Ana içeriğe geç
Sözlük

tespit ile cümle

tespit kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Nişan günü tespit edilir.День пиршества назначен.
Bu durumdaki askerlik süresi ise 21 gün olarak tespit edilmiştir.Срок карантина был определен в 21 день.
Hataları tespit etmek ve çözmek.Это используется для обнаружения и устранения ошибок.
Özne yükleme sorulan "kim" ve "ne" soruları ile tespit edilir.Надёжно засвидетельствована основа относительно-вопросительного местоимения kui- «кто», «что».
Bu cinse ait 19 tür tespit edilmiştir.Под ней перечислены 19 фамилий.
Ana şakıma, hem erkek hem de dişi tarafından bölge tespiti ve grubu birleştirmek için kullanılır.Основным сигналом является трель, издаваемая самцом и самкой для защиты территории и объединения в группы.
Wow! sinyali ise sadece bir kez tespit edilmiştir.Последовательность показывается только один раз.
Patlamanın sebebi tespit edilememiştir.Точно установить причины взрыва так и не удалось.
Osmanlı bayrağının rengini ve resmini Demirtaş Paşa tespit etmiştir.Цвета и разделение внешнего кольца взяты из флага Катара.
Ayrıca o dönemde Londra nüfusu hakkında en gerçekçi veriyi kendisi tespit edebilmiştir.Также недавно он был назван одним из самых влиятельных людей Лондона.
Tespit hassasiyeti 104 s içinde 2 × 10−14 erg cm−2s−1 dir.Чувствительность детектора — 2⋅10−14 эрг см−2с−1 104 секунд.
Yangının kaynağı tespit edilemedi.Причину пожара установить не удалось.
Nüfusu, 31 Aralık 2003 itibarıyla yaklaşık 200 olarak tespit edilmiştir.Население составляло 200 человек по последней проведённой здесь переписи 31 декабря 2006 года).
Bu olayların faillerinin kimlikleri tespit edilemedi.Личности этих парней установить не удалось.
Komandolar tuzakları da tespit edebiliyor.Дроу удается схватить следопыта.
COL5A1, COL5A2, COL3A1 isimli genlerde mutasyon varlığı tespit edilmiştir.ДНК анализ может выявить изменения в пределах гена COL3A1.
Selahaddin, sulh şarlarını bizzat kendi tespit etti.Как позже выяснилось, она сама написала это своей собственной кровью.
Unna'nın nüfusu 66.502 olarak tespit edilmiştir.По данным Придхэм-Уиппелла всего было эвакуировано 50 662 человек.
Hatta Antarktik'teki penguenlerde bile 15 türü (Austrogonoides ve Nesiotinus cinsinde) tespit edilmiştir.Главным образом встречаются в Палеарктике (около 15 видов), также в Неарктике.
Su kaçağını tespit etmek daha zordur.Найти барабанщика было сложнее.
Azerbaycan'da kimyasal bileşimine göre 10'dan fazla çeşit mineral kaynaklar tespit edilmiştir.В природе известно более 180 минералов свинца.
Yani her kanton kendi bölgesindeki dini tespit edebilecekti.Каждый из кантонов мог чеканить собственную монету.
Daha sonra Edirne Müzesince 5 tane daha dolmen tespit edilmiştir.Вначале в музее было 5 декачей, затем в коллекции появилось еще 9 украшений.
Birey kimlik tespitinin hızlı bir şekilde yapılmasının sağlanması.Именно поэтому шпионов выявляли быстро.
Kabuktan ağacın yaşını tespit etmek mümkündür.По рубцам можно определить возраст растения.
Bu günümüz tarihçilerinin tespiti olmakla beraber tahminden öteye gidemeyen bir benzetmedir.В настоящее время для каждого сколько-нибудь сведущего историка факт воскресения неоспорим.
Çok yavaş hareket ederler; dakkikada 4 metre tespit edilen en yüksek hızları olmuştur.Шаг — самый медленный аллюр, совершается в четыре темпа.
Bir göğüs röntgeni zatürreyi tespit etmek için yararlı olabilir.Рентгеновские лучи, рентген лёгких могут быть использованы для изучения лёгочной ткани.
Üç kurbanının yalnızca iskelet kalıntıları bulunmuş, bunların kimlikleri hala tespit edilememiştir.Все трое пассажиров погибли на месте и были опознаны только по отпечаткам зубов.
Aynı çalışmayı güney yarımkürede tekrarlayan oğlu John Herschel de aynı yöndeki artışı tespit etmiştir.أعاد ابنه جون هيرشل هذه الدراسة في نصف الارض الجنوبي ووجد زيادة مُماثلة في نفس الاتجاه.
Bu uyarıların şiddetini ve yerini tespit ederler.وأرسل إلى حكام المناطق التي فروا إليها يحذرهم منهم ويحرضهم عليهم .
Calakmul'da tespit edilmiş 6.750 antik yapı bulunmaktadır; bunlardan en büyüğü sitedeki büyük piramittir.ثمة 6750 مبنىً تم تحديدها في كالاكمول؛ أكبرها الهرم العظيم.
1930'lu yılların başlarında "Türk ırkının kafatasını tespit etme" çalışmaları yürüttü.وفي مطلع عام 1930 أجُريت دراسات " التعرف على جمجمة العرق التركي ".
Antalya’da yaklaşık 500 kadar mağara tespit edilmiştir.فقد تم إكتشاف 500 كهف تقريباً في أنطاليا.
Kendisi ayrıca oksijen ve hidrojeni tespit edip adlandırandır.وبالإضافة إلى أنه وضح / حدد غازى الأكسجين والهيدروجين وأطلق عليهما هذا الاسم.
Bu yüzden Balkanlar’da yaşayan milletlerin toplam nüfuslarının tespit edilmesi kolay değildir.لذلك لا يمكن الحصول على عدد مُحدد لمجموع الأقوام التي تعيش في منطقة البلقان.
Hidrojen seviyesindeki bu anormal artış, hidrojen nefes testi ile tespit edilebilmektedir.هذه الزيادة غير الطبيعية في الهيدروجين قابلا للاكتشاف بواسطة اختبار تنفس الهيدروجين.
Ekim 2014'te Shazam, teknolojisinin 15 milyar şarkı tespit etmek için kullanıldığını açıkladı.وفي أكتوبر/تشرين الأول 2014، أعلن تطبيق شزام أنه استخدم التكنولوجيا خاصته لتحديد أكثر من 500 مليون أغنية.
Su molekülleri ayrıca Ay yüzeyi üzerindeki ince gaz tabakasında tespit edilmiştir.وتم الكشف عن جزيئات الماء أيضا في طبقة رقيقة من الغازات فوق سطح القمر.
Plazmada, tedaviyi takip eden üç yıla kadar tespit edilebilir.يمكن تحري آثار الدواء في البلازما بعد 3 سنوات من إيقاف العلاج.
28 Şubat 1948 tarihinde çiftin saklandığı yer tespit edildi ve tutuklandılar.وفي 28 فبراير 1984 تم العثور على مكان اختفاء الزوجين وتم اعتقالهم.
Patlamanın sebebi tespit edilememiştir.لم يُعرف السبب الأكيد للانفجار.
Şu anda kadar bu cinse ait 15 tür balık tespit edilmiştir.اما في الوقت الحالي فقد تم اكتشاف 50 نوعا من هذا الجنس.
Yangının kaynağı tespit edilemedi.لم يتم تحديد سبب الحريق المقصورة.
Bu dalgaların yankıları Dünya'da Deep Space Network 'un büyük çanak antenleri tarafından tespit edildi.هذه الرسالة تم إرسالها باتجاه النجمة القطبية عبر شبكات الهوائيات Deep Space Network.
Türkiye'de 453 kuş türü tespit edilmiştir.تم تسجيل وجود 435 نوعاً من الطيور في ماريلند.
Böylesi bir deneyde, deneklerden bir tanesinin uykusundan on saniye içerisinde uyandığı tespit edilmiştir.وفي اختبار لنموذج منه تم إيقاظ إنسان أصم في غضون 10 ثوان عن طريق رش بخار الوسابي في غرفة نومه.
Aynı amaçla bölgeye gelen muhripler de gece vakti hedefi tespit edemedi.والمخربين الذين أتو أيضا لنفس الهدف في وقت الليل لم يستطيعوا تثبيت أهدافهم.
Marburg virüsü, 1967'de tespit edildi, 2005'te Angola'da meydana gelen salgın basının dikkatini çekmişti.أثار فيروس ماربورغ اهتمام واسع النطاق في الصحافة العالمية في أبريل 2005 إثر تفشي هذا المرض في أنغولا.
Hataları tespit etmek ve çözmek.من السهل اكتشاف الأخطاء واصلاحها.
Grubun, toplam olarak altmıştan fazla üyesi tespit edilmiştir.وفي المجموع أكثر من ستين جرم تم تحديده في المجموعة.
Nüfusu, 30 Eylül 2005 itibarıyla 274 olarak tespit edilmiştir.وحتى 19 يوليو / تموز تم تأكيد 274 حالة.
Proteinler kolondan çıkarken genelde 280 nm dalga boylu ışığı soğurmaları ile tespit edilirler.عادة ما يكشف عن البروتينات أثناء خروجها من العمود بامتصاصها عند 280 نانو-متر.
Farkı Tespit Etme: Bir ekranda resimler verme.وأعتذر للمشاهد لم أكتب ما تراه على الشاشة..
Böylece tabloya bakılarak rakamlar ve rakamlara ait olan harfler tespit edilebilinir.بكلمات أخرى، يمكن النظر إلى الجدول في قاعدة البيانات على أنه يحتوي على صفوف وأعمدة.
Bir grup bilim insanı kayıp şehir Atlantis'in yerini tespit eder.قال أحد العلماء إنه ربما يكون قد اكتشف بقايا مدينة أطلانطس المفقودة.
Tespit bile edilmemiştir. .لم يتم تأكيد هويتها الدقيقة.
Bunlar bizim bugün kozmik mikrodalga arka plan radyasyonu (CMBR) olarak tespit ettiğimiz ışık özleridir.وهذه الفوتونات هي التي تشكل اليوم إشعاع الخلفية الميكروني الكوني CMBR.
Üstelik F.N.'nin aynı gün bıçak bilettiği tespit edilmişti.وزارة الخزانة في المملكة المتحدة أيضا وضعته في قائمة تجميد الأصول في نفس اليوم.
Oburluk, şehvet ve öfke resmin tümünde tespit edilebilir.يمكن أن يحفز الجوع والغضب والخوف على اتخاذ قرار سريع.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod