme yoğunluğu yüksek kadınların tetkiki için onlara daha etkili görüntüleme yöntemi sunmamız gerek.Maar voor vrouwen met dicht borstweefsel moeten we screening niet opgeven, maar iets beters aanbieden.
Ama meme yoğunluğu yüksek kadınların tetkiki için onlara daha etkili görüntüleme yöntemi sunmamız gerek.אך עבור נשים עם שדיים דחוסים, אל לנו לזנוח לגמרי את ההדמייה, אנחנו צריכים להציע משהו טוב יותר.
Ama meme yoğunluğu yüksek kadınların tetkiki için onlara daha etkili görüntüleme yöntemi sunmamız gerek.診断をあきらめるのではなく もっと精度の高い検診を施すべきです あの患者に初めて質問された時
Artık biliyoruz ki, bu teknoloji yoğun dokulu memenin tetkikinde üç kat daha fazla tümör bulabiliyor이제 MBI로 치밀형 유방에서 3배나 더 종양을 찾을 수 있다는 것을 알았지만, 매우 중요한 문제 하나를 해결해야만 했습니다.
Artık biliyoruz ki, bu teknoloji yoğun dokulu memenin tetkikinde üç kat daha fazla tümör bulabiliyorאז כעת כשידענו שטכנולוגיה זו יכולה למצוא פי 3 גידולים בשד דחוס, היינו חייבים לפתור בעיה חשובה מאוד.
Artık biliyoruz ki, bu teknoloji yoğun dokulu memenin tetkikinde üç kat daha fazla tümör bulabiliyor高濃度乳腺でも3倍もの腫瘍を発見できると分かり 重要な ある問題の解決を迫られました 放射線の量をいかに少なくするかです
Bilimsel tetkik ve teçhizatlarda rastladığım şekilleri görmek hoşuma gidiyor.저는 과학적인 관찰이나 기관들, 특히 천문학적인 형태를 갖춘 것들에서 볼 수 있는
Bilimsel tetkik ve teçhizatlarda rastladığım şekilleri görmek hoşuma gidiyor.Szeretem a formákat, amiket látok a tudományos megfigyelésekben és berendezésekben.
Bilimsel tetkik ve teçhizatlarda rastladığım şekilleri görmek hoşuma gidiyor.Und ich liebe die Formen, die ich in wissenschaftlichen Beobachtungen und Geräten sehe.
Bilimsel tetkik ve teçhizatlarda rastladığım şekilleri görmek hoşuma gidiyor.ואני אוהב את הצורות שאני רואה בתצפיות מדעיות ומכשירים,
Bilimsel tetkik ve teçhizatlarda rastladığım şekilleri görmek hoşuma gidiyor.وأنا أحب أن أرى الأشكال في الملاحظات العلمية والأجهزة ،
Bilimsel tetkik ve teçhizatlarda rastladığım şekilleri görmek hoşuma gidiyor.見えてくる形が 好きなのです 特に 天体に関わるような形や
Bir çipe koyun, dünyanın neresinde olursanız olun hastanın olduğu noktada tetkik yapın.Ein einziger Chip kann Tausende von Tests durchführen, wo immer es in der Welt nötig ist.
Bir çipe koyun, dünyanın neresinde olursanız olun hastanın olduğu noktada tetkik yapın.Helyezzék egy chipbe, tesztek ezreit végezhetik el az ellátás helyén, bárhol a világon.
Bir çipe koyun, dünyanın neresinde olursanız olun hastanın olduğu noktada tetkik yapın.전 세계 어디서나 수천 건의 현장현시검사를 실시할 수 있도록 하는 기술이 칩 하나에 들어 있습니다.
Bir çipe koyun, dünyanın neresinde olursanız olun hastanın olduğu noktada tetkik yapın.Mettetela in un chip, e potrete fare migliaia di test in qualsiasi struttura medica, ovunque.
Bir çipe koyun, dünyanın neresinde olursanız olun hastanın olduğu noktada tetkik yapın.Na čipu omogočajo, da se naredi na tisoče testov na točki oskrbe, kjerkoli na svetu.
Bir çipe koyun, dünyanın neresinde olursanız olun hastanın olduğu noktada tetkik yapın.Op een chip kunnen duizenden tests worden gedaan waar ze nodig zijn, waar ook ter wereld.
Bir çipe koyun, dünyanın neresinde olursanız olun hastanın olduğu noktada tetkik yapın.Ponerlos en un chip, permitiendo hacer miles de pruebas en el punto de atención en cualquier parte del mundo.
Bir çipe koyun, dünyanın neresinde olursanız olun hastanın olduğu noktada tetkik yapın.Se pune pe un cip, se fac mii de teste la punctul de îngrijire, oriunde în lume.
Bir çipe koyun, dünyanın neresinde olursanız olun hastanın olduğu noktada tetkik yapın.לשם את זה על שבב, ולאפשר לאלפי בדיקות להעשות בנקודת הטיפול, בכל מקום בעולם.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod