tespit ile cümle

tespit kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
13
ORT. KELİME
Başka beyin bölgelerinde de etkinlik tespit ettik,저희 팀은
Başka beyin bölgelerinde de etkinlik tespit ettik,Našli smo aktivnosti tudi v drugih možganskih delih.
Başka beyin bölgelerinde de etkinlik tespit ettik,מצאנו פעילות גם באיזורי מוח אחרים --
Başka beyin bölgelerinde de etkinlik tespit ettik,وجدنا النشاط في مناطق الدماغ الأخرى أيضا --
Başka beyin bölgelerinde de etkinlik tespit ettik,損得計算に関連する脳領域です
Bazı çalışmalar da göstermiştir ki; MRI gibi makineler kullanarak bunu tespit edebilirisniz.Así, existen varios estudios que demuestran que se puede detectar esto usando máquinas parecidas a las de IRM.
Bazı çalışmalar da göstermiştir ki; MRI gibi makineler kullanarak bunu tespit edebilirisniz.Bylo publikováno několik studií, které ukazují, že tuto komunikaci lze zaznamenat i díky magnetické rezonanci.
Bazı çalışmalar da göstermiştir ki; MRI gibi makineler kullanarak bunu tespit edebilirisniz.Există cercetări care demonsrează că efectul e detectabil cu ajutorul RMN-ului.
Bazı çalışmalar da göstermiştir ki; MRI gibi makineler kullanarak bunu tespit edebilirisniz.Kilka badań pokazuje, że zmiany są widoczne w rezonansie magnetycznym.
Bazı çalışmalar da göstermiştir ki; MRI gibi makineler kullanarak bunu tespit edebilirisniz.Nekaj študij kaže, da to lahko dejansko zaznamo z uporabo naprav, kot je MRI.
Bazı çalışmalar da göstermiştir ki; MRI gibi makineler kullanarak bunu tespit edebilirisniz.On muutama tutkimus, jotka näyttävät, että tämän voi havaita käyttämällä esimerkiksi MRI-laitetta.
Bazı çalışmalar da göstermiştir ki; MRI gibi makineler kullanarak bunu tespit edebilirisniz.Studien zeigen das und man kann es sogar nachweisen, mit dem MRT zum Beispiel.
Bazı çalışmalar da göstermiştir ki; MRI gibi makineler kullanarak bunu tespit edebilirisniz.Van is egy sor tanulmány, amely bemutatja, hogy ezt ténylegesen ki lehet mutatni, az MRI-féle gépekkel.
Ben bunun doğru bir tespit olduğuna hem kişisel düzeyde hem de kurumsal düzeyde inandım.Am găsit asta ca fiind adevărat la nivel individual cât și la nivel corporativ.
Ben bunun doğru bir tespit olduğuna hem kişisel düzeyde hem de kurumsal düzeyde inandım.Descobri que isto é verdade, quer a nível individual, quer a nível empresarial.
Ben bunun doğru bir tespit olduğuna hem kişisel düzeyde hem de kurumsal düzeyde inandım.He hallado que esto es cierto, tanto a nivel individual como a nivel corporativo.
Ben bunun doğru bir tespit olduğuna hem kişisel düzeyde hem de kurumsal düzeyde inandım.Ho scoperto che è vero, sia a livello individuale che a livello aziendale.
Ben bunun doğru bir tespit olduğuna hem kişisel düzeyde hem de kurumsal düzeyde inandım.Ich habe festgestellt, dass dies stimmt. Sowohl auf der persönlichen Ebene, als auch auf Geschäftsebene.
Ben bunun doğru bir tespit olduğuna hem kişisel düzeyde hem de kurumsal düzeyde inandım.Ik heb gezien dat dit waar is, zowel op het individuele niveau als op bedrijfsniveau.
Ben bunun doğru bir tespit olduğuna hem kişisel düzeyde hem de kurumsal düzeyde inandım.J'ai trouvé que c'était vrai, tant au niveau individuel qu'au niveau de l'entreprise.
Ben bunun doğru bir tespit olduğuna hem kişisel düzeyde hem de kurumsal düzeyde inandım.저는 이것이 개인적 차원과 기업적 차원의 두 가지 모두에서 사실이라는 것을 알았습니다.
Ben bunun doğru bir tespit olduğuna hem kişisel düzeyde hem de kurumsal düzeyde inandım.Odkryłem, że to prawda zarówno na poziomie indywidualnym, jak i z punktu widzenia korporacji.
Ben bunun doğru bir tespit olduğuna hem kişisel düzeyde hem de kurumsal düzeyde inandım.Saya menemukan hal ini benar, baik pada tingkat individu dan pada tingkat perusahaan.
Ben bunun doğru bir tespit olduğuna hem kişisel düzeyde hem de kurumsal düzeyde inandım.Tôi thấy điều này rất đúng, cả cho mức độ cá nhân cũng như mức độ doạnh nghiệp.
Ben bunun doğru bir tespit olduğuna hem kişisel düzeyde hem de kurumsal düzeyde inandım.Úgy vélem, ez nagyon igaz, mind a személyes szinten, mind a vállalati szinten.
Ben bunun doğru bir tespit olduğuna hem kişisel düzeyde hem de kurumsal düzeyde inandım.Zjistil jsem, že je to pravda, jak pro jednotlivce, tak pro korporaci.
Ben bunun doğru bir tespit olduğuna hem kişisel düzeyde hem de kurumsal düzeyde inandım.Ανακάλυψα πως αυτό ισχύει, τόσο σε ατομικό επίπεδο όσο και σε εταιρικό επίπεδο.
Ben bunun doğru bir tespit olduğuna hem kişisel düzeyde hem de kurumsal düzeyde inandım.Открих, че това е истина, както на индивидуално ниво, така и на корпоративно ниво.
Ben bunun doğru bir tespit olduğuna hem kişisel düzeyde hem de kurumsal düzeyde inandım.Я вважаю, що це правда як на індивідуальному рівні, так і на корпоративному.
Ben bunun doğru bir tespit olduğuna hem kişisel düzeyde hem de kurumsal düzeyde inandım.Я убедился, что это правда, на личном уровне и на уровне корпорации.
Ben bunun doğru bir tespit olduğuna hem kişisel düzeyde hem de kurumsal düzeyde inandım.אני מוצא את זה כאמיתי, גם ברמה האישית וגם ברמת האירגון.
Ben bunun doğru bir tespit olduğuna hem kişisel düzeyde hem de kurumsal düzeyde inandım.لقد وجدت هذا حقيقيا، على المستوى الشخصي و على مستوى المؤسسات.
Ben bunun doğru bir tespit olduğuna hem kişisel düzeyde hem de kurumsal düzeyde inandım.企業レベルでも これは当てはまると思いました そして皆さんにとって思いやりが
Ben daha çok, bildiğimizin temellerinin görüp tespit edebileceklerimizde bulunduğu bilime eğilimliyimdir.A tudományt kedvelem, ahol amit látunk és bebízonyíthatunk, az szolgál a tudásunk alapjául.
Ben daha çok, bildiğimizin temellerinin görüp tespit edebileceklerimizde bulunduğu bilime eğilimliyimdir.Eu înclin spre ştiinţă, unde ceea ce vezi şi poţi verifica este fundaţia a ceea ce ştim.
Ben daha çok, bildiğimizin temellerinin görüp tespit edebileceklerimizde bulunduğu bilime eğilimliyimdir.Ik hou van wetenschap, wat we zien en kunnen bewijzen is het fundament van onze kennis.
Ben daha çok, bildiğimizin temellerinin görüp tespit edebileceklerimizde bulunduğu bilime eğilimliyimdir.J'ai tendance à aimer la science, où ce que nous voyons et pouvons prouver est la base de ce que nous savons.
Ben daha çok, bildiğimizin temellerinin görüp tespit edebileceklerimizde bulunduğu bilime eğilimliyimdir.Jeg kan godt lide videnskab, hvor hvad vi ser og kan fastslå er grundlaget for hvad vi ved.
Ben daha çok, bildiğimizin temellerinin görüp tespit edebileceklerimizde bulunduğu bilime eğilimliyimdir.저는 과학을 좋아하는 경향이 있습니다. 과학에서는 우리가 보는 것이 그리고 확언할 수 있는 것이 우리가 아는 것의 근간이죠.
Ben daha çok, bildiğimizin temellerinin görüp tespit edebileceklerimizde bulunduğu bilime eğilimliyimdir.Me gusta la ciencia, donde lo que vemos y se puede comprobar, es el fundamento de lo que sabemos.
Ben daha çok, bildiğimizin temellerinin görüp tespit edebileceklerimizde bulunduğu bilime eğilimliyimdir.Skłaniam się ku nauce, Tam, to co widzimy i możemy zweryfikować jest podstawą tego, co wiemy.
Ben daha çok, bildiğimizin temellerinin görüp tespit edebileceklerimizde bulunduğu bilime eğilimliyimdir.Аз предпочитам науката, където това, което виждаме, и което можем да обясним, са основа на това което знаем.
Ben daha çok, bildiğimizin temellerinin görüp tespit edebileceklerimizde bulunduğu bilime eğilimliyimdir.Мне гораздо ближе наука, где то, что мы видим и в чём можем удостовериться — есть основа того, что мы знаем.
Ben daha çok, bildiğimizin temellerinin görüp tespit edebileceklerimizde bulunduğu bilime eğilimliyimdir.אני מעדיף מדע שבו מה שרואים או שאפשר לאשש הוא הבסיס של מה שאנחנו יודעים.
Ben daha çok, bildiğimizin temellerinin görüp tespit edebileceklerimizde bulunduğu bilime eğilimliyimdir.أميل لتفضيل العلم, حيث ما نراه و نستطيع التحقق منه هو أساس ما نعرفه.
Benim için polislik düzeltmek için güç anlamındaydı. Engel olma gücü ve tespit etme gücü.Bagi saya kepolisian berarti kekuatan mengkoreksi, kekuatan mencegah dan kekuatan mendeteksi.
Benim için polislik düzeltmek için güç anlamındaydı. Engel olma gücü ve tespit etme gücü.Dla mnie policja oznaczała siłę do poprawy, siłę do zapobiegania i siłę do wykrywania.
Benim için polislik düzeltmek için güç anlamındaydı. Engel olma gücü ve tespit etme gücü.Đối với tôi, cảnh sát đồng nghĩa với việc có quyền chỉnh huấn, có quyền ngăn ngừa và có quyền tố giác.
Benim için polislik düzeltmek için güç anlamındaydı. Engel olma gücü ve tespit etme gücü.Para mí la policía significaba poder para corregir, poder para prevenir y para detectar.
Benim için polislik düzeltmek için güç anlamındaydı. Engel olma gücü ve tespit etme gücü.Para mim, o policiamento significava o poder de corrigir, o poder de prevenir, o poder de detectar.
Benim için polislik düzeltmek için güç anlamındaydı. Engel olma gücü ve tespit etme gücü.Pentru mine poliţia reprezenta puterea de a corecta, puterea de a preveni şi puterea de a detecta.
Benim için polislik düzeltmek için güç anlamındaydı. Engel olma gücü ve tespit etme gücü.Per me polizia significava potere di correggere, potere di prevenire e potere di scoprire.
Benim için polislik düzeltmek için güç anlamındaydı. Engel olma gücü ve tespit etme gücü.Pre mňa znamenala polícia moc napravovať, moc predchádzať a moc zisťovať.
Benim için polislik düzeltmek için güç anlamındaydı. Engel olma gücü ve tespit etme gücü.Pro mě znamenala policie moc napravovat, moc předcházet a moc zjišťovat.
Benim için polislik düzeltmek için güç anlamındaydı. Engel olma gücü ve tespit etme gücü.Számomra a rendvédelem azt jelentette, hogy hatalmamban áll a javítás, a megelőzés, és a nyomozás.
Benim için polislik düzeltmek için güç anlamındaydı. Engel olma gücü ve tespit etme gücü.Για εμένα η αστυνόμευση ήταν η δύναμη να διορθώνω, η δύναμη να εμποδίζω και η δύναμη να εντοπίζω.
Benim için polislik düzeltmek için güç anlamındaydı. Engel olma gücü ve tespit etme gücü.Для мене поліція завжди втілювала владу виправляти, силу запобігати і силу виявляти.
Benim için polislik düzeltmek için güç anlamındaydı. Engel olma gücü ve tespit etme gücü.Для меня полицейская служба стояла на трех китах: исправление, предотвращение преступлений и расследование.
Benim için polislik düzeltmek için güç anlamındaydı. Engel olma gücü ve tespit etme gücü.За мен полицейската дейност се състоеше в сила за коригиране, сила за предотвратяване и сила за разкриване.
Ben o kadar geldiğinde sık su sıçrama duyuyorum, ve bu yüzden de tespit olabilir onu.Aku biasanya bisa mendengar percikan air ketika ia datang, dan begitu juga terdeteksi dia.

İlgili Sayfalar