Bu dalgaların yankıları Dünya'da Deep Space Network 'un büyük çanak antenleri tarafından tespit edildi.Dit netwerk van antennes heet het Deep Space Network.
Fakat bu iki görüşün hangisinin gerçeği ifade ettiği kesin olarak tespit edilememektedir.Het is onduidelijk welke van deze twee verklaringen de juiste is.
3 alt türü tespit edilmiştir.Drie graven zijn geïdentificeerd.
Selahaddin, sulh şarlarını bizzat kendi tespit etti.Het certificaat van echtheid houdt ze nog even zelf.
2008 nüfus sayımına göre 18 kişi tespit edilmiştir.In de census van 1990 werden er nog 18 sprekers geteld.
Gidilecek yere varıldığının tespiti.Jakże nieszczęsne to miejsce przybycia!
Bu gözlem, görme ve pigmantasyon için gerekli olan genleri tespit etmede yardımcı olmuştur.Pomogło to zidentyfikować geny konieczne dla widzenia i pigmentacji.
Haziran 2006’da tespit edilen Gpcode.AG, 660-bit RSA açık anahtarı ile şifrelenmiştir.Gpcode.AG, wykryty w czerwcu 2006, był zaszyfrowany kluczem publicznym RSA o długości 660 bitów.
Bu cinse ait 19 tür tespit edilmiştir.Zidentyfikowano 19 z nich.
Toplam nüfus 1991 yılındaki nüfus sayımında 293 milyon olarak tespit edilmiştir.W 1991 roku całkowitą liczbę ludności szacowano na 293 miliony.
Ekim 2014'te Shazam, teknolojisinin 15 milyar şarkı tespit etmek için kullanıldığını açıkladı.W październiku ujawniono, że Shazam został wykorzystany do zidentyfikowania 15 miliardów utworów.
Gezegenin atmosferinde oksijen ve karbon tespit edilmiştir.W atmosferze odkryto tlen i dwutlenek węgla.
Polonya'da kendisinin tutulduğu yer daha sonraları Stare Kiejkuty olarak tespit edilmişti.W Polsce odnotowywany częściej niż inne pokosowate.
Çubuk mevkii ise bu insanların yaylak olarak kullandığı bir yer olarak tespit edilmiştir.Poznań jest jednym z miejsc, które należy brać pod uwagę jako miejsce tego wydarzenia.
Nüfusu, 30 Eylül 2006 itibarıyla yaklaşık 596 olarak tespit edilmiştir.Rozpoczęła nadawanie 5 września 2006 r. z zasięgiem około 96 procent kraju.
Kaldı ki onlardan kalan izler bugün bazı Dersim yer adlarında tespit edilebilmiştir.I niechaj będą słowa te, które przekazuję ci dzisiaj na sercu twoim!
3 Ocak - Türkiye'de 42 milyon kişiden yalnızca 4 milyon kişinin vergi ödediği tespit edildi.12 stycznia – w Indiach ponad 3 miliony osób otrzymało racje żywnościowe.
Apollo 17 görevi kapsamında aydan dünyaya getirilen kayaçlarda 12.1% oranında TiO2 tespit edildi.Skały dostarczone przez Apollo 17 z Księżyca zawierają 12,1% tytanu.
2007'de yaklaşık 40,000 kişilik bir üye sayısı azalışı tespit edildi.W 2007 liczba członków spadła o około 40 tysięcy.
BeppoSAX tarafından tespit edildi.Prawdziwego przełomu dokonał satelita BeppoSAX.
Alabama'da 4 hortum tespit edilmiştir.W Alabamie odnotowano także cztery tornada.
Kızılay, antikorların tespit edilme suresini 2-6 hafta olarak veriyor.Ruja u samicy chomiczka syryjskiego powtarza się regularnie co 3–6 dni.
Tsvangirai 4 Haziran günü, Lupane de tespit edildi.Chonalowi, a ten 4 października przekazał je ppłk.
Gilmartin tespit ettiği 7 kritere göre Aşktan-utanan insanları şöyle tarif ediyor; O bir erkektir.Gilmartin daje kilka kryteriów dla rozpoznania nieśmiałości miłosnej: Bycie mężczyzną.
Hataları tespit etmek ve çözmek.Nie istnieje wykrywanie ani naprawa błędów.
İlmi araştırmalar parmak izinin kimlik tespitinde kesin delil olduğunu göstermiştir.Domyśla się, że dziewczyna wpisała fałszywe dane osobowe.
Ancak bu tür yapıların tespit edilmesi, düşünüldüğünden daha zor olabilir.Powrót do domu okazuje się trudniejszy niż myślała.
Smilatör kullanılarak, LHC deneyinde higgs bozonu tespit edilmesi.Fizycy mieli nadzieję, że podczas eksperymentów na LHC zostaną zaobserwowane bozony Higgsa.
Nüfusu, 31 Aralık 2015 itibarıyla 1.800 olarak tespit edilmiştir.Bazą jest 100 punktów 31 grudnia 1985 roku.
Tespit bile edilmemiştir. .Nie został zidentyfikowany.
Birleştirme işlemlerinde sol tarafın, sağ tarafından 4 santim kadar yukarı kaydığı tespit edilmektedir.Patrząc z góry, formacja przypomina cztery palce prawej ręki.
Tespit edilen en uzun yaş 17,5 yıldır ama çok daha yaşlı olabilecekleri tahmin edilir..Trzy lata i pięć lat to ich wiek minimalny, a prawdopodobnie są one znacznie starsze.
Nüfusu, 31 Aralık 2015 itibarıyla 1.705 olarak tespit edilmiştir.Według niektórych źródeł 28 maja 1505.
Selahaddin, sulh şarlarını bizzat kendi tespit etti.Lecz za sprawą swoich pantomimicznych sztuczek uwięził sam siebie.
Cinsiyet tespitinin yetişkin boya gelmeden yapılması zordur.Bujna grzywa nie występuje u samców przed osiągnięciem dojrzałości płciowej.
Tarım arazilerinde kaynakları olan nehirlerin gerçek kaynaklarını tespit etmek çok zordur.Na czystość wód rzeki istotny wpływ mają również spływy powierzchniowe z terenów rolniczych.
Bu sayı bugüne kadar bir alanda tespit edilmiş en yüksek sayıdır.Jest to najwyższe miejsce jakie do tej pory zajęła kobieta.
Farklı özelliklerinden dolayı hastalıkların tespitinde bilgisayarlı tomografiden de destek alınabilir.W trudnych do określenia przypadkach dodatkowe informacje można uzyskać dzięki tomografii komputerowej.
Tanık bir yalan makinesiyle sorguya çekilip onun her şeyi doğru söylediği tespit edilir.Wykrywacz kłamstw – jak sprawdzić czy ktoś kłamie?.
Sonunda İskender tarafından saklandıkları yer tespit edilir.W schronisku ukrywały się osoby poszukiwane przez Niemców.
Tespit edilebilen üç nüshası vardır.30 znaków, które można było dowolnie składać.
Farey, yüzeydeki hareketler arasındaki farkı tespit eder.Dione wykazuje ciekawe zróżnicowanie powierzchni.
Le Ferriere'deki arkeologlarca tespit edilmiştir.Artykuł o odkryciu L.S.Leakey'a. .
Bu teoriler evrenin tespit edilen yaşından daha erken bir kıyamet takvimi öngörmemektedir.Wydają się one nie pasować do tak wczesnego okresu ewolucji Wszechświata.
Hava yoluyla bulaşma tespit edilmemiştir.Transmisja z człowieka na człowieka nie została potwierdzona.
Ölenlerin kimliği henüz tespit edilmedi.Nie ustalono tożsamości ofiar.
Bu bölgede yaklaşık 113 mezar tespit edilmiştir.W strefie cmentarzy odkryto około tysiąca grobów.
Hastalığa sebep olan mantar cinsi tespit edilmeden etkili bir tedavi mümkün değildir.Brak jest sposobu leczenia choroby Ménétriera o jednoznacznie udowodnionej skuteczności.
Su molekülleri ayrıca Ay yüzeyi üzerindeki ince gaz tabakasında tespit edilmiştir.Vattenmolekyler har också detekterats i det tunna skikt av gaser ovanför månens yta.
Kitâb-ı Mukaddes ile kıyaslanınca, bunun açık bir yanlış olduğunu tespit edilmektedir.När den upprörs hörs ett abrupt "waa waa waa".
Komandolar tuzakları da tespit edebiliyor.De klarar också spårning.
Çoğu halkalar radyo aralığında tespit edilmiştir.De flesta ringarna har upptäckts i radioområdet.
Bu durum tartışma konusudur; kimileri ise pek çok deneğe penisilin verildiğini tespit etmiştir.Detta är omdiskuterat och några har funnit att penicillin gavs till många av deltagarna.
Gidilecek yere varıldığının tespiti.Om jord som övermaga frånhändes.
Ayrıca, fizik yasaları elektriğin elektrik şebekesi üzerinden nasıl aktığını tespit eder.Dessutom bestämmer fysikens lagar hur elektriciteten rör sig i ett elektriskt nätverk.
Cep telefonda *#06# tuşlayarak telefonun seri numarasını (IMEI numarası) tespit edilebilir.Identifieringsnumret kan också visas genom att man knappar in *#06# i telefonen.
Bir göğüs röntgeni zatürreyi tespit etmek için yararlı olabilir.Röntgenavbildningen av bröstkorgen kan vara av nytta för att upptäcka lunginflammation.
SERS kullanılarak bu PEGlenmiş altın tanecikleri tümörün yerine tespit etmekte kullanılabilir.Hur ska agenterna nu hitta igen den dyrbara puderdosan?
2001'e gelindiğinde, 900'den fazla aday yıldızın enkaz diskine sahip olduğu tespit edildi.År 2001 hade man funnit över 900 stjärnor med en trolig fragmentskiva.
Bu test olmasa bile, semptomlar sayesinde olası bir streptokok farenjiti vakası tespit edilebilir.Även utan halsodling går det att via symptomen känna igen troliga fall av streptokockfaryngit.