Ana içeriğe geç
Sözlük

tespit ile cümle

tespit kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Nişan günü tespit edilir.Bài toán đã được chứng minh.
Hataları tespit etmek ve çözmek.Tìm và sửa chữa bất kỳ vấn đề thiết kế nào.
Haziran 2006’da tespit edilen Gpcode.AG, 660-bit RSA açık anahtarı ile şifrelenmiştir.2006年6月に検出されたGpcode.AGは、660ビットのRSA公開鍵で暗号化を行った。
Böylelikle engeller kolayca tespit edilir.難易度の設定を行っている。
Üç zorbanın da saklandıkları yerler tespit edilir ve hepsi yargı önüne getirilir.秀次の首は三条河原で晒し首とされ、その際に眷族も尽く処刑された。
Haziran 2008’de, Gpcode.AK olarak bilinen bir versiyonu tespit edilmiştir.2008年6月には、Gpcode.AKとして知られる変種が検出された。
Ne yeyip - içtikleri kesinlikle tespit edilememiştir.ちなみに酒は飲めない(苦い水と認識した)。
Avusturya, Müslümanların dînî hürriyetlerini "Anerkennungsgesetz" ("Tanıma yasayı") ile tespit etmiştir.オーストリアはムスリムコミュニティにおける信教の自由を「Anerkennungsgesetz(認知法)」と呼ばれる法で規制していた。
Bu uyarıların şiddetini ve yerini tespit ederler.これが盲人と象の教訓である。
Bu duman 18:18'e kadar tespit edilmemiştir.なお午後6時18分の時点では煙は確認されていない。
Bu durumdaki askerlik süresi ise 21 gün olarak tespit edilmiştir.一回の哨戒任務は21日間と想定されていた。
Olaydan sorumlu olan kişi tespit edilemedi.なお、事件の首謀者は特定されなかった。
Ayrıca CBC kan testi ile de tespit edilebilirler.血液検査などではWBCと表されることが多い。
Hobbes, siyaset üzerine yazdığı çalışmasına insan doğası hakkındaki tespiti ile başlar.ホッブズは人間が本来的に持っている性質から論考を始める。
Radar, RAdio Detection And Ranging (radyo ile tespit etme ve menzil tayini) sözcüklerinin akronimidir.Radarという単語は定着したアクロニムであり、英語のRadio Detecting and Ranging(電波探知測距) からきている。
3 alt türü tespit edilmiştir.3亜種が確認されている。
Cevap vermeyen (çökmüş) makinelerin tespiti ve gruptan çıkartılması.^ 経を所依とせず、論を所依とする宗派。
Bu parçacıkların etkileşimleri deneysel cihazlarla tespit edilemeyen kayıp enerji ve momentum olarak belirir.これらの粒子相互作用は実験装置によって検出されないであろう"欠損"エネルギーおよび運動量を持つように見えるだろう。
"Rüzgar etkisi", M82'de olduğu gibi yüksek-hızlı gazın tespiti değil sadece görünümü belirtmektedir.「wind effects」とは、M82で見られるような高速のガスである。
Proof'un olay sırasında 0.32 promil alkollü olduğu tespit edildi.アルコール検査で0.67mgのアルコールが検出された。
Şehrin nüfusu 1805 sayımlarına göre 33 kişi olarak tespit edildi.1865年の人口として、933人が登録されている。
Cinayet mahalinde tespit edilmiş olan ayak izleri de Jesse'nin ayak izlerine uymaktaydı.殺害現場に残っていた血の靴跡がシンプソンの足のサイズと一致。
Kabuktan ağacın yaşını tespit etmek mümkündür.年輪を数えることで、その木の樹齢を知ることができる。
Ekliptiğin eğimini yeniden tespit eder.また、雄弁術を学ぶ。
Trabzon’a uzaklığı ise 63 saat olarak tespit edilmiştir.FlyRibbon待ち時間は30秒に設定。
Sonra mekan ve poz tespiti ile çekimler gerçekleştirilmekte.戦後では笠と原が特筆される。
3C 273, şimdiye kadar tespit edilen ilk kuasardır.3C 273は、後にクエーサーとして分類された最初の天体となった。
Cep telefonda *#06# tuşlayarak telefonun seri numarasını (IMEI numarası) tespit edilebilir.また、*#06# と入力すれば携帯電話の画面にも表示できる。
İlmi araştırmalar parmak izinin kimlik tespitinde kesin delil olduğunu göstermiştir.指紋の照合で本人であることが確認される。
Sensör, kullanıcının parmak izini tespit etmek için kapasitif dokunuş kullanır.Touch IDのセンサーは、静電容量タッチを使用してユーザの指紋を検出する 。
Tespit edilmiş kesin bir tedavisi yoktur.確立した治療法はない。
Ve giderleri minimuma indirme yolları tespit edilir.運賃は最短経路で計算される)。
Kablo hataları zor tespit edilir.ケーブルの相性問題が起きやすい。
Üretilen proton ise yeterince enerjiye sahip olmadığından kolayca tespit edilemez.生成される陽子は簡単に検出されるほど十分なエネルギーを持っていない。
Soruşturmayı yapan uzmanlar, pilotun hızı yanlış okumasına yol açan bilgisayar hatası tespit etti.その一つにパイロットが高度計を誤読した人為的ミスという説がある。
O, klor kullanarak nötrinoları tespit etmeyi önerdi.彼はニュートリノを検出するために塩素を使うことを提案した。
Durum Tespiti Başarısızlığı.認証の失敗を意味する。
Ayrıca, Sgr A batı kolunun merkezinde termik olmayan çok küçük bir kaynak tespit edilmiştir.オスは腹甲の中央部がわずかに凹む個体もいる。
1978 yılında dokuz ayrı halka tespit edilmiştir.1978年までに、9つの環が確認された。
Dış politika Devlet Başkanı tarafından tespit edilir ve Dışişleri Bakanlığı tarafından yürütülür.国際関係の方針は大統領が決め、具体的には外務省が執行する。
Adaya yaklaşının radarlar tarafından tespit edilmediğine inanıyordu fakat tespit edilmişti.このとき、搭載機はレーダー探知されたが、攻撃されることはなかった。
Sonunda İskender tarafından saklandıkları yer tespit edilir.実はイギリス人で、ドイツへ差し向けられたスパイであることが最後に明かされる。
Bununla birlikte, Japonya kıyılarında nadir toprak elementlerinin büyük miktarda birikimi tespit edilmiştir.日本海側では珍しい大規模なリアス式海岸が特徴である。
Bağlantıya katılacak kullanıcıları tespit etmek.使用者が安全である方角へ向く。
Deprem şiddeti IX, magnitüdü 7.1 olarak tespit edilmiştir.地震の規模は マグニチュード 7.1と推定されている。
Ancak Britanyalı uçakları, İtalyanlar'ı tespit ettiler.しかし、両航空部隊は英軍機を発見できなかった。
Bu günümüz tarihçilerinin tespiti olmakla beraber tahminden öteye gidemeyen bir benzetmedir.今日諸君の講学もまたこれと轍を同じゅうする。
Bu açığın CVE(Ortak güvenlik açıkları ve tespitler) numarası CVE-2014-3566.CVE IDはCVE-2014-3566である。
Nüfusu, 30 Haziran 2005 itibarıyla 156 olarak tespit edilmiştir.原告数は、2007年2月5日の全国一斉提訴により、計160名になった。
Dolayısıyla bu yapı büyük uzaklıklardan tespit edilemez.この建物は遠くからでもシルエットが見分けられる。
Birçok madde kanserojen olarak tespit edilmiştir.数人はガンだと診断された。
Bu, yıldızlararası maddenin ilk tespiti olmuştur.これは初の流星物質の探知であった。
Bu altmış yıl boyunca lekenin karardığı tespit edildi.またそれでこの国が60年間間違っていたことを認める。
Nüfusu, 31 Aralık 2004 itibarıyla 1009 olarak tespit edilmiştir.T1001は2008年12月19日付で竣工。
Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 2,75 olduğu tespit edilmiştir.この計画では、目標年次1975年の首都圏人口を2660万人と想定した。
Böylelikle engeller kolayca tespit edilir.可設定難易度。
(Hannover yakınlarındaki, Almanya) GEO600 sinyali tespit etmek için yeterince hassas değildi.而位于德国汉诺威附近的GEO600(英语:GEO600)探测器的灵敏度可能并不够。
Bu sürüm, sıfır gün virüsleri tespit etmek için SONAR'ı kullanan ilk Symantec ürünü idi.這個版本是首個使用SONAR偵測零天攻擊病毒(zero-day viruses)的賽門鐵克產品。
Aynı çalışmayı güney yarımkürede tekrarlayan oğlu John Herschel de aynı yöndeki artışı tespit etmiştir.他的兒子約翰·赫歇爾在南半球的天空重複他的研究,也得到向著同一方向增加的相同結果。
Ekim 2014'te Shazam, teknolojisinin 15 milyar şarkı tespit etmek için kullanıldığını açıkladı.2014年10月,Shazam宣佈其技術已經可用來識別了超過150億首歌曲。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod