Ana içeriğe geç
Sözlük

tespit ile cümle

tespit kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Böylece U Orionis, tayf fotoğrafıyla tespit edilen ilk uzun dönemli değişen yıldız olmuştur.U Orionis blev den första långperiodiska variabeln som identifierades med spektrumfotografering.
Patlamanın sebebi tespit edilememiştir.Orsaken till explosionen är ännu okänd.
İsyanların liderleri olarak tespit edilenler tutuklandı.Ledarna för de protesterande greps.
Nadir bulunan bir tür olan Mısır Maularından 2007 yılında 200'den az sayıda kedi yavrusu tespit edilmiştir.Numerärt är rasen mycket liten, 1997 fanns endast omkring 200 hundar.
Arkeolojik kazılarda, kurban edilen çocukların 100'den fazla değerli süslemeyle gömüldükleri tespit edildi.I över hälften av gravarna har arkeologer hittat ben efter barn.
3 alt türü tespit edilmiştir.Tre underarter är godkända.
Ancak bu tezi destekleyen bir kanıt (tezgâh kalıntısı vs.) tespit edilememiştir.Det finns dock ingen tillförlitlig bevisning som stöder denna anklagelse.)
Radar ile hedefini arar ve tespit eder.En radar skall upptäcka målet.
Düzenleyici dizilerin tespiti kısmen evrimsel korunmaya bakılarak yapılır.Deltagarna i studien är försäkrade eller på annat sätt är garanterade ekonomiskt skydd.
1999 yılında yıldız çevresinde bir Güneş dışı gezegen tespit edilmiştir.År 1996 upptäcktes en exoplanet runt denna stjärna.
1978 yılında dokuz ayrı halka tespit edilmiştir.År 2014 fastställdes 29 officiella stadsdelar.
İlk buluntular içerisinde bronzdan yapılan evcil hayvan motifleri de tespit edilmiştir.Djurs beteenden beror även på deras inre motivation.
Emniyet, ihbarda verilen adresi 12 Haziran 2007'de tespit etti.Patent- och registreringsverket, läst den 12 juni 2009.
Prostat spesifik antijen testi, kanser tespit oranını artırır, ama hastalık kaynaklı ölümü azaltmaz.Prostata-specifikt antigen (PSA) test ökar antalen upptäckta cancrar men det minskar inte dödligheten.
Hastalık tespit edilen hayvanlar uyutulur.Smittade djur skall slaktas.
Kimlik tespiti 2015'te yapılmıştır.Upptäckten bekräftades 2015.
Ancak günümüzde bu tespitler tartışmalı durumdadır.Men därom tvistar vävare än idag!
Nüfusu, 30 Eylül 2006 itibarıyla yaklaşık 2278 olarak tespit edilmiştir.Sedan introduktionen har cirka 2700 enheter levererats i början av april 2016.
Yalnızca bir nimfi Rhabdomys pumilio adlı sıçan türünde tespit edilmiştir.Tidigare räknades hela beståndet till en enda art, Rhabdomys pumilio.
Vitamin ya da mineral takviyesinin kanser riskini etkilediği tespit edilmemiştir.Tillskott med vitaminer eller mineraler tycks inte påverka risken för prostatacancer.
Yani her kanton kendi bölgesindeki dini tespit edebilecekti.För den Helvetiska republiken hade varje kanton utövat fullständigt självstyre över eget territorium.
Seroloji (virüs antikorlarının tespiti için) viral menenjitte kullanışlı olabilir.Serologi (identifiering av antikroppar mot virus) kan vara användbart vid viral meningit.
Toplam nüfus 1991 yılındaki nüfus sayımında 293 milyon olarak tespit edilmiştir.En annan uppgift säger att det fanns 293 invånare samma år.
Kazayı incelemeye gelen trafik ekiplerinden tespit tutanağı alınır.I efterhand görs sökningar i den trafiken ...
Bunun sonucu 2008 UŞÖ çalışması ile bu oran yüzde 40 olarak tespit edildi.2005 kungjorde man att 60% av målet var uppfyllt.
Monica: Yakın çevredeki uçakları tespit etmek için kullanılmıştır.Ropar (Traffic!), om flygplanet kommer för nära.
Aynı usul İngiltere'de babalığın tespitinde de kullanılmaktadır.Dagen används också som Fars dag i Danmark.
Bir alkali çözeltisi, gösterge ilave edilerek tespit edilebilir.Resultatet är ett test på halten av en given alkalijon.
Doğumdan ölüme kadar insanlar geçtiği sekiz evre tespit etmiştir.Hittills har det rapporterats att åtta barn har fötts som ett resultat av transplantationerna.
Geriye kalan kısım ise geçit vermeyen yol olduğu tespit edilmiştir.Andra påstår att området helt enkelt glömdes bort.
Maymunların bütçe hesaplaması, neredeyse insanlarınki kadar etkileyici olduğu tespit edildi.Av människan konstruerade bolådor har visat sig vara väldigt betydelsefulla för beståndet av rosentärna.
Nüfusu, 31 Aralık 2015 itibarıyla 5.354 olarak tespit edilmiştir.Platsen besöktes av 117 554 personer under perioden 1 maj till 31 augusti 2008.
Bu durumdaki askerlik süresi ise 21 gün olarak tespit edilmiştir.Observationerna är registrerade över en tidsperiod av 21 år.
Fakat, dünya içinden hangi farklı yollarla ve hangi farklı zamanlarda geldiğini tespit etmek gerekir.Man bör ju på annat sätt kunna hålla reda på i vilket århundrade man rör sig.
Nüfusu, 31 Mart 2010 itibarıyla 144 olarak tespit edilmiştir.Han nämns som levande 14 mars 1460.
Nüfusu, 31 Mart 2010 itibarıyla 64 olarak tespit edilmiştir.Den 31 december 2007 hette 64 personer Tjelvar.
Ancak Divan bu ilanın uluslararası hukuku ihlal etmediğini tespit etti.Domstolen fann att de inte brutit mot Italiensk lag.
Casusluk, sabotaj, moral bozucu propaganda ve söylentilerin yayılmasını tespit etmek ve önlemek.Förebygga och upptäcka spionage, sabotage, demoraliserande propaganda och ryktesspridning.
2009 yılında Amerika Birleşik Devletleri gümrük memurları 60.000 çift sahte UGG tespit etmiştir.У 2009 році співробітники митниці США конфіскували 60000 пар фальшивих чобіт UGG.
Hataları tespit etmek ve çözmek.Виявлення і виправлення помилок
GW150914 tespit edildiğinde böyle testler, ancak, Eylül 2015 yılında gerçekleşen bulundu..Однак жодних таких тестів не відбувалося у вересні 2015 року, коли сталася GW150914.
Türkiye'de 453 kuş türü tespit edilmiştir.В Албанії зареєстровано 353 видів птахів.
Bazen bu eylemler oyuncunun erkenden tespit edilip edilmemesine bağlıdır.Іноді ці дії залежать від того, чи був гравець виявлений раніше.
Ancak bu tür yapıların tespit edilmesi, düşünüldüğünden daha zor olabilir.Але виконати цю обіцянку виявилося набагато складніше, ніж він думав.
Olaydan sorumlu olan kişi tespit edilemedi.Особа відповідального за злочин невідома.
Bu duman 18:18'e kadar tespit edilmemiştir.Захід сонця очікували тільки о 19:18.
Polis evin içinde Kuciak ve nişanlısı Martina Kušnírová'nın vurularak öldürüldüğünü tespit etti.Усередині будинку поліція виявила, що Куцяк і його наречена Мартіна Кушнірова були вбиті.
Bu durumdaki askerlik süresi ise 21 gün olarak tespit edilmiştir.Строк карантину був визначений в 21 день.
Frank Muller ve Ormond Stone ile beraber pek çok Yeni Genel Katalog nesnesi tespit etmişlerdir.Разом із Френком Мюллером та Ормордом Стоуном відкрив велику кількість об'єктів NGC/IC.
Kar altında bile aktif olduğu tespit edilmiştir.Взимку також активний, під снігом.
Bir yanığın derinliği genellikle muayene ile tespit edilebilir, ancak biyopsi yöntemi de kullanılabilir.Глибину опіку зазвичай встановлюють під час огляду, однак для цього також може використовуватися біопсія.
Bunların dışında Hazar şahıs adları da tespit edilmiştir.Разом з тим за іншими також було визнано титули ханів.
Proxima Centauri b yaşanabilirliği tespit edilmemiştir.Таким чином, існування Альфа Центавра Bb підтвердити не вдалося.
Bu cinse ait 19 tür tespit edilmiştir.Звідси один за одним забрали 19 осіб.
Bu durum tartışma konusudur; kimileri ise pek çok deneğe penisilin verildiğini tespit etmiştir.Це твердження оспорюється, і деякі дані свідчать про те, що пеніцилін все ж таки давали багатьом піддослідним.
Üstelik F.N.'nin aynı gün bıçak bilettiği tespit edilmişti.Також повідомлялося, що в день НП він був черговим.
28 Şubat 1948 tarihinde çiftin saklandığı yer tespit edildi ve tutuklandılar.28 лютого 1948 їх впізнали і заарештували.
Tespit edilen iki ayrı şato kalıntısının, Kraliçe Bona'ya ait olduğu zannedilmektedir.Археологи виявили залишки двох замків і думають, що це може бути замок королеви Бони Сфорца.
Anadili olarak konuşanların sayısı 2014 yılında 886 bin olarak tespit edilmiştir.Населення за даними перепису 2011 року становило 886 осіб.
Delil tespiti, evlilik dışı çocukların neseplerinin tespiti gibi.Розповіді про реєстрацію одностатевих шлюбів.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod