tespit ile cümle
tespit kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Hava yoluyla bulaşma tespit edilmemiştir.ככל הידוע לא מתרחשת הדבקה דרך האוויר.
1979 sayımında nüfusları 14.000 olarak tespit edilmiştir.בשנת 1999 נאמדה האוכלוסייה בכ-14,000 פרטים.
Nüfusu, 31 Aralık 2015 itibarıyla yaklaşık 2.466 olarak tespit edilmiştir.במשטרה הרכובה כ-28,461 שוטרים, נכון לינואר 2015.
Selahaddin, sulh şarlarını bizzat kendi tespit etti.למרות זאת, מצליח זמו למצוא את מילות הקוד לבדו.
Bu günümüz tarihçilerinin tespiti olmakla beraber tahminden öteye gidemeyen bir benzetmedir.אירועים אלו נחשבים בעיני ההיסטוריונים כיום לרצח עם.
İncelemelerinde bu gibi bitkilerin buzul iklimine uyum sağlayamadıklarını tespit etti.בניסויים כאלו הוכיחו שהצמח לא פורח במצבים אלו.
Kandy'nin bu yaşadışı ticaretin merkezi olduğu tespit edilmiştir.העיר קנדי זוהתה כמרכז לסחר בלתי חוקי כזה.
Bu veriler alınan organın kime nakledilebileceğinin tespiti için çok önemlidir.חשוב להגדיר מי יהיה אחראי על תוצאות הדיווח.
3C 273, şimdiye kadar tespit edilen ilk kuasardır.גרסה 3.2.1 היא הראשונה שיצאה מאז הרכישה.
Kütleçekimsel mikromercekleme ile tespit edilmiştir.נועדה להדגים מערכת עם מיקרו-ליבה.
Bir alkali çözeltisi, gösterge ilave edilerek tespit edilebilir.קל לבדוק שפרמטריזציה כזו היא ניתנת לזיהוי.
Atmosferik gürültü, radyo alıcısına bağlı bir Bilgisayar ile tespit edilir.רעש אטמוספירי או רעש לבן; נמדד באמצעות מקלט רדיו המחובר למחשב.
Komandolar tuzakları da tespit edebiliyor.כמו כן הם מסוגלים לזהות כיוון תנועה.
Yangının kaynağı tespit edilemedi.לא ידועה סיבת השריפה.
Komisyon kâr sınırına ve satış fiyatının tespitine kadar belirleyici olmak ister.תמחור לניצחון- התפשרות על מחיר על מנת לזכות במכירת המוצר.
Şifreli paketler, saldırı tespit cihazlarının çoğu tarafından işlenmez.רוב מכונות ההצפנה פוצחו על ידי מנתחי הצפנים של כוחות המודיעין.
Güneşin modern gözlemleri bu hatların binlercesini tespit edebilir.Съвременните наблюдения на слънчевата светлина могат да показват хиляди линии.
Bu durum tartışma konusudur; kimileri ise pek çok deneğe penisilin verildiğini tespit etmiştir.Това било подложено на обсъждане и било установено, че на мнозина от пациентите бил даван пеницилин.
Bir yanığın derinliği genellikle muayene ile tespit edilebilir, ancak biyopsi yöntemi de kullanılabilir.Дълбочината на изгаряне обикновено се определя с преглед, макар че може да се използва и биопсия.
Patlamanın sebebi tespit edilememiştir.Достоверно не е установена причината за взрива.
Nedensel çelişkiler yoluyla takyonların tespit problemi bilimsel olarak çözüldü.Проблемът в засичането на тахионите чрез причинно-следствени противоречия се изучава научно.
1857'de manyetik ekvator'u tespit etmek amacıyla Peru'ya gitmiştir.През 1857 година е командирован в Перу, за да определи магнитния меридиан.
Kabuktan ağacın yaşını tespit etmek mümkündür.По този начин може да бъде определяна възрастта на дървета от миналото.
Arkeolojik buluntular da tespit edilmiştir.Открити са археологически находки.
Yunanca, devamlı olarak kullanılmış ve tarihi tespit edilmiş en eski dillerden biridir.Те превръщат гръцкия в един от най-отдавна регистрираните езици, използвани и днес.
Aynı çalışmayı güney yarımkürede tekrarlayan oğlu John Herschel de aynı yöndeki artışı tespit etmiştir.Неговият син, Джон Хершел, повтаря тези изследвания в Южното полукълбо и установява същата зависимост.
Gilmartin tespit ettiği 7 kritere göre Aşktan-utanan insanları şöyle tarif ediyor; O bir erkektir.Гилмартин дава седем критерии за всеки „любовно-срамежлив мъж“ включен в неговото проучване: Той е девствен.
Mayınlar artan manyetik alanı tespit ediyordu.Жителите промиват магнетитов пясък.
Kuraklık tespit edilmesi en zor felaketlerdendir.Депресията е едно от най-тъжните афективни състояния.
Su kaçağını tespit etmek daha zordur.По този начин става по-трудно откриваемо за хищниците.
Bu tarama türünde hedef makinaların üzerlerinde çalışan IP tabanlı protokoller tespit edilmektedir.На тази страница са изброени и описани осъществените изпитания на ракети.
Hayatı hakkındaki detayları tespit etmekte güçlük çekilen bir sufidir.Безполезно е да се впускам в подробности за вредите му.
Bu yaraya ek olarak aynı bıçakla açılmış başka kesikler de tespit edilmiştir.Няколко други разрези на корема са причинени от същия нож.
Arkeolojik çalışmalarla, burasının son 1000 yıldır yerleşimde olduğu tespit edilmiştir.Археологическите доказателства показват, че те присъстват тук от повече от 1000 години.
İçerik sadece laboratuvar analizi ile tespit edilebilir.Самото окачествяване се извършва чрез лабораторен анализ.
Dış politika Devlet Başkanı tarafından tespit edilir ve Dışişleri Bakanlığı tarafından yürütülür.Външната политика се определя от председателя и се изпълнява от Министерството на външните работи на Русия.
Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 158 olduğu tespit edilmiştir.Според Гражданската регистрация и административното обслужване през 15 март 2015 г. селото има 16 жители.
Nüfusu, 30 Eylül 2006 itibarıyla yaklaşık 4435 olarak tespit edilmiştir.Създадена е и онлайн петиция, която към 16 септември 2014 г. е подписана от над 4450 души.
Yaklaşık 95 türü tespit edilmiştir.Идентифицирани са над 50 техни клана.
Bir grup bilim insanı kayıp şehir Atlantis'in yerini tespit eder.Рухването на скалите отваря пред групата гледка към изгубения град на Атлантида.
Bunun için ses verisinin biçimi kayıt sırasında tespit edilmelidir.Какво трябва тази функция да направи, ако записът е деформиран?
Yapılan incelemede baraj tabanında 33 adet düden tespit edilmiştir.В хода на изследването си той открива 42 мъглявинни обекта.
Bu cinse ait 19 tür tespit edilmiştir.Признати са му 19 рационализации.
Ocak 2015 yılında, bu tümörlerin karaciğerine ve beynine yayıldığı tespit edilmiştir.През лятото на 2015 г. бившият президент съобщава, че му е открит тумор в мозъка.
Böylece rakiplerin kuvvetli ve zayıf oldukları yönleri tespit edilmeye çalışılır.На мен ми се струва, че аз разбирам играта на Ботвиник, виждам нейните силни и слаби страни.
Diğer uzuvlar ve kafa ise hiçbir zaman bulunup cesedin kimliği tespit edilememiştir.Ostali udovi i glava nikad nisu pronađeni, a tijelo nikad nije identificirano.
2001 yılında, yaklaşık 1,400 kişi INTERPOL bilidirileri sonucuyla tespit edilmiş veya tutuklanmıştır.2001., više od 1 400 ljudi uhićeno je ili locirano djelovanjem Interpola.
Bu durum tartışma konusudur; kimileri ise pek çok deneğe penisilin verildiğini tespit etmiştir.Ova je tvrdnja sporna, a otkriveno je kako je u mnogih sudionika primijenjeno liječenje penicilinom.
Kimliği tespit edilen kurbanların bilgileri medyaya verildi.Poznati su poimenični podaci o žrtvama.
Yani her kanton kendi bölgesindeki dini tespit edebilecekti.Odluka o vjeri prepuštena je svakom kantonu.
Derin deniz volkanlarını hidrofonlar kullanılmadan büyük mesafelerde sesleri tespit etmek zordur.U nedostatku zvukova ključanja podmorske vulkane je vrlo teško otkriti s veće udaljenosti upotrebom hidrofona.
Ayrıca CBC kan testi ile de tespit edilebilirler.Isto tako, može se napraviti i određivanje koncentracije b-hCG u krvi.
Wittmann kendilerinden 200 metre kadar uzaktan geçmekte olan İngiliz konvoyunu tespit etti.Rozov je skočio iz helikoptera u letačkom odijelu wingsuit 700 metara iznad vulkana visokog 2 300 metara.
Tespit edilebilen üç nüshası vardır.Ima jednu natkrivenu i trije otkrivene tribine.
Hava yoluyla bulaşma tespit edilmemiştir.Prenošenje preko zraka do sada nije zabilježeno.
Güneşin modern gözlemleri bu hatların binlercesini tespit edebilir.Današnja promatranja otkrivaju nekoliko tisuća linija u Sunčevom spektru.
Kimlik tespiti 2015'te yapılmıştır."Prepoznavanje" te 2015.
Proxima Centauri b yaşanabilirliği tespit edilmemiştir.Hibridna vrsta C. × intersita još nije priznata.
Bu, yıldızlararası maddenin ilk tespiti olmuştur.Oni će biti prvi međuplanetni sateliti vrste CubeSat.
Ukrayna'da ise 26 Dolgan 2001 Ukrayna nüfus sayımında tespit edilmiştir.Oblasti u Ukrajini Administrativna podjela Ukrajine 2001.