tespit ile cümle
tespit kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
İşte zarar tespit rutin hızlı bir gösteri varolan bölümü programımız içinde çalışanItt van egy gyors bemutató a szünet kinyomoz rutin futás bent rész programunkat
İşte zarar tespit rutin hızlı bir gösteri varolan bölümü programımız içinde çalışan여기 감지 휴식 루틴의 빠른 데모가입니다. 우리의 기존 부품 프로그램 내에서 실행
İşte zarar tespit rutin hızlı bir gösteri varolan bölümü programımız içinde çalışanOto przykład szybkie rutynowo BREAK WYKRYĆ z systemem w naszych istniejącego programu część
İşte zarar tespit rutin hızlı bir gösteri varolan bölümü programımız içinde çalışanTady je jen malá ochutnávka rutině BREAK DETEKOVAT spuštěn v rámci našeho existující část programu
İşte zarar tespit rutin hızlı bir gösteri varolan bölümü programımız içinde çalışanTässä on nopea esittely tauon havaita rutiini käynnissä sisällä osa-ohjelmamme
İşte zarar tespit rutin hızlı bir gösteri varolan bölümü programımız içinde çalışanΕδώ είναι μια γρήγορη επίδειξη από το σπάσιμο εντοπίζει ρουτίνα τρέχει μέσα σε μας το υπάρχον πρόγραμμα μέρος
İşte zarar tespit rutin hızlı bir gösteri varolan bölümü programımız içinde çalışanВот быстрый демонстрация перерыв ОБНАРУЖИВАТЬ обычные Запуск в нашей существующей части программы
İşte zarar tespit rutin hızlı bir gösteri varolan bölümü programımız içinde çalışanОсь швидкий демонстрація РОЗІРВАТИ ВИЯВИТИ режим працює в рамках наших існуючих частина програми
İşte zarar tespit rutin hızlı bir gösteri varolan bölümü programımız içinde çalışanТук е бърз демонстрация на почивката открие рутинни работи в рамките на нашите съществуващи части програма
İşte zarar tespit rutin hızlı bir gösteri varolan bölümü programımız içinde çalışanהנה בהדגמה המהירה של שגרת לפרוץ לאתר הפעלת תוכנית חלק קיים שלנו
İşte zarar tespit rutin hızlı bir gösteri varolan bölümü programımız içinde çalışanهنا دليل سريع روتين "الكشف عن كسر" قيد التشغيل ضمن برنامجنا جزء القائمة
İşte zarar tespit rutin hızlı bir gösteri varolan bölümü programımız içinde çalışan我々 既存の部品プログラム内で実行しています。 一部のプログラムがちょうどドリル操作を終了します。
Kamera ise bu ışımayı tespit etmek için inşa edilmiş. Ancak bu, çıplak gözle kesinlikle görülmüyor.Et c'est cette lumière que la caméra a cela reste indissociable à l'oeil nu c'est complètement invisible
Kanıtlanmış veya tespit edilebilecek olanı görme.A visão daquilo que já foi provado ou confirmado.
Kanıtlanmış veya tespit edilebilecek olanı görme.Azon dolgok látása, amelyek bebizonyosultak, és meggyőződhetünk róluk.
Kanıtlanmış veya tespit edilebilecek olanı görme.Das Sehen dessen, was schon bewiesen und erforscht wurde.
Kanıtlanmış veya tespit edilebilecek olanı görme.De visie van wat al bewezen is.
Kanıtlanmış veya tespit edilebilecek olanı görme.또, 이미 증명되었거나 확언할 수 있는 것에 대한 비전이 있습니다.
Kanıtlanmış veya tespit edilebilecek olanı görme.La vision de ce qui a déjà été prouvé ou peut être vérifié.
Kanıtlanmış veya tespit edilebilecek olanı görme.La visión de lo que ha sido demostrado o puede averiguarse.
Kanıtlanmış veya tespit edilebilecek olanı görme.La visione di ciò che è già stato provato ed accertato.
Kanıtlanmış veya tespit edilebilecek olanı görme.Loại tưởng tượng về cái đã được chứng thực hoặc có thể xác định được.
Kanıtlanmış veya tespit edilebilecek olanı görme.Synet af hvad der allerede er blevet enten bevist eller kan fastslås.
Kanıtlanmış veya tespit edilebilecek olanı görme.Viziunea a ceea ce a fost deja dovedit sau poate fi stabilit.
Kanıtlanmış veya tespit edilebilecek olanı görme.Widzenie tego, co dowiedzione lub potwierdzone.
Kanıtlanmış veya tespit edilebilecek olanı görme.Η όραση όσων έχουν ήδη αποδειχθεί ή μπορούν να εξακριβωθούν.
Kanıtlanmış veya tespit edilebilecek olanı görme.Виждането за това, което вече е доказано и може да бъде обяснено.
Kanıtlanmış veya tespit edilebilecek olanı görme.Второе — зрительное восприятие того, чьё существование уже доказано, или может быть доказано.
Kanıtlanmış veya tespit edilebilecek olanı görme.ראייה של מה שכבר הוכח או ניתן לאישוש,
Kanıtlanmış veya tespit edilebilecek olanı görme.والرؤية التي قد تم إثباتها أو يمكن التثبت منها.
Kan yoğunluğu seviyelerini tespit ediyorlar.Chúng đang khai thác mức độ đậm đặc của máu.
Kan yoğunluğu seviyelerini tespit ediyorlar.Ele exploateză nivelele densităţii sângelui.
Kan yoğunluğu seviyelerini tespit ediyorlar.Están minando datos de los niveles de densidad en la sangre.
Kan yoğunluğu seviyelerini tespit ediyorlar.Ezek határozzák meg a vér sűrűségi szintjét.
Kan yoğunluğu seviyelerini tespit ediyorlar.혈액 농도 수준을 측정하고 있습니다.
Kan yoğunluğu seviyelerini tespit ediyorlar.Měří úrovně hustoty krve.
Kan yoğunluğu seviyelerini tespit ediyorlar.Stanno raccogliendo i valori dell'intensità del sangue.
Kan yoğunluğu seviyelerini tespit ediyorlar. Ve ses dalgalarıyla geriye rapor ediyorlar.Ils explorent les niveaux de densité du sang et vous les renvoient de manière sonore.
Kan yoğunluğu seviyelerini tespit ediyorlar. Ve ses dalgalarıyla geriye rapor ediyorlar.Odczytują poziomy gęstości krwi i informują o nich dźwiękowo.
Kan yoğunluğu seviyelerini tespit ediyorlar. Ve ses dalgalarıyla geriye rapor ediyorlar.Sie messen den Grad der Blutdichte und geben Ihnen die Werte akustisch wieder.
Kan yoğunluğu seviyelerini tespit ediyorlar. Ve ses dalgalarıyla geriye rapor ediyorlar.Вони вимірюють рівень густини крові в мозку і акустично реагують на результати вимірів.
Kan yoğunluğu seviyelerini tespit ediyorlar. Ve ses dalgalarıyla geriye rapor ediyorlar.Они замеряют уровень густоты крови в мозге и акустически реагируют на результат замера.
Kan yoğunluğu seviyelerini tespit ediyorlar. Ve ses dalgalarıyla geriye rapor ediyorlar.Те записват нивата на плътност на кръвта и ги отчитат обратно под формата на звук.
Kan yoğunluğu seviyelerini tespit ediyorlar.Ze sonderen bloeddichtheids-niveau's.
Kan yoğunluğu seviyelerini tespit ediyorlar.Αντλούν πληροφορίες για τα επίπεδα πυκνότητα του αίματος.
Kan yoğunluğu seviyelerini tespit ediyorlar.הם אוספים את רמות צפיפות הדם
Kan yoğunluğu seviyelerini tespit ediyorlar.أنها تنقّب مستوى كثافة الدم.
Kan yoğunluğu seviyelerini tespit ediyorlar.そして 音響的に報告してくれます
Kara mayınlarını tespit eder.Ça détecte les mines.
Kara mayınlarını tespit eder.Den detekterar landminor.
Kara mayınlarını tespit eder.Detecta minas terrestres.
Kara mayınlarını tespit eder.Es entdeckt Landminen.
Kara mayınlarını tespit eder.Hľadá míny.
Kara mayınlarını tespit eder.Hoa dò mìn.
Kara mayınlarını tespit eder.Scopre le mine.
Kara mayınlarını tespit eder.Wykrywacz min.
Kara mayınlarını tespit eder.Ανιχνεύει νάρκες.
Kara mayınlarını tespit eder.Детектор за мини.
Kara mayınlarını tespit eder.Міношукач.
Kenar TespitiFinn kant