tespit ile cümle

tespit kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusun 7,152, olduğu tespit edilmiştir.Podle Lidových novin, které seznamy přetiskly 24. ledna 2002, bylo podepsaných celkem 7 250.
Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 342 olduğu tespit edilmiştir.Tento rekord byl ustanoven na městských slavnostech 24. května 2008 a jeho hodnota je 362 osob.
Alman avcılarını tespit etmek için kullanılan bu sistem tam bir hayal kırıklığıydı.Jejich výkonnost proti moderním německým stíhačkám však byla předvídatelná.
Nüfusu, 31 Aralık 2005 itibarıyla yaklaşık 98 olarak tespit edilmiştir.V tabulce jsou seřazeny podle počtu obyvatel k 31. prosinci 2005.
1981 yılında on iki ek tür tespit edilmiştir.Douăsprezece alte specii au fost găsite în 1981.
Oburluk, şehvet ve öfke resmin tümünde tespit edilebilir.Lăcomia, desfrânarea și mânia pot fi identificate în imagine.
Bir yanığın derinliği genellikle muayene ile tespit edilebilir, ancak biyopsi yöntemi de kullanılabilir.Adâncimea unei arsuri este de obicei constată prin examinare, totuși se poate folosi și biopsia.
Bir göğüs röntgeni zatürreyi tespit etmek için yararlı olabilir.O radiografie toracică poate fi utilă pentru detectarea pneumoniei.
Toplam nüfus 1991 yılındaki nüfus sayımında 293 milyon olarak tespit edilmiştir.Populația totală era estimată la 293 milioane în 1991.
Greeley ise tanrıya inanmayanların nüfusa oranını % 27 olarak tespit etmiştir.Greeley (2003) a constatat că 27% din populație nu crede într-un Dumnezeu.
Apollo 17 görevi kapsamında aydan dünyaya getirilen kayaçlarda 12.1% oranında TiO2 tespit edildi.Rocile aduse înapoi de pe lună în timpul misiunii Apollo 17 sunt compuse în procent de 12,1% din TiO2.
Afrika orman ırkının sayısında ise %43 oranında azalma tespit edilmiştir.Elefanții de pădure din Africa au înregistrat o pierdere totală de 43%.
Prostat spesifik antijen testi, kanser tespit oranını artırır, ama hastalık kaynaklı ölümü azaltmaz.Testul PSA îmbunătățește detectarea cancerului de prostată, dar nu reduce mortalitatea.
Ancak bu tür yapıların tespit edilmesi, düşünüldüğünden daha zor olabilir.Mai important decât CEEA CE e crezut, e felul CUM e crezut.
Bir tarak kullanmak tespit edilmesine yardımcı olabilir.Utilizarea unui pieptene poate ajuta la detectare.
Yani her kanton kendi bölgesindeki dini tespit edebilecekti.Fiecare canton este liber să-și decidă singur organizarea internă.
Kanal kazılacak yer tespit edildi.Canal Sud a fost demolată când a fost lărgit canalul.
Adaya yaklaşının radarlar tarafından tespit edilmediğine inanıyordu fakat tespit edilmişti.Frecvența folosită de aceste stații radar nu fusese detectată de germani și ca atare nu fusese bruiată.
İçerik sadece laboratuvar analizi ile tespit edilebilir.Aceștia pot fi determinați în laboratorul de analize.
Nüfusu, 31 Aralık 2008 itibarıyla 1.035 olarak tespit edilmiştir.Totuși, au fost nevoiți să capituleze în 31 decembrie 1130.
Deprem şiddeti IX, magnitüdü 7.1 olarak tespit edilmiştir.Ferencvárosi TC s-a calificat cu scorul general 3–1.
Mafya Babasını ve Kundakçıyı tespit edemezsiniz.Complicitatea sa în mașinațiunile politice ale tatălui și ale fraților săi nu poate fi clarificată.
26 Kasım 2009 tarihinde yapılan bir nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 14,207 olduğu tespit edilmiştir.O estimare a aceeași agenții guvernamentale pentru 2009, considerase că populația ar fi crescut la 143.209.
Bu törenin tarihi 6 Eylül olarak tespit edilmişti.Demonstrațiile studențești au fost amânate până pe 6 septembrie.
Sonunda İskender tarafından saklandıkları yer tespit edilir.Francii i-au nimicit pe alemani în cele din urmă.
Mahallenin nüfusu 2000 yılında 372 olarak tespit edilmiştir.La recensământul din 2000 localitatea avea 372 locuitori.
Bombe bir çelişki belirdiğinde tespit etti ve bir sonrakine taşıyarak düzenlemeleri eledi.Bombe detecta că are loc o contradicție și elimina acea setare, trecând la următoarea.
Çin`de 2000 yılında yapılan nüfus sayımında 104.500 kişinin bu etnik halka ait olduğu tespit edilmiştir.La recensământul din 2002 48.700 de persoane au declarat că aparțin acestui grup etnic.
Mahallenin nüfusu 2000 yılında 280 olarak tespit edilmişdir.Peste un an în sat au fost înregistrate 280 de case.
Birçok madde kanserojen olarak tespit edilmiştir.Expunerea la anumite substanțe a fost legată de anumite tipuri de cancer.
Su kaçağını tespit etmek daha zordur.În acest caz, cumpăna apelor este mai greu de precizat.
2009 yılı başlarında atardamarında tıkanıklık tespit edildi.La începutul anului 2009 a început înlocuirea acoperișului.
Dolayısıyla bu yapı büyük uzaklıklardan tespit edilemez.Structura fină a modelului este vizibilă chiar și de la distanțe mari.
Ancak hangisinin neden veya sonuç olabileceğini tespit etmek güçtür.Pentru acest motiv, e greu de spus care parte sau părți ale ei sunt suficiente pentru a produce efectul.
Kuruluş tarihi kesin olarak tespit edilememekle beraber, tarihi MÖ 3000 yıllarına uzanmaktadır.Datele calendaristice nu sunt confirmate de nici o dată certă pentru o perioadă de aproximativ trei milenii.
Bu veriler ışığında nüfusun 184.585 kişisi erkek, 188.048 kişisi de kadın olarak tespit edilmiştir.La acest recensământ disputat, au fost înregistrate 180.850 persoane de „etnie secuiască”.
Hatta Antarktik'teki penguenlerde bile 15 türü (Austrogonoides ve Nesiotinus cinsinde) tespit edilmiştir.La marginea satului se află nu mai puțin de 15 monumente ale naturii (botanice și forestiere).
Calakmul'da tespit edilmiş 6.750 antik yapı bulunmaktadır; bunlardan en büyüğü sitedeki büyük piramittir.6 750 ókori építményt azonosítottak eddig Calakmulban, melyek közül a legnagyobb a nagy piramis.
Bu durum tartışma konusudur; kimileri ise pek çok deneğe penisilin verildiğini tespit etmiştir.Ez a mai napig vitatott, és egyesek állítják, hogy sok alany kapott penicillint.
Dolayısıyla Dünya benzeri bir uygarlığı uzaktan açıkça tespit edebilmek zordur.Nehéz nagy távolságokból tisztán észlelni egy, a földihez hasonló civilizációt.
Diğer uzuvlar ve kafa ise hiçbir zaman bulunup cesedin kimliği tespit edilememiştir.A többi végtagot és a fejet sosem találták meg, a test alapján sem tudták azonosítani.
Tespit edilen en uzaktan düşman askerini öldürdüğü uzaklık 1100 metre olarak rapor edilmiştir.Korabeli források szerint a legtávolabbi halálos lövését 1100 méterről adta le.
"U" değeri, bu teleskopla tespit edilen en yüksek yoğunluktur (30,000-30,999 arası).Az U (30,00-30,999 közötti jelerősség) a legmagasabb érték volt, amelyet a teleszkóp érzékelt.
Bu tür sinyallerin milyonlarca ışık yılı öteden bile tespit edilmesi mümkündür.Az ilyen jeleket több száztól több tízezer fényéves távolságokig is észlelni lehet.
Patlamanın sebebi tespit edilememiştir.A robbanást kiváltó ok ismeretlen.
Ancak bu tür yapıların tespit edilmesi, düşünüldüğünden daha zor olabilir.Ugyanakkor az ilyen szerkezeteket talán nehezebb észrevenni, mint eredetileg gondolták.
Hataları tespit etmek ve çözmek.Események vagy hibák továbbküldése.
İçerik sadece laboratuvar analizi ile tespit edilebilir.Csak laborvizsgálattal lehet kétséget kizáróan kimutatni.
2004, 2M1207 b Bir kahverengi cüce etrafında döndüğü tespit edilen ilk gezegendir.A 2M1207 b exobolygó, amit elsőnek fedeztek fel, egy barna törpe körül kering.
Gezegenin atmosferinde oksijen ve karbon tespit edilmiştir.Oxigén és szén egy távoli bolygón.
2007 Ağustosunda Eridanus takımyıldızında bir süper boşluk tespit edildi.2004 szeptemberében az indonéziai Flores szigetén különös maradványokra bukkant rá egy régészcsoport.
Bir grup bilim insanı kayıp şehir Atlantis'in yerini tespit eder.Szerepe szerint egy cseh tudós, aki a földi csapattal Atlantisz elveszett városának nyomába eredt.
Ekliptiğin eğimini yeniden tespit eder.A realizmus szemléletét gondolja tovább.
Bunun için hangi maddelerin söz konusu olduğu şu ana kadar tespit edilememiştir.Sajnos ezidáig nem sikerült beazonosítani a kezében tartott tárgyat.
Tespit edilen bölge yukarıda tutularak dinlenmeye alınır.Az általuk felvert por leülepedésig célszerű leállni.
Bir alkali çözeltisi, gösterge ilave edilerek tespit edilebilir.Az egyik hengerre profilhüvely húzható fel.
Bu dalgaların yankıları Dünya'da Deep Space Network 'un büyük çanak antenleri tarafından tespit edildi.A feladatokat kódolt formában a Deep Space Network antennái egyikén töltik fel a roverbe.
Kanal kazılacak yer tespit edildi.A kiszárított területet csatornázták.
İlmi araştırmalar parmak izinin kimlik tespitinde kesin delil olduğunu göstermiştir.A rendőrség egy különös ujjlenyomatot talál az egyik bizonyítékon.
3C 273, şimdiye kadar tespit edilen ilk kuasardır.A 3C 273 az első azonosított kvazár, a Szűz csillagképben található.

İlgili Sayfalar