tespit ile cümle
tespit kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Grubun, toplam olarak altmıştan fazla üyesi tespit edilmiştir.Συνολικά έχουν εντοπισθεί πάνω από 60 πιθανά μέλη της ομάδας.
Gezegenlerin kütleleri Dünya'nın en az 4,2, 6,7 ve 9,4 katı olarak tespit edildi.Οι πλανήτες έχουν τουλάχιστον τις ακόλουθες ελάχιστες μάζες: 4,2, 6,7, και 9,4 φορές τη μάζα τη Γης.
Dolaylı olarak yerçekimi dalgalarının etkileri spesifik ikili yıldız gözlemleri ile tespit edildi.Έμμεσα, η επίδραση των βαρυτικών κυμάτων έχει ανιχνευθεί σε παρατηρήσεις συγκεκριμένων δυαδικών αστέρων.
Fakat dagda en eski olarak tarihi tespit edilmiş kayalar 200,000 yıldan eski değildir.Τα αρχαιότερα γνωστά πετρώματα δεν είναι μεγαλύτερα από 200.000 ετών.
Yangının kaynağı tespit edilemedi.Η αιτία της πυρκαγιάς δεν εξακριβώθηκε.
1960'larda Suudi Arabistan’daki köle nüfusu 300,000 olarak tespit edilmiştir.Μέχρι τις αρχές της δεκαετίας του 1960, στη Σαουδική Αραβία ζούσαν 300.000 δούλοι.
Ancak DNA tespiti sonucunda bunun gerçek olmadığı tespit edilir.Μετά από την εξέταση DNA, αποδεικνύεται ότι δεν είναι αυτός ο δράστης.
Şu ana kadar ise sadece iki zanlının kimliği tespit edilebilmiştir.Σημειώνεται, ωστόσο, ότι έγινε δυνατό να εντοπιστούν μόνον έντεκα από τα αναφερόμενα τέκνα.
Güneş gibi sıradan yıldızlar için bu enerji kaybı tespit edilemeyecek kadar küçük olurdu.Για τα συνηθισμένα άστρα σαν τον Ήλιο, αυτή η απώλεια ενέργειας θα είναι πολύ μικρή για να είναι ανιχνεύσιμη.
3C 273, şimdiye kadar tespit edilen ilk kuasardır.3C 273, ο φωτεινότερος κβάζαρ Κέντρο Διαστημ.
1970 yılında bir süpernova tespit edilmiştir.Το 1970 ανιχνεύτηκε υπερκαινοφανής αστέρας.
Bir defasında 100 yumurta bırakabilir (162'ye kadar tespit edilmiştir).Τα αβγά επωάζονται κατά μέσον όρο 11 ημέρες (εύρος 10-16).
İlki antik klasik metinlerin tekrar keşfi, öğrenimi, sanat ve bilimdeki uygulamalarının tespitidir.Σύνοψις των πρωτίστων ανακαλύψεων και εφευρέσεων κατ' επιστήμας και τέχνας.
Ancak Divan bu ilanın uluslararası hukuku ihlal etmediğini tespit etti.Το Δικαστήριο έκρινε ότι η διακήρυξη δεν παραβίαζε το διεθνές δίκαιο.
Önlüğün bulunduğu duvarın önünde ise yahudilere yönelik yazılmış bir yazı tespit edilmiştir.Στο τοίχωμα αυτής της στενής σήραγγας βρέθηκε μια επιγραφή σε αρχαία εβραϊκή γραφή.
Çoğu halkalar radyo aralığında tespit edilmiştir.Αρκετοί ραδιοπειρατές εργάστηκαν σε ιδιωτικά ραδιόφωνα.
Dolayısıyla Dünya benzeri bir uygarlığı uzaktan açıkça tespit edebilmek zordur.Αναμφίβολα είναι δύσκολο να διακρίνουμε τη δράση ενός πλανήτη πίσω από τέτοιες αφηγήσεις.
Adaya yaklaşının radarlar tarafından tespit edilmediğine inanıyordu fakat tespit edilmişti.Ανακαλύφθηκε κοντά στο Αστεροσκοπείο, αλλά δεν ερευνήθηκε.
2001 yılında, yaklaşık 1,400 kişi INTERPOL bilidirileri sonucuyla tespit edilmiş veya tutuklanmıştır.I 2001 blev ca. 1400 personer arresteret som et resultat af Interpols oplysninger.
Bu durum tartışma konusudur; kimileri ise pek çok deneğe penisilin verildiğini tespit etmiştir.Dette debatteres, og nogle har fundet, at mange af subjekterne blev givet penicillin.
Su molekülleri ayrıca Ay yüzeyi üzerindeki ince gaz tabakasında tespit edilmiştir.Vandmolekyler er også påvist i det tynde lag af gasser over månens overflade.
28 Şubat 1948 tarihinde çiftin saklandığı yer tespit edildi ve tutuklandılar.Den 28. februar 1948 blev hun identificeret og arresteret.
Gardner'in ilk araştırmalarında yedi adet zeka tespit edilmiştir.Oprindeligt opregnede Gardners teori syv intelligenser.
Yangının kaynağı tespit edilemedi.Brandårsagen er ukendt.
Aynı çalışmayı güney yarımkürede tekrarlayan oğlu John Herschel de aynı yöndeki artışı tespit etmiştir.Hans søn John Herschel gentog studiet i den sydlige himmelkugle og fandt noget tilsvarende der.
T-10 batılı gözlemciler tarafından tespit edildi ve 'Flanker-A' Nato rapor ismi verildi.Efter NATO's første observationer af T-10 blev det givet NATO rapporteringsnavnet 'Flanker-A'.
Tespit edilen en uzun yaş 17,5 yıldır ama çok daha yaşlı olabilecekleri tahmin edilir..Navnet er fra 1917, men skal foregive at være meget ældre.
Yapılan kazılar sonucunda şimdiye kadar höyükte beş farklı yerleşmenin temsil edildiği tespit edilmiştir.Tidligere er disse forskelle blevet brugt til at definere op til 5 forskellige arter.
Bunlardan üçünün ise gerçekten kayıp kişiler olduğu tespit edilmiştir.Desværre blev alle tre finaler i træk tabt.
Bu tarihlerde Dulkadir İli’nde 5 hane olarak tespit edilmiştir.I Kalvehave på Sydsjælland havde man i fem tilfælde indrettet sig således.
2008 nüfus sayımına göre 18 kişi tespit edilmiştir.I 1990 anslås 8 millioner at være smittet.
Unna'nın nüfusu 66.502 olarak tespit edilmiştir.Aalborg by har et samlet indbyggertal på 126.556.
4 Nisan 2001'de daha önce keşfedilen gezegenin yörüngesinin içinde kalan ikinci bir gezegen tespit edildi.Opdagelsen af en ny planet i systemet blev offentliggjort den 21. april 2009.
Hataları tespit etmek ve çözmek.Identificere og rette fejl i produktionen.
Erginleri, kaplumbağalarda (Geochelone denticulata ile tespit edilemiyen bazı türler) asalaktır.Skildpadder er stort set altædende (såkaldt omnivor).
İlmi araştırmalar parmak izinin kimlik tespitinde kesin delil olduğunu göstermiştir.Fundet medførte, at man fik gerningsmandens fingeraftryk.
İlk ayarlarındaki LIGO, birkaç yılda hiçbir kaynaşma tespit edememiştir.Derfor er det uden mening at gøde steppebedet det første par år.
Nüfusu 31 Aralık 2005 itibarıyla 70.717 olarak tespit edilmiştir.Byen havde 717 indbyggere pr. 31. december 2005.
Kenshi, yaşlı adamın tarif ettiği yere doğru yol alır ve kılıcın bulunduğu mağaranın yerini tespit eder.De vil besøge den gamle nomade i ørkenen, da han må vide, hvor stenen er.
Fakat ölüm halları tespitlenememiştir.Men det blev dog ikke Dødshugget.
Savcı kimlik tespiti için olay yerinde görev yapan polislerin bilgilerini istedi.Skatteministeriet har politianmeldt sagen for at afklare, hvem der har lækket oplysningerne.
Adaya yaklaşının radarlar tarafından tespit edilmediğine inanıyordu fakat tespit edilmişti.San Francisco registerede de japanske skibe på radaren, men Scott blev ikke informeret om kontakten.
2000 yılı verilerince göre Birleşik Krallık'ta 1996 yılında 2342 sterlinlik dış tarım giderleri tespit edildi.3,6 millioner norske kroner blev sat ind på hans forskellige konti i udlandet.
Ne yeyip - içtikleri kesinlikle tespit edilememiştir.Det fantes heller ikke noe forbud mot (måteholden) drikking eller å spise søtsaker.
Ancak, hiçbir gökada tespit edilememiştir.Men den holdt seg ikke i oppdrettsdammene.
Güneşin modern gözlemleri bu hatların binlercesini tespit edebilir.Moderne observasjoner av sollys kan oppdage mange tusen linjer.
28 Şubat 1948 tarihinde çiftin saklandığı yer tespit edildi ve tutuklandılar.28. februar 1948 ble hun identifisert og arrestert.
Hastalık tespit edilen hayvanlar uyutulur.Smittede dyr bør isoleres.
Venus Express adlı uzay aracı Venüs’ün üst atmosferinde kızılötesine yakın ışık yayılımları tespit etti.Den europeiske romfartsorganisasjonens Venus Express registrerte rikelig med lyn oppe i den høye atmosfæren.
Kararma oranında atmosfer basıncının 0,15 Pa, yanı takriben Dünya'nınkinin 1/700.000'i olduğu tespit edildi.Ut fra mengden dimming ble det atmosfæriske trykket fastsatt til 0,15 pascal, omtrent 1/700 000 av jordens.
Bu görevlendirmeler Selahaddin'in öldükten sonra varislerinin kim olacağını tespit etmesi olarak kabul edildi.Døving påviste blant annet hvilke stoffer som gjør laksen i stand til å gjenkjenne sin hjemmeelv.
Arkeolojik buluntular da tespit edilmiştir.Noe arkeologisk materiale ble også funnet.
Derin deniz volkanlarını hidrofonlar kullanılmadan büyük mesafelerde sesleri tespit etmek zordur.Uten lyden av kokende vann, er dyphavsvulkaner vanskelige å oppdage ved hjelp av hydrofoner.
Alman yetkililer cinayetler için üç şüpheli tespit etti.Senere klarte tyske myndigheter å fange tre overlevende kidnappere.
Bunun sonucu 2008 UŞÖ çalışması ile bu oran yüzde 40 olarak tespit edildi.Det tallet er frem til 2008 sunket med over 40 prosent.
Felsefenin görevi evrenin kanunları ile insanın tabi olduğu kanunların ilişkisini tespit etmektir.Analysen av drømmestoffet følger de samme lover som universet.
Bu törenin tarihi 6 Eylül olarak tespit edilmişti.Datoen for dette ble satt til 6. januar.
Mahallenin bilinen ilk ismi Başviran olup, eskiden bir rum yerleşkesi olduğu tespit edilmiştir.Den eldste kjente formen av navnet indikerer at gården ble delt tidlig.
Sadece malzeme dış yüzeyinde açılan hatalar tespit edilebilir.Kun egenkomponert materiale kan framføres.
Ancak hangisinin neden veya sonuç olabileceğini tespit etmek güçtür.Det gjenstår enda å se hvilke resultater dette vil innebær og om det vil holde.