Sadece hücrelerin metabolizmasında küçük bir fark tespit edildi.Vo všeobecnosti je na zmenu metabolizmu bunky potrebné iba malé množstvo hormónu.
2008 yılında yörüngesinde üç güneş dışı gezegen tespit edilmiştir.Až do roku 1998 boli asteroidy objavované v štyroch krokoch.
Bu durumdaki askerlik süresi ise 21 gün olarak tespit edilmiştir.Denník Čas sa k prípadu vrátil ešte 21.
Kozmonotlar, aracın tüm sistemlerinin gayet iyi çalıştığını tespit ettiler.Kozmonauti sa po pristátí cítili dobre, všetky nové systémy pracovali normálne.
Laktoz malabsorbsiyonun mevcudiyeti ekseriya laktoz tolerans testiyle tespit edilebilir.Prítomnosť a vlastnosti antihmoty v nej je možné zisťovať pomocou lasera.
Çoğu halkalar radyo aralığında tespit edilmiştir.Väčšinu prstencov pozorovali v rádiovom spektre.
Nüfusu, 31 Aralık 2006 itibarıyla 386 olarak tespit edilmiştir.Počet obyvateľov je uvedený k 31. augustu 2006.
En büyük nüfus rakamı 1994 yıllında 650 bin kişi geçtiğinde tespit edildi.Maximálny počet obyvateľov mesta bol dosiahnutý v roku 1994 – viac ako 650 tisíc.
Yalının tespit edilen ilk sahipleri Düzoğulları ailesidir.Prvým známym vlastníkom Hradnej bola rodina Pogány.
Wow! sinyali ise sadece bir kez tespit edilmiştir.Chyba však bola len v signalizácii.
Mahallenin nüfusu 2000 yılında 700 olarak tespit edilmişdir.Prvé osídlenie mesta bolo doložené z obdobia okolo roku 700.
Bu tür sinyallerin milyonlarca ışık yılı öteden bile tespit edilmesi mümkündür.Môže byť od niekoľkých svetelných hodín až po milióny svetelných rokov.
Dolayısıyla bu yapı büyük uzaklıklardan tespit edilemez.Vďaka nemu je vrchol identifikovateľný už z veľkej diaľky.
Tam bileşim, spektroskopik çalışmalarla tespit edilebilecektir.Presné zloženie možno zistiť spektroskopickými štúdiami.
Bu bölgede yaklaşık 113 mezar tespit edilmiştir.Pochovaných tu bolo asi 11 000 ľudí.
2007 Nisan'ında Hubble Uzay Teleskobu, gezegenin atmosferinde büyük miktarda su buharı tespit etmiştir.V roku 2007 Spitzerov vesmírny ďalekohľad zmapoval teplotu atmosféry tejto planéty.
Çoğu ceset üzerinde yapılan incelemelerde mağdurların uzun süren işkencelere maruz kaldığı tespit edilmiştir.Niektorým mladým ženám bolo utrpenie predĺžené hodinami znásilňovania.
Oluşan manyetik alanın kuzey kutbunun yönü sağ el kuralı ile tespit edilebilir.Orientácia tohto poľa sa dá určiť podľa pravidla pravej ruky.
Bu da tespitlerini kolaylaştırır.To mu je tudi lajšalo domotožje.
Mısır ve Suriye sisteminden ayrı bir manastır hayatının kurallarını bunlar tespit etmişlerdir.Določili so pravila samostanskega življenja, ločenega od egipčanskega in sirskega sistema.
Kandy'nin bu yaşadışı ticaretin merkezi olduğu tespit edilmiştir.Kandi je bil opredeljen kot središče takšne nezakonite trgovine.
Bu durum tartışma konusudur; kimileri ise pek çok deneğe penisilin verildiğini tespit etmiştir.Vprašanje ostaja odprto, obstajajo ugotovitve, da se je penicilin dajal številnih osebam.
Sibirya kelimesinin etimolojik söz kökeni henüz tespit edilememiştir.Etimologija besede Sibirija (Сибирь) še ni dokončno določena.
IFF kısaltması İngilizce Identification friend or foe (dost-düşman tespiti) sözcüklerinin akronimidir.IFF (angleško Identification Friend or Foe) označuje Identifikacija Prijatelj ali sovražnik.
Ancak bu tür yapıların tespit edilmesi, düşünüldüğünden daha zor olabilir.Z načrtovanjem je sprejemanje odločitev lažje, kot se morda zdi.
Nüfusu, 31 Aralık 2015 itibarıyla 10 olarak tespit edilmiştir.Sestavljen na podlagi ljudskega številjenja od 31. decembra l.
Şu halde, bir elemanın yerini tespit etmek mümkün değildir.Po njej je mogoče prepoznati neko določeno mesto.
O için ön geçer ] ilgili akciğer ve bu nedenle kolayca tespit edilebilir.Injicirajo ga neposredno v prizadeto mišico in to lahko olajša tik.
Bu yaraya ek olarak aynı bıçakla açılmış başka kesikler de tespit edilmiştir.Razpokam so se polagoma pridružile še druge poškodbe.
Kazılarda iki mimari kat tespit edilmiştir.Na dveh poljih so bili prikazani mučenci.
Kurtadamı ise sadece dolunayda tespit edebilirsiniz.Razstava je lahko le na Praškem gradu.
Göl çevresinde otsu ve odunsu olmak üzere, 105 karasal, yarısucul, sucul bitki türü tespit edilmiştir.Raziskovalci so ugotovili, da se nahaja na območju Divjega jezera kakih 150 (!) vrst praprotnic in semenk.
Patlamanın sebebi tespit edilememiştir.Vzrok eksplozije ni popolnoma znan.
İkinci faktör ise lezzet ve kokuyu tespit etme ve ölçmedir.Na podoben način je preučeval razlikovanje vonjev in okusov.
Ancak DNA tespiti sonucunda bunun gerçek olmadığı tespit edilir.Glede na DNA raziskave se ni motil.
Dünya'ya çok yakın yaklaşacağı hesaplanan 16 Mart 2880'de çarpma ihtimâli 1:300 olarak tespit edildi.Po izračunih bi lahko padel na Zemljo 16. marca leta 2880.
Bunlardan biri Devrek'in tespit edilebilen en eski Müslüman mezarıdır.Ta najdba je najstarejši znan grob v Avstriji.
Bir göğüs röntgeni zatürreyi tespit etmek için yararlı olabilir.Plaučių vėžys gali būti diagnozuojamas krūtinės rentgeno tyrimų pagalba.
Su kaçağını tespit etmek daha zordur.Rasti būgnininką buvo sunkiau.
Çağdaş dedektörler, tespit edilen radyasyonun enerjisini ölçmek için kalorimetre olarak da kullanılırlar.Moderniausi detektoriai naudojami ir kaip kalorimetrai aptiktos spinduliuotės dalelių energijai nustatyti.
Komandolar tuzakları da tespit edebiliyor.Pono įsakyti akmentašiai iškalė ženklus.
Böylece yılda onlarca tespitin mümkün olacağı beklenmektedir.Manoma, kad viena audinė per metus gali sunaikinti keliasdešimt ondatrų.
Yangının kaynağı tespit edilemedi.Gaisro priežastis nežinoma.
Nüfusu, 30 Eylül 2006 itibarıyla yaklaşık 148 olarak tespit edilmiştir.Kaip jie patys teigia, jie sulaukė apie 400 remixų nuo 2006 spalio.
Nadir bulunan bir tür olan Mısır Maularından 2007 yılında 200'den az sayıda kedi yavrusu tespit edilmiştir.Tai reta Lietuvoje šunų veislė - pagal 2003 m. statistiką buvo registruota vos dvidešimt šių šunų .
Bu açığın CVE(Ortak güvenlik açıkları ve tespitler) numarası CVE-2014-3566.Spragos CVE identifikatorius yra CVE-2016-5195.
Kampta ağır suç işlediği tespit edilenler Sovyet Ceza Kanunu'ndaki 58. yasanın 1b maddesine tabi tutuldu.Mirties bausmė įvykdyta 1946 m. liepos 1 d. pagal Rusijos SFSR baudžiamojo kodekso straipsnį 58-1a.
Araştırma erkeklerin %58'inin kadınlarınsa %48'lik kısmının bu fobiden acı çektiği tespit etti.Pasak tyrimo, 18 % tokių pacientų patyrė apymirtinių įspūdžių.
Yine, 1973'te nüfusunun yaklaşık 17.000 olduğu tespit edilmiştir.1770 m. apskaičiavimais Ačomavių buvo apie 3000.
Yaklaşık 95 türü tespit edilmiştir.Identifikuota 15 tekstilės specialybių.
Proof'un olay sırasında 0.32 promil alkollü olduğu tespit edildi.Lahkamisel selgus, et Proofi veres oli olnud 0,32 promilli alkoholi.
Bunun için cenaze sahibi olan Ali Baba'nın evini hemen tespit eder.Sealsele kalmistule on maetud leedu näitlejanna Unė Babickaitė.
Saldırıda ölen 18 sivilin arasında ez-Zevahiri'nin bulunmadığı tespit edildi.Rünnakus hukkus 18 külaelanikku, az-Zawahirit nende seas ei olnud.
Dünya genelinde yılda 160.000 yeni melanom vakası tespit edilmektedir.Igal aastal diagnoosivad arstid kogu maailmas umbes 160 000 uut melanoomi haigestumist.
İçerik sadece laboratuvar analizi ile tespit edilebilir.Analüüse võib teha ainult akrediteeritud labor.
Yangının kaynağı tespit edilemedi.Tulekahju tekkepõhjus pole teada.
Explorer-1, taşıdığı bilimsel aletler ile teorize Van Allen radyasyon kemerini tespit etti.Explorer 1 sooritatud mõõtmiste tulemusel avastati Van Alleni kiirgusvööd.
Bu bölgede yaklaşık 113 mezar tespit edilmiştir.Praeguseks on kalmistule maetud umbes 300 lahkunut.
Nüfusu, 30 Haziran 2005 itibarıyla yaklaşık 229 olarak tespit edilmiştir.Ohvrite arv oli seal seisuga 15. jaanuar 229 inimest.
Şehirlerden biri bölgenin başkenti olarak tespit edilmiştir.Nähtavasti vaadeldakse kogu provintsi ühe linnalise asulana.