Türkiye'de iki tip tespit edilmiştir.Japánban két fajtát adtak ki.
Bu cinse ait 19 tür tespit edilmiştir.A Világörökség részévé ezek közül 19-et soroltak be.
Bir saldırı tespit edilir edilmez veya anormal bir davranış algılanırsa, yöneticiye uyarı gönderilebilir.Ha a megbízó célszerűtlen vagy szakszerűtlen utasítást ad, a megbízott köteles őt erre figyelmeztetni.
Ayrıca 3 km'de tespit edilen bir hedefe kilitlenip vurmak da çok zor.Hatékony tüzeléshez kb. 5 km-re kellett megközelítenie a célpontot.
Ancak bu döneme ait yazılı kaynaklar henüz tespit edilememiştir.Mindazonáltal ezidáig írásos forrás ezt nem támasztja alá.
Sibirya kelimesinin etimolojik söz kökeni henüz tespit edilememiştir.A burgonya szó etimológiai eredete eddig tisztázatlan.
Gamma ışını çizgileri süpernova1987A’dan çıkarken tespit edilmiştir.A Jablonka út felé közlekedő 37J járat jelzését 37-esre módosították.
Para burada cezanın tespiti görevi de görmüştür.A minősítés a büntetést is befolyásolta.
Bir elektronun yerini tespit edebilmek için dalga boyu kısa olan ışınlara ihtiyaç vardır.A vezetőállás megvilágítására elektromos lámpa szolgál.
Yangının kaynağı tespit edilemedi.Tűzhelynyomot nem találtak.
Astronomlar DYC'leri tespit için araştırmalar yapmışlardır.Az aszteroidák azonosításához több napnyi megfigyelés szükséges.
Eserin şimdiye kadar on dokuz nüshası tespit edilmiştir.Eddig kilenc egyéni kötetet közölt.
Diğer uzuvlar ve kafa ise hiçbir zaman bulunup cesedin kimliği tespit edilememiştir.Muita jäseniä tai päätä ei koskaan löydetty, eikä ruumista tunnistettu.
Tespit edilen en uzaktan düşman askerini öldürdüğü uzaklık 1100 metre olarak rapor edilmiştir.Pisin matka, jolta Häyhä tiettävästi ampui vihollisen tarkka-ampujan, on noin 450 metriä.
Bir saldırı tespit edilir edilmez veya anormal bir davranış algılanırsa, yöneticiye uyarı gönderilebilir.Jos huomataan jotain outoa tai odottamatonta, siitä kerrotaan esimiehille.
Cep telefonda *#06# tuşlayarak telefonun seri numarasını (IMEI numarası) tespit edilebilir.Koodin saa näkyviin näppäilemällä *#06# numeronäppäimistöllä.
Hataları tespit etmek ve çözmek.Erheitä ja virheitä.
BeppoSAX tarafından tespit edildi.Sen toinen nimi on BeppoSAX.
Bulunulan yerin tespiti.Vakoilee Luvattua maata.
Kampta ağır suç işlediği tespit edilenler Sovyet Ceza Kanunu'ndaki 58. yasanın 1b maddesine tabi tutuldu.Tuomiot perustuivat pääasiassa Neuvostoliiton rikoslain pahamaineiseen 58. artiklaan.
İspanyol nezlesi ilk kez 11 Mart 1918'de ABD'nin New Mexico eyaletinde tespit edildi.Ensimmäiset espanjantautitapaukset havaittiin yhdysvaltalaisella sotilasleirillä 11. maaliskuuta 1918.
Buda göl alanında 260 m tespit edilen alüvyal birikmenin artmasına neden olmaktadır.Hakemuksessa pyydetään lupaa rakentaa Sahajokeen noin 260 metriä järven luusuasta kiinteä pohjapato.
Nüfusu, 30.06.2005 itibarıyla yaklaşık 400 olarak tespit edilmiştir.Raiskausilmoituksista yli viidennes perättömiä 30.6.2010.
Ölenlerin kimliği henüz tespit edilmedi.Mitään vainajien jäänteitä ei havaittu.
Kurtadamı ise sadece dolunayda tespit edebilirsiniz.Arvojärjestyksessä voi yletä vain Naadamin aikana.
Şehirlerden biri bölgenin başkenti olarak tespit edilmiştir.Alueet on nimetty alueen pääkaupungin mukaan.
Hedef tespit edilir, tanımlanır ve elverişli silah kilitlenir.Ase tunnistaa säteen ja hakeutuu kohteeseen automaattisesti.
Üç zorbanın da saklandıkları yerler tespit edilir ve hepsi yargı önüne getirilir.Esitetään kolme oikeudenmukaisuuden määritelmää, ja ne kaikki havaitaan puutteellisiksi.
Bölgede 700'den fazla arkeolojik varlık tespit edilmiştir. ^Maakunnassa on yli 300 arkeologista kohdetta.
Tespit edilen hedefe lazer işaretleyicilerle nokta atışı yapılır.Lasertähtäin on aseeseen kiinnitettävä tähtäinlaite.
1999 yılında yıldız çevresinde bir Güneş dışı gezegen tespit edilmiştir.Vuonna 1992 löydettiin toisesta aurinkokunnasta ensimmäinen tähteä kiertävä planeetta.
2006 yılı itibarıyla ortalama yaşam süresi kadınlarda 63, erkeklerde ise 62 yıl olarak tespit edilmiştir.Elinajanodote on 63 vuotta sekä naisille että miehille (2003).
Su kaçağını tespit etmek daha zordur.Näin maastopukua käyttävä henkilö on vaikeampi havaita.
Soruşturmalarda tespit edilen ise Californian Titanic'e olan uzaklığı 31 km civarındaydı.Syy tähän oli se, koska Californian oli vain 10 kilometrin päässä Titanicista.
Uyku apnesi tespit edilen hastalarda vakit geçirmeksizin tedaviye başlanması gerekir.Epäillyissä yliannostustapauksissa tulisi hakeutua lääkärin hoitoon välittömästi.
Ancak, daha sonraki deneysel çalışmalar eterin varlığını tespit edemedi.Myöhemmät tutkimukset eivät ole kyenneet vahvistamaan planeetan olemassaoloa.
İlk olarak tersane işlerinde çalışanlarda tespit edilmiştir.Ohjelma on suunnattu työuran alkuvaiheessa oleville.
Sertralin'in ağır depresyon durumlarında daha etkili olduğu tespit edilmiştir.Sertraliini on havaittu epätyypillisessä masennuksessa moklobemidia tehokkaammaksi.
Proof'un olay sırasında 0.32 promil alkollü olduğu tespit edildi.Tiedottajansa mukaan Haider oli ollut tapahtumahetkellä 1,8 promillen humalassa.
Dünya boyutlarındaki gezegenleri tespit edebilmek oldukça güç.He mittasivat melko tarkoin planeetan pyörähdysajan.
Pankreas kanseri tipik olarak ilk başlarda kolay tespit edilen belirtiler göstermez.Munuaissyövästä tekee vaikeahoitoisen se, että taudin alkuvaiheissa oireita ei yleensä juuri esiinny.
Ayrıca birçok melez ormangülü taksonu tespit edilmiştir.Myös monia mäkitupalaistiloja on muutettu loma-asuntokäyttöön.
Modelin kimliği sanat tarihçileri tarafından tespit edilememiştir.Η ταυτότητά της δεν έχει εξακριβωθεί από τους ιστορικούς της τέχνης.
1857'de manyetik ekvator'u tespit etmek amacıyla Peru'ya gitmiştir.Συγκεκριμένα: Το 1857 πήγε στο Περού για τον προσδιορισμό του μαγνητικού ισημερινού.
Bir yanığın derinliği genellikle muayene ile tespit edilebilir, ancak biyopsi yöntemi de kullanılabilir.Το βάθος ενός εγκαύματος συνήθως καθορίζεται μέσω εξέτασης, αν και μπορεί επίσης να χρησιμοποιηθεί η βιοψία.
Kümede 25 değişen yıldız tespit edilmiştir.Έχουν εντοπιστεί στο σμήνος 25 μεταβλητοί αστέρες.
1978 yılında dokuz ayrı halka tespit edilmiştir.Μέχρι το 1978, είχαν εντοπιστεί εννέα διακριτοί δακτύλιοι.
Hataları tespit etmek ve çözmek.Ανίχνευση και διόρθωση σφαλμάτων
Bir kuyruklu yıldızın 71 yıllık periyodunu 1812 yılında doğru olarak tespit etti.Εξάλλου, βρήκε τη σωστή περίοδο των 71 ετών του κομήτη του 1812.
Grubun, toplam olarak altmıştan fazla üyesi tespit edilmiştir.Συνολικά έχουν εντοπισθεί πάνω από 60 πιθανά μέλη της ομάδας.
Gezegenlerin kütleleri Dünya'nın en az 4,2, 6,7 ve 9,4 katı olarak tespit edildi.Οι πλανήτες έχουν τουλάχιστον τις ακόλουθες ελάχιστες μάζες: 4,2, 6,7, και 9,4 φορές τη μάζα τη Γης.
Dolaylı olarak yerçekimi dalgalarının etkileri spesifik ikili yıldız gözlemleri ile tespit edildi.Έμμεσα, η επίδραση των βαρυτικών κυμάτων έχει ανιχνευθεί σε παρατηρήσεις συγκεκριμένων δυαδικών αστέρων.
Fakat dagda en eski olarak tarihi tespit edilmiş kayalar 200,000 yıldan eski değildir.Τα αρχαιότερα γνωστά πετρώματα δεν είναι μεγαλύτερα από 200.000 ετών.
Yangının kaynağı tespit edilemedi.Η αιτία της πυρκαγιάς δεν εξακριβώθηκε.
1960'larda Suudi Arabistan’daki köle nüfusu 300,000 olarak tespit edilmiştir.Μέχρι τις αρχές της δεκαετίας του 1960, στη Σαουδική Αραβία ζούσαν 300.000 δούλοι.
Ancak DNA tespiti sonucunda bunun gerçek olmadığı tespit edilir.Μετά από την εξέταση DNA, αποδεικνύεται ότι δεν είναι αυτός ο δράστης.
Şu ana kadar ise sadece iki zanlının kimliği tespit edilebilmiştir.Σημειώνεται, ωστόσο, ότι έγινε δυνατό να εντοπιστούν μόνον έντεκα από τα αναφερόμενα τέκνα.
Güneş gibi sıradan yıldızlar için bu enerji kaybı tespit edilemeyecek kadar küçük olurdu.Για τα συνηθισμένα άστρα σαν τον Ήλιο, αυτή η απώλεια ενέργειας θα είναι πολύ μικρή για να είναι ανιχνεύσιμη.
3C 273, şimdiye kadar tespit edilen ilk kuasardır.3C 273, ο φωτεινότερος κβάζαρ Κέντρο Διαστημ.
1970 yılında bir süpernova tespit edilmiştir.Το 1970 ανιχνεύτηκε υπερκαινοφανής αστέρας.