Greeley ise tanrıya inanmayanların nüfusa oranını % 27 olarak tespit etmiştir.وفي 2003 وجد غريللي "Greeley" أن 27% من السكان لا يؤمنون بوجود إله.
Bu bölgede yaklaşık 113 mezar tespit edilmiştir.كما عثر بداخل المدفن على حوالي 300اناء فخاري.
Prostat spesifik antijen testi, kanser tespit oranını artırır, ama hastalık kaynaklı ölümü azaltmaz.اختبار المستضد الخاص بالبروستاتة يساعد على فرص اكتشاف السرطان ولكنه لا يقلل من نسبة الوفاة.
İrlanda'da sarıçam (Pinus sylvestris) üzerinde tespit edilmiştir.وهي معروفة أيضا في إيرلندا بالبنكين pinkeens.
Farklı kütlelere sahip iyonlar çarma zamalarına göre tespit edilir.ويختلف الباحثون حول سبب تسميتهم بالقوزاق.
Bulunulan yerin tespiti.الترتيب الأولي حسب المكان.
IFF kısaltması İngilizce Identification friend or foe (dost-düşman tespiti) sözcüklerinin akronimidir.ونظام "تحديد الصديق من العدو" أو ما يسمى IFF" Identification friend or foe" مصمم للقيام بتلك العمليات المهمة.
Worms'un nüfusu yaklaşık 82.212 olarak tespit edilmiştir.يقدر عدد سكانها بـ 22,826 نسمة .
İklim değişimi ile birlikte ülkede Akdeniz ikliminin başgösterdiği tespit edilmiştir.وتتغير أيضاً حالة نوم الرواد في الفضاء.
Pankreas kanseri tipik olarak ilk başlarda kolay tespit edilen belirtiler göstermez.عادةً لا يسبب سرطان البروستات أي أعراض في مراحله الأولى .
Bu gözlem, görme ve pigmantasyon için gerekli olan genleri tespit etmede yardımcı olmuştur.وهذا ساعد على تمييز الجينات اللازمة للرؤية والتصبغ.
Höyük ilk kez 1937 yılında K. Bittel tarafından tespit edilmiştir.اكتشف هرم الملكة لأول مرة عام 1928 من قبل سي.
Ayrıca 3 km'de tespit edilen bir hedefe kilitlenip vurmak da çok zor.من الممكن كشف الأهداف على بعد 4 كم وتعريفها على بعد 2.5 كم.
Nüfusu, 30 Haziran 2005 itibarıyla yaklaşık 84 olarak tespit edilmiştir.تم تحديث عدد القتلى إلى 800 شخص بحلول 15 أبريل.
Bazı vakalarda insülinin etkisinde bozukluk genetik olarak tespit edilebilir.في بعض حالات الاصابة الوراثية، تم التعرف على الخلل الوراثي.
Akhayat harabelerinde küçük boyutlarda, kaya çıkıntısı üzerinde zeytinyağı üretim değirmeni tespit edilmiştir.قالوا أنها كانت قرية مبنية من الطوب اللبن والتي تقع على ارتفاع الأرض؛ قليلة متناثرة من أشجار الزيتون من حوله.
Seçimin amacı anayasa taslağını hazırlamakla vazifeli 23 kişilik bir komisyonun üyelerini tespit etmekti.عقدت عملية السحب لتحديد قائمة ال56 عضوا الذين سيشملهم التغيير.
Erken bir aşamda tespit edilirse, kanserin tedavisi mümkündür.تستطيع معالجة السرطان اذا أكتشف في المراحل الأولى.
Kayıp çocuk giysilerinden tespit edildi.تم التعرف على الطفل الضائع من خلال ملابسه.
Ekim 2014'te Shazam, teknolojisinin 15 milyar şarkı tespit etmek için kullanıldığını açıkladı.Em outubro de 2014, Shazam anunciou que sua tecnologia foi usada para identificar 15 bilhões de canções.
Calakmul'da tespit edilmiş 6.750 antik yapı bulunmaktadır; bunlardan en büyüğü sitedeki büyük piramittir.Existem 6 750 estruturas antigas identificadas em Calakmul, sendo a maior delas a grande pirâmide.
15 Ağustos 1977'de Wow! sinyali, The Big Ear radyo teleskobu tarafından tespit edildi.Em 15 de agosto de 1977, o "Sinal Wow!" foi colhido pelo radiotelescópio The Big Ear.
2001'e gelindiğinde, 900'den fazla aday yıldızın enkaz diskine sahip olduğu tespit edildi.Até 2001, tinham sido encontradas mais de 900 estrelas que possuíam um disco de detritos.
Ancak DNA testi ile onun Léo Balley olmadığı tespit edildi.Testes de DNA provaram que ele não era Balley.
Bir baskı tespit edildiğinde, bu elektrotlar uygulanan basıncı belirler.Quando uma pressão é detetada, estes elétrodos determinam a pressão aplicada.
Yıldızın kütlesi direkt olarak sadece yerçekimsel çekiminden tespit edilebilir.A massa de uma estrela pode ser diretamente determinada apenas através de sua atração gravitacional.
İnsanlarda, insan NatA ve NatB kompleksler tespit edilmiş ve karakterize edilmiştir.Em humanos, somente um complexo NAT, o NatA humano, tem sido identificado e caracterizado.
Mavi ışık değişeni Eta Carinae son zamanlarda ikili yıldız sistemi olarak tespit edildi.A variável luminosa azul Eta Carinae foi recentemente reconhecida como um sistema binário de estrelas.
Diğer uzuvlar ve kafa ise hiçbir zaman bulunup cesedin kimliği tespit edilememiştir.Outros membros e a cabeça nunca foram recuperados e o corpo jamais identificado.
Ancak, daha sonraki deneysel çalışmalar eterin varlığını tespit edemedi.No entanto, os experimentos seguintes falharam em detectar a presença do éter.
1960'larda Suudi Arabistan’daki köle nüfusu 300,000 olarak tespit edilmiştir.Recentemente, nos início dos anos 1960, a população escrava da Arábia Saudita foi estimado em 300 mil pessoas.
İzinsiz giriş tespit sistemleri tarafından tespit edilmesini önlemek için aynı yöntemler kullanılabilir.Os mesmo métodos podem ser usado para evitar detecção em sistemas de detecção de invasão.
Şehirlerden biri bölgenin başkenti olarak tespit edilmiştir.Um das cidades da região é nomeada como capital.
Sadece hücrelerin metabolizmasında küçük bir fark tespit edildi.A única diferença foi uma pequena mudança no metabolismo das células.
Frenik sinir torasik sırasında tespit edilmelidir cerrahi ve korunmuş.O nervo frênico deve ser identificado durante cirurgia torácica e preservado.
Ancak bu tür yapıların tespit edilmesi, düşünüldüğünden daha zor olabilir.Entretanto, tais construções podem ser mais difíceis de se detectar do que se pensava originalmente.
Selahaddin, sulh şarlarını bizzat kendi tespit etti.Primeiro, o próprio time laranja realizou suas votações abertamente.
Bununla birlikte, Japonya kıyılarında nadir toprak elementlerinin büyük miktarda birikimi tespit edilmiştir.No entanto, depósitos massivos de terras raras foram encontrados perto da costa do Japão.
"Dilde glutamat tespiti için çoklu alıcı sistemleri".«Sistemas receptores múltiplos para detecção de glutamato no órgão de paladar».
Bir göğüs röntgeni zatürreyi tespit etmek için yararlı olabilir.Nos pulmões, pode proporcionar o diagnóstico da pneumonia ao câncer.
Bulunulan yerin tespiti.Em busca do lugar reencontrado.
Grubun, toplam olarak altmıştan fazla üyesi tespit edilmiştir.No total mais que 60 possíveis membros foram identificados.
Ağustos 2010'da CIA, bin Ladin'in Pakistan'ın Abbottabad'daki bir komplekste saklandığını tespit etti.Em agosto de 2010, o esconderijo do terrorista em Abbottabad, no Paquistão.
Nüfusu, 31 Aralık 2003 itibarıyla yaklaşık 675 olarak tespit edilmiştir.Cerca de 78 indígenas deverão tomar posse no início de 2009.
Olaydan sorumlu olan kişi tespit edilemedi.O autor da ação não foi identificado.
Kasım 2008 tarihi itibarı ile tespit edilen piramitlerin sayısı 118 ile 138 arasındadır.Até novembro de 2008, existiam fontes citando entre 118 e 138 pirâmides egípcias identificadas.
Bir tarak kullanmak tespit edilmesine yardımcı olabilir.Usar um pente pode ajudar com a detecção.
Böylece rakiplerin kuvvetli ve zayıf oldukları yönleri tespit edilmeye çalışılır.A luta depende de como se usam os pontos fracos e fortes.
Kimlik tespiti 2015'te yapılmıştır.O reconhecimento da autora ocorreu em 2015.
Su kaçağını tespit etmek daha zordur.Por causa disso, é difícil detectar a vaporização da água.
Hataları tespit etmek ve çözmek.Isto permite a detecção e correcção dos erros.
Tespit edilen en uzun yaş 17,5 yıldır ama çok daha yaşlı olabilecekleri tahmin edilir..Aparenta ser um homem jovem, de aproximados 25, 27 anos, mas certamente é bem mais velho do que aparenta.
Amacı uzaydaki nükleer patlamaları tespit etmekti.É a detonação da bomba genética alienígena.
Tespit edilen metinlerin söz varlığının neredeyse tamamına yakını Türkçe kökenli sözleri içerir.Ele é o único orador romano cujos discursos chegaram até nós praticamente na íntegra.
Bu incelemeler sonucunda kafatasının iç yapılarında büyük ölçüde değişiklikler tespit edilmiştir.Contudo, os Squamata sofreram modificações significativas na morfologia de seu crânio.
Bunlardan üçünün ise gerçekten kayıp kişiler olduğu tespit edilmiştir.Os outros são considerados perdidos.
Nüfusu, 31 Aralık 2015 itibarıyla 250 olarak tespit edilmiştir.Isto foi confirmado pelo 50 Cent mesmo em 1 de dezembro de 2011.
1958 yılında, ilk amerikan uydusundaki gayger sayacı, Explorer 1, Dünya'nın radyasyon kemerlerini tespit etti.1958 — Primeiro satélite americano bem sucedido detecta o cinturão de radiação de Van Allen.
Yine, 1973'te nüfusunun yaklaşık 17.000 olduğu tespit edilmiştir.Em 1973, a população era de 17 000.
Wow! sinyali ise sadece bir kez tespit edilmiştir.A peça só foi encenada uma vez.