Bir yanığın derinliği genellikle muayene ile tespit edilebilir, ancak biyopsi yöntemi de kullanılabilir.Esta profundidade geralmente é determinada mediante observação, embora também se possa recorrer a uma biópsia.
Nüfusu, 30 Haziran 2005 itibarıyla 1321 olarak tespit edilmiştir.1350, o que foi confirmado num documento de 13 de junho de 1352.
Ek II ise 'Sınıflandırma ve Tasarım Standardları'nı tespit etmektedir.Dahl fez a proposta de unificar o Tipo e concepção da classe.
Çeşitli tarihleme yöntemleri kullanılarak bir terasın yaşı tespit edilebilir.Umas das formas de deduzir a idade de uma hiena é observando seus dentes.
Gidilmek istenen yerin tespiti.É quase escolher onde se vai.
Hayalet uçakları uzun mesafeden tespit edebilecek bir sistem fikri ortaya atılıyor.Está aprendendo a controlar projeções de ilusão à distância.
1984 yılında IRAS uydusu kullanılarak Vega yöresi etrafında bir çöp diski tespit edildi.Em 1984, um disco de detritos foi detectado ao redor da estrela Vega, utilizando-se o satélite IRAS.
Üstlenen çıkar mı ya da sorumluları devlet tarafından tespit edilir mi bilmiyoruz.No caso específico, ninguém sabe se são contas de gestão ou contas de governo.
Nüfusu, 30 Haziran 2005 itibarıyla yaklaşık 2334 olarak tespit edilmiştir.A aquisição, por aproximadamente US$ 24,5 milhões, fechado em 30 de junho de 2008.
Şeker seviyesi sıvının yüzeyinin ulaştığı noktayı okuyarak tespit edilir.A leitura é realizada observando em que marca da gradação fica posicionada a superfície do líquido.
Bu cinse ait 19 tür tespit edilmiştir.Nesta tela aparecem 19 nomes.
Araç'ın hangi tip olduğu şase numarası'nın beşinci, altıncı ve yedinci hanelerinde tespit edilebilir.Se houver equipes suficientes, também há disputas de quinto, sétimo e nono lugares, por exemplo.
Kurtadamı ise sadece dolunayda tespit edebilirsiniz.Apenas pode ser encontrada na Camarões.
Başka bir yaklaşım onlar için gerçek güçleri ve hesap için tüm gerçek kaynaklar tespit etmektir.Outra abordagem é identificar todas as fontes de forças e considerá-las.
Göl civarında 20 familyaya ait 176 kuş türü tespit edilmiştir.171 espécies da flora foram encontrados, a partir de 61 famílias.
Konusu ve gelişimi Atatürk tarafından tespit edilmiştir.A chegada e saída será feita através de Suape.
Çok yavaş olan yörünge hareketi, yörünge parametrelerinin tespitine imkan vermemiştir.O tempo monitorado é curto demais para a determinação de parâmetros orbitais.
Bu bölge o tarihte Batuma bağlı olduğu için, Batuma giderek hudut tespiti yaptırmışlardır.Partindo do pressuposto que estar na paulista nesse dia, as pessoas acabam fazendo exercícios.
Sivil hükümete geçiş olarak 27 Ağustos 1993 tarihi tespit edildi.Grã-Cruz da Ordem da Instrução Pública em 27 de agosto de 2003.
Son taramalarda bilinen sayılarının sadece 123 adet olduğu tespit edilmiştir.Razoável, pelo simples fato que sua antecessora terminou com apenas 12,6 pontos.
Bu görevlendirmeler Selahaddin'in öldükten sonra varislerinin kim olacağını tespit etmesi olarak kabul edildi.Por isso, quando é valorado o fato (acontecimento), leva-se em conta a conduta de quem o cometeu (agente).
Deyişin kaynağı kesin olarak tespit edilememiştir.Ou seja, a fonte não quer ser identificada.
Anayasa, ulusal hükümetin bünyesinin ana hatlarını tespit eder.Raiz – define o topo da estrutura organizacional do diretório.
Türkiye'de iki tip tespit edilmiştir.Foram criados em Portugal dois marquesados desta denominação.
Polis evin içinde Kuciak ve nişanlısı Martina Kušnírová'nın vurularak öldürüldüğünü tespit etti.In het huis vond de politie Kuciak en zijn verloofde Martina Kušnírová doodgeschoten.
Riccardo'yu kim öldüreceğine tespit etmek için aralarında bir kura çekmeye karar verirler.Zij trekken strootjes om te beslissen wie Riccardo zal vermoorden.
Patlamanın sebebi tespit edilememiştir.De oorzaak van de ontploffing is onbekend.
Wow! sinyali ise sadece bir kez tespit edilmiştir.De komeet is slechts eenmaal waargenomen.
1857'de manyetik ekvator'u tespit etmek amacıyla Peru'ya gitmiştir.In 1857 ging hij naar Peru om de magnetische evenaar te bepalen.
Kurtadamı ise sadece dolunayda tespit edebilirsiniz.Alleen de gracht is nog in het terrein herkenbaar.
Ancak DNA tespiti sonucunda bunun gerçek olmadığı tespit edilir.Uit een DNA-test bleek dat dit niet het geval was.
Bir defasında 100 yumurta bırakabilir (162'ye kadar tespit edilmiştir).Een enkel vrouwtje kan tot 200 eitjes leggen (gemiddeld 40).
Hatta 5 güne kadar hiç oksijen içermeyen suda hala hayatta kalabildigi tespit edilmiştir.Hoe de vis tot meer dan 10 uur lang kan overleven in het zuurstofarme water is nog niet bekend.
İspanyol nezlesi ilk kez 11 Mart 1918'de ABD'nin New Mexico eyaletinde tespit edildi.De uitbraak van het virus werd voor het eerst ontdekt in Mexico-Stad vanaf 18 maart.
Ancak günümüzde bu tespitler tartışmalı durumdadır.Alle kandidaten voor die rol zijn tegenwoordig echter sterk omstreden.
İçerik sadece laboratuvar analizi ile tespit edilebilir.De aandoening kan enkel bevestigd worden via laboratoriumonderzoek.
Üç zorbanın da saklandıkları yerler tespit edilir ve hepsi yargı önüne getirilir.Ze lopen met zijn drieën door te tuin en worden door iedereen aangesproken.
Erbach'ın nüfusu 13.696 olarak tespit edilmiştir.Ramsau bei Berchtesgaden telt 1.696 inwoners.
15 Ağustos 1977'de Wow! sinyali, The Big Ear radyo teleskobu tarafından tespit edildi.15 - Het Wow!-signaal wordt opgevangen met de Big Ear radiotelescoop in de Verenigde Staten.
Ancak bu tür yapıların tespit edilmesi, düşünüldüğünden daha zor olabilir.Dat blijkt toch moeilijker te zijn dan ze hadden gedacht.
1999 yılında yıldız çevresinde bir Güneş dışı gezegen tespit edilmiştir.In 2002 werd er een exoplaneet rond de ster ontdekt.
Dahası, spektroskopi elementlerin madde içindeki bilinmeyen kompozisyonunu tespit etmek için kullanılabilir.Daardoor kunnen de spectra niet gebruikt worden om de samenstelling van de objecten te bestuderen.
Kartaca devriye gemileri Roma gemilerini tespit edemedi.Door de Carthagers werden er geen Romeinse schepen buitgemaakt.
Höyük 1949 yılında İsmail Kılıç Kökten tarafından tespit edilmiştir.In 1949 werden zwaarden ontdekt uit de bronstijd.
Bundan sonraki işlemler ise tespit aşamasıdır.Hierna wordt een overzicht van de (door anderen) behaalde scores getoond.
Arkeolojik buluntular da tespit edilmiştir.Dit wordt ook archeologisch bevestigd.
FBI 49.000.000'dan fazla insanın parmak izini tespit edecek hacme ulaşmıştır.Vinger- en handpalmafdrukken van meer dan 900.000 bekende personen waren opgenomen.
Bir diğer tespit mekanizması da polarimetridir.Ook individuele fotonen hebben een polarisatierichting.
Tipik radyolojik inceleme ile tespit edilebilir (X-ray).Geïntegreerde systemen voor directe radiografie (direct radiography).
Hata tespit ve hata el kitabı oluşturulmasına yardımcı olabilir.Naming and shaming kan ook een element zijn binnen het opzetten van zelfregulering.
Bu yöntemle daha evvelden bilinmeyen binlerce fosforilasyon yeri tespit edilmiştir.Vroegere fossiele vormen zijn nog onbekend.
Nüfusu 31 Aralık 2004 itibarıyla 792 olarak tespit edilmiştir.Het aantal inwoners bedroeg op 31 december 2004 929.
Bir tespiti, durumu veya olguyu bildirmek için kullanılır.Een rapport is een verslaglegging van een activiteit, gebeurtenis of toestand.
Bu tarihlerde Dulkadir İli’nde 5 hane olarak tespit edilmiştir.Diku benoemde vijf functionarissen overeenkomstig deze Vijf Fasen.
Bu durumdaki askerlik süresi ise 21 gün olarak tespit edilmiştir.De president heeft 21 dagen tijd om deze beslissing te nemen.
Tarım ürünlerinin takas edildiği, karşılığında taş ve deniz ürünleri alındığı tespit edilmiştir.Het werd hen duidelijk gemaakt dat ze voedsel moesten brengen in ruil voor spijkers en dergelijke.
Tespit edilen en uzaktan düşman askerini öldürdüğü uzaklık 1100 metre olarak rapor edilmiştir.De langste afstand waarover hij iemand kon doodschieten was 1100 meter.
Seroloji (virüs antikorlarının tespiti için) viral menenjitte kullanışlı olabilir.Bij virale meningitis kan serologie (identificatie van antilichamen tegen virussen) nuttig zijn.
Su kaçağını tespit etmek daha zordur.Dit is voor een disassembler moeilijk te zien.
Bitkisel drogları anatomik olarak belirleyip tespit etmeyi olanaklı kılan bir atlas hazırladı.Ze bedenken een list om te testen of Anatool eerlijk is.